SAĞLIK - 18 Temmuz 2024 Perşembe 14:54

Doç. Dr. Aktaş: "Dikkat edilmezse sıcak çarpmaları bireyi komaya sokabilir"

A
A
A
Doç. Dr. Aktaş: "Dikkat edilmezse sıcak çarpmaları bireyi komaya sokabilir"

Sıcak çarpmasının genellikle bireyin yeterli sıvı alamamasından kaynaklı beyindeki kontrol merkezinin vücut ısısının yönetimini kaybetmesiyle ortaya çıktığını söyleyen Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, bu durumun başta yaşlı bireyler, kronik hastalığı olanlar ve çocuklar olmak üzere bütün yaş grubunu etkileyebileceğini söyledi.


Bu yaz yaşanan yüksek sıcaklık değerleri sebebiyle bir sağlık kuruluşuna başvuran sıcak çarpması vakalarında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Sıcak çarpmasını ise oluşturduğu sonuçlar nedeni ile hafife almamak gerekiyor.


Sıcak çarpmasının genellikle bireyin yeterli sıvı alamamasından kaynaklı beyindeki kontrol merkezinin vücut ısısının yönetimini kaybetmesiyle ortaya çıktığını söyleyen Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, bu durumun başta yaşlı bireyler, kronik hastalığı olanlar ve çocuklar olmak üzere bütün yaş grubunu etkileyebileceğini söyleyerek uyarılarda bulundu.


Bilinç kaybına yol açabilir


Sıcak çarpmasının en önemli belirtilerinin huzursuzluk, bayılma hissi, halsizlik, yüksek ateş ve gözlerde kararma olduğunu anlatan Doç. Dr. Aktaş, güneş çarpmasının bireyi komaya (bilinç kaybı) sokabilecek kadar ciddi durumlara yol açabileceğini bu nedenle de hava sıcaklığı özellikle 40 santigrat dereceden fazla olan bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini söyledi.


Yüksek nem de etkili oluyor


Yüksek sıcaklık değerlerinin yanı sıra artan nem oranlarının da hava aşırı sıcak olmasa bile sıcak çarpmasına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Aktaş, “Örneğin; sıcaklığın 30 santigrat derecede olduğu bir yerde nem oranı yüzde 100 ise sıcak çarpması yaşanabilir. Ayrıca eğer çalışma ortamı aşırı sıcak ise yine sıcak çarpması gelişebilir. Fırınlar ve hamamlar buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi yerlerde çalışan bireylerin sık sık serin bir yere çıkarak hava almaları ve bol miktarda su tüketmeleri önemlidir” dedi.


Tıbbi yardım gerekebilir


Güneş çarpmasının dikkatli olunmaz ise herkesin başına gelebilecek bir durum olduğunu hattırlatan Doç. Dr. Aktaş, “Güneş çarpmasının fark edilmesi halinde vücut sıcaklığını dengelemek için birey hemen serin bir yere alınarak soğutma yapılması gerekir. Vücut sıcaklığı en hızlı şekilde düşürülmelidir. Aksi takdirde bu durum bireyde bilinç kaybına yol açabilir. Soğutma için; soğuk su, buz ve imkân var ise soğutucu battaniye kullanılmalıdır. 37,5 - 38 santigrat dereceler ilk adım için çok önemlidir. Ancak vücut ısısı daha da düşer ise bu sefer hastanın şok geçirme ihtimali ortaya çıkar. Bundan dolayı soğutma yapılırken zaman kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir” diye konuştu.


Basit önlemler ile korunmak mümkün


Güneş çarpmasına karşı özellikle yüksek tansiyon, diyabet (şeker) vb. kronik hastalıkları olanların çok dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Aktaş, alınabilecek önmeleri ise söyle sıraladı:


"Bol su ve sıvı tüketin. Su tüketmek için susamayı beklemeyin. Sıcak ve nemli havalarda özellikle de öğle saatlerinde dışarıda olmamaya çalışın. Dışarı çıkmanız gerekiyor ise saat 16’dan sonra çıkın. Dışarıdayken mutlaka şapka veya şemsiye kullanın. Açık renkli, pamuklu kıyafetler giyinin. Güneş koruyucu kremler kullanın."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
Siirt Siirt’teki komşu cinayeti davasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Siirt’te Gülhan Börülce’nin (39) lojmanda bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Şükrü K. (33) ve eşi Fatma K. (30) tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Maktulün eşi Ramazan Börülce, annesi Şükran Güngör, babası Bayram ve kardeşi Muhammed Önder de SEGBİS aracılığıyla Ankara’dan duruşmaya bağlandı. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından cezalandırılması ve mevcut hallerinin devamı yönünde görüş belirtti. Duruşmada, müştekiler ve avukatları, sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesi talebinde bulundu. Sanık Şükrü K. ise esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, suçu tek başına işlediğini, eşi Fatma K’nin masum olduğunu söyledi. Sanık Fatma K. de suçsuz olduğunu iddia ederek, beraati yönünde karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Şükrü K. hakkında "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezası ile tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanık Fatma K’nin ise hakkında isnat edilen suçlardan beraatini kararlaştırdı. Olayın geçmişi İki çocuk annesi Gülhan Börülce, 17 Aralık 2025’te merkez Barış Mahallesi’ndeki askeri lojmanda bıçaklanmış halde bulunmuş, ekiplerce yapılan kontrolde yaşamını yitirdiği belirlenen kadının cenazesi Ankara’da toprağa verilmişti. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Börülce’nin komşusu Şükrü ve eşi Fatma K. tutuklanmıştı.