ASAYİŞ - 03 Haziran 2025 Salı 09:45

Adana’da minibüs hattı gerginliği yumruklu sopalı kavga kamerada

A
A
A
Adana’da minibüs hattı gerginliği yumruklu sopalı kavga kamerada

Adana’nın Sarıçam ilçesinde yapılan ihale sonrasında başlayan toplu taşıma hizmeti nedeniyle başlayan gerginlikte bir kişi darp edildi, 3 minibüse zarar verildi. Olayların ardından açıklama yapan SS24 nolu Yavuzlar Kooperatifi Başkanı Ayhan Akgümüş, "Herkes ekmeğinin peşinde gelin kardeşçe çalışalım" diyerek tansiyonun düşmesi çağrısında bulundu.



Alınan bilgiye göre, Sarıçam ilçesinde yeni açılan toplu taşıma hattı ihalesi sonrası, iki kooperatif arasında büyük gerginlik yaşandı. Adana Büyükşehir Belediyesinin açtığı ihaleye birçok kooperatif katılırken, Balcalı-Buruk TOKİ hattını 1 milyon 177 bin TL karşılığında SS24 nolu Yavuzlar Kooperatifi aldı. Yavuzlar Kooperatifi, ihalenin ardından hatta çıkarak taşımacılığa başladı. İddiaya göre, 72 nolu Yüreğir Halk Otobüsleri Kooperatifi’ne bağlı bazı otobüs sürücüleri, Yavuzlar Kooperatifi’ne ait minibüslerin yolunu kesip çalışmalarına engel olmaya başladı.


"Sopalı saldırı, kameralara yansıdı"


Gerginlik kısa sürede şiddete dönüştü. Yavuzlar Kooperatifi’ne ait 3 minibüs saldırıya uğrayarak zarar gördü. Kooperatif üyelerinden Veysel Sarı’nın önü, Yüreğir Kooperatifi’ne bağlı bazı otobüs sürücüleri tarafından kesildi. Sarı, güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerde, sopalarla öldüresiye dövüldü.


"İhaleyi kabullenemeyip ‘Burası bizim çöplümüz başkası çalışamaz’ diyorlar"


Sarıçam bölgesinde resmi prosedür çerçevesinde 5 tane güzergah ihalesi açıldığını dile getiren SS24 nolu Yavuzlar Kooperatif Başkanı Ayhan Akgümüş,"Adana Sarıçamda faaliyet gösteren 6 kooperatif bu ihalelere girip parasını verdi. İhaleyi kazanıp çalışmaya hak kazandık. Buruk-TOKİ hattında çalışırken 72 nolu mavi otobüsler bizim aldığımız ihaleyi kabullenemediler. Burası bizim çöplüğümüz diyorlar. Bu çöplükte bizden başkası girip çalışmaz diyorlar. Tatlı sert bir şekilde söylediler. Biz bunları Cumhuriyet savcılığına, il emniyet müdürlüğüne, ilçe emniyet müdürlüğüne ve belediye resmi olarak şikayetimizi yaptık. Bundan bir hafta önce saat 11 gibi bir üyemizin önünü keserek sopalarla darp ediliyor. Üyemizi çalışmayacak hale getiriyorlar, kafasını, kolunu kırıyorlar. Çok ağır küfürler ediliyor. 72 nolu otobüsün başkanı veya bu olaya karışanlar gelip ne özür nede başka bir şey demiyorlar"diye konuştu.


"Gelin kardeşçe çalışalım"


Akgümüş, "Bir gün sonra bizim üyemiz bunlarla kavga ediyor. Kavga esnasında sopalar kullanılıyor. Bunlar bir gün sonra Whatsapp gruplarına Yavuzlar hattını çalıştırmayacaksınız şeklinde küfür videolar atıyorlar. Tekrar bir aracımızı gece 22.30 sıralarında Buruk-TOKİ tarafından aracımızı ve şoförümüzü parçalıyor. Bu olaya yetkililer el atsın. 72 nolu halk otobüsü başkanı üyeleri aklını başına alsın, burada yasa var. Kaçak hiçbir şey yok, herkes ekmeğinin peşinde gelin kardeşçe çalışalım" Şeklinde konuştu.


"Hukuki mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz"


Kooperatifin avukatı Ersan Aydeniz, "Bizler kooperatifimize yapılan bu haksız ve hukuka aykırı eylemlerin, üyelerimize yapılan saldırıların ve sürekli olarak güzergahımızın izinsiz yere işgal edilmesinin yol açmış olduğu emek sömürüsüne dur diyebilmek adına her türlü hukuki mücadeleyi vermekteyiz vermeye de devam edeceğiz. Sayın ilgililerden artık bu saldırılara ve güzergahımızın izinsiz olarak işgal edilmesi hakkında gereğinin yapılmasını bekliyoruz. Dileğimiz bu saldırıların bir an önce son bulması ve halkımızın toplu taşıma hizmetinden en iyi şekilde yararlanmasıdır" dedi.


(CNK-HİV-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Posalı ve yüksek lifli besinler, kanser riskini azaltıyor Kolorektal/kalın bağırsak kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunuyor. Birçok kanser türünde olduğu gibi, sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzını benimsemek, ideal kiloda kalmak ve işlenmiş gıda tüketiminden kaçınmak, kalın bağırsak kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı‘na göre; dünyada her 5 kişiden biri kansere yakalanıyor. 8 erkekten 1’i ve 11 kadından 1’i kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre; 2020 yılında Türkiye’de en sık görülen ilk 5 kanser türünden biri kolorektal / kalın bağırsak kanseri. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Hande Güngör, kalın bağırsak kanserine karşı alınabilecek tedbirleri şöyle anlattı: "Aşırı kilolu veya obez olmak, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketmek, alkol-sigara kullanmak ve fiziksel olarak aktif olmamak kolorektal kansere yakalanma riskini artırabilen faktörlerdendir. Sağlıklı kiloda kalmak ve bunu sürdürmek, farklı renklerde taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, posa içeriğinden zengin besin tüketimini artırmak önemlidir. Rafine şeker ve yüksek karbonhidrat içeren besin tüketimini sınırlamak, sigara-alkol tüketiminin bırakılması gerekir. Soğan-sarımsakta bulunan ve suda çözülebilen polisakkaritlerden ‘inülin’in prebiyotik etkisi, sağlıklı kolonosit hücrelerinin büyümesini destekler ve metastazın azalmasına katkı sağlar." Kahve tüketimi erkeklerde riski azaltırken, kadınlarda artırıyor Çay ve kahvede bulunan biyoaktif bileşenlerden polifenollerin kolorektal kansere karşı koruyucu olduğunu ifade eden Dyt. Hande Güngör, şu bilgileri verdi: "Yapılan çalışmalarda, kahve tüketiminin erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı, kadınlarda ise rektal kanser riskini arttırdığı belirlenmiştir. Antioksidan, antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkisi olan zerdeçalın kimyasal bileşeni kurkumin, kolorektal kanserden koruyucu ve iyileştirici etkiye sahiptir. Kurubaklagiller, kuruyemişler, taze sebze ve meyveler posa açısından zengindir. Çözünür posa, antitümör etkisiyle, çözünmez posa ise kanserojen bileşenlerin emilimini önemli ölçüde azaltarak kolon kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Grubunun en yüksek posa içeren besinleri olan barbunya, badem ve bezelye başta olmak üzere, diyet lifi içeren tüm besinlerin tüketimi artırılmalıdır. 1-31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı’nda kolon sağlığını korumaya yardımcı olan besin tüketimini artırarak bağırsak sağlığı güçlendirilebilir."
Bursa Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimi başladı Bursa’nın sebze üretimiyle önde gelen ve verimli topraklarıyla bilinen Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimleri başladı. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, ocak ve şubat yağışlarının iyi olduğunu belirterek, birçok bölgede tarım alanlarının sular altında kaldığını hatırlattı. Ekim ve kasım aylarında hububat ekili arazilerde yağışların faydalı olduğunu belirten Düzen, "Su altında kalmayan yerlerde gidişat güzel. Su çekilmeyen yerlerde ise zarar var ve tarlalar yeniden ekilecek. Suyun çekildiği boş tarım alanlarının sebze ekimi için uygundur. Karacabey çiftçisi yavaş yavaş sebze için tarlaya girmeye başladı" dedi. İlk olarak turfanda karpuz ekimlerinin yapıldığını dile getiren Düzen, şöyle konuştu: "ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaştan önce geçen yıla göre maliyetlerimiz yüzde 50’ye yakın artmıştı. Savaştan sonra biraz daha arttı. Gübre, mazot, ilaç derken ekim maliyetleri yüzde 100’e ulaştı. Bir ay önce sezona girmek isteyen çiftçiler turfanda karpuz ekiyor. Dekar maliyeti yaklaşık 40 bin lira turfanda karpuzda. 7-8 ton karpuz aldığımızı düşünerek kilogramda 5-6 lira maliyetimiz var." Düzen, bu fiyatların üzerindeki tarladan satışlarda çiftçinin kazanabileceğine dikkati çekerek, "Yazın bu fiyatın üzerinde olsun ki kazanabilelim. Geçen yıl dekarını 5 bin liraya verdik. Karpuzda geçen yaz dekar başına 25-35 bin lira zarar oluştu. İnşallah bu yıl zarar görmeyiz ve geçen yılı telafi ederiz" diye konuştu.
Antalya Doç. Dr. Murat Köken: "Omuz ağrısı sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştırabilir" Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Murat Köken, omuz ağrısının çoğu zaman ihmal edilse de sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebileceği konusunda uyardı. Omuz ağrısı, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve çoğu zaman ihmal edilen sağlık sorunlarının başında geliyor. Hareket kabiliyeti yüksek olan omuz eklemi, bu özelliği nedeniyle aynı zamanda en hassas bölgeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken dönemde fark edilmeyen omuz ağrılarının zamanla daha ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Omuz ağrısının başlıca nedenleri Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Köken, "Omuz ağrısı, toplumda oldukça yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman ihmal edilen önemli bir sağlık sorunudur. Sabah giyinirken zorlanma, gece uykudan omuz ağrısıyla uyanma ya da basit bir hareket sırasında omuzda ani bir sızı hissetme ile başlayabilir, sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştıran bir sorun haline gelebilir. Omuz ağrısı; basit zorlanmalardan ciddi ortopedik rahatsızlıklara kadar birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan nedenler arasında; omuza aşırı yük bindirilmesi, ters pozisyonda yatma (özellikle omuz üzerine yatma), burkulma ve zorlanmalar, tendon yaralanmaları, boyun fıtığı, omuz çıkıkları, sinir sıkışmaları, kireçlenme, düşme veya çarpma gibi travmalar yer almaktadır" dedi. "Bazı meslek gruplarında daha sık görülebilir" Omuz ağrısının bazı meslek gruplarında daha sık görüldüğünü belirten Köken, "Masa başında uzun süre çalışanlar, kuaförler ve berberler, boyacılar ve inşaat işçileri, öğretmen gibi tekrarlayan hareketler ve uzun süre aynı pozisyonda kalmak omuz sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ev işlerinde ise cam silmek, halı yıkamak, yüksek raflara uzanmak, ağır tencere ve eşyaları kaldırmak, uzun süre ütü yapmak, omuz kaslarına aşırı yük bindirerek zamanla ağrıya yol açabilir. Omuz ağrısı hem kadınlarda hem erkeklerde görülmekle birlikte, yapılan gözlemler kadınlarda biraz daha yaygın olduğunu göstermektedir" diye konuştu. "Cerrahi dışı yöntemler etkili olabilir" Tedavi yöntemlerine değinen Köken, "Omuz ağrısında tedavi, ağrının nedenine göre planlanır. Çoğu hastada cerrahi dışı yöntemler yeterli olmaktadır. Bunlar arasında; fizik tedavi ve özel egzersiz programları, kortikosteroid veya hyaluronik asit enjeksiyonları, PRP (trombositten zengin plazma) veya kök hücre enjeksiyon tedavisi, şok dalga tedavisi (ESWT) yer almaktadır. Bu yöntemlerle birçok hasta ameliyata gerek kalmadan sağlığına kavuşabilmektedir" ifadelerini kullandı. Cerrahi gerektiren durumlar Cerrahi gerektiren durumlara da değinen Köken, "İleri derecede tendon yırtıkları, ciddi omuz çıkıkları, ileri evre kireçlenme, hareketi ciddi şekilde kısıtlayan durumlarda gibi vakalarda ameliyat gündeme gelebilir. Omzunuzu 90 derecenin üzerine kaldıramıyorsanız, geceleri ağrı nedeniyle uyanıyorsanız, kolunuzda uyuşma veya güçsüzlük varsa, ağrı 2 haftadan uzun süredir devam ediyorsa, omzunuzda çıtırtı veya kilitlenme hissediyorsanız ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavi tercih edilir" dedi. "Cerrahi ile kalıcı çözüm mümkün" Cerrahi yöntemler hakkında bilgi veren Köken, "Hastanın yaşı ve ağrının sebebine bağlı olarak, küçük kesilerle hızlı iyileşme sağlayan artroskopik (kapalı) ameliyat, kapalı ameliyat ile tedavi edilemeyecek hastalıklar ve kırıklarda açık ameliyat, ileri evre kireçlenmelerde kalıcı çözüm olarak omuz protezi tercih edilebilir" diye konuştu.