EKONOMİ - 13 Mart 2025 Perşembe 11:35

ADASO’da iş dünyasına girişim sermayesi yatırım fonu anlatıldı

A
A
A
ADASO’da iş dünyasına girişim sermayesi yatırım fonu anlatıldı

Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nın sunduğu imkanları anlamak, bu fonları şirketlerin büyümesi ve yenilikçi projelerin hayata geçirilmesi için kullanmanın büyük önem taşıdığını söyledi.


Adana Sanayi Odası (ADASO) ve Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) iş birliğiyle düzenlenen ‘Şirketler İçin Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Avantajları’ toplantısı düzenlendi. Sabancı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda iş dünyası temsilcisi katılım sağladı.


Hızla değişen bir ekonomik ve teknolojik dönüşümün tam ortasında bulunan dünyada yapay zeka, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yenilikçi iş modellerinin vazgeçilmez olduğuna değinen Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, "Ancak bu değişim dalgasında ayakta kalmak ve öne geçmek için sermayeye erişim, doğru yatırımlar ve güçlü iş birlikleri her zamankinden daha kritik bir önem taşıyor. İşte tam da bu noktada, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF), hem şirketlerimiz hem de girişimcilerimiz için büyük bir fırsat sunuyor. Bu nedenle Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nın sunduğu imkanları anlamak, bu fonları şirketlerimizin büyümesi ve yenilikçi projelerin hayata geçirilmesi için kullanmak büyük önem taşıyor" diye konuştu.


Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nın yalnızca finansal bir kaynak değil aynı zamanda bilgi, deneyim ve ağ oluşturma fırsatları sunduğunu ifade eden Kıvanç, sözlerini şöyle sürdürdü;


"Bu fonlar, start-up’lara büyüme sermayesi sağlarken; köklü şirketlerimize de yeni pazarlara açılma, Ar-Ge yatırımlarını artırma ve teknolojiyle entegre olma şansı veriyor. Üstelik, vergisel avantajlarıyla da hem yatırımcılar hem de girişimciler için cazip bir model oluşturuyor. Bugün burada, bu avantajları en yetkin isimlerden dinleyeceğiz ve somut örneklerle bu fırsatların nasıl hayata geçirilebileceğini tartışacağız."


Açılış konuşmalarının ardından toplantıda Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Danışmanı A. Cüneyt Selçuk "Türkiye’de Girişim Sermayesi Ekosistemine Bakış" ve EY Türkiye Vergi Bölümü Direktörü Ahmet Tunalı "GSYF Yatırım Süreci ve Vergi Avantajları" konularında katılımcıları bilgilendirdi.


Toplantı soru-cevap akabinde son buldu.



ADASO’da iş dünyasına girişim sermayesi yatırım fonu anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Uzmanı uyardı: "Kar örtüsü keneleri yok etmiyor" Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış mevsiminin uzun ve sert geçmesinin keneleri tamamen ortadan kaldırmadığını, bazı türlerin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini söyledi. Tokat’ta nisan ayında etkili olan kar yağışı, kene popülasyonunun azalacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme getirdi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış şartlarının keneler üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’de zaman zaman görülen aşırı yağışların ’iklim düzensizliği’ olarak nitelendirildiğini ve bu durumun kene popülasyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Keskin, toplumda yaygın olan ’kış uzun sürerse yazın kene azalır’ düşüncesinin ise her kene türü için geçerli olmadığını ifade etti. "Bazı kene türleri kış ve sonbaharda da aktif olabiliyor" Kışın sert geçmesi ve kar örtüsünün bulunmasının kenelerin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hava sıcaklığının yaklaşık 4 derece olduğu dönemlerde dahi kene toplayabiliyoruz. Özellikle soğuğa dayanıklı bazı türler, kış ve sonbahar aylarında da aktif olabiliyor. Bazı kene türleri larva evresinde eksi 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda dahi uzun süre hayatta kalabiliyor. Keneler, aşırı soğukta doğrudan yüzeyde kalmak yerine daha korunaklı alanlara yönelir. Toprak altı, taş altı ve yaprak döküntülerinin bulunduğu alanlar, kışın dış ortama göre daha sıcak olduğu için keneler buralarda yaşamlarını sürdürebilir" dedi. "Keneler antifriz proteinleri sayesinde soğuğa dirençli" Kenelerin biyolojik olarak da oldukça dayanıklı canlılar olduğuna dikkat çeken Keskin, bu canlıların antifriz proteinleri sayesinde düşük sıcaklıklara karşı direnç geliştirdiğini belirterek, "Bazı kene türleri kışı yumurta, bazıları ise larva halinde geçirir. Kene yumurtalarının da çevresel tehditlere karşı koruma mekanizmaları vardır. Keneler, yumurtalarını ‘Gené’s organı’ adı verilen yapıdan salgılanan bir sıvıyla kaplayarak kuruma, bakteri ve mantarlara karşı koruyabilir. Kene popülasyonlarının ciddi şekilde azalması için uzun süreli ve çok düşük sıcaklıkların etkili olması gerekir. Bunun dışında keneler, kışı dinlenme halinde geçirerek varlıklarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı.
Mersin Cennet Obruğu’ndan 13 yıl sonra su çıktı Mersin’in önemli turizm noktaları arasında yer alan ’Cennet ve Cehennem’ obruklarından Cennet Obruğu’nun derinliklerinden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Doğanın sürprizi mağaranın atmosferini değiştirdi. Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Narlıkuyu Mahallesi’nde yer alan ve her yıl yaklaşık 400 bin kişiyi ağırlayan 452 basamaklı Cennet ve Cehennem obruklarında yeni sezon öncesi ilginç bir durum yaşandı. Obruklardan Cennet ismiyle bilinen yerin zemininden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Bu yıl kış mevsiminin yağışlı geçmesinden kaynaklı olduğu değerlendirilen durum nedeniyle yoğun olarak kaynayan su ilk günlerde obruğun belirli kısmını doldurdu. Doğal gider gözlerin açılmasıyla su akar yolunu buldu. Şu anda iki kaya parçasının altından kaynayan su izleyenlere keyif veren bir akarsu oluşturdu. "13 yıl önce kaybolmuştu" Narlıkuyu Mahallesi Muhtarı İrfan Aydın, "Mahallemizde bulunan Cennet-Cehennem obruklarındayız. Şu anda Cennet Obruğu’nun içerisindeyiz. 452 basamakla iniliyor. İçeride büyük bir su kaynağı var. Bu su kaynağı 13 yıl önce kaybolmuştu. Bu sene yağış çok aldığımız için şu anda kayaların altından yine kaynamaya başladı" dedi. Aydın, "Çok güzel, muhteşem bir görüntüsü var. Yani daha önceki gelen ziyaretçilerimiz ’Hiçbir şey yok, bomboş bir mağara’ diyorlardı ama su kaynamaya başlayınca herkes ’Çok güzel, çok muhteşem, gelip görmeye, gezmeye değer bir yer’ diyorlar" ifadelerini kullandı.