SAĞLIK - 24 Nisan 2025 Perşembe 10:27

Prof. Dr. Alptekin: "Sıtma eradike edildi diye mücadeleyi bırakmak büyük bir hata olur"

A
A
A
Prof. Dr. Alptekin: "Sıtma eradike edildi diye mücadeleyi bırakmak büyük bir hata olur"

Sivrisineklerin sıtmanın yanı sıra birçok virüs ve parazite taşıyıcılık yaptığına dikkat çeken Prof. Dr. Davut Alptekin, "Sıtma eradike edildi diye mücadeleyi bırakmak büyük bir hata olur" dedi.


Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Alptekin, 25 Nisan Dünya Sıtma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünya genelinde sıtma vakalarının azalsa da ciddi boyutlarda sürdüğünü, sivrisineklerle etkin mücadelenin sadece sıtma değil, yeni ortaya çıkan tehlikeli viral hastalıklar açısından da hayati olduğunu vurguladı.


Prof. Dr. Alptekin, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Kasım 2024 itibarıyla 44 ülkeyi sıtmadan arınmış olarak sertifikalandırdığını, hala 83 ülkede görüldüğünü, ancak 25’inde yıllık vaka sayısının 10’un altına düştüğünü belirtti.


Türkiye’nin sıtma ile mücadelesinde Adana’nın özel bir yere sahip olduğuna değinen Prof. Dr. Alptekin, "Atatürk, 1925 yılında Adana’yı ziyaretinde sıtma vakalarının çokluğunu görerek müdahale talimatı vermiştir. Bu kapsamda 1928’de Adana’da Sıtma Enstitüsü kurulmuştur. Bu enstitü, DSÖ’nün desteğiyle hem eğitim hem de sahada mücadele açısından çok önemli bir merkez olmuştur" dedi.



Türkiye’de yerli sıtma vakası 2014’ten bu yana yok


Ülkemizde en son yerli sıtma vakalarının 2010-2013 yıllarında Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin’de görüldüğünü hatırlatan Alptekin, "Bu vakalar nüks olarak kayda geçti ve 2014 yılından itibaren yerli vaka bildirilmedi" şeklinde konuştu.


Adana örneği üzerinden konuşan Alptekin, Sepici Mahallesi’nde 1990’lara kadar günlük sıtma vakaları görüldüğünü, baraj çevresindeki sazlık alanların ıslah edilmesiyle Anofel türü sivrisineklerin üreme alanlarının ortadan kaldırıldığını ve vakaların tamamen sona erdiğini aktardı.


Özellikle Batı Nil Virüsü (BNV) ve Dang hummasının Avrupa’da yaygınlaştığına vurgu yapan Prof. Dr. Alptekin, "Türkiye’de de BNV’nin tespit edilmiş durumda; Dang humması ise henüz resmi kayıtlarda yok. Ancak bu hastalıkların vektörleri olan Aedes aegypti ve Aedes albopictus türleri artık Türkiye’de de gözlemleniyor. Sıtma eradike edildi diye mücadeleyi bırakmak büyük bir hata olur. İnsektisitlerin etkinliğinin bilimsel olarak test edilmesi, yalnızca sivrisineklerle değil, tatarcık, ev sineği ve kene gibi diğer vektörlerle de etkin mücadele yapılması gerekiyor" diye konuştu.


Sivrisineklerin sıtmanın yanı sıra birçok virüs ve parazite taşıyıcılık yaptığına da değinen Alptekin, bu küçük canlıların halk sağlığı üzerindeki etkisinin asla küçümsenmemesi gerektiğinin altını çizdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu ile aramızda bir uzlaşı yok" Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik’ diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis’e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var’ falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "Biz butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" Özel, TBMM’de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "Partiyi 40 gün içinde kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey’le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız’ diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey’den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "Bu hiç istemediğimiz hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" Kemal Kılıçdaroğlu’nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım’ demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" Özel, Kılıçdaroğlu’nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu’yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "En kısa sürede kurultay ile ilgili adımı atması Kemal Beyin’de menfaatine" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey’le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "Delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?’ sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.
Aydın Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek Aydın’da faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek. "HBX Academy Kültür Gezisi Turları" projesi çerçevesinde gerçekleştirilecek kültür turları ile Karya coğrafyasının kadim mirasının, zeytin ve incir temalı doğal zenginliklerle bir araya getirilip bölgenin tanıtımına katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken Karya Farma HBX Ar-Ge’nin, bugüne kadar geliştirdiği 18 spesifik stratejik patent çerçevesinde bilim, inovasyon, kültür ve bölgesel tanıtımı aynı vizyonda buluşturmayı amaçladığı belirtildi. Hazırlanan proje ile Karya bölgesinde yer alan antik kentlerin tarihsel mirası, zeytin ve incir ağaçlarının kültürel sembol değeri, Büyük İskender’in Anadolu’daki izleri ve Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki önemi ele alınacak. Projede Tralleis, Alinda, Alabanda, Aphrodisias, Nysa, Mylasa, Labranda, Stratonikeia, Halikarnassos, Lasos, Euromos ve Herakleia gibi Karya bölgesinin önemli antik kentleri gezilerek gezi faaliyetleri kültür turizmine de yansıyacak. "Karya toprakları bizim için tarih, bilim ve esin kaynağıdır" Karya Farma HBX AR-GE Kurucusu Hakan Başlık, proje hakkında yaptığı değerlendirmede, Karya coğrafyasının yalnızca antik kentlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bilimsel düşünceye yön veren çok güçlü bir medeniyet hafızasına sahip olduğunu söyledi. Başlık, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklar binlerce yıllık bir hafızaya sahip. Karya uygarlığı, Büyük İskender’in Anadolu’daki yürüyüşünde, Kraliçe Ada’nın tarihi duruşunda ve antik kentlerin taşlarına sinmiş medeniyet izlerinde kendini gösteren çok güçlü bir kültürel mirastır. Biz Karya Farma HBX AR-GE olarak bu mirası sadece geçmişin hatırası olarak görmüyoruz. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ADÜ Teknokent ekosistemi içinde yürüttüğümüz çalışmalarla, bu coğrafyanın zeytinini, incirini, doğasını, antik kentlerini ve insanlık tarihine katkı sunan değerlerini bilimsel bir esin kaynağı olarak ele alıyoruz." Projede, Büyük İskender’in Anadolu seferleri, Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki yeri ve bölgenin antik kentler üzerinden taşıdığı stratejik mirasın sembolik olarak işlendiğini de kaydeden Başlık, "Zeytin ve incir, Anadolu’nun en kadim iki sembolüdür. Bu iki değer, kutsal metinlerde, antik kültürlerde ve halk hekimliği geleneklerinde özel bir yere sahiptir. Biz bu değerleri yalnızca geleneksel bakış açısıyla değil, fenolik bileşikler, antioksidan kapasite, doğal formülasyonlar ve biyoteknolojik yaklaşım üzerinden de değerlendiriyoruz. HBX Academy Kültür Gezisi Turları ile Karya’nın kadim bilgisini, modern bilim ve kültür turizmiyle bir araya getirmek istiyoruz." Diye konuştu.