EKONOMİ - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:40

Petrol yerine nişasta: 180 günde biyobozunabilen plastik alternatifi

A
A
A
Petrol yerine nişasta: 180 günde biyobozunabilen plastik alternatifi

Adana merkezli Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyoplastik ham maddelerle plastik kirliliğine çevreci bir alternatif sunuyor. Bitki bazlı biyopolimerlerden üretilen ürünler 180 gün içinde doğada çözünerek gübreye dönüşebiliyor. Bu ürünler, EN 13432 standardına uygun olarak doğada tamamen biyolojik olarak çözünüyor ve mikroplastik oluşumuna yol açmıyor.


Biyoplastikler, geleneksel plastiklerden çevresel etkileri bakımından ayrışırken, plastik türleri arasındaki farkların doğru anlaşılmasının önemi de giderek daha fazla gündeme geliyor.


Plastik atıkların çevreye verdiği zarar her geçen gün daha fazla gündeme gelirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan’ın tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelere ilişkin yaptığı son açıklamalar, çevreci alternatifler açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Turan, yönetmelik taslağında biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilerek muaf tutulmasının planlandığını belirtirken, planlanan düzenlemenin Sıfır Atık yaklaşımı ve döngüsel ekonomi hedefleri çerçevesinde, petrol bazlı ve oksobozunur plastiklerden biyobozunur plastiklerin ayrı tutulmasını öngördüğünü ifade etti.


Bu yaklaşım, sektör temsilcileri tarafından "her plastik aynı değildir" anlayışının mevzuata yansıması olarak değerlendirilirken; petrol bazlı plastiklerin doğada yüzlerce yıl kalabildiği, oksobozunur plastiklerin ise parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak çevreye kalıcı zarar verebildiği hatırlatılıyor. Nişasta bazlı biyoplastiklerin uygun şartlar altında tamamen biyolojik olarak çözünerek doğaya geri dönebildiği vurgulanıyor. Bu da sürdürülebilir malzeme geliştiren sektörler tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.



Plastik kirliliğine sürdürülebilir çözüm


Sunar NP tarafından mısır nişastasından üretilen biyopolimerler, kısa sürede doğada biyolojik olarak çözünerek plastik kirliliğine karşı sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Bu kapsamda, biyobozunur plastiklerin mevzuatta ayrı bir kategoride ele alınması ve teşvik edilmesi yönündeki yaklaşımın hem çevresel etkilerin azaltılması hem de yerli ve yenilikçi üretim kapasitesinin desteklenmesi açısından kritik bir adım olduğu vurgulanıyor. Bu yaklaşım sayesinde karbon ayak izinin düşürülmesine ve ithal petrokimya bağımlılığının azaltılmasına da katkı sağlanıyor.


Avrupa Birliği’nde uygulanan bu yaklaşımda, biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler kullanım alanlarına göre ayrıştırılarak özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ürünlerde teşvik ediliyor. Bu sayede hem atık yönetimi süreçleri daha verimli hale getiriliyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor.



"Çevre dostu ürünler, yaygınlaşmalı"


Bakanlığın tek kullanımlık plastiklere yönelik planladığı düzenlemeye dair görüşlerini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, bu yaklaşımı desteklediklerini belirterek, "Biyobozunur alternatiflerle tek kullanımlık plastiklerin aynı yönetmeliğe tabi olmaması son derece kritik bir önem taşıyor. Yönetmeliğin bunu açık ve net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini düşünüyoruz. Tüm plastiklerin aynı olmadığı gerçeği doğrultusunda biyobozunur plastiklerin diğerlerinden ayrı tutulması gerekiyor. Çevre dostu ürünlerin yaygınlaşması, doğanın korunması ve sürdürülebilir üretim açısından büyük önem taşıyor" dedi. Çomu ayrıca, oksobozunur plastiklerin aksine biyoplastiklerin mikroplastik oluşumuna yol açmadığını ve çevresel etki profillerinin farklı olduğunu vurguladı.


Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, mısır nişastasından üretilen biyoplastik ürünlerin plastik sektöründe çevreci bir dönüşümün parçası olduğunu belirterek ürünün geliştirilme sürecini de anlattı. Çomu, ürünlerin TÜV sertifikalı olduğunu ve Türkiye’de biyoplastik alanında ilk nişasta bazlı üretici olduklarını ifade etti. Ayrıca Avrupa Birliği’nin Packaging and Packaging Waste Regulation çerçevesinde biyoplastiklerin yasal olarak tanımlanması ve teşvik edilmesinin önemli bir örnek olduğunu söyledi.



"Bu ürünün geleceği olduğunu yıllar önce gördük"


Çomu, biyoplastik çalışmalarının temellerinin yaklaşık 15 yıl önce atıldığını belirterek, şirket mühendislerinin dünyadaki nişasta bazlı ürünleri incelemesiyle sürecin başladığını söyleyerek, "O dönemde dünyada nişasta bazlı ürünlerden neler üretildiğini araştırmaya başladık. Rakiplerimizin bu ürünleri ürettiğini mühendislerimiz fark etti. 2012–2013 yıllarında AR-GE yöneticimizle babam arasında geçen bir görüşmede ’bu ürünün geleceği var, yatırım yapmalıyız’ fikri ortaya çıktı. Sonrasında yaklaşık 4–5 yıl boyunca tesislerde sadece bu ürünlerin kombinasyonları üzerine çalıştık" dedi.



"Birçok plastik ürünün çevreci alternatifi üretilebiliyor"


Biyopolimerlerin birçok farklı sektörde kullanılabildiğini ifade eden Çomu, ürünlerin plastik içindeki biyolojik oranı artırarak çevresel etkiyi azalttığını belirtti.


Mustafa Nuri Çomu, "Termoplastik nişasta ve termoplastik nişasta içeren biyoplastik hammaddeleri üretiyoruz. Bu malzemeler biyoplastik formülasyonlarında biyobazlı içeriği artırmak amacıyla kullanılıyor. Bu hammaddelerle tek kullanımlık poşetler, kargo poşetleri, çöp torbaları, çatal-kaşık gibi ürünler, kulak çöpleri, içecek karıştırıcıları, pipetler, çeşitli ambalaj malzemeleri, tarım sektöründe kullanılan örtü filmleri ve hatta 3D yazıcı filamentleri üretilebiliyor" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’de ham maddeden üretim yapan tek üreticiyiz"


Türkiye’de nişasta bazlı biyoplastik ham maddesini üreten tek entegre üretici olduklarını vurgulayan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, üretimin büyük bölümünün ihracata yönelik olduğunu söyledi. Çomu, "Türkiye’de nişastadan, bu ürünü ham maddeden başlayarak üreten tek entegre üreticiyiz. Şu anda ağırlıklı olarak ihracata çalışıyoruz. Avrupa, Çin, Uzak Doğu ve Güney Amerika’da bu ürünler regülasyonlarla destekleniyor. Devletler petrol bazlı plastikleri yasaklayarak veya ek ücretler getirerek bu ürünlerin kullanımını teşvik ediyor" ifadelerini kullandı.



"Devlet politikalarıyla kullanım hızla artabilir"


Türkiye’de benzer teşvik mekanizmalarının devreye alınması halinde biyoplastik kullanımının hızla yaygınlaşabileceğini belirten Çomu, birçok zincir marketin bu ürünleri kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Türkiye’deki ambalaj üreticilerinin ise biyoplastik ambalajlar ve tek kullanımlık ürünleri halihazırda ağırlıklı olarak ihracat için ürettiğini ifade etti. Çomu, "Eğer bu yönde bir politika uygulanırsa birçok zincir market bu ürünleri kullanmaya hazır. Biz de bu konuda üretimlerimizi sürdürüyoruz. 2020 yılından bu yana Avrupa’da da birçok iş ve sürdürülebilirlik ödülü aldık" dedi.


Çomu ayrıca Türkiye’nin iklim politikaları açısından önemli bir döneme girdiğini belirterek, "Türkiye’nin COP31 yılı olması nedeniyle çevre ve sürdürülebilirlik alanında atılacak adımlar uluslararası ölçekte de büyük önem taşıyor. Biyobozunur ve bitki bazlı ürünlerin teşvik edilmesiyle Türkiye bu alanda öncü ülkelerden biri olabilir. Biz de Sunar Yatırım olarak bu dönüşümü sonuna kadar desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız" diye konuştu.



Petrol yerine nişasta: 180 günde biyobozunabilen plastik alternatifi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eker, 8 yıllık ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ deneyimini kitaplaştırdı Türkiye’de kapsayıcı istihdam konusunda örnek bir uygulamaya imza atan Eker Süt Ürünleri, ’Otizmli Bireyler İş Gücünde (OBİG)’ modeliyle otizmli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesinde çalışan otizmli gençlerin sayısını 14’e yükselten şirket, bu alandaki deneyimlerini bilimsel bir rehbere dönüştürerek tüm iş dünyasına yol gösteren ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Eker Süt Ürünleri, Tohum Otizm Vakfı danışmanlığında 8 yıldır sürdürdüğü ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ (OBİG) modelini yeni gelişmelerle büyütmeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesindeki otizmli çalışan sayısını 14’e yükselten şirket, projenin sürdürülebilirliğini kanıtlamak ve modelin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Kapsamlı bir rehber ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’ ile OBİG modeli kapsamında elde edilen deneyimler, aynı zamanda önemli bir kaynağa dönüştürüldü. Prof. Dr. Atilla Cavkaytar ve Psk. Alperen Aşanbuğa tarafından hazırlanan kitap; OBİG modelinde elde edilen saha deneyimlerinin bilimsel bir çerçevede anlatıldığı, iş koçları, insan kaynakları uzmanları ve işverenler için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Kitapta otizmli bireylerin istihdam süreci; ‘iş koçluğuna hazırlık’, ‘işe alım süreci’, ‘hazırlık süreci’, ‘işe ve iş yerine uyum süreci’ ve ‘bağımsızlaştırma süreci’ başlıkları altında detaylı biçimde ele alınıyor. Kitapla paylaşılan yaklaşım, otizmli bireylerin iş hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırırken uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmalarına katkı sunuyor. Şirket, toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor Eker’in geliştirdiği istihdam modeli, otizmli bireylerin kendi emekleriyle gelir elde etmelerine olanak tanıyarak toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor. OBİG modeli yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunuyor. Otizmli çocuk sahibi ailelerin en büyük kaygısı olan "Benden sonra ne olacak?" sorusuna, sürdürülebilir bir istihdam modeliyle yanıt veriliyor. Model kapsamında her üç otizmli çalışana bir iş koçu destek veriyor. İş koçları, çalışanların iş süreçlerine uyum sağlamasından bağımsız çalışabilecek seviyeye ulaşmalarına kadar tüm aşamalarda rehberlik ediyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon otizmli birey bulunmasına rağmen, İŞKUR verilerine göre yalnızca 100’den fazla kişi iş gücüne katılabiliyor. Bu tabloyu değiştirmek için çalışan şirket, geliştirdiği modelle diğer kurumlara da ilham vermeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda OBİG modelinin yaygınlaştırılması için şirketlere danışmanlık desteği de sunuluyor. OBİG modelinin yaygınlaştırılması için son yıllarda önemli iş birlikleri gerçekleştirildi. Son iki yıldır sektörde öncü üç şirket ve Azerbaycan’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu ile kurulan iş birlikleri sayesinde 18 otizmli birey daha iş gücüne katıldı. Bu gelişmeler, modelin yalnızca Türkiye’de değil uluslararası ölçekte de uygulanabilir bir sosyal inovasyon örneği olduğunu ortaya koyuyor. Şirket, otizmli bireylerin topluma kazandırılması ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürerek farkındalık oluşturmaya devam ediyor.
Bursa Bursa 2. Uluslararası Spor Festivali başladı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Hareket eden Bursa, sağlıklı Bursa’ sloganıyla gerçekleştirilen 2. Bursa Uluslararası Spor Festivali, sporun coşkusunu, enerjisini ve birleştirici ruhunu kentin dört bir yanına taşıyor. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü, Bursa Kent Konseyi ve üniversitelerin iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Bursa Uluslararası Spor Festivali’, pilates ve zumba egzersizi ile başladı. Fethiye Spor Tesisleri’ndeki programa, kadınlar yoğun ilgi gösterdi. Dans ve müzik eşliğinde spor yaparak keyifli anlar yaşayan kadınlar, programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. 23 Mart-19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 2. Bursa Uluslararası Spor Festivali, iki ay boyunca parklar, meydanlar, okullar ve spor tesislerinde düzenlenecek yüzlerce etkinlikle Bursa’yı adeta açık hava spor alanına dönüştürecek. Badmintondan futbola, geleneksel Türk okçuluğundan hentbola, plaj voleybolundan satranca, sokak basketbolundan voleybola kadar 18 farklı branşta, 7’den 77’ye herkes sporun birleştirici gücüyle buluşacak. Bu yıl ilk kez şirketler ve kurumlar da festivale dahil olacak. Festival kapsamında alanında uzman spor insanları ve akademisyenlerle, sporcu beslenmesinden spor psikolojisine kadar birçok konuda söyleşiler de düzenlenecek. Festival takvimiyle ilgili detaylı bilgi için https://busf.com.tr/ adresi ziyaret edilebilir.
Bursa Karacabey Belediyesi’nden çevreye güçlü adımlar Karacabey Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca ilçede yürütülen çevre koruma, geri dönüşüm ve farkındalık çalışmalarını kamuoyuna duyurdu. Karacabey Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen çevre koruma, geri dönüşüm ve bilinçlendirme çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Müdürlük tarafından yürütülen faaliyetlerin hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de toplumda sürdürülebilir yaşam bilincinin artırılması açısından önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Karacabey Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü; kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuat doğrultusunda çevre kaynaklarının korunması, atıkların kaynağında azaltılması ve geri dönüşüm sistemlerinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyor. Müdürlük, geri dönüşüm özelliğine sahip atıkların üretiminden bertarafına kadar olan süreçte doğrudan ya da dolaylı olarak çevreye zarar vermesini önlemeyi hedeflerken, aynı zamanda eğitim faaliyetleriyle toplumda kalıcı çevre bilinci oluşturmayı amaçlıyor. Bunun yanı sıra hava, su ve toprak kirliliğinin kontrol edilmesi, çevre kirliliğini önleyici çalışmaların yapılması ve halk sağlığının korunmasına yönelik faaliyetler de müdürlüğün sorumluluk alanında yer alıyor. 2025 yılı boyunca Karacabey’deki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik "Sıfır Atık" ve "Enerji Tasarrufu" konularında eğitim programları düzenlendi. Eğitimlerde öğrencilere sıfır atık kavramı, geri dönüşümün önemi, günlük yaşamda uygulanabilecek çevre dostu alışkanlıklar ve bu çalışmaların doğaya sağladığı katkılar anlatıldı. Eğitim programları sırasında öğrencilere bilgilendirici videolar izletilerek interaktif bir öğrenme ortamı oluşturuldu. Böylece genç nesillerin çevre konusunda daha bilinçli bireyler olarak yetişmesi hedeflendi. 6-10 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında 9 Ocak’ta Bursa Yuvam’da düzenlenen etkinlikte 120 öğrenci enerji verimliliği konusunda bilgilendirildi. Etkinlikte çocuklara enerji kaynaklarının bilinçsiz kullanımının doğaya verdiği zararlar anlatılırken, boyama etkinliği ile öğrenme süreci daha eğlenceli hale getirildi. Enerji verimliliği sayesinde konfordan ödün vermeden tüketimin azaltılabileceği ve küçük önlemlerle büyük tasarruflar sağlanabileceği vurgulandı. 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında Karacabey’de bulunan Özel Yaşameli Rehabilitasyon Merkezi’nde eğitim gören 14 özel ihtiyaç sahibi öğrenciyle etkinlik gerçekleştirildi. Öğrenciler balık boyama etkinliği yaparak hazırlanan panoda çalışmalarını sergilerken, etkinlikte su kirliliği ve su tasarrufu konularında bilgilendirme yapıldı. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Sarıbey Serkan Argın Ortaokulu öğrencileriyle birlikte geri dönüşüm temalı bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Öğrencilerle geri dönüştürülebilir atıklar, özel atıklar ve atık kumbaraları hakkında bilgilendirme yapılırken, atık cam kavanozlardan mum yapımı etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Karacabey Kent Konseyi de katılarak öğrencilerle birlikte atölye çalışmalarına destek verdi. Çevre Haftası kapsamında ilçede çeşitli etkinlikler düzenlendi. 3 Haziran’da Karacabey Belediyesi Anaokulu’nda 3, 4 ve 5 yaş grubu öğrencilerle geri dönüşüm temalı etkinlik gerçekleştirildi. Atık plastik pet şişe ve plastik kapaklar kullanılarak yapılan etkinlikte çocuklara geri dönüşüm bilinci kazandırıldı. 4 Haziran’da ise Şehit Uzman Çavuş Cemil Turan İlkokulu 4. sınıf öğrencileriyle Malkara Mavi Bayraklı sahilinde temizlik etkinliği düzenlendi. Sahil temizliğinin ardından öğrencilerle birlikte ahşap atıklardan yapılan yelkenlerin boyama etkinliği gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 22 Mart 2022 tarihli genelgesi doğrultusunda ilçede bağımsız olarak geri dönüştürülebilir atıkları toplayan vatandaşlara yönelik düzenlemeler hayata geçirildi. Bu kapsamda 2024-2025 yılları arasında toplam 25 vatandaşa "Bağımsız Sıfır Atık Toplayıcı Kimlik Kartı" verildi. Kimlik kartı verilen vatandaşlara faaliyetlerini yürütürken uymaları gereken kurallar hakkında bilgilendirme yapılırken kayıt işlemlerinin devam ettiği bildirildi. Temizlik İşleri Müdürlüğü personelleri tarafından imalatı yapılan metal iç mekân sıfır atık biriktirme ekipmanları da belediye tesislerinde kullanılmaya başlandı. İlk etapta 4 takım olarak üretilen kutuların 2 takımı Atatürk Kültür Parkı içerisindeki Kent Kafe’ye, 1 takımı Gençlik ve Spor Birimi spor tesislerine ve 1 takımı Kademe Hizmet Binası’na yerleştirildi. İhtiyaç doğrultusunda üretimin devam edeceği belirtildi. Karacabey genelinde okul, site, market ve caddelerde bulunan geri dönüşüm kutuları aracılığıyla önemli miktarda ambalaj atığı toplandı. 2025 yılı içerisinde toplam 3.600 kilogram ambalaj atığı geri dönüşüme kazandırıldı. Ambalaj atıklarının toplanması için 8 Ekim 2025 tarihinde yapılan ihaleyi Şanlı Geri Dönüşüm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. firması kazandı. İlçe genelinde ayrıca sözleşmeli firma tarafından 40 farklı noktaya yerleştirilen tekstil atığı kumbaraları sayesinde kullanılmayan kıyafetler de geri dönüşüm sistemine dahil edildi. Bitkisel atık yağ, atık pil ve elektronik atıklar ise sözleşmeli firmalar tarafından toplanarak Karacabey Belediyesi 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nde biriktirildi ve yıl sonunda lisanslı firmalara gönderildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çevreyi korumanın tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı; "Karacabey Belediyesi olarak çevreyi koruyan, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedefleyen projeler üretmeye devam ediyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğümüzün yürüttüğü eğitim, farkındalık ve geri dönüşüm çalışmaları sayesinde hem gençlerimizde çevre bilincini güçlendiriyor hem de ilçemizde geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırıyoruz. Vatandaşlarımızın desteğiyle Karacabey’i daha temiz ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmeyi sürdüreceğiz." Karacabey Belediyesi, çevre koruma ve sürdürülebilir atık yönetimi konusunda çalışmalarını önümüzdeki yıllarda da artırarak devam ettirmeyi hedefliyor.