GÜNDEM - 17 Mart 2026 Salı 10:41

Kayıp kızını 3 yıl sonra mezarda buldu, eşini 3 yıl sonra toprağa verdi

A
A
A

Gaziantep’in İslahiye ilçesinde asrın felaketinden sonra kayıp olarak aranan 13 yaşındaki İrem Karaca’nın annesi sanılarak Adana’da defnedildiği, İslahiye ilçesinde kimsesiz olarak defnedilen cenazenin ise annesi Duygu Karaca’ya ait olduğu tespit edildi. Fatih Karaca eşini kimsesizler mezarlığından alıp Adana’da toprağa verirken, "Sonunda çocuğumuzun yeri belli oldu" dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde Gaziantep İslahiye ilçesindeki Gözde Apartmanı da yıkıldı. Apartmandaki çok sayıda kişi hayatını kaybederken o esnada çalışan ve evde bulunmayan Fatih Karaca, eşi Duygu (41) ile çocukları Adile Nur (17), Mehmet (16), Sıla (16), annesi Adile Karaca (68) ve kayınvalidesi Havva Olamcam’ı (66) kaybetti. Karaca’nın 13 yaşındaki kızı İrem Karaca’dan ise depremden sonra haber alınamadı. Karaca, kızının bulunması için savcılığa başvurdu. Ancak aradan 3 yıl geçmesine rağmen bir türlü bulunamadı.

Kayıp kızını 3 yıl sonra mezarda buldu, eşini 3 yıl sonra toprağa verdi

"Soruşturma derinleştirildi, cenazelerin karıştığı belirlendi"

Yıllardır kızı İrem Karaca’nın hayatta olduğu hayaliyle aramadık yer bırakmayan ve kızı için şiirler yazarak sosyal medyada paylaşan, kızının bazı yerlerde görüldüğüne dair ifadelerle umudu artan baba Fatih Karaca’nın şikayetleri doğrultusunda İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma çerçevesinde aynı apartmanda hayatını kaybedenler tek tek tespit edilerek kimlik tespiti yapılamayan bir cenazenin olduğu belirlendi.

Kayıp kızını 3 yıl sonra mezarda buldu, eşini 3 yıl sonra toprağa verdi

"Kimsesiz diye defnedilen cenaze eşi çıktı, Adana’da eşi diye defnedilen cenaze kızı çıktı"

İslahiye mezarlığındaki kabir açılarak meçhul kadın olarak defnedilen cenaze ile Adana mezarlığındaki kabirler açılarak diğer cenazelerde incelemeler ve DNA testleri yapıldı. Yapılan incelemeler sonucunda İslahiye mezarlığında kimsesiz meçhul kadın olarak defnedilen cenazenin Fatih Karaca’nın eşi Duygu Karaca’ya ait olduğu, Duygu Karaca olarak Adana’da defnedildiği tespit edilen cenazenin ise 13 yaşındaki kızı İrem Karaca’ya ait olduğu belirlendi.

Kayıp kızını 3 yıl sonra mezarda buldu, eşini 3 yıl sonra toprağa verdi

"Acılı babanın kayıp kızı için umutlu bekleyişi acıyla son buldu"

Depremzede Fatih Karaca’nın acısı bir kez daha tazelendi. Karaca İslahiye’deki kimsesizler mezarında olan eşini Adana’daki aile mezarlığına getirerek depremden 3 yıl sonra dualarla toprağa verdi. Kızının hayatta olduğunu uman babanın bekleyişi acı sonla bitti.

Kayıp kızını 3 yıl sonra mezarda buldu, eşini 3 yıl sonra toprağa verdi

"Çocuğumun yeri belli"

Mezarda gözyaşlarına tutamayan Karaca, "Eşimin babasıyla birlikte zor günler yaşadık. O da bende tek kaldık. Bugüne kadar bizden desteğini esirgemeyen herkesten Allah razı olsun. Sonunda çocuğumuzun yeri belli oldu. Kaybımızı bulduk ve defin ettik. Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz. Kaybımızı DNA testi ile bulduk. Bu konuda desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz. Bizi yalnız bırakmadılar. 3 yıl içerisinde gitmediğimiz yer kalmamıştı. Sonunda yavrumun da, eşimin de yeri belli oldu artık" dedi.

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.