TEKNOLOJİ - 17 Mayıs 2024 Cuma 08:32

AOSB’den Ar-Ge ve inovasyona büyük destek

A
A
A
AOSB’den Ar-Ge ve inovasyona büyük destek

Değişimi ve sürekli yenilenmeyi destekleyen, yaşanabilir bir çevre, sürdürülebilir ekonomik gelişme ve Türkiye’nin rekabetçi gücüne katkı için AR-GE ve inovasyonu teşvik eden Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin 4. Ulusal Sanayi Odaklı AR-GE ve İnovasyon Proje Yarışması ödülleri sahiplerini buldu. Türkiye’nin 57 seçkin üniversitesinden 144 başvurunun olduğu yarışmada dereceye girenlere 600 bin TL ödül dağıtıldı.


Sanayiye, bilime, girişimciliğe ve üniversite-sanayi iş birliğine katkıda bulunan birçok öncü projeyi hayata geçiren Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nce düzenlenen yarışmanın ödül töreni AOSB Seyhan Salonu’nda gerçekleştirildi.


AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Kara, Denetim Kurulu Üyesi Mustafa Fidan ve AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Neslihan Boyan, Adana Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Remzi Özdoğan, KOSGEB İl Müdürü Mehmet Eren, Ticaret İl Müdür Vekili Hüseyin Gödelek, Adana İş Kadınları Derneği Başkanı Berman Mantı, İşkur İl Müdürü Ahmet Karaveli, TSE Çukurova Bölge Koordinatörü Fatih Kurt, Milli Eğitim İl Md Yrd. Murat Bilal, İletişim Başkanlığı Adana İl Müdürlüğü Şube Müdürü Mustafa Naci Dönmez, sanayiciler, üniversite akademisyenleri ve diğer davetliler katıldı.


AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, törenin açılışındaki konuşmasında, bölge yönetimi olarak, sanayicilerine sadece sorunsuz ve kesintisiz üretim imkânı sunmakla kalmayıp, katma değeri yüksek ürünlerle dünya pazarlarında güç sahibi olmalarının da yolunu açma çabasında olduklarını, bu yarışmanın da bu çabalarının bir parçası olduğunu bildirdi.


Başkan Sütcü, bu yarışma ile yeni teknoloji ve metotları sanayimize kazandırmak, Ar-Ge ve inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek ve Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında yeni ortaklıkları başlatma amacıyla emin adımlarla ilerlemeye devam ettiklerini vurguladı.



Ar-Ge ve inovasyonun önemi


Ar-Ge ve inovasyonun, günümüzde iş dünyasının en önemli belirleyicilerinden biri haline geldiğini ifade eden Bekir Sütcü, “Yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesi, sadece rekabet avantajı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumların refahına da büyük katkı sağlar” dedi.


Sütcü, Ar-Ge ve inovasyonun, sadece büyük şirketlerin değil, aynı zamanda KOBİ’lerin ve girişimcilerin de başarılı olabileceği bir alan olduğunu belirterek, şunları kaydetti:


“Bu yarışma, bu potansiyeli ortaya çıkarmak ve desteklemek için bir platform sağlıyor. İnovasyon, sadece ürün veya hizmetlerde değil, aynı zamanda iş modellerinde, operasyonlarda ve sürdürülebilirlik alanında da gerçekleşir. Bu yüzden bu yarışma, çeşitli sektörlerden katılımcıları bir araya getirerek, farklı bakış açılarıyla zenginleşen bir ortam sunuyor.”



57 üniversiteden 144 başvuru


Bu yılki proje yarışmasına 57 farklı üniversiteden toplam 144 başvuru olduğuna dikkati çeken Başkan Sütcü, “Bugün burada sadece kazananları değil, aynı zamanda her bir katılımcıyı cesaretlendirmek ve onların potansiyelini keşfetmeye teşvik etmek amacındayız. Başarılı olmak için sadece kazanmak değil, aynı zamanda deneyimlerimizden öğrenmek ve kendimizi geliştirmek önemlidir” dedi.



10 farklı tematik alan, 600 bin TL ödül havuzu


Sütcü, 600 bin TL ödül havuzu bulunan ve tematik alanları belirlenirken sanayicilerden gelen istek ve ihtiyaçların değerlendirildiğini yarışmanın katılımcılarına, geleceğin öncüleri olarak başarı dileklerini ilettiği konuşmasını şöyle tamamladı:


“Yarışmanın her aşamasında gösterdiğiniz çaba ve tutku, sadece bugün değil, gelecekte de sizi aydınlık bir yola yönlendirecektir. Bu süreçte yarışmamıza katılım sağlayan fikir sahiplerine ve başvuru süreçleri sonrası projelerin şeffaf bir şekilde değerlendirilmesinde emeği geçen tüm akademisyen ve sanayici hakemlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”


Açılış konuşmalarının ardından yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Ödüllerini törene katılan davetlilerin elinden alan yarışmacılar, projelerini de özetle tanıtma fırsatı buldular.



Projeler ve ödüller


Donanım-yazılım, elektrik-elektronik, enerji, yeşil teknolojiler, gıda-tarım, tekstil, makine imalatı ve otomotiv, savunma-uzay ve havacılık, sosyal yenilikçilik ve girişimcilik, İş sağlığı ve güvenliği” tematik alanlarında gerçekleştirilen yarışmada dereceye giren projeler şöyle:


Akademisyen/Lisansüstü Kategorisi


1’inci: Doç. Dr. Şükran Kara Dokuz Eylül Üniversitesi / Akademisyen


Proje Adı: Hayvansal Lif Atıkları Kullanılarak Elde Edilen Yerli Keratinden Biyo-Uyumlu Antibakteriyel Yara Örtüsü Tasarımı


2’nci: İlhan Altay / İnönü Üniversitesi / Kimya Mühendisi


Proje Adı: ILSAN Faboto-GSM


3’üncü: Nimet Özmeral / Konya Teknik Üniversitesi / Kimya Mühendisi


Proje Adı: Atık Lastiklerin Geri Dönüşümünden Elde Edilen Pirolitik Yakıttan D-Limonen Maddesinin Üretimi



Lisans mezun / Lisansüstü öğrenci kategorisi


1’inci: İlknur Bağlan / Akdeniz Üniversitesi / Malzeme Mühendisi


Proje Adı: CELL designer


2’nci: Mehmet Türkoğlu / Artvin Çoruh Üniversitesi / Girişimci


Proje Adı: Tarımsal Atıklardan Selüloz Bazlı Bioplastik Üretim Yöntemi


3’üncü: Türkan Uzlaşır / Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi / Gıda Mühendisi


Proje Adı: Süperkritik Karbondioksit (SK-CO2) Ektraksiyonu ile Spirulina Platensis’ten Gıdalarda Doğal Renklendirici Olarak Kullanılan C- Fikosiyanin Eldesi ve Yapısal Karakterizasyonu



Lisans öğrenci kategorisi


1’inci: Emrullah Erdeve / İstanbul Medeniyet Üniversitesi


Proje Adı: Ardv


2’nci: Musa Malkoç /Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi


Proje Adı: TürkHavKontrol.


3’üncü: Hatice Öztekin / Gebze Teknik Üniversitesi


Proje Adı: Mikroalg- Maya Simbiyotik Birlikteliği ile Biyoetanol Üretim Potansiyelinin Araştırılması, Analizi ve Optimizasyonu.



AOSB’den Ar-Ge ve inovasyona büyük destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.