EĞİTİM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 12:15

ATÜ’de ’Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya’ projesi

A
A
A
ATÜ’de ’Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya’ projesi

Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Erbay, farklı bitkilerden filizler elde edilerek, bu filizlerin sağlık ve beslenme açısından faydalarının ortaya konulacağını söyledi.


"Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya, FEED" (From Edible sprouts to hEalthy fooD) başlıklı Avrupa Birliği tarafından bütçelenen Ufuk 2020’nin PRIMA programı kapsamındaki projenin Türkiye ayağı Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ATÜ) yürütülüyor. 1 Haziran 2023 tarihinde resmi olarak başlamış olan projenin 3 yıl süreceği belirtildi. Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Levent Yurdaer Aydemir, Dr. Pelin Salum Erbay ile Maden Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Güven projede araştırmacı olarak görev alırken bir doktora sonrası araştırmacı ile bir doktora öğrencisi de bursiyer olarak çalışıyor. Projede Türkiye, İtalya, İspanya, Almanya, Hırvatistan ve İsrail olmak üzere 6 ülkeden 10 kurum yer alıyor.



Daha sağlıklı gıdalar üretilecek


Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Zafer Erbay, çalışmada, farklı bitkilerden filizler elde edilerek, bu filizlerin sağlık ve beslenme açısından faydalarının ortaya konulacağını ifade etti. Prof.Dr.Erbay, "Daha sonrasında ise bu filizlerden elde edilen bileşenlerle zenginleştirilmiş gıdalar üretilecektir. Bu süreçte, üretilecek ürünlerin sürdürülebilirlikleri ortaya konulup, ürünlerin toplumsal kabulünün değerlendirilmesi ve Akdeniz diyetinin parçası olabilmesi için başta gençler olmak üzerinde çeşitli sosyal gruplar içerisinde çalışmalar yürütülecektir" dedi.


Günümüzde besleyici etkilerinin ötesinde, bireyin sağlığında, fiziksel performansında veya ruhsal durumunda olumlu etki oluşturmak üzere bir veya daha fazla niteliği geliştirilmiş gıdalara fonksiyonel gıdalar denildiğini aktaran Prof. Dr. Erbay, daha sonra şunları söyledi:


"Üniversitemizde de filizler kullanılarak çeşitli gıdaların fonksiyonel hale getirilmesine, yani sağlık etkilerinin arttırılmasına çalışılmaktadır. Böylece, besin takviyeleri ile sağlanmaya çalışılan etkilere ihtiyaç kalmaksızın beslenebilmemiz hedeflenmektedir. Burada amaç yeme şeklinizi değiştirmeden hali hazırda alışkın olduğunuz lezzetlerin ve besinlerin yüksek sağlık potansiyeli taşıyan bileşenler ile geliştirilmesini sağlamaktır. Ancak, bu bileşenler havadan, gıdadaki başka bileşenlerden, gıdaların üretim süreçlerinden ve sindirim süreçlerinden etkilenir ve bozularak etkinliklerini kaybedebilir. Ayrıca bunların ilavesi, gıdaların lezzetini, rengini, yapısını ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Çözüm, bu bileşenleri, kendileri de gıda bileşenleri olan protein, yağ ve karbonhidrat yapılarından oluşan çok küçük mikro boyutlarda kapsüllerle korumaktır."



Çalışmalar ayran ve erişte üzerine yapılıyor


Erbay, ATÜ’deki faaliyetlerle, filizlerden elde edilen ve sağlığı olumlu yönde etkileme potansiyeli yüksek bileşenleri, önce ince bir yağ tabakasıyla, ardından gıda proteinleri ve karbonhidratlarla çevreleyerek korunmalarını sağladıklarını da kaydetti. Erbay, "Bu yöntemle, bu bileşikler gıda işleme tekniklerinden etkilenmeyecek, sindirim sırasında midenin zorlu şartları altında parçalanmayacak ve bileşenin hedefine bağlı olarak ince veya kalın bağırsaklara iletilecektir. Bu şekilde koruma altına alınmış olan filiz bileşenlerini günlük hayatta sıklıkla tükettiğimiz gıdaların zenginleştirilmesinde kullanabileceğiz. Bu amaçla, yürüttüğümüz projede, ayran ve erişte gibi geleneksel gıdalarımızı bu bileşenlerle zenginleştireceğiz ve etkilerini ortaya koyacağız" diye konuştu.


Proje ekibi ve üniversitenin, enkapsülasyon, emülsiyon hazırlama, püskürtmeli kurutma, optimizasyon ve ürün geliştirme konusundaki uzmanlıklarına da dikkat çeken Erbay, püskürtmeli kurutucu, liyofilizatör, mikrodalga vakum kurutucu, sonikatör, yüksek basınçlı homojenizatör gibi üretim ekipmanları ve lazer difraksiyonu partikül boyut analiz cihazı, viskozimetre, GC-MS, GC/FID, mikroskoplar, spektrofotometreler ve daha fazlası gibi çeşitli ölçüm cihazları dahil olmak üzere gelişmiş laboratuvar ekipmanlarına sahip olduklarını kaydetti.



ATÜ’de ’Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya’ projesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.