POLİTİKA - 05 Mayıs 2026 Salı 13:26

MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi bir vazife üstlendiğini aktararak "Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır'' dedi.

MHP lideri Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, açıklamasında Türkiye’nin dış politika anlayışı barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgiye sahip olduğunu vurguladı. Dış politikada Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını söyleyen Bahçeli, "Kıbrıs Türkünün varlık hakkını ve Ege’deki denge hukukunu yok sayan her adım karşısında kararlı bir Türkiye bulur. Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezli temaslar dikkatle takip edilmelidir. Her devlet kendi dış politikasını yürütür, kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye’yi çevreleme, Kıbrıs Türkünü sıkıştırma, Ege’de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiilî durum üretme amacına yönelmesi hâlinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez" dedi.

"Kıbrıs, Türk milletinin stratejik hafızasıdır"

Kıbrıs meselesinin bu çerçevede ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, "Kıbrıs yalnız müzakere başlığı veya diplomasi dosyası sayılamaz. Kıbrıs; Türkiye’nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkünün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır. Kıbrıs’ta toprak alım satımı, yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz yoğunlaşması ve ekonomik nüfuz üretme girişimleri sıradan ticari işlem gibi görülemez. Toprak yalnız tapu kaydı sayılamaz; kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatı, kimi zaman gelecek nesillerin hakkıdır" ifadelerine yer verdi.

"Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin demografik dengesi, mülkiyet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve güvenlik hassasiyetlerinin milli mesele olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak; Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak; Ege’deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir" diye konuştu.

"Terörün tasfiye edildiği Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır"

Bahçeli, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacının, bütün alanları aynı hedefe bağlayan kapsamlı milli seferberlik anlayışı olduğuna dikkati çekti. Söz konusu seferberliklerin kültür, teknoloji, sanayi ve ekonomi alanlarında olması gerektiğini belirten Bahçeli, "Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk Milliyetçileri olarak barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah’ın izniyle baş koyduk. Türk milliyetçiliği; kalabalıklarda atılan kuru sloganların, kürsülerde cilalanan kof nutukların, kalıplara hapsolmuş kör bir taassubun değil; karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir" diye konuştu.

"Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez"

Türk milliyetçileri olarak vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak arzusunda olduklarının dile getiren Bahçeli, "Bu sorumluluğun bugünkü aşaması, terörün her türlüsünün topraklarımızdan ebediyen tasfiyesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracak; şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı, Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; teslimiyet değildir. Terörsüz Türkiye; taviz değildir. Terörsüz Türkiye; terör örgütüyle pazarlık değildir. Terörsüz Türkiye; devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Şayet böyle tasavvurlara girişen varsa; Milliyetçi Hareket Partisi’ni vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa; Türk milliyetçiliğinin komuta merkezini terörle aynı terazide tartmaya kalkışıyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir, basiretsizliğin karanlık dehlizlerinde yolunu kaybetmişlerdir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez. Hiç kimse bu hareketin ülkücü şehitlerimizin kanıyla, taş medreseli büyüklerimizin çilesiyle, milletimizin duasıyla, dava arkadaşlarımızın sadakatiyle yoğrulmuş müktesebatını lekeleyemez. Bilinmelidir ki Terörsüz Türkiye; Türk milletinin kanlı bir musibetten kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı.

"Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte"

Bahçeli, İran-ABD-İsrail geriliminin Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek kadar büyük bir potansiyeli olduğunu söyleyerek, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte; değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. Enerji arzındaki her kırılma tarımsal üretimi baskılar. Gübredeki her artış gıda güvenliğini zorlar. Lojistik maliyetlerindeki her yükseliş, pazardaki fiyat etiketinden organize sanayi bölgelerindeki üretim planlamasına kadar her alana sirayet eder. Bu nedenle dış politika ile iç politika birbirinden kopuk değildir" şeklinde konuştu.

MHP lideri Bahçeli:

"Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter"

Türkiye’nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil; Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idrakine, 2053’ün ufkuna, 2071’in kavrayışına göre değerlendirdiklerinin altını çizen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetlerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil; Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Arap’ın Süryani’nin doğulunun, batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı gelecek ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye; komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye; annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye; esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu’nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi, kol kola, el ele ve tek vücut halinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir" dedi.

Hudutlarda cana kasteden, sivilleri hedef alan, karakollara çıkartma yapan, köyleri yağmalayan, evlatları kaçıran; anaları gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacıları dul bırakan terörü bitirmenin artık şart olduğunu söyleyen Bahçeli, Terörsüz Türkiye’nin güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacağını söyledi. Bahçeli, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel ilgi alanı, Millî Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Milli İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri haline gelmelidir. Sulama barajlarıyla, göletlerle, modern sulama sistemleriyle, tarımsal desteklerle, hayvancılık kredileriyle, organize sanayi bölgeleriyle donatılmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu düşlüyoruz. Terörün bittiği yerde bereketin izleri başlar. Terörün sustuğu yerde çocukların neşesi duyulur. Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter. Terörün gölgesinden arınan yerde istihdamın yolu açılır. Terörün tasfiye edildiği yerde ovalar hayat bulur. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil; kültür turizminin, gastronominin merkezi akla gelecektir" ifadelerine yer verdi.

MHP lideri Bahçeli:

"Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır"

Terörsüz Türkiye sürecinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi bir vazife üstlendiğini aktaran Bahçeli, "Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır" şeklinde konuştu.

"Abdullah Öcalan için statü açığı Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır"

Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulmasının önemli olduğunu kaydederek, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır: Bu mekanizma; toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası; terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır" şeklinde konuştu.

MHP lideri Bahçeli:

"Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister"

Cumhur İttifakı’nın, yalnız seçim dönemlerinde kurulan sandık birlikteliği olmadığını kaydeden Bahçeli, "Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihî sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye’nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir. İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışı da aynı ciddiyete ulaşmalıdır. Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye’nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz. Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye’yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Millî meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin geleceği, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz" değerlendirmesinde bulundu.

Kemal Diri - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de çiftçi hayırları devam ediyor Burhaniye’ ilçesinde, baharla birlikte başlayan çiftçi hayırları devam ederken, bu haftaki hayrın adreside kırsal Dutluca Mahallesi oldu. İlçe merkezine 9 kilometre uzaklıktaki Dutluca’daki geleneksel Çiftçi Hayrı yüzlerce insanı buluşturdu. Dutluca Mahallesinde düzenlenen geleneksel Çiftçi Hayrında, camide kılınan namaz öncesi bolluk bereket duası yapılırken, cami çıkışında da tatlıdan tuzluya 8 çeşit yemek ikramı yapıldı. Köylü kadınların hazırladığı kazanlar dolusu yemekler köylüler tarafından servis edilirken, konuklar Dutluca Muhtarı Hüseyin Yılmaz tarafından karşılandı. Konuklar köy meydanında kurulan masalarda yemeklerini yerken muhtar Hüseyin Yılmaz ve köylülere teşekkür etti. Köy muhtarı Hüseyin Yılmaz, hayrın geleneksel olduğunu kaydederken, köylülerin hayır için imece yaptığını söyledi. Hayra, Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, bazı meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Hayra katılanlara teşekkür eden Dutluca muhtarı Hüseyin Yılmaz, "Eskiden beri gelen bu köy hayrını devam ettiriyoruz, Eskiden beri yaptığımız hayırlar. Bugün yaklaşık 2 bin kişi vardı. Hayrımız çok kalabalıktı. Allah kabul etsin. Herkes geldi. 7-8 çeşit yemeğimiz vardı Bol bol yetti. Katılan herkesten Allah razı olsun" dedi. Ali Atıcı da, "Bugün senelerden beri yapılan Dutluca hayrımızı yaptık. Yılardır hayır geleneğimizi yürütmekteyiz. Gene bugün hayrımıza dışardan ve köyümüzden geldiler. Hayrımızı Allah kabul etsin. Gelenlerden Allah razı olsun" dedi. Yılmaz Özcan ise, "Katılan herkese teşekkür ediyoruz .Bu hayrı temin eden organize eden özellikle başka köy muhtarımız Hüseyin bey olmak üzere tüm köy halkına çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Antalya Alanya’nın yöresel değerleri Antalya’da görücüye çıktı Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası MEB Robot Yarışmasında oluşturulan tanıtım alanında Alanya’nın coğrafi işaretli ürünleri, başvuru sürecindeki yöresel lezzetleri ve kültürel değerleriyle dikkat çekti. Alanya Belediyesi, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü ve Alanya Ticaret Odası iş birliğinde hazırlanan Alanya standı, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Alanya’nın gastronomi kültürü, tarımsal üretim gücü ve geleneksel el sanatlarının bir arada tanıtıldığı stantta, tescilli ürünler ve coğrafi işaret başvuru süreci devam eden ürünler ziyaretçilere anlatıldı. Alanya’nın tescilli lezzetleri tanıtıldı Etkinlikte Alanya’nın coğrafi işaret tescili almış ürünleri ön plana çıkarıldı. Bölgenin kültürel hafızasını ve üretim geleneğini yansıtan ürünler arasında; Gülüklü Çorba, Fıstıklı Limonata, Alanya Avokadosu (Fuerte), Alanya Muzu (Bodur Cavendish), Alanya Yenidünyası ve Alanya Keçiboynuzu yer aldı. Ziyaretçilere Alanya’nın yöresel tatlarından özellikle fıstıklı limonata, göç çöreği, s pasta, muz ve yenidünya ikram edildi. Coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler de sergilendi Alanya standında ayrıca coğrafi işaret başvurusu yapılan ve onay süreci devam eden yöresel ürünler de tanıtıldı. Alanya’nın mutfak kültürünü, üretim çeşitliliğini ve geleneksel yaşamını yansıtan ürünler şu şekilde sıralandı: Alanya Mangosu, Alanya Kırtakişi, Alanya Çiğirdik, Alanya Öküz (Öksüz) Helvası, Alanya Laba Dolması, Alanya Taratorlu Patlıcanı, Alanya Bakla Piyazı, Alanya Göç Çöreği, Alanya İpek Böceği, Alanya Muz Lifi, Alanya Badem Kahvesi, Alanya Su Kabağı Ürünleri, Alanya Gölevez Yemeği. Başvuru süreci devam eden ürünlerin tanıtımıyla birlikte Alanya’nın tarım altyapısı, köklü mutfak kültürü ve zengin üretim mirasıyla öne çıkan önemli bir gastronomi merkezi olduğu da vurgulandı. Muz lifi ve ipek kozası ürünlerine büyük ilgi Etkinlikte Alanya’nın geleneksel üretim kültürünü yansıtan el emeği ürünler de sergilendi. Muz lifi ve ipek kozasından hazırlanan doğal ürünler ziyaretçilerin dikkatini çekerken, sürdürülebilir üretim anlayışı ve yerel zanaat kültürü katılımcılardan tam not aldı. Etkinlik boyunca coğrafi işaret çalışmalarının yerel üreticinin desteklenmesi, kültürel mirasın korunması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve kentin marka değerinin artırılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Alanya standı, yöresel lezzetleri, tarımsal ürünleri ve kültürel zenginlikleriyle organizasyonun en yoğun ilgi gören alanlarından oldu.
Bursa Altın adımlarda şampiyonlar belli oldu İnegöl Belediyesi’nin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 2’ncisini düzenlediği Altın Adımlar İlkokullar ve Ortaokullar Arası Halk Dansları Yarışması, öğrencilerin renkli gösterilerine sahne oldu. Toplam 13 okulun katıldığı yarışmada dereceye giren okullar ödüllerini aldı. İnegöl Belediyesi ile İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen Altın Adımlar İlkokullar ve Ortaokullar Arası Halk Dansları Yarışması büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl yalnızca ilkokullar arasında yapılan organizasyon, bu yıl ortaokulların da katılımıyla daha kapsamlı bir şekilde düzenlendi. Yarışmada; 8 ilkokul ve 5 ortaokul olmak üzere toplam 13 okul sahne aldı. İlkokul kategorisinde Cemil Sönmez, Ticaret ve Sanayi Odası, Şakir Lakşe, Fatih, Hacer Salih Yıldız, Cumhuriyet, Huzur ve İnegöl İlkokulu yer alırken; ortaokul kategorisinde ise Selçuk Yahşi, İstaş Kentaş, Cerrah, Sezai Karakoç ve Gaziosmanpaşa Ortaokulu öğrencileri performans sergiledi. Dereceye giren okullar İnegöl İlçe Kapalı Spor Salonunda yapılan yarışmada, öğrencilerin halk oyunları kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırladığı gösteriler izleyicilerden tam not aldı. Yarışmanın değerlendirmesi ise Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından belirlenen jüri üyeleri tarafından yapıldı. İlkokul kategorisinde Şakir Lakşe İlkokulu birinci olurken, Ticaret ve Sanayi İlkokulu ikinci, Hacer Salih Yıldız İlkokulu ise üçüncü oldu. Ortaokul kategorisinde ise Sezai Karakoç Ortaokulu birincilik elde ederken, İstaş Kentaş Ortaokulu ikinci, Gaziosmanpaşa İmam Hatip Ortaokulu üçüncü sırada yer aldı. Ödüller sahiplerini buldu Yarışma sonunda her iki kategoride dereceye giren okullara ödülleri takdim edildi. Birincilere 20 bin TL, ikincilere 15 bin TL, üçüncülere ise 10 bin TL para ödülü verildi. Ayrıca organizasyon kapsamında en iyi koreografi, en iyi müzik, en iyi kostüm ve en iyi kurgu gibi teknik dallarda da plaketler sahiplerini buldu. Tüm öğrencilerimiz bizim gözümüzde birincidir Renkli görüntülere sahne olan yarışma, öğrencilerin sahne performansları ve halk oyunlarına kattıkları enerjiyle izleyenlerden büyük alkış aldı. Ödül töreninde kısa bir selamlama konuşması yapan İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, "İnegöl Belediyemiz ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün düzenlediği Altın Adımlar Halk Dansları Yarışması coşku dolu şekilde geçti. Halk oyunları zor iştir. Emek ister, sabır ister. İlmek ilmek dokursunuz. Bugün burada 8 ilkokulumuz, 5 ortaokulumuz yarıştı. Hepsi gönlümüzün birincisi. Jüri de zor karar verdi. Ancak nihayetinde bu bir yarışma birinci, ikinci, üçüncüler belirlenecek. Ancak biz tüm öğrencilerimizi birinci kabul ediyoruz. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yarışmaya katılan tüm okullarımıza 10 bin TL destekte bulunacağımızı ifade ediyorum. Belediye Başkanımıza da eğitime verdikleri destek için teşekkür ediyorum" dedi. Böylesine bir gençliğe sahip olmak gurur verici İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise kendini çok şanslı addettiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Böylesine güzel bir eğitim ordusuna, böylesine güzel hizmet veren bir milli eğitim kadrosuna sahibiz. Milli Eğitim Müdürümüz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz öğrencilerimiz Aynı şekilde çok değerli velilere sahibiz. Evlatlarını yetiştirmek adına dertleniyorlar. En büyük gurur da böylesine güzel bir gençliğe, öğrenci kitlesine sahip olmak. Öğrencilerimizi kutluyorum, her birini tebrik ediyorum. 23 Nisan vesilesiyle daha önce bu programı yapacaktık, ertelenmişti. Bu vesileyle ben bir kez daha öğrencilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyorum."