EKONOMİ - 17 Nisan 2026 Cuma 08:56

AOSB’de ihracatın yol haritası çizildi

A
A
A
AOSB’de ihracatın yol haritası çizildi

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), ihracat odaklı büyüme hedefi doğrultusunda sanayicilere rehberlik edecek önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.


Sanayicilerin uluslararası ticarette karşılaşabileceği finansal risklerin azaltılması ve ihracat kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıda, Eximbank’ın sunduğu finansman ve sigorta çözümleri detaylı şekilde ele alındı.


AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği programda, üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmanın önemi vurgulanırken, dış pazarlarda sürdürülebilir büyümenin sağlanmasına yönelik atılabilecek adımlar da değerlendirildi.



Finansal riskler


Bölge sanayicilerinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmak ve finansal risklerini minimize etmek amacıyla önemli bilgilerin paylaşıldığı toplantıda, Türk Eximbank Ege Bölge Sigorta Pazarlama ve Koordinasyon Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli’nin sunumlarının ardından Türk Eximbank Adana Şube Müdürü Ali Can ve ekibi, kredi destekleri ve alacak sigortası konularında kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu.


Kısa, orta ve uzun vadeli kredi destekleri ve ihracat alacakları sigortası konuları Türk Eximbank yetkilileri tarafından detaylı olarak ele alındı.



Alacak sigortası ve risk yönetimi


Programda, alacak sigortasının yalnızca bir güvence mekanizması değil, aynı zamanda etkin bir risk yönetim aracı olduğu vurgulandı. İhracatçı, alıcı ve Türk Eximbank arasında kurulan sistem sayesinde firmaların alacaklarının sigorta güvencesi altına alındığı, bu sayede finansal sürdürülebilirliklerinin güçlendirildiği ifade edildi.


Sunumlarda sistemin teminat, finansman ve enformasyon olmak üzere üç temel fonksiyon üzerinden işlediği, ihracatçıların hem yeni pazarlara açılmasını kolaylaştırdığı hem de mevcut pazarlarda daha güvenli hareket etmelerine katkı sunduğu aktarıldı.



Sigorta süreçlerinde kritik başlıklar


Toplantıda alacak sigortası süreçlerine ilişkin kritik işleyiş detayları da kapsamlı şekilde paylaşıldı.


Buna göre, ihracatçı firmaların alacak riski bulunan tüm alıcıları için e-şube üzerinden limit başvurusu yapmalarının gerekli olduğu, sevkiyatların gerçekleştiği ayı takip eden ayın 10’una kadar eksiksiz bildirilmesi ve vadesi geçen alacakların zamanında sisteme girilmesinin tazminat süreçlerinin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.



Dolandırıcılık riski uyarısı


Ayrıca, alıcılarla yapılan ticari ilişkilerde iletişim doğrulamasının dikkatle yapılması, resmî kanallar üzerinden teyit alınması ve olağan dışı taleplere karşı temkinli yaklaşılması gerektiği vurgulanarak, uluslararası ticarette karşılaşılabilecek dolandırıcılık risklerine karşı alınması gereken önlemler örneklerle anlatıldı.



Finansman ve sigorta çözümleri


Toplantıda Eximbank’ın sunduğu finansman modelleri ile sigorta çözümlerinin, firmaların nakit akışını koruyarak ihracat kapasitelerini artırdığı ifade edildi. Prim maliyetlerinin alıcının bulunduğu ülke, ödeme şekli ve risk grubu gibi değişkenlere göre belirlendiği, bu sayede firmalara esnek ve ihtiyaca özel çözümler sunulduğu bildirildi.


Bununla birlikte bazı ülkelerin kapsam dışı veya geçici kapsam dışı olduğu bilgisi paylaşılırken, ihracatçının risk haritasını doğru analiz etmesinin önemine dikkat çekildi.



AOSB’de ihracatın yol haritası çizildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman "Deprem çocuklarda erken ergenliğe neden oldu" Binlerce binanın hasar gördüğü 6 Şubat depremlerinin çocuklarda erken ergenliğe neden olduğu ve büyümelerini negatif yönde etkilediği ortaya çıktı. ‘Asrın felaketi’ olarak kabul edilen 6 Şubat depremleri insanlar üzerinde ağır yaralar açtı. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremlerin, çocuklarda ki fizyolojik ve psikolojik etkileri araştırıldı. Adıyaman, Hatay, Malatya ve Diyarbakır illerinde bilim insanlarının depremi yaşayan 1044 çocuk üzerinde yaptıkları araştırmalarda, doğal afetin çocuklarda erken ergenliğe neden olduğu anlaşıldı. Deprem öncesinde çene yapılarının durumu için el grafikleri çekilen çocuklardan deprem sonrası yeniden el grafikleri çekildi. Deprem öncesi ve sonrası grafiklerde yapılan karşılaştırmada çocukların büyüme atılımında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim olduğu fark belirlendi. Ergenlik atılımının öne çekilmesi nedeniyle çocukların büyümesi ve gelişiminin daha az olduğu ortaya çıktı. Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Hamamcı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fundagül Bilgiç Zortuk, İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Sabahattin Bor, Batman Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Nursezen Kavasoğlu tarafından hazırlanan makale American Journal of Human Biology isimli bilim dergisinde yayımlandı Araştırmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Hamamcı, "Deprem bölgesinde yaşayan akademisyenler olarak Adıyaman, Hatay, Malatya ve Diyarbakır’da ki çocuklar üzerinde, bu çocukların büyüme gelişimi acaba nasıl etkilendi diye akademisyen arkadaşlarla bir çalışma yapmaya karar verdik. Bu çalışmamız bizim zaten rutin olarak çocuklardan almış olduğumuz deprem öncesi ve deprem sonrası el bilek grafilerinin değerlendirmesiydi. Çalışmanın neticesinde deprem öncesi ve deprem sonrası çocuklarda büyüme atılımında istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler bulduk. Bulmuş olduğumuz sonuçlara göre ergenlik atılımı daha öne çekilmişti ve bu da çocukların büyüme ve gelişimi üzerinde negatif bir etkiye sahipti. Yaklaşık olarak bin 44 çocuktan aldık el bilek grafilerini, çocuklar olması gerekenden daha az büyüdü ve daha az gelişti. Dolayısıyla deprem çocuklar üzerinde, gelişimleri üzerinde oldukça olumsuz bir etki meydana getirmiş oldu. Ailelerin biraz daha bilinçli olması gerekiyor. Biraz daha bu ergenlik döneminin öne çekildiğini bilmeleri ve ergenlik atılımıyla ilgili yapılması gereken tedavilerde biraz daha erken hareket etmelerini öneriyoruz ailelerimize" diye konuştu.
Antalya Kumluca’da sahil ve kamu alanlarında karavan konaklaması yasaklandı, karavancılar bölgeden çıkarıldı Antalya’nın Kumluca ilçe sahil şeridinde karavan konaklamasına yönelik alınan yasak kararı, bölgede tartışmalara neden oldu. Kumluca Kaymakamlığı’nca yayımlanan genelge doğrultusunda, sahil ve kamuya açık alanlarda karavanla konaklama yasaklanırken, jandarma ekipleri Mavikent Mahallesi Aktaş sahilindeki karavancıları bölgeden çıkardı. Kumluca Belediyesinin Beykonak Mahallesinde karavancılar için bir alan hazırlamasına rağmen Mavikent Mahallesi Aktaş sahilinde kalmaya devam eden karavancılar Kumluca Kaymakamlığı’nca yayınlanan genelge ile jandarma tarafından bu alandan çıkarıldı. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, sosyal medya üzerinden yayımladığı genelgede karavan kullanımındaki artışa dikkat çekerek, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla yeni düzenlemeye gidildiğini belirtti. Genelgede, "İlçemiz genelinde karavan turizmi ve gezgin karavan kullanıcı sayısında ciddi artış gözlemlenmiştir. Bu durum çevre düzenini, kamu güvenliğini, trafik akışını, vatandaşların sahillerden yararlanma vb. gibi sosyal haklarını kullanmasında ve ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede ciddi aksaklıkların yaşanmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. Alınan kararlar kapsamında, resmi karavan park ve çadır alanları ile ruhsatlı ve izinli kamp alanları dışında karavanla konaklama yasaklandı, sahil şeritleri, yol kenarları ve yeşil alanlarda park edilerek konaklanmasının önüne geçildi, uyarılara uymayan karavan ve çadırların kaldırılarak yediemin otoparkına çekilmesi kararlaştırıldı. Karar, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında farklı görüşlere neden oldu. Bazı vatandaşlar karavanların çevre kirliliğine yol açtığını ve sahil kullanımını engellediğini savunurken, bazıları ise karavan turizminin ekonomiye katkı sağladığını ve sosyal hayatın bir parçası olduğunu dile getirdi. Karavan sakinleri tepki gösterdi Vergisini veren, askerlik görevini yapan bu ülkenin vatandaşı olduklarını belirten karavancılar ise, "Emekli olduk, şehrin kaosundan kurtulup sakin bir köşede hayat sürmek istiyoruz. Bunu bize çok gördüler" dedi. Bursa’dan gelip Mavikent Aktaş’ta karavanda yaşayan Kıvanç Tutal, "Çevre temizliği bahanesiyle buradan tahliye ediliyoruz. Ancak çevredeki çöpleri biz topluyorduk. Biz buralarda olmazsak buralara daha da çok kirlenecek. Mümkün oldukça doğamıza sahip çıkmaya çalışıyorduk. Karavanlardaki tuvaletleri dahi kullanmıyorduk. Belediyenin sağladığı içme suyu, duş ve tuvaletlerden faydalanıyorduk. Bu imkânlar varken dışarıya fosseptik boşaltmamız mümkün değil. Hayatın kaosundan kaçıyoruz. Ama daha çok kaos yaşıyoruz. Bize herhangi bir yer gösterilmiyor. Gösterilen yerler çok kötü. Bir anda fahiş zamlar geliyor" diye konuştu. Tamer Özcan ise, "Bizim sıkıntımız aramızda bozuk çıkabilecek insanlarla genellemeye bir tutulmamız. Mutlaka her grubun, toplumun içinde kötü insanlar bunuyor ama biz de onlarla aynı kefeye konuluyoruz. Ben bizzat eşimle birlikte kaldığımız Aktaş Plajını günde üç defa temizliyorum. Ama ona rağmen jandarma ve zabıta tarafından ’burayı boşaltın’ deniyor. Gideceğimiz yer belli değil. Bize bir yer gösterilse veya bir hatamız varsa söylenebilir. Kararnameye bakıyorum, denize girilmesi engelleniyor. Nisan ayında pek denize giren yoktu. Üç beş karavancı Polonyalı arkadaş vardı. Onlar denize giriyordu. Biz kimse engel olmadık. Pozisyonumuz denizi kapatacak şekilde de değil. Otuz yıl demir çelik sektöründe çalıştım. Günyüzü görmeden 30 yıl 3 vardiya çalıştım. Emekli ikramiyem ile arabamın arkasına karavan takma hayalim vardı. Güzelim ülkemi dolaşıp gezeyim, insanlara tanışayım. Apartmanımın balkonunda, televizyon karşısında, kahvede ömrüm geçmesin. Amacım bu. Bir yerlere yerleşmek, çökmek değil" dedi. Erol Mergen de, şu ifadeleri kullandı: "Yere çöp atan, kirli suyunu yerlere bırakan karavancı değildir. Biz onlardan değiliz. Biz onlardan ayrılarak hak ettiğimiz değerin verilmesini, onların da devlet tarafından takibinin yapılarak gereken cezaların almasını bekliyoruz. Ama aynı kefeye konulup sanki bu ülkeye vergi vermemiş gibi askerliğimizi veya vatandaşlık görevimizi yapmamış gibi bazı bölgelerden kovulmamız bizim zorumuza gidiyor. Biz bu ülkenin insanı değil miyiz? Biz de doğanın temiz kalması için elimizden geleni yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. Kurumlardan beklentimiz yüksek değil. Tuvalet ve içme suyu. Elektriğimizi kendimiz üretiyoruz." Özgür Kement ise "Devlete vergilerimizi tam anlamıyla vermişiz. Emekliliğimizde biraz gezelim istedik. Geldiler bizi Mavikent bölgesinden kaldırdılar" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Ayla öğretmen 6 kurşunla hayatını kaybetmiş, doktorlar 1 saat kalp masajı yapmış Kahramanmaraş’ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan Ayla öğretmenin 6 kurşunla hayatını kaybettiği, hastaneye kaldırılan kadının doktorlar tarafından 1 saat boyunca hayata döndürülmeye çalışıldığı öğrenildi. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doktor Fehmi Deniz Çakır, "1 saat müdahalesini yaptık ancak geri dönüş alamadık, maalesef hastayı kaybettik" dedi. Geçtiğimiz gün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara’nın yanı sıra 8 öğrenci hayatını kaybetti. Yaralı 8 öğrencinin tedavisiyse sürüyor. Kendisini öğrencilerine siper etmiş Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara’nın ise 2’si kafasında 3’ü sırtından ve 1’i sağ bacağından olmak üzere 6 kurşunla öldüğü öğrenildi. Ayla öğretmen dün toprağa verildi. Doktorlar 1 saat kalp masajı yapmış Öte yandan saldırının ardından HG Hospital Hastanesi’ne kaldırılan matematik öğretmeni Ayla Kara’ya doktorların 1 saat boyunca kalp masajı yapıp hayata döndürmeye çalıştıkları ancak başaramadıkları da öğrenildi. Ayla öğretmene 1 saat kalp masajı yapan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doktor Fehmi Deniz Çakır, o anları İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Doktor Çakır, "İhbarı aldığımızda acil serviste bütün ekip olarak bekliyorduk. Ayla öğretmen geldiğinde kalbi durmuş vaziyetteydi. Gerekli sıvı ve kan desteğini sağlamaya çalıştık. 1 saat müdahalesini yaptık ancak geri dönüş alamadık, maalesef hastayı kaybettik" ifadelerini kullandı. Ayla öğretmeni hayata döndürmek için çok çaba harcadıklarını belirten Doktor Çakır, "Akciğerin bir bölümünde havalanma yoktu. O bölgeyi açmaya yönelik tüp takıldı. Genel olarak kalp masajı yapıldı. Kan ve sıvı desteğini sağladık ancak maalesef yanıt alamadık" dedi. Ev yaptıracaktık cenazesi geldi Öte yandan, Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara da dün İHA’ya yaptığı açıklamada eşiyle gurur duyduğunu belirterek, "Gurur duyuyorum. Hiç hesapta kitapta yoktu ama hayalleri vardı. Allah yar ve yardımcısı olsun. Burayı çok severdi. Buraya ev yaptıracaktık ama ancak mezarı geldi. Allah’ım şehitlik mertebesine ulaştırsın" ifadelerini kullanmıştı.