ÇEVRE - 22 Eylül 2024 Pazar 12:05

Adana’da metrekareye 50 kilogram yağmur düştü

A
A
A
Adana’da metrekareye 50 kilogram yağmur düştü

Adana’da dün hayatı felç eden “Süper Hücre” olayında metrekareye 50 kilogram yağmur düştüğü öğrenildi.


Meteorolojiden edinilen bilgiye göre dün Adana’da etkili olan ve hayatı felç eden “Süper Hücre” olayında en fazla yağmur Yüreğir ilçesinde görüldü. Meteoroloji verilerine göre Yüreğir’de metrekareye 50, Sarıçam’da 39.7, Seyhan’da 31.2, Kozan’da 16.6, Çukurova’da ise 11 kilogram yağmur düştü.


Yağmur nedeniyle 112’ye 90 çağır geldi. 50 vakanın olduğu tespit edildi. 30 su baskınına müdahale edilirken 20 kişi kurtarıldı. Su baskınlarına müdahale için Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığından 17 araçla 68 personel, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden ise 56 araç ve 154 personel ile müdahale edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BAÜN Akademisyenleri bor madenini araştırdı Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) akademisyenlerinin imzasını taşıyan akademik çalışma, Türkiye’nin stratejik kaynaklarından biri olan bor madenine yönelik araştırma altyapısının planlanması için veri temelli ve çok kriterli karar destek modeli geliştirdi. BAÜN Savaştepe Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül ve Balıkesir Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden Öğr. Gör. Metin Gül tarafından ortaya konulan, "From resource to innovation: A decision framework for sustainable boron research infrastructure" başlıklı çalışma, uluslararası dergi sıralamalarında en üst dilim olan Q1 kategorisindeki "Materials & Design" dergisinde yayımlandı. Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül; "Bor araştırmalarında veri temelli karar destek modeli sürdürülebilir ekosisteme katkı sunuyor" Çalışma hakkında bilgi veren Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül, Balıkesir Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen araştırmanın, bor madenine yönelik bilimsel çalışmaların daha etkin ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmesini sağlamak amacıyla akademi, sanayi ve altyapı bileşenlerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirtti. Geliştirilen modelin, sürdürülebilir bir araştırma ekosisteminin nasıl oluşturulabileceğine dair kapsamlı bir karar destek yapısı sunduğunu ifade etti. Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül, Türkiye’de bor maden yataklarının bulunduğu bölgelerde yer alan dört üniversitenin bor araştırmaları açısından performanslarının belirlenmesi amacıyla çok kriterli karar verme yöntemlerine dayalı kapsamlı bir analiz gerçekleştirildiğini ifade etti. Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül, bu kapsamda akademik kapasite, araştırma altyapısı, sanayi ile iş birliği, ulaşım ve lojistik erişilebilirlik ile çevresel faktörler olmak üzere toplam 18 alt kriter ve 4 ana kriterin değerlendirildiğini belirtti. Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül, Entropi, Bulanık AHP ve hibrit ağırlıklandırma yaklaşımları ile elde edilen verilerin Topsıs, Vıkor, Moora, Copras ve Waspas yöntemleri kullanılarak analiz edildiğini ifade etti. Çalışmanın ayırt edici yönünün farklı yöntem ve ağırlıklandırma senaryoları arasında yüksek düzeyde uyum sağlayan, istikrarlı ve güvenilir sonuçlar üreten bir karar çerçevesi geliştirilmesi olduğunu ifade eden araştırmacılar, yapılan istatistiksel analizlerde yöntemler arasında güçlü bir tutarlılık tespit edildiğini ve elde edilen sonuçların yüksek güvenilirliğe sahip olduğunun ortaya konduğunu belirtti. Elde edilen araştırmalar doğrultusunda Balıkesir Üniversitesinin tüm değerlendirme senaryolarında en uygun alternatif olarak belirlendiğinin altını çizen araştırmacılar, diğer üniversitelerin ise sırasıyla Uludağ Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Dumlupınar Üniversitesi olarak sıralandığını belirtti. Bu sonucun, Balıkesir’in bor rezervlerine yakınlığı, akademik altyapısı ve sanayi ile etkileşim potansiyeli gibi çok boyutlu avantajlarının bir yansıması olarak değerlendirildiğini vurguladı. Çalışmanın Türkiye’nin bor kaynaklarını daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme hedefi doğrultusunda, araştırma altyapılarının bilimsel, şeffaf ve veri temelli yaklaşımlarla planlanmasına katkı sağladığını söyleyen araştırmacılar, geliştirilen modelin yalnızca bor alanı ile sınırlı kalmadığını, farklı stratejik sektörlerde araştırma ve inovasyon altyapılarının planlanmasında da uygulanabilecek nitelikte olduğunu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından önemli bir referans sunduğunu açıklandı.
Kastamonu Kavgada öldürülmüştü: Kavgada kullanılan bıçaklar Adli Tıp Kurumu’nda incelenecek Kastamonu’da bıçaklanarak öldürülen vatandaşın ölümüyle ilgili yaşanan kavgada kullanılan bıçaklarla ilgili Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istenecek. Olay, 14 Ağustos 2024 tarihinde Cide ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi Muzaffer Güzelant Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı binada oturan ve daha önceden aralarında husumet bulunan iki aile arasında bıçaklı kavga çıktı. Çıkan kavga sırasında bıçaklanan Yılmaz Fayiz kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayla ilgili gözaltına alınan Şaban K. (62) tutuklandı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde Şaban K. hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın görülmesine devam etti. Duruşmada sanık, taraf avukatları hazır bulundu. "Ben kimseyi öldürmedim, ben bıçaklamadım" Duruşmada kendisini savunan Şaban K., Yılmaz Fayiz’in nasıl öldüğünü ve nasıl bıçaklandığını bilmediğini ve görmediğini belirterek, "Ben kimseyi bıçaklamadım, kimseyi de öldürmedim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Şaban K.’nın avukatı da dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep ederek, "Müvekkilimin tutuklulukta geçirdiği süre, Adli Tıp Raporuyla müvekkilimin eylemiyle ölüm hadisenin gerçekleşmediği anlaşılma ihtimaline binaen cezanın değişmesi, hatta müvekkilimizin beraatı dahi söz konusudur. Çünkü müvekkilim kimseyi bıçaklamadığını ısrarla söylemektedir. Müvekkilim uzun bir süredir tutukludur. Kendisinin de birçok hastalığı bulunmaktadır. Bunlar hastane raporlarıyla sabittir. Gelinen aşamada ev hapsi ya da adli kontroller uygulanarak karar verilmesini talep ederiz" diye konuştu. Mahkeme heyeti, vücudunda 3 bıçak darbesi tespit edilen Yılmaz Fayiz’in ölümüyle ilgili adli emanette bıçakların hangisinin ölüme sebebiyet verdiğinin araştırılması için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.