ASAYİŞ - 15 Mayıs 2019 Çarşamba 10:29

ATV ile 30 metrelik uçuruma yuvarlandılar: 1 ölü, 1 yaralı

A
A
A
ATV ile 30 metrelik uçuruma yuvarlandılar: 1 ölü, 1 yaralı

Bursa’da iftar için Uludağ'ın eteklerine çıkan 6 kişilik sağlık çalışanları iftar sonrası kayalıklarda ATV'lerle gezintiye çıktı. O sırada motorda bulunan iki kişi 30 metrelik uçurumdan aşağıya yuvarlandı. 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de ağır yaralandı.

Olay, iftar saati Kestel İlçesi Şevketiye Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, farklı sağlık kuruluşlarında çalışan 6 kişilik sağlık grubu çalışanı iftar için Şevketiye Mahallesinde bulunan ormanlık alana gitti. Burada iftar yapan gruptan 25 yaşındaki Görkem Sarıkaya ve 24 yaşındaki Mustafa Parmak gezinti için ATV ile sarp kayalıklara tırmandı. Bu esnada motorun hakimiyetini kaybeden Görkem Sarıkaya ve Mustafa Parmak 30 metrelik yükseklikten aşağıya doğru yuvarlandı.

ATV ile 30 metrelik uçuruma yuvarlandılar: 1 ölü, 1 yaralı

Çığlık seslerini duyan arkadaşları hemen yanlarını giderek ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Yaralıların durumunun ağır olduğunun farkına varan arkadaşları sağlık ve jandarma ekiplerine haber verdi. 30 metrelik uçurumda mahsur kalan yaralıları çıkartmak için AFAD, NAK, UMKE, AKUT ve İtfaiye ekipleri de çağrıldı. Ağır yaralı olarak çıkartılan 25 yaşındaki Görkem Sarıkaya yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, yuvarlanmanın etkisiyle vücudunun bir çok yerinde kırıklar oluşan ve yaralı Mustafa Parmak olay yerindeki tedavisinin ardından Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Parmak'ın sağlık durumu ciddiyetini korurken, olay yerinde hayatını kaybeden Görkem Sakarya savcılık incelmesinin ardından Bursa Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.  

Hakan Gönül - Fatih Çapkın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.