ASAYİŞ - 22 Mayıs 2026 Cuma 09:34

Özel okulun fahiş fiyatla kitap satışı davasında okul müdürüne hapis

A
A
A
Özel okulun fahiş fiyatla kitap satışı davasında okul müdürüne hapis

Adana’da özel bir okulun, 3 yıl önce piyasa değeri yaklaşık 2 bin TL olan kitaplar için velilerden 15 bin TL para talep etmesine ilişkin açılan davada karar çıktı. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi, okul müdürü E.G. hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan vicdani kaanat kullanıp 5 ay hapis cezası verdi. Karar istinafa taşınırken Avukat Nazan Akça, "Bu emsal bir karar. Bundan sonra hiç kimse kitap ücreti için fahiş fiyat isteyemeyecek" dedi.


Olay, geçtiğimiz 2023 yılında merkez Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre avukat Nazan Akça, o dönem 9 yaşında olan kızı Dilda Ece’yi 2000 Evler Mahallesi’nde bulunan özel Altıneller Okulları’na kaydettirdi. İddiaya göre, ders kitapları için özel bir kitapçıya yönlendirilen veliye 15 bin liralık fatura çıkartıldı.



Kitapları başka yerden alamadı


Kitapları internet ya da bir başka kitapevinden almak isteyen veli, okul yönetiminden liste istedi ancak idare iddiaya göre bu teklifi reddedilerek, "Kitapları almazsanız kızınız sınavlara giremez. Kitaplarda online sınav şifresi var" denildi.



Kitapları aldı, konuyu yargıya taşıdı


Avukat Nazan Akça, kitapları aldı ve aldıktan sonra yayın evini internette araştırınca kitapların 15 bin değil, yaklaşık 2 bin lira olduğunu görüp, konuyu yargıya taşıdı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı Seyhan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdi. Müdürlük de okulla ilgili soruşturma başlattı.



Dava kabul edildi, yargılama süreci başladı


Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame de Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Şu anda okuldan ayrıldığı öğrenilen dönemin kurum müdürü E.G. (46) hakkında 2024 yılında ’görevi kötüye kullanma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.



Okuldaki öğretmenler ve veliler tanık olarak dinlendi


Dava sürerken okuldan ayrılan öğretmenler başta olmak üzere velilerin de aralarında bulunduğu 9 kişi tanık olarak dinlenildi. Aralarında eski öğretmenlerin de bulunduğu tanıklar, ifadelerinde özel okulun velileri anlaşmalı kırtasiyeye yönlendirdiğini, anlaşmalı kırtasiyeden anlaşmalı kitapların alınmadığı takdirde öğrencilerin sınava giremeyeceğini beyan ettiklerini söyledi.



Müdür iddiaları reddetti


Dönemin kurum müdürü E.G. ise savunmasında iddiaları reddederek, "Kitapların belirtilen kırtasiyeden alınmasına yönelik herhangi bir yönlendirme yapmadık. Okul yönetiminin de yönlendirmesi olmadı. Zümre öğretmenler toplantısında da belirtilen kırtasiyeden kitap alınması konusunda bir tavsiye çıkmamıştır. Veliler istedikleri kitapları istedikleri yerden temin edebilirler. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.



Mahkeme vicdani kanaat kullandı


Sanık ve mağdurların dinlenmesinin ardından Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi, dönemin okul müdürü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası verdi. Mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verirken davanın gerekçeli kararında ise, "Sanık E.G., her ne kadar görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini inkarla suçsuzluğunu savunsa da açıklanan nedenler tüm dosya kapsamıyla sabit olup sanığın suç ve cezadan kurtarmaya yönelik savunma ve beyanlarına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği yolunda vicdani kanaat oluşmakla hüküm kurulmuştur" denildi.



"Mahkeme eğitim hakkının engellendiğine hükmetti"


Karar istinafa taşınırken Avukat Nazan Akça, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Yargılama sürecinde öğretmenlerin, velilerin dinlendiğini ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın soruşturma raporunun esas alındığını belirten Akça, mahkemenin eğitim ve öğrenim hakkının engellendiğine hükmettiğini söyledi. Kitap almayan öğrencilere şifre verilmemesi ve derslere alınmaması gibi uygulamaların anayasal eğitim hakkını ihlal ettiğini ifade eden Akça, özel okulların da devlet okullarıyla paralel şekilde eğitim öğretim vermek zorunda olduğunu, aksi durumun "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğuna karar verildiğini dile getirdi.



"Mahkeme özel okul müdürüne 5 ay hapis cezası verdi"


Mahkemenin kararını çok önemli olduğunu ifade eden Avukat Nazan Akça, "Türkiye’de hakimler var dedirten çok güzel bir karar. Dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda suçun unsurlarının oluştuğunun değerlendirildi ve özel okul müdürüne 5 ay hapis cezası verildi" ifadelerini kullandı.



"Bu karar emsal niteliğinde"


Kararın emsal niteliğinde olduğunu vurgulayan Akça, hiçbir özel okulun artık velilere fahiş fiyatlarla ürün satamayacağını ifade etti. Kamu davasının açılmasıyla birlikte velilerin kitap listelerini okullardan rahatlıkla alabildiğini belirten Nazan Akça, "Bu kamu davasının açılmasıyla birlikte artık veliler kitap listelerini okullardan çok rahat şekilde alabiliyor. Daha önce ise kitaplar kapalı kutular içerisinde satılıyor, hangi kitabın hangi yayınevine ait olduğu dahi bilinmiyordu. Kırtasiyeler yayınevi bilgisini vermiyor, yayınevleriyle iletişime geçtiğimizde ise ‘okulla anlaşmamız var, velilere bilgi veremeyiz’ şeklinde yanıt alıyorduk. Ancak bu süreçle birlikte bunun önüne geçildi" dedi.



Özel okulun fahiş fiyatla kitap satışı davasında okul müdürüne hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz’de bayram öncesi gıda denetimleri sıkılaştırıldı Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan bayram öncesinde vatandaşların güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi amacıyla tatlı üretim ve satış noktalarına yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde son tüketim tarihi geçmiş ürün kullandığı belirlenen bir işletmeye 3 bin 705 TL idari para cezası uygulandı. Bayram alışverişlerinin yoğunlaşmasıyla birlikte denetimlerini artıran zabıta ekipleri, özellikle bayram sofralarının vazgeçilmezi olan tatlıların üretildiği ve satışının yapıldığı işletmeleri mercek altına aldı. Ekipler tarafından gerçekleştirilen kontrollerde işletmelerin genel temizlik ve hijyen standartları, ürün fiyat etiketlerinin görünürlüğü, kullanılan ham maddelerin son tüketim tarihleri ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatları incelendi. Denetimler sırasında bir işletmenin tatlı üretiminde son tüketim tarihi geçmiş ürün kullandığı tespit edildi. İnsan sağlığını tehlikeye attığı belirlenen işletmeye ilgili mevzuat kapsamında 3 bin 705 TL idari para cezası kesildi. Öte yandan yapılan kontrollerde iş yeri ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği belirlenen başka bir işletmeye ise eksikliklerini gidermesi için yasal süre tanındığı bildirildi. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğünden yapılan açıklamada, vatandaşların bayram alışverişlerini huzur ve güven içerisinde yapabilmeleri amacıyla denetimlerin bayram süresince aralıksız devam edeceği kaydedildi.
İstanbul 38 bin 500 öğrencinin katıldığı 18. Geleneksel Spor Oyunları sona erdi Ümraniye Belediyesi, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "18. Geleneksel Spor Oyunları Şehit Polis Şeyda Yılmaz Sezonu", düzenlenen ödül töreni ile sona erdi. Sporculara ödüllerini takdim eden Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Müsabakalara katılan tüm öğrenciler benim için şampiyondur" dedi. Yaklaşık 6 ay süren organizasyona Ümraniye’deki resmi ve özel 172 okuldan toplam 38 bin 500 öğrenci katıldı. Futboldan basketbola, voleyboldan karateye, yüzmeden atletizme kadar 15 farklı branşta düzenlenen müsabakalarda öğrenciler büyük heyecan yaşadı. Toplam 2 bin 560 takımın yer aldığı spor oyunlarında 2 bin 953 müsabaka oynandı. Organizasyon boyunca Ümraniye’deki spor salonları ve tesisleri müsabakalara ev sahipliği yaptı. Kapanış programında dereceye giren sporculara toplam 307 kupa ve 4 bin 290 madalya takdim edildi. Program kapsamında gerçekleştirilen akrobasi, çember ve "Demir Adamlar" gösterileri de katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Ödül töreninde konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "İçinizde derece kazanan başarılı sporcularımız oldu. Ancak müsabakalara katılan tüm öğrenciler benim için şampiyondur. Spor yapan genç başımızın tacıdır. Çocuklarımızın sporla büyümesi ve daha modern alanlarda spor yapabilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bursa BTSO UR-GE projelerinde başarısını bir kez daha kanıtladı Türkiye’de Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen 48 UR-GE ve HİSER projesiyle lider konumda bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), UR-GE ve Responsible Destek Programları Zirvesi’nde iki ayrı "İyi Uygulama Ödülü"ne layık görüldü. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel pazarda zorlaşan rekabet şartlarına rağmen Bursalı firmaların ihracatla büyümesi için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. BTSO, üyelerinin küresel pazarlara açılması ve ihracat kapasitelerinin artırılması hedefiyle yürüttüğü UR-GE projelerindeki başarısını iki ayrı ödülle taçlandırdı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katılımıyla gerçekleştirilen UR-GE ve Responsible Destek Programları Zirvesi kapsamında düzenlenen törende, BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Bebe Çocuk Konfeksiyonu UR-GE Projesi, 18-22 Kasım 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen program ile "Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti" alanında, Otomotiv Yan Sanayi UR-GE Projesi ise "İstihdam" dalında İyi Uygulama Ödülü’nün sahibi oldu. Oda adına ödülleri BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, UR-GE projelerinin firmaların uluslararası pazarlara açılması açısından çok önemli bir model sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, "BTSO olarak uzun yıllardır yürüttüğümüz bu projelerle firmalarımızın rekabetçiliğini artırıyor, sektörlerimizin ortak akılla hareket etmesine katkı sağlıyoruz. UR-GE projeleri, firmalarımızın hedef pazarlara daha hazırlıklı, daha güçlü ve daha planlı şekilde ulaşmasına imkan tanıyor. Bu çalışmalarla üyelerimiz, uluslararası alıcılarla doğrudan temas kuruyor, yeni iş birlikleri geliştiriyor ve ihracat kabiliyetlerini güçlendiriyor. Dünyaya açılan her firmamız, Bursa’nın üretim tecrübesini, kalite anlayışını ve girişimci ruhunu farklı coğrafyalara taşıyor. Bu nedenle UR-GE projelerimizi, kentimizin dış ticaret vizyonunu büyüten stratejik bir güç olarak görüyoruz" diye konuştu. Başkan Burkay, BTSO’nun UR-GE projelerindeki deneyimiyle Türkiye’ye örnek çalışmalara imza attığını ifade ederek, "Dünyada ticaretin, finansmana erişimin ve rekabet şartlarının giderek zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir süreçte firmalarımızın ihracatla büyümesi, yeni pazarlara ulaşması ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. BTSO olarak 48 ayrı UR-GE ve HİSER projemizle, oluşturduğumuz istihdamda Türkiye’nin bu alanda lider kurumu konumundayız. Bu birikim, üyelerimizin ihtiyaçlarını doğru analiz etmemize ve sektörlerimize özel yol haritaları oluşturmamıza imkan sağlıyor. Aldığımız ödüller, Bursa iş dünyasının ortak akılla, dayanışmayla ve hedef odaklı çalışmayla neleri başarabileceğinin güçlü bir göstergesidir. Bu başarıda emeği bulunan tüm firmalarımızı, çalışma arkadaşlarımızı ve projelerimize katkı sunan paydaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Firmalarımızın küresel rekabet gücünü artıran ve ihracat yolculuğuna güç katan destekleri için Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve Bakanlığımızın değerli bürokratlarına teşekkür ediyorum" dedi.
Manisa Anız yakmanın cezası dekar başına 698 TL Manisa’nın Salihli Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, hububat hasadının ardından çiftçilere anız yakma konusunda önemli uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, anızın yakılmasının hem toprak verimliliğine hem de çevreye ciddi zararlar verdiği vurgulandı. Müdürlük tarafından yapılan bilgilendirmede, hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarının toprağı erozyona karşı koruduğu, nem kaybını azalttığı ve zamanla humusa dönüşerek organik madde miktarını artırdığı belirtildi. Bu sayede toprağın su tutma kapasitesinin yükseldiği, sıkışmanın azaldığı ve verimin arttığı ifade edildi. Ancak anız yakılması durumunda toprak yapısının bozulduğu, suya dayanıklı agregat oranının düştüğü ve geçirgenliğin azaldığı kaydedildi. Ayrıca toprağın biyolojik dengesinin zarar gördüğü, yararlı mikroorganizmaların ve azot bağlayan bakterilerin büyük oranda yok olduğu bildirildi. Açıklamada, anız yakmanın sadece tarım alanlarına değil, çevreye de büyük zararlar verdiği vurgulandı. Ormanlık alanlara ve komşu ekili arazilere zarar verdiği, hava kirliliğine yol açtığı ve yaban hayatını olumsuz etkilediği belirtildi. Ayrıca görüş mesafesini düşürerek trafik kazalarına dahi sebep olabileceği ifade edildi. Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, anız yakma gerekçelerinin modern tarım teknikleriyle çözülebileceğini belirterek çiftçileri alternatif yöntemlere yönlendirdi. Manisa Valiliği tarafından yayımlanan 2026/1 sayılı tebliğ kapsamında ise "anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona sebebiyet verecek her türlü faaliyetin yasak olduğu" hatırlatıldı. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 28 Aralık 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemesine göre anız yakanlara dekar başına 698,62 TL idari para cezası uygulanacağı bildirildi. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerlerde veya yerleşim yerlerine yakın bölgelerde gerçekleşmesi halinde cezanın 5 kat artırılacağı kaydedildi. Yetkililer, orman yangınlarının önemli nedenlerinden birinin de anız yakma olduğunu belirterek çiftçileri bir kez daha uyardı.