- 14 Şubat 2023 Salı 12:17

Gurbetçiler, Türkiye’deki depremzedeler için sahada

A
A
A
Gurbetçiler, Türkiye’deki depremzedeler için sahada

Avrupa’daki gönüllü gurbetçiler tarafından kurulan Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu, 10 ilde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye gelerek arama kurtarma ve insani yardım faaliyetleri için gece gündüz çalışıyor.

Avrupa’daki gönüllü gurbetçiler tarafından kurulan Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu, 10 ilde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye gelerek arama kurtarma ve insani yardım faaliyetleri için gece gündüz çalışıyor.


Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan’da aynı gün meydana gelen iki büyük depremin ardından, Avrupa’da faaliyet gösteren Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu, acil yardım için çok sayıda gönüllü ekibini Türkiye’ye gönderdi. Ekipler, enkazdan depremzedelerin çıkarılması için 9 gündür mücadele ederken, gurbetçilerin gönderdiği yardımları da valilikler ve afet kriz merkezlerin organizasyonuyla Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Mersin, Şanlıurfa ve Diyarbakır’daki depremzedelere ulaştırdı.


Help Yetim Başkanı Cahit Ataş, felaketin yaşandığı günden beri Türkiye’de depremzedeler için çeşitli alanlarda yardımlar dağıttıklarını belirterek, "Deprem olur olmaz Türkiye’deki gönüllülerimizin çağrısı üzerine ilk ekibimiz yola çıktı. İlk üç gün arama kurtarma çalışmalarına ağırlık verdik. Çok geniş bir alanı etkileyen depremde çok fazla yardım ihtiyacı olduğu için hızlı bir şekilde şehirlerde gönüllü ekiplerimizle her ilin acil ihtiyacına göre yardım planlaması yaptık. Ardından Avrupa’nın farklı bölgelerinden gelen diğer ekiplerimizle şu an 500 çadırlık bir çadır kent kurulumu için çalışmalarımız var" diye konuştu.



"Türkiye bizim vatanımız ve vatanımıza olan borcumuzu ödemeye geldik"


Türkiye’deki gönüllülerin acil yardım talebiyle uyandıklarını ve hızlı bir şekilde yola koyularak Türkiye’ye geldiklerini aktaran Ataş, "Bir haftadır sahadayız. Türkiye’deki yardım kuruluşlarıyla birlikte hareket ediyoruz. Valilikler ve afet kriz merkezlerinin bize belirlediği alanlarda hizmet etmeye çalışıyoruz. Türkiye bizim vatanımız ve vatanımıza olan borcumuzu ödemeye geldik. İnsanımıza hizmet etmeye geldik. Bugün birlik olma günüdür. Deprem bölgesi için 3 aylık yardım planlaması yaptık. Ekiplerimiz arama-kurtarma faaliyetlerinde çok fazla yaralı enkazdan çıkarılmasına yardımcı oldu. En son 138. saatte Adıyaman’da bir enkazdan yaralı 17 yaşında bir gencin çıkarılmasına destek olduk. Diğer enkazlara da destek veriyoruz" dedi.



"Bugün birlik beraberlik, kardeşçe birbirimize sarılma günüdür"


Avrupa’daki gurbetçilere de seslen Ataş, "Deprem bölgesinde çok fazla yardıma ihtiyaç var. Deprem bölgesi çok büyük ve devletimiz büyük ama bu yükü sadece devletinin sırtına yükleyemeyiz. Bugün birlik beraberlik kardeşçe birbirimize sarılma günüdür. Bu depremlerden ders çıkarmak lazım. Acil yardım çağrımız devam ediyor. Tüm gurbetçilerimizi yardım etmeye davet ediyoruz. Yapılan bağışlar valilikler ve afet kriz merkezleri koordinasyonunda ihtiyaca göre planlanarak yerine ulaştırılacak. Karınca kararınca kim elinden ne geliyorsa yapma günüdür" şeklinde konuştu.


Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu; 5 farklı şehirde 10 araç ve 15’i Avrupa’dan uzman ve 115’i yerel gönüllülerle birlikte 130 personelle arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarına devam ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dörtyol-Hassa Demiryolu ve Otoyolu Projesi ile Amik Ovası’na ulaşım 1 saatten 5 dakikaya düşecek Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hatay’da yapımı süren Dörtyol-Hassa Demiryolu ve Otoyolu Projesi’ne ilişkin, "Bu proje ile Türkiye’nin üretim gücü denizle daha hızlı buluşacak, limanlarımızın hinterlandı genişleyecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hatay’da yapımı süren Dörtyol-Hassa Demiryolu ve Otoyolu Projesi kapsamında Amanos Dağları’nın altından geçecek dev tünellerle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni İskenderun Limanı’na en kısa güzergahtan bağlayacaklarını bildirdi. Bakan Uraloğlu, projeyle birlikte bölgenin üretim, ticaret ve lojistik kapasitesinin önemli ölçüde artacağını söyledi. Anadolu’nun tarih boyunca İpek Yolu, Baharat Yolu ve Kral Yolu gibi ticaret koridorlarının merkezinde yer aldığını belirten Uraloğlu, bugün de Türkiye’nin stratejik konumuyla küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olmaya devam ettiğini ifade etti. "Bu proje ile Türkiye’nin üretim gücü denizle daha hızlı buluşacak, limanlarımızın hinterlandı genişleyecek" Hatay’da yükselen Amanos Tünelleri Projesi’nin yalnızca bir ulaşım yatırımı olmadığını vurgulayan Uraloğlu, "Bu proje ile Türkiye’nin üretim gücü denizle daha hızlı buluşacak, limanlarımızın hinterlandı genişleyecek. Amik Ovası’nın tarımsal üretimini, Güneydoğu Anadolu’nun sanayi ve ihracat kapasitesiyle birlikte İskenderun Limanı’na daha hızlı ulaştıracağız Amik Ovası’na ulaşım bir saatten 5 dakikaya düşecek" açıklamasında bulundu. Dünyanın ilk fonksiyonel üçlü tüp projesi Proje kapsamında Amanos Dağları’nın altından geçecek şekilde her biri yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda 2 karayolu ve 1 demiryolu tüneli inşa edileceğini belirten Uraloğlu, "Toplam uzunluğu 60 kilometreyi bulan tünellerimiz, dünyanın ilk fonksiyonel üçlü tüp projesi olacak" ifadelerini kullandı. Uraloğlu, proje ile demiryolu hattının toplam 55 kilometre, 4 şeritli otoyolun ise 25 kilometre uzunluğunda planlandığını kaydetti. İlk etapta Amanos geçişini sağlayacak tünel yapılarının hayata geçirileceğini ifade eden Uraloğlu, karayolu bağlantısının Toprakkale-İskenderun Otoyolu’ndan ayrılarak Dörtyol üzerinden Hassa’ya bağlanacağını söyledi. Sanayi merkezleri İskenderun Limanı’na daha hızlı erişecek Uraloğlu, Amanos Dağları’nın kuzey ve güney uçlarından sağlanan mevcut ulaşımın önemli ölçüde kısalacağını ifade ederek, "Kilis-Osmaniye-İskenderun güzergâhı 38,3 kilometre, Kırıkhan-İskenderun-Dörtyol güzergâhı 15,27 kilometre, Nurdağı-Osmaniye-Dörtyol güzergâhı ise 20,6 kilometre kısalacak. Dörtyol-Kırıkhan-Hassa arasındaki ulaşım mesafesi 53,4 kilometre azalacak. Payas-Fevzipaşa arasındaki demiryolu hattında da yaklaşık 30 kilometrelik kısalma sağlayacağız" diye konuştu. Proje ile Gaziantep’in Mersin ve İskenderun bağlantılarının önemli ölçüde hızlanacağını vurgulayan Uraloğlu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’daki üretim merkezlerinin İskenderun Limanı üzerinden dünya pazarlarına daha güçlü şekilde entegre olacağını söyledi. Bölgenin afetlere direnci artacak Bölgenin afetlere karşı direncinin artacağını da söyleyen Uraloğlu, "Depreme karşı dirençli yeni karayolu ve demiryolu altyapıları kuruyoruz. Bu proje ile afet durumlarında da kesintisiz ulaşım kapasitesini güçlendireceğiz" şeklinde konuştu. İskenderun Körfezi çevresindeki mevcut ve yeni liman yatırımlarının lojistik kapasitesini artıracaklarını belirten Uraloğlu, Hassa bölgesinin yeni lojistik ve depolama alanlarıyla ekonomik açıdan önemli bir merkez haline geleceğini ifade etti. 1,55 milyar avroluk finansman sağlandı Projede finansman sürecinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, "Societe Generale liderliğinde sağlanan kredi anlaşmaları kapsamında toplam 1,55 milyar avroluk finansman temin edildi. Kredi sözleşmesi Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi, yer teslimini gerçekleştirdik. Şu anda mobilizasyon çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Projede güzergah optimizasyonlarının tamamlandığını belirten Uraloğlu, kamulaştırma süreçleri ile tünel projelerinin hazırlık çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. "İskenderun Limanı bu proje ile birlikte Doğu Akdeniz’in en stratejik ticaret kapılarından biri haline gelecek" Amanos Tünelleri Projesi’nin yalnızca bölgesel değil uluslararası ticaret açısından da stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Uraloğlu, "İskenderun Limanı bu proje ile birlikte Doğu Akdeniz’in en stratejik ticaret kapılarından biri haline gelecek. Tünellerimizin bir ucu Türkiye’nin artan üretim kapasitesine, diğer ucu ise dünya ticaret koridorlarına çıkacak" diye konuştu. Uraloğlu ayrıca projenin gerektiğinde sivil ve milli savunma açısından da kritik bir altyapı niteliği taşıyacağını belirterek, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla dağları aşmaya, mesafeleri kısaltmaya devam ediyoruz. Amanos Dağları artık Türkiye’nin üretim gücünün hizmetine girecek" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Kurum, Mapa-Şamandıra Projesine ilişkin görüntüleri paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘Denizlerin ormanları’ olarak bilinen deniz çayırlarını korumak ve ekosistemin dengesini sağlamak için hayata geçirilen Mapa-Şamandıra Projesi’ni anlatan görüntüleri "Mavi mirasımızı koruyoruz. Mapa Şamandıra Sistemi sayesinde; deniz çayırları korunacak, kontrolsüz demirlemenin önüne geçilecek, deniz trafiği düzene girecek, deniz turizmi sürdürülebilir hale gelecek, hem deniz canlıları hem de insanlar için koyların daha adil ve dengeli kullanımı sağlanacak" mesajı ile paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, dünyadaki oksijenin yüzde 70’ini üreten, denizlerdeki en önemli oksijen kaynağı olan ve ‘Denizlerin ormanları’ olarak bilinen deniz çayırlarını korumak için 2024 yılında Mapa-Şamandıra Projesi için alt yapı çalışmalarını başlattı. Proje, pilot bölge olarak 90 bin 20 kilometrelik alanda Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi Göcek-Dalaman Koylarında uygulanacak. Bugüne kadar bu alandaki 17 koya, 926 deniz mapası ve 906 tonoz yerleştirildi. Mevcut haliyle 856 tekneye hizmet verecek kapsamlı bir deniz koruma ağı oluşturuldu. Bakan Kurum: "Koyların daha adil ve dengeli kullanımı sağlanacak" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hazırlıkları tamamlanma aşamasına gelen Mapa-Şamandıra Projesi’ne ilişkin görüntülü paylaşım yaptı: Mavi mirasımızı koruyoruz. Mapa Şamandıra Sistemi sayesinde; deniz çayırları korunacak, kontrolsüz demirlemenin önüne geçilecek, deniz trafiği düzene girecek, deniz turizmi sürdürülebilir hale gelecek, hem deniz canlıları hem de insanlar için koyların daha adil ve dengeli kullanımı sağlanacak. "Kontrolsüz tekne bağlama alışkanlıkları sona erecek" Proje ile koylarda rastgele demir atılmasının önüne geçilerek, deniz tabanında oluşan fiziksel tahribat engellenecek. Deniz çayırları ve hassas denizel habitatlar etkin biçimde korunarak ekosistem dengesinin sürekliliği sağlanacak. Deniz suyu kalitesinin bozulmasına yol açabilecek tüm faaliyetler, önleyici yaklaşımla kontrol altına alınacak. Su altına bırakılan tonozlar ve koylara kurulan bu sistem sayesinde kıyılara zarar veren kontrolsüz tekne bağlama alışkanlıkları sona erecek. Koylardaki yoğun deniz trafiği düzenlenecek ve deniz turizmi daha sürdürülebilir bir hale gelecek. "Mobil eria uygulaması da hayata geçiriliyor" Mapa-Şamandıra Projesi kapsamında https://deria.gov.tr adresli DERİA web mobil uygulamasının da alt yapısı tamamlanma aşamasına geldi. Test süreci devam eden uygulama sayesinde tekne sahipleri ve kullanıcılar, Göcek bölgesindeki tüm koyları harita tabanlı arayüz üzerinden görüntüleyebilecek. Uygun bağlama noktalarını incelemenin yanı sıra çevrimiçi olarak rezervasyon yapabilecek. Ayrıca kullanıcılar uygulama üzerinden oluşturulan QR kodu okutarak bağlama işlemini kendi başlarına da hızlı ve kontrollü biçimde tamamlayabilecek. Uygulama için şamandıralara QR işaretleme işlemleri devam ediyor.
Sivas Sivas kaleme alındı, en kapsamlı kitap yayımlandı Bir süre önce ilk baskısı yapılan ve kısa sürede tükenen "Sivas" kitabının genişletilmiş ve güncelleştirilmiş 2. baskısı Türk Kültürüne Hizmet Vakfı tarafından yayımlandı. Prestij baskı olarak hazırlanan eser, Ahmet Necip Günaydın ve Ahper Nuri Delican tarafından kaleme alındı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un takdim yazısının da yer aldığı kitapta; usta yazar Beşir Ayvazoğlu ve akademisyen Vahit Türk gibi önemli isimlerin de kitaba değer katan "Sivas" konulu özel yazıları bulunuyor. 29 ana bölüm, 253 konu başlığından oluşan kitap, 520 sayfalık hacmi ile Sivas tanıtımının yapıldığı en kapsamlı ve alanında en iddialı eserler arasında yer alıyor. Kitapta, Sivas’ın; tarihi, coğrafyası, türküleri, halk oyunları, gelenekleri, sivil mimari yapıları, mesire alanları, köprüleri, çeşmeleri, hamamları, hanları, müzeleri, anıtları, kaplıcaları, çocuk oyunları, geleneksel el sanatları, söz kültürü, yöresel ev yemekleri, ulaşımı, eğitim-öğretim durumu, ticareti, sanayisi ve ilçelerinin çok yönlü olarak ele alınıyor. Yüzlerce fotoğraf, grafik ve tabloyla zenginleştirilen kitap, hem araştırmacılar için akademik bir kaynak hem de Sivas sevdalıları için eşsiz bir prestij eser niteliği taşıyor. "Sivas" kitabı; Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nın, Türkiye’nin bütün illerini tanıtmak amaçlı büyük projesinin ilk ve öncü kitabı olma onurunu da taşıyor.