ASAYİŞ - 10 Nisan 2026 Cuma 11:46

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

A
A
A

 Profesyonel yan hakem olarak üst seviye futbol liglerinde görev alan Seyfettin Ünal, aynı zamanda dalgıç polislik yapıyor. Su altına gizlenmiş suçlarla mücadelenin yanı sıra 250'den fazla profesyonel maçta hakemlik yapan Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yürütüyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Koruma Şubesi Sualtı Grup Amirliği bünyesinde dalgıç polis (Kurbağa Adam) olarak görev alan 46 yaşındaki Seyfettin Ünal, sorumluluk bölgelerindeki sularda vakaların aydınlatılmasına yardımcı oluyor. Afet ve benzeri durumlardaki arama kurtarma faaliyetlerinde de görev alan Ünal, 20 yılı geride bıraktığı polisliğin yanında 22 senedir de profesyonel liglerde futbol hakemliği yapıyor. Ankara Bölgesi Üst Klasman Yardımcı Hakemi olan Ünal, Süper Lig ve 1. Lig'de dahil olmak üzere kariyerinde bugüne kadar 250'den fazla profesyonel maçta görev aldı. Ünal, bugüne kadar amatör karşılaşmalar da dahil hakemlik yaptığı toplam 650 müsabakayı geride bıraktı. Polisliğin ve hakemliğin birbirlerine benzer yanların olduğunu söyleyen Ünal, her iki mesleğini de aktif olarak devam ettiriyor.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"22 yıldır hakemlik, 20 yıldır polislik yapıyorum"

Mesleklerine başlama sürecinden bahseden Ünal, "Üniversite yıllarında futbol oynuyordum. Bıraktıktan sonra da futbol hakemliği yapmaya başladım. 22 yıldır futbol hakemliği yapıyorum. Aynı zamanda 20 yıldır da Türk Polis Teşkilatı'nda görev yapıyorum. Üniversitedeki arkadaşlarımın yönlendirmesiyle hakem oldum. Bu işi iyi yapabileceğimi düşünüyorlardı. Kursa katılmıştım. Başarılı olunca da aday hakemlikle beraber mesleğime başlamış oldum. Beden eğitimi öğretmenliği mezunuydum. O dönem atamamız yapılamamıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü' de o sırada alım yapılacağını duyurmuştu. Severek takip ettiğim bir meslekti zaten. Polisliğe de böyle başlamış oldum "dedi.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"Günün her saati aktif olarak görev yapan bir teşkilatız"

Polisliğin ve hakemliğin zor yanları olduğunu söyleyen Ünal, "Polislik mesleğinin zor olduğu söylenir. Günün her saati aktif olarak görev yapan bir teşkilatız. Bu nedenlerden dolayı bazı zorlukları olabiliyor. Hakemlikte ise baskı altında binlerce insanın gözü önünde sonuca etki eden kararlar veriyoruz. Kararlarımızdan dolayı tribünlerden, futbolculardan, teknik heyetten baskıya maruz kalabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"İki meslekte de sürekli antrenman yaptığım için kendimi hazır tutma fırsatı buluyorum"

Her iki işin de fiziksel performans gerektirdiğine değinen Ünal, "Haftanın 6 günü antrenman yapma zorunluluğum var. Aynı zamanda dalgıç polislikte efor gerektiren bir birim. Bu yüzden sürekli antrenmanlı olmamız lazım. Fiziksel ve zihinsel olarak kendimi sürekli hazır tutmak zorundayım. İki meslekte de sürekli antrenman yaptığım için kendimi hazır tutma fırsatı buluyorum" diye konuştu.

"İki meslekte direkt insanları ilgilendiriyor"

Her iki mesleğinin de ana odağının insanlar olduğunu kaydeden Ünal, "İki meslekte de disiplinli olmak zorundayız. Aynı zamanda yoğun emek vermemiz gerekiyor. Çalışkan ve fedakar olmamız lazım. İki meslekte de zor olaylar yaşıyoruz. Direkt insanları ilgilendiriyor" ifadelerine yer verdi.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"Eğitimler alarak olumsuz durumlardan kendimizi koruyabilmenin yollarını arıyoruz

Hakemlikte yaşayabileceği olumsuz durumlara karşı eğitim aldıklarını dile getiren Ünal, "Eğer hakemlik mesleğini yapıyorsanız güçlü bir iradeye sahip olmanız lazım. Bu konularda Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu tarafından düzenli bir şekilde eğitimler alarak olumsuz durumlardan kendimizi koruyabilmenin yollarını arıyoruz" diye konuştu.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"Maça en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz"

Müsabaka öncesi yaptıkları hazırlıklarla ilgili konuşan Ünal, "Maçın oynanacağı şehre bir gün önceden gidiyoruz. Hazırlığımızı yaptıktan sonra diğer hakem arkadaşlarımızla toplantı gerçekleştiriyoruz. Maçın önemi, futbolcuların ve takımların özellikleri, diğer teknik analizleri gözden geçirerek maça en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz. Birbirimizle uyum içinde çalışmamız için gereken ne varsa da üzerinden geçiyoruz. Daha sonra da ısınma hareketlerimizi yapıp maça geçiyoruz. Müsabaka esnasında da telsizden sürekli irtibat halinde oluyoruz. Üzerime düşen sorumluklarla ilgili ne görüyorsak onu anında birbirimize ileterek en doğru kararı vermeye çalışıyoruz" dedi.

Polis ve futbol hakemi olan Seyfettin Ünal, 20 yılı aşkındır iki mesleği bir arada yapıyor

"Sevdiğim işi yaptığım için en üst liglerde kariyerimin sonuna kadar devam etmeyi istiyorum"

Dünya'dan ve Türkiye'den örnek aldığı hakemler olduğunu söyleyen Ünal, "Hakemlik yapmaktan mutluyum. Sevdiğim işi yaptığım için en üst liglerde kariyerimin sonuna kadar devam etmeyi istiyorum. Dünyada örnek aldığım hakem İngiltere Futbol Federasyonu'ndan Howard Webb, ülkemizden ise eski hakem Bünyamin Gezer var. Her ikisi de otoriter kişilikleri ve sahadaki doğru karar verme becerileri ve sempatik kişilikleriyle birlikte taktir ettiğim kişilerdir" şeklinde konuştu.

"Bugüne kadar 250'si profesyonel, 400'ü amatör olmak üzere 650'den fazla müsabaka yönettim"

Profesyonel ve amatör olmak üzere 650'den fazla maçta görev aldığını ifade eden Ünal, "Maç içinde takımlarla olabildiğince az iletişim kurmaya çalışıyoruz. Çünkü sorulara cevap verdikçe arkasından yeni sorular geliyor ve giderek şiddetleniyor. Tartışma ortamı oluşturmamak için olabildiğince kısa ve öz temas kurup, çok gerekliyse durumla ilgili kısa bir cümle kurup görevimize devam ediyoruz. Bugüne kadar 250'si profesyonel, 400'ü amatör olmak üzere 650'den fazla müsabaka yönettim" dedi.

Ali Nargüner - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Eximbank ve UK Export Finance Mutabakat Zaptı imzaladı Türk Eximbank ve Birleşik Krallık hükümetinin ihracat kredi kuruluşu olan UK Export Finance (UKEF), 7 Mayıs tarihinde bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, Birleşik Krallık ve Türkiye’den yapılacak ihracat içeren üçüncü ülkelerdeki savunma projelerine iki kuruluşun ortak finansman sağlamasının önünü açmayı hedefliyor. Kuruluşlar 2017 yılında bir Mutabakat Zaptı ve kapsamlı bir reasürans anlaşması imzalamış, reasürans anlaşması kapsamında enerji ile otoyol projeleri ortaklaşa finanse edilmişti. Yeni imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamındaki projelerle ilgili olarak Türk Eximbank ve UKEF, reasürans anlaşmasında öngörülen mekanizma çerçevesinde de iş birliği yapabilecek. Mutabakat zaptı kapsamında gündeme gelebilecek her türlü finansman düzenlemesi, her iki tarafın uluslararası yükümlülükleriyle tam uyumlu ve OECD kural ve düzenlemelerine tabi olacaktır. Anlaşma çerçevesinde karşılıklı bilgi paylaşımı, uzmanlık desteği ve danışmanlığın yanı sıra toplantı ve istişarelerin gerçekleştirilmesi de öngörülüyor. Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, UKEF’in bugüne kadar Türk Eximbank’ın başlıca ortaklarından biri olduğunu ve imzalanan mutabakatın kurumlar arasındaki zaten güçlü olan bağları daha da ileriye taşıyacağını belirterek memnuniyetini dile getirirken, anlaşmanın savunma sektörü de dahil olmak üzere üçüncü ülkelerdeki projeler için uygun finansman fırsatları sunacağını ifade etti. UK Export Finance CEO’su Tim Reid ise şunları söyledi: "2017’de reasürans anlaşmamızı imzalamamızdan bu yana, UKEF ve Türk Eximbank, büyük enerji ve ulaşım altyapı projelerinin desteklenmesi de dahil olmak üzere somut sonuçlar elde etti. Bu yeni Mutabakat Zaptı, yakalanan bu ivmenin üzerine inşa edilerek iş birliğimizi savunma sektörüne genişletmekte ve Birleşik Krallık ile Türk tedarikçilerin yeni pazarlarda yan yana fırsatları değerlendirmesine imkan sağlamaktadır."
Mersin Ukraynalı hasta şifayı Mersin Şehir Hastanesinde buldu Ukrayna uyruklu 70 yaşındaki Iryna Partnova, iki taraflı kalça artrozu nedeniyle yaşadığı yürüme güçlüğü ve şiddetli ağrıdan, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde kurtuldu. Sağlık turizmi kapsamında Mersin’e gelen Partnova’ya sağ total kalça protezi ameliyatı uygulandı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Bülent Sakarya tarafından gerçekleştirilen operasyon sonrası hastanın kısa sürede ayağa kaldırıldığı belirtildi. Dr. Sakarya, hastanın uzun süredir her iki kalçada ağrı, hareket kısıtlılığı, yürümekte zorlanma ve oturup kalkarken ciddi problemler yaşadığını ifade ederek, yapılan muayene ve tetkiklerde iki taraflı koksartroz (kalça artrozu) tespit edildiğini söyledi. Sakarya, "Sağlık turizmi kapsamında Ukrayna’dan hastanemize başvuran hastamızın yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenmişti. Koksartroz nedeniyle sağ tarafına total kalça protezi ameliyatı gerçekleştirdik. Ameliyat sonrası üçüncü günümüzde hastamızı yürüttük, mobilizasyonunu sağladık ve bugün taburcu ediyoruz. Yakın zamanda yeniden hastanemize başvuracak ve sol kalçası için de protez ameliyatı planlayacağız" dedi. "Yabancı hastalara da hizmet veriyoruz" Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı ise hastanenin sağlık turizmi alanında bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini belirtti. Hastanenin güçlü akademik kadrosu, ileri teknolojik altyapısı ve multidisipliner sağlık hizmet anlayışıyla yalnızca Türkiye’den değil, farklı ülkelerden gelen hastalara da hizmet sunduğunu kaydeden Ballı, "Sağlık turizmi kapsamında hastanemizi tercih eden uluslararası hastalarımızın başarılı tedavi süreçleri, kurumumuzun sağlık alanındaki güçlü konumunu ortaya koymaktadır. Hastamızın sağlığına kavuşmasından büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
Şırnak Cizre’de engelli öğrencilerin evdeki eğitimi, bilim ve sevgiyle sokağa taşındı Şırnak’ın Cizre ilçesinde, sağlık durumları nedeniyle eğitimlerini evde sürdüren özel öğrenciler, Dünya Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen programla bilim, sanat ve teknolojiyle buluştu. Evlerinden çıkan özel çocukların heyecanı ve mutluluğu yüzlerine yansıdı. Cizre İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, "Dünya Engelliler Haftası" çerçevesinde farkındalık oluşturan anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal erişilebilirlik vizyonuyla düzenlenen programda, evde eğitim alan öğrenciler okul duvarlarının ötesine geçerek akranlarıyla bir araya geldi. Programın ilk durağı Cizre İsmail Ebul-İz Bilim ve Sanat Merkezi oldu. Evde eğitim gören özel öğrenciler, burada uzman eğitmenler eşliğinde robotik kodlama çalışmaları yaptı, bilimsel projeleri yakından inceledi. Sanatsal üretim alanlarında el becerilerini sergileyen çocuklar, teknoloji ve sanatı uygulamalı olarak deneyimlemenin sevincini yaşadı. Programın ikinci durağında ise öğrenciler, lise öğrencileriyle buluştu. Gün boyu süren atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerde abileri ve ablalarıyla ortak projeler yürüten özel çocukların mutluluğu yüzlerine yansıdı. Etkinliğe katılarak öğrencilerle yakından ilgilenen Cizre İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mevlüt Gayirinal, kapsayıcı eğitimin önemine vurgu yaptı. Gayirinal, "Evde eğitim gören öğrencilerimizin sadece akademik derslerle sınırlı kalmayıp, sosyal hayata katılımını desteklemek ve kendilerini toplumun aktif bir parçası olarak hissetmelerini sağlamak en büyük önceliğimiz. Çocuklarımızın bugün gözlerindeki o mutluluk ve heyecan, yaptığımız çalışmaların ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Eğitimde engel tanımayan bu sürece katkı sunan tüm öğretmenlerimize ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum’’ dedi.
Kocaeli Miniklere çevre ve geri dönüşüm dersi Dilovası’nda ilkokul öğrencilerine yönelik düzenlenen sıfır atık eğitimlerinde; geri dönüşümün önemi, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve çevrenin korunmasına yönelik bilgiler aktarıldı. Dilovası Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından ilçedeki okullarda gerçekleştirilen eğitimler, eğitici sunumlar, görsel içerikler ve interaktif anlatımlarla desteklendi. Eğitim programı boyunca öğrenciler hem öğrendi hem de eğlenceli etkinliklerle çevre bilincini günlük yaşamlarına nasıl taşıyabileceklerini keşfetme fırsatı buldu. Özellikle geri dönüşüm uygulamalarına yönelik anlatımlar öğrencilerden ilgi gördü. Program sonunda öğrencilere sıfır atık ve çevre bilinci temalı dergiler, hikaye kitapları ve boyama kitapları hediye edildi. "Sıfır atık anlayışını sadece bir proje olarak değil, yaşam biçimi olarak görüyoruz" Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, çevre bilincinin gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Çevreye duyarlı bireylerin yetişmesi, daha temiz ve yaşanabilir bir Dilovası için en önemli yatırımların başında geliyor. Bugün çocuklarımıza verdiğimiz bu eğitimler, yarının daha bilinçli toplumunun temelini oluşturacaktır. Sıfır atık anlayışını sadece bir proje olarak değil, yaşam biçimi olarak görüyoruz. Özellikle çocuklarımızın bu konuda gösterdiği ilgi bizleri son derece mutlu ediyor. Dilovası Belediyesi olarak çevreyi koruyan, doğaya sahip çıkan nesiller yetişmesi adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.