ASAYİŞ - 28 Kasım 2024 Perşembe 20:55

Öldürülen imam tarafından taciz edildiği öne sürülen kız o anları anlattı

A
A
A
Öldürülen imam tarafından taciz edildiği öne sürülen kız o anları anlattı

Adana’da 14 yaşındaki kızı taciz ettiği öne sürülerek öldürülen imamın taciz ettiği iddia edilen kız çocuğu, yaşadıklarını anlattı.


Olay, 24 Kasım günü Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa Mahallesi’ndeki Fet Ahmet Camii’nde meydana gelmişti. İddiaya göre, cami imamı Tarık Karadağ, M.A. (16) isimli genç tarafından bıçaklanmış kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Genç daha sonra polise teslim olmuş, imamın cenazesi ise otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılmıştı. İmamın cenazesi olaydan bir gün sonra otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Buruk Mezarlığında dün toprağa verilmişti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen genç ise M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.



“Babamdan büyük adam, imamdan asla beklemezdim”


İmam tarafından tacize uğradığı öne sürülen F.A. (14) ise yaşadıklarını anlattı. F.A., ”Ben hafızlık yapıyordum, okuldayken oğlunu tanıyordum. Hafızlık kursuna sürekli gelip gidiyordu kız yurduna yasak olmasına rağmen. Orada törenler verirken sürekli görüyordu, zamanla bana ayrı bir ilgi gösterip yaklaşıma başladı. Bu ilgiyi hissettim, ama sürekli baba sevgisidir dedim. Babamdan büyük adam imam asla beklemezdim. Düşünmedim, çoğu kişi iyi diyor, bende iyi diyordum” dedi.


Kurban bayramının arifesinde kıyafet alma bahanesine kendisini dışarı çıkarttığını anlatan F.A, ”Arabasındayken elimi tutup, elimi öptü. Kıyafet almak istediği söyleyerek beni dışarı çıkartmak için ısrar etti. Ailemde yanında başkaları olacağı sanıyordum onun için gitmeme müsaade ettiler. Ben yanına gittim, arabada tek olduğunu görünce arkaya oturmak istedim. Öne geçmemi ısrar etti. Öne geçtim, yolculuktayken elimi tuttu, çekmeme rağmen devam etti. Rahatsız olduğumu belli etmeme rağmen devam etti, elimi öptü. Sarılmak istediğini söyledi, omzumda uyu gibi söylememesi gereken şeyleri söyledi. Buralardan gidelim, kimliğin yanında mı? Reşit olmayacak bir kıza söylenmemesi gereken şeyler söyledi” ifadelerine yer verdi.



"Olayın üzerini örtelim dediler"


F.A, ”Mesaj atıyordu, cevap vermiyordum tekrar tekrar atıp arıyordu. Hafızlık kursundaki hocamı durumu anlattım. Hocamda oranın müftüsünün eşiyle konuştu. Müftü ve eşi bana sus dedi, kesinlikle kimseye anlatma olayın üzerini örtelim dediler. Sen yanlış anlamışsındır dediler, yapmaz öyle bir şey dediler. Yanlış anlaşılacak bir şey yok her şey ortadaydı. Diyanete de savcılığı da dilekçe verdik. Dilekçemiz reddedilip takipsizlik kararı verildi. Ben olay yaşanırken çıkartıp kamerayı çekemezdim. Ben o gün tecavüze uğramadım diye bu olay kapatıldı” sözlerine yer verdi.



"Ağabeyim sigara bile kullanmıyordu"


Gözyaşları içerisinde sözlerine devam eden F.A., ”Biz çok çabaladık, savcılığı da ifade verdik. Her yere başvurduk ama hep reddedildik. Ağabeyime madde bağımlısı diyorsunuz ama sigara bile kullanmıyordu. Hepimiz namazlı niyazlı insanlarız. Çok çabaladık, diyanete savcılığa her yere gittik. Ama hiçbir şekilde karşılığını alamadık. Abim bugün ben yaşadım, yarın başka kızlar yaşamazsın siye konuşmak istedi. Biliyorum ki tek bana yapılmadı. Lütfen başka bir kıza olduysa susmasın. Başkalarının desteğine çok ihtiyacımız var. Benim abim kimseyi öldürmek istemezdi, o an karşılık alınca kendisini korumak için yapmak zorunda kaldı” diye konuştu.



"İl ve ilçe müftüsüyle görüştüm, beni dikkate almadılar"


Baba Fatih A., ”Kur’an kursundaki sınıf hocası bana durumu anlattı. Ben savcılığa suç duyurusunda bulundum. İlçe ve il müftüsüyle yüz yüze görüştüm bu konu hakkında. İmam’ın tayinin çıkarılmasını rica ettim beni dikkate almadılar. Savcılığa verdiğim dilekçe bana takipsizlik kararı olarak geldi. Ben bir dilekçe daha verdim onda da takipsizlik kararı verildi. Ben bu meseleyi eşimle görüşürken, oğlum konuşmamızı duyuyor. Ondan sonrada olanlar oluyor. Oğlum karıncayı incitmeyen birisiydi. Kendi başından bir çocuktu. Sosyal medyada esrarcı, eroinci diye yazıyorlar. Sigara bile içmeyen bir çocuktu, neye dayanarak bunu söylüyorsunuz. Bir baba olarak yıkılmış hissediyorum" dedi.



Öldürülen imam tarafından taciz edildiği öne sürülen kız o anları anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Satırla katledilmekten anlık hamleyle kurtulan taksici: "Eğer o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm" Hatay’da sokakta önüne gelene saldıran suç makinesinin satırlı saldırısında yaralanan taksicinin kafasına 9 dikiş atıldı. Satırlı saldırganın öldürücü darbesinden anlık hamleyle kurtulan taksici Kemal Yağar, "Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım. Yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim" diyerek yaşadıklarını anlattı. Geçtiğimiz hafta İskenderun ilçesi Çay Mahallesi’nde yaşanan olayda; madde bağımlısı olan M.S., lokanta sahibini satırla yaraladıktan sonra önce taksi durağında bekleyen taksici Kemal Yağar ve ATM’den para çeken vatandaşı sırt kısmından yaralamıştı. Polis ekiplerinin kısa süren çalışmasıyla yakalanan ve 15 suç kaydı olduğu tespit edilen satırlı saldırgan mahkemece tutuklanmıştı. Saldırganın öldürücü saldırısında kafasına darbe alan taksici Yağar’ın yarası 9 dikişle kapatıldı. Sağlık durumu iyiye giden Yağar, çalıştığı durağa gelerek arkadaşlarıyla hasret giderdi. Taksici Yağar, kameraya yansıyan saldırıda; madde bağımlısının anlık saldırısından aniden yaptığı hamleyle kurtulmuştu. Hamle yapmamış olsa ölmüş olacağını dile getiren Yağar, suça yatkın olan madde bağımlısı şahısların sokakta gezmesini istemediğini söyledi. "Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım, yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim" Olay anını anbean anlatan Kemal Yağar, ani hamleyle ölümden kurtulduğunu dile getirerek "Sabahleyin saat yedi civarındaydı. Karşıda eli satırlı bir şahıs, direkt oradan bizim taksi durağına yöneldi. Benim arkadaşım da o arada takside bir şeyler yapıyordu, satırlı şahsı görmemişti. Ben onu fark ettim. Geldim arkadaşımı uyarmaya. Uyarmaya zaman kalmadan adam yanımıza geldi. Hiç soru sormadan bize satırla saldırdı. Eğer ben o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm. Şu an boynumda dokuz tane dikiş var, kaçmasaydım boynum kopabilirdi. Öyle şahısların dışarıda gezmesi yasaklansın. O arada o arbede yaşandığında erken saatte üç tane talebe çocuklar vardı. Çocuklar şoka girdiler ben onları teselli etmeye gittim. ’Yok kızım bir şey yok’ dedim. ’Yok amca kafan kanıyor’ dediler. Baktım gerçekten kafam kanıyor. O arada bir şahıs daha geldi, baktım ki karşıda bankamatikte para çeken bir şahsa daha saldırmış. Yani biz de şok olduk. Anlık oldu tabii ki koruduk kendimizi. Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım, yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim. Öyle ucuz kurtulduk Allah’ıma şükür olsun" dedi.
Hakkari Yüksekova’da ‘yayla muzu’ mesaisi başladı Hakkari ve ilçelerinde baharın müjdeleyicisi olarak bilinen, yüksek rakımlı dağlarda doğal olarak yetişen ve halk arasında "yayla muzu" olarak adlandırılan uçkun (revas), pazar tezgahlarındaki yerini alırken, sezonun ilk ürünleri ise destesi 150 liradan satılıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin sarp dağlarında ve zorlu coğrafyasında kendiliğinden yetişen, bölge halkı için hem önemli bir geçim kaynağı hem de eşsiz bir lezzet olan uçkun bitkisi, havaların ısınmasıyla birlikte piyasaya çıktı. Özellikle Yüksekova ilçesinde vatandaşlar, şifa kaynağı olarak gördükleri uçkuna yoğun ilgi gösteriyor. Bölgede uzun yıllardır kendiliğinde yetişen bitkileri satarak geçimini sağlayan esnaf Osman Orhan, bu yıl ki uçkun piyasası ve ürün tedariki hakkında açıklamalarda bulundu. Uçkunun bu yıl tezgahlara 150 liradan giriş yaptığını belirten Orhan, fiyatların sezon başı olması nedeniyle yüksek olduğunu ifade etti. "Havalar ısındıkça fiyatlar geriler" Uçkunun henüz yeni çıkmaya başladığını ve miktar arttıkça fiyatların normale döneceğini vurgulayan Orhan, şunları kaydetti: "Geçen yıl kilosunu 100 liradan satıyorduk. Bu yıl sezonu 150 liradan açtık. Şu an için ürün az olduğu için fiyat böyle, ancak önümüzdeki günlerde uçkun çoğaldıkça ve havalar iyice ısındıkça fiyatların gerilemesini bekliyoruz. Yıllardır bu işi yapıyorum, her sezon başında benzer bir grafik yaşanıyor." "İlk ürünler Derecik’ten geldi" Hakkari genelinde kar örtüsünün henüz tamamen kalkmadığına dikkat çeken Orhan, mevcut ürünlerin iklimi daha ılıman olan bölgelerden getirildiğini belirterek, "Şu an sattığımız uçkunlar Derecik ilçesinden getiriliyor. Orada havalar daha erken ısındığı için ürün erken olgunlaştı. Yüksekova’nın yüksek kesimlerinde karlar henüz tam erimedi. Karlar eridikçe buralarda da uçkun çıkmaya başlayacak ve bolluk yaşanacak" diye konuştu. "Şifa kaynağı olarak tüketiliyor" Ekşimsi tadıyla bilinen ve bölge halkı tarafından büyük bir iştahla tüketilen uçkun, sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda bir şifa deposu olarak görülüyor. Uzmanlar ve vatandaşlar, antioksidan özelliği yüksek olan bu bitkinin; kanser, şeker ve diyabet gibi hastalıklara karşı koruyucu etkileri olduğuna inanıyor.