ÇEVRE - 19 Temmuz 2024 Cuma 09:57

Adana ÇMO Başkanı Deniz Orhan: "İklim krizi önlenemezse Doğu Akdeniz çölleşecek"

A
A
A
Adana ÇMO Başkanı Deniz Orhan: "İklim krizi önlenemezse Doğu Akdeniz çölleşecek"

Adana Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Deniz Orhan, "Yapılan bilimsel araştırmalara göre iklim krizinin önüne geçilmezse uzun vadede Doğu Akdeniz Bölgesi çölleşecek. Bu nedenle uzun vadede Doğu Akdeniz turizm bölgesi olmaktan çıkacak. Turizm bölgeleri ekvatorun kuzey bölgelerine doğru kayacak ve buralarda maalesef çölleşme yaşanmaya başlayacak" dedi.


Orhan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı Türkiye Kuraklık Haritasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Haritada yer alan Temmuz 2022 ile Haziran 2024 tarihleri arasındaki 24 aylık verileri değerlendiren Orhan, haritada yer alan verilere göre Doğu Akdeniz Havzası’nın çok şiddetli kurak ve olağanüstü kurak olarak nitelendiğine dikkat çekti. Kuraklığın temel nedeninin iklim krizi ve fosil yakıt kullanımına bağlı olduğunu belirten Orhan, Doğu Akdeniz Bölgesi’nde uzun vadede yaşanabilecek kuraklığın bölgeyi turizm bölgesi olmaktan çıkaracağının altını çizdi.



"Dünyada iklim krizinin en çok yaşanacağı yerlerden biri Doğu Akdeniz Bölgesi"


Aşırı gerçekleşen hava olaylarının nedenini iklim krizi olarak açıklayan Orhan, "Aşırı hava olaylarının asıl nedeni yıllardır çevre mühendislerinin bahsettiği üzere iklim krizi. Özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi de dünyada iklim krizinin en çok yaşanacağı yerlerden birisi. Bunun nedenleri, fosil yakıtların giderek artan şekilde kullanılması. Isınma nedenli hava kirliliği, ulaşımda kullanılan yakıtlar nedenli kirlilik veya enerji üretimi gibi nedenlerle dünyamızda sera etkisi oluşturan kirletici gazların sürekli salınması sonucu oluşan normal bir durum. Dünya çapında kuraklıktan en önemli etkilenen 3 noktadan biri de Doğu Akdeniz Bölgesi. Mersin, Adana, Kahramanmaraş illerini kapsayan alanlarda aşırı kurak, çok şiddetli kurak ve olağanüstü kuraklıkların yaşandığı gözüküyor. Bunların temel nedeni ise yağış rejimindeki dengesizlikten kaynaklanıyor. Yılların getirdiği bir sonuç bu. Fosil yakıtların kullanılması sonucu oluşan sera etkisinin doğal bir sonucunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu.



"Kuraklık tarım alanlarında sıkıntı oluşturuyor"


Kuraklık nedenli kısa ve uzun vadede yaşanabilecek problemlere dikkat çeken Orhan, "Kuraklığın bizlere getirdiği, özellikle Çukurova havzasına getirdiği sıkıntılardan biri de tarım alanlarımızda yaşanan sıkıntılar. Gıda güvenliğiyle ilgili büyük problemler yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda belirli dönemlerde, belirli tarım ürünlerinde hasat alınamadı. Ve bu durum gitgide artmaya devam etmektedir. Bununla ilgili küresel ölçekte bir çözüm bulunması artık zorunluluk arz etmektedir. Bazı tarım ürünlerinde hasatların alınamaması, ürün çeşitliliğinin azalması, ayrıca sıcaklık ve kuraklığın etkisiyle insanların yaşam kalitesinin düşmesi gibi nedenleri hepimiz yaşıyor ve görüyoruz. Yapılan bilimsel araştırmalara göre uzun vadede Doğu Akdeniz Bölgesi artık turizm bölgesi olmaktan çıkacak. Turizm bölgeleri ekvatorun kuzey bölgelerine doğru kayacak. Ve buralarda maalesef çölleşme yaşanmaya başlayacak" dedi.



Adana ÇMO Başkanı Deniz Orhan: "İklim krizi önlenemezse Doğu Akdeniz çölleşecek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tuzla’da 10 yıllık Menzil Sokak sorunu sona eriyor Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, ilçede 10 yıldır çözülemeyen Menzil Sokak’taki çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında bilgi verdi. Başkan Bingöl, saha ziyaretinde yaptığı açıklamada çalışmalara devam edildiğini belirterek, yolun en kısa süre içinde tamamlanacağını vurguladı. Başkan Bingöl, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında Menzil Sokak’ın bölge ulaşımı açısından kritik bir rol üstleneceğini ifade ederek, "İşimiz Tuzla’ya hizmet etmek. Yapımını hızla tamamlamaya devam ettiğimiz Menzil Sokak ile Aydınlı TOKİ güzergahıyla Aydıntepe arasındaki ulaşım rahatlayacak, alternatif rotayla bölgemiz nefes alacak. Tuzla’ya değer" dedi. "Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşım hızlanacak" Menzil Sokak’ın yıllardır çözülemeyen bir problem olduğuna dikkat çeken Bingöl, 2017 yılında başlanan ancak tamamlanamayan çalışmanın köklü şekilde ele alındığını belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte Aydınlı Yolu Caddesi’ne alternatif, çift şeritli bir güzergah oluşturulduğunu kaydeden Bingöl, bu sayede Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşımın hızlanacağını ifade etti. "Trafik yükü azalacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte İçmeler Köprüsü’nden Aydınlı yönüne ulaşımın kolaylaşacağını aktaran Bingöl, havalimanı bağlantısının da rahatlayacağını, Aydıntepe başta olmak üzere çevre mahallelerde trafik yükünün azalacağını dile getirdi. "Yedievler bölgesi nefes alacak" Çalışmanın bölge genelinde önemli bir rahatlama sağlayacağını vurgulayan Bingöl, "Bu yolu açarak E-5 altından Aydınlı Mahallesi’ne, Orhanlı Bölgesi’ne ve Tepeören’e ulaşımı kolaylaştırıyoruz. Yedievler bölgesi de nefes alacak. Daha önce tek girişin bulunduğu alanda yeni bir çıkış da inşa ettik. Bu, bölge için çok önemli bir kazanım" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eczacıbaşı Holding’den bentonit işletmesine ilişkin açıklama Odunpazarı ilçesinde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin Eczacıbaşı Holding’den yapılan açıklamada, ’’Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir’’ denildi. Eczacıbaşı Holding, 3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmemizde, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından pasa depolama alanının bir bölümünde stabilite kaybı meydana gelmiştir. Söz konusu pasa, maden üretimi sırasında zorunlu olarak çıkarılan doğal kaya ve toprak malzemesinden oluşmaktadır. Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir. Şirketimiz sahada gerekli kontrol, izleme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Bölge halkının ve kamuoyunun konuya ilişkin hassasiyetini anlıyor; değerlendirmelerin bilimsel veriler ve teknik incelemeler doğrultusunda sağlıklı şekilde yapılmasını önemsiyoruz. Şirketimiz, faaliyetlerini çevre ve iş güvenliği mevzuatına uygun şekilde sürdürmekte olup, sürece ilişkin gelişmeleri ilgili kurumlarla şeffaf biçimde paylaşmaya devam edecektir.’’