GÜNDEM - 18 Mart 2025 Salı 16:34

Adana’da ’Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’ gerçekleştirildi

A
A
A
Adana’da ’Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’ gerçekleştirildi

Adana’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümünde şehit aileleri ve gazilere Devlet Övünç Madalyası takdim edildi.


Adana’da şehit aileleri ve gazilere yönelik "Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni" gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonunda düzenlenen törene kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, şehit aileleri, gaziler ile gazi yakınları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın arından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle süren törende Vali Yavuz Selim Köşger konuşma yaptı.


Çanakkale Deniz Zaferi, Kurtuluş Savaşına ilham veren, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, imparatorluğun küllerinden yepyeni bir devletin doğduğu çok önemli bir zafer olduğunu belirten Vali Köşger,"Çanakkale Deniz Zaferini kara zaferimiz izledi. O açıdan 18 Mart, bizim için çok önemli" dedi.


Çanakkale’de 250 bin şehit verildiğini milletin çok büyük sıkıntılar içinde başarı elde ettiğini, silah teçhizatı olmayan savaş yorgunu bir milletin küllerinden yeniden doğduğunu kaydeden Vali Köşger, "Burada şunun altını çizmemiz gerekir ki aslında biz bunu defalarca millet olarak ülke olarak ispatladık. Savaşmak ve ülkenin varlığını idame ettirmek teknoloji, teçhizat, tank, topla değil vatanına inanan, vatanın bağımsızlığı, bayrağı, istiklali için canını feda etmeye hazır insanların olmasına bağlıdır. Ülkeyi ayakta ancak bu insanlar, bu ruh ve şehadet duygusu ayakta tutar. Biz milletçe bunu defalarca ispatladık. Vatanı, milleti, bayrağı, mukaddesat için ölmeyi göze alan gençlerin, insanların varlığı milletlerin caydırıcı gücüdür. Ancak bu devletler dünya milletleri arasında saygın yerini ve varlığını koruyor. Bu sebeple şehitlerimiz bizim başımızın tacı. Bu ülkenin bu coğrafyada, bu kan gölünün ortasında varlığını idame ettirmesindeki en büyük gücümüz şehitlerimizin kanından geliyor. Şehit olmayı göze alan bir millete kimse boyun eğdiremez. O sebeple aziz şehitlerimizin bizim için değeri çok büyük. Onların milletimizin nezdinde kıyamete kadar ilelebet değeri asla eksilmeyecek, daima artacaktır. Allah hepinizi cennette onlarla kavuştursun. Şehitlerimize ve gazilerimize daima dua ederiz. Biz, onlara minnet borçluyuz. Allah onlardan razı olsun" ifadelerini kullandı.


Tören, Vali Köşger’in gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Şehit Mehmet Kırmızı’nın babası Zeydan Kırmızı’ya, Şehit İsmail Can Akdeniz’in babası Hüseyin Akdeniz’e, Şehit Musa Bulut’un Oğlu Ömer Bulut’a, Gaziler Rasim Demircan’a, Şükrü Taş’a, Osman Can Kemaneci’ye, Semih Ünel’e, Ali Kartal’a ve Mustafa Bilgeç’e Devlet Övünç Madalyalarının takdim edilmesiyle sonlandı.




Adana’da ’Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’ gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.