ASAYİŞ - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 10:02

MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

A
A
A

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ’a yönelik bir operasyona imza attı. MİT’in Suriye’de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ’lı yakalanarak Türkiye’ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9’u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.

Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT’in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye’den Suriye’ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye’de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ’lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.

Suriye’de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye’de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.

Düzenlenen operasyon ile DEAŞ’lı 10 terörist Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.

DEAŞ’lı 10 terörist Emniyet’te verdikleri ifadelerinde;

- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,

- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,

- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine, ilişkin hususları aktardı.

DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ’ın Türkiye’den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014’te DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015’te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ’lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014’te DEAŞ’a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ’ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ’ın 2015’te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye’ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

2017 yılında Türkiye’de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar’ın da parmak izine rastlandı.

Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ’a katılmak için Suriye’ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015’te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019’a kadar DEAŞ’ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ’a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı’nın yönlendirmesi ile 2015’te DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye’ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı’nın yönlendirmesi ile 2021’e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.

Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016’da Suriye’ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP’li saldırıda bacağını kaybetti. 2020’de DEAŞ’a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ’a katılmak için 2016’da Suriye’ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ’ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı’nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.

Kadir Demir; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016’te Şanlıurfa’dan Suriye’ye geçiş yaptı. İdlib ve mücaviri alanlarda selefi/tekfiri gruplar ile birlikte faaliyet gösterdi. 2017’de DEAŞ’a biat ederek Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde idari sorumlu olarak faaliyet gösterdi. Faruk Ofisi tarafından gerçekleştirilen eylemler ile bağlantılı olduğu tespit edildi.

Çekdar Yılmaz; DEAŞ’a katılmak amacıyla 2017’de Suriye’ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde aldığı askeri eğitimler akabinde silahlı unsur olarak İdlib bölgesinde faaliyet gösterdi. 2018’de DEAŞ Faruk Ketibesi’ne katılarak medya biriminde faaliyetlerine devam etti.

Murat Özdemir; DEAŞ’a katılma amacıyla 2017’de Suriye’ye geçiş yaptı. İdlib bölgesinde DEAŞ içerisinde silahlı eylemlere katıldı. Örgütün kontrol sahasını kaybetmesi akabinde Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Ayrıca Esad Rejimine karşı DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttü.

İshak Günci; DEAŞ’a katılmak üzere 2017’de Suriye’ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı unsur olarak çatışmalara katıldı. Faruk Ofisi içerinde görev aldı. Esad Rejimine karşı havan atışlarına katıldı. DEAŞ içindeki faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdü.

Ahmet Özkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’de doğayla şehir yeniden buluştu Gebze Millet Bahçesi, baharın gelişiyle birlikte yürüyüş yolları, biyolojik göleti, spor alanları ve sosyal donatılarıyla her yaştan vatandaşın uğrak noktası haline gelirken, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlere şehir merkezinde huzurlu yaşam alanı sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, hem şehircilik hem de kent estetiği alanında yaptığı çalışmalarla takdir topluyor. Özellikle şehir merkezinin kalabalığından uzaklaşmak isteyen aileler ve doğaseverler, büyükşehirin kente kazandırdığı doğal alanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Bu noktada eski askeri kışla alanı üzerine kurulan Gebze Millet Bahçesi, sunduğu doğal güzelliklerle öne çıkan adreslerin başında geliyor. Günün her saatinde farklı hareketliliğe sahne olan millet bahçesi, sabah yürüyüşleriyle başlayan günün, akşam saatlerinde aile buluşmalarıyla devam ettiği canlı bir sosyal yaşam alanı haline geldi. Şehrin ortasında doğa ve sessizlik alanı Sultan Orhan Mahallesi’nde bulunan millet bahçesi, geniş yeşil alanları, peyzaj düzenlemeleri ve gölgelik dinlenme noktalarıyla Gebze’de doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen vatandaşların ilk adreslerinden biri oldu. Şehir merkezinde olmasına rağmen sunduğu sakin atmosfer, alanı özellikle bahar aylarında cazibe merkezine dönüştürüyor. Proje içerisinde yer alan 12 bin 600 metrekarelik biyolojik gölet, doğal görünümü ve çevresindeki yürüyüş alanlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle gün batımı saatlerinde oluşan manzara, vatandaşların en çok vakit geçirdiği ve fotoğraf çektiği noktalar arasında yer alıyor. Spor ve aktif yaşam alanları Gebze Millet Bahçesi yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda aktif yaşam merkezi olarak da öne çıkıyor. Bu bağlamda 6,5 kilometrelik yürüyüş yolu, 5,2 kilometrelik bisiklet parkuru, futbol ve basketbol sahaları ile açık spor alanları gençler tarafından yoğun şekilde kullanılırken, sabah ve akşam saatlerinde yaşanan hareketlilik, şehir hayatının yoğun temposu içinde vatandaşlara geniş bir nefes alanı sunuyor. Gebze Millet Bahçesi içerisinde yer alan üç farklı çocuk oyun alanı ve Lokomotif Çocuk Köyü, ailelerin en çok tercih ettiği bölümler arasında bulunuyor. Geniş piknik alanları ise özellikle hafta sonları ailelerin doğayla iç içe vakit geçirmesine imkan sağlıyor. Sosyal yaşamın yeni merkezi Gebze Millet Bahçesi; kütüphane, kafeler, restoranlar ve dinlenme alanlarıyla yalnızca bir yeşil alan değil, gün boyu yaşayan bir sosyal yaşam merkezi haline geldi. Özellikle öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphane, sessiz ve verimli çalışma ortamıyla dikkat çekiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ulaşım yatırımları kapsamında bölgeye yaklaşık 5 kilometrelik yeni yol kazandırıldı. Kavşak düzenlemeleri ve 740 araç kapasiteli otopark alanı ile Millet Bahçesi’ne erişim kolay ve konforlu hale getirildi. Gebze’nin yeni nefes alanı Doğa, spor ve sosyal yaşamın bir araya geldiği büyük şehir yaşam alanı olarak öne çıkan Gebze Millet Bahçesi, Gebzeliler tarafından çok sevildi. Çocuk seslerinin yürüyüş yollarına karıştığı, gençlerin spor yaptığı, ailelerin huzurla vakit geçirdiği bu alan, Gebze’nin yeni kent kimliğinin en güçlü simgelerinden biri olarak gösteriliyor.
Bursa Bayramda sağlıklı beslenmenin altın kuralları BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; kontrolsüz et tüketimi, hatalı pişirme yöntemleri ve hijyen risklerine karşı uyarılarda bulundu. Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, Kurban Bayramı’nın, geleneksel olarak et tüketiminin belirgin şekilde arttığı, aile sofralarının zenginleştiği bir dönem olduğunu, ancak bu sürecin sindirim problemleri başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini kaydederek, "Bayram boyunca beslenme alışkanlıklarını dengelemek ve hijyen kurallarına özen göstermek büyük önem taşır" dedi. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, bayramı sağlıklı geçirmek isteyen vatandaşlar için bazı önerilerde bulundu. Bayramın ilk günlerinde en sık yapılan hatalardan birinin, yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi olduğunu belirten Asu Kurtuluş, "Taze kesilen et, ‘rigor mortis’ olarak adlandırılan evrede olduğu için hem daha serttir hem de sindirimi zorlaştırır. Etin daha yumuşak, lezzetli ve sindirilebilir hale gelmesi için kesimden sonra en az 12-24 saat boyunca uygun şartlarda dinlendirilmesi gerekir" dedi. Öğünlerde denge ve lif şart Bayram süresince kırmızı et tüketiminin artmasıyla birlikte günlük protein ve yağ alımının ciddi ölçüde yükseldiğini ifade eden Kurtuluş, porsiyon kontrolünün önemine değindi. Sadece et ağırlıklı beslenmek yerine, öğünlerde sebze, tam tahıllar ve fermente süt ürünleri gibi besinlere de yer verilmesi gerektiğini belirten Kurtuluş, "Özellikle lif bakımından zengin sebzeler, yüksek protein alımının bağırsaklar üzerindeki olumsuz etkilerini dengeleyerek kabızlık riskini azaltır. Aynı zamanda yoğurt gibi probiyotik kaynakları da bağırsak sağlığını destekleyici önemli unsurlar arasında yer alır" diye konuştu. Kronik hastalığı olanlar için kritik uyarı Diyetisyen Asu Kurtuluş; diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek rahatsızlığı olan kişiler için porsiyon kontrolünün, uygun pişirme yöntemlerinin ve dengeli beslenmenin çok daha kritik olduğunu hatırlattı. Kurtuluş, "Pişirme yöntemleri de en az tüketilen miktar kadar önemlidir. Kızartma yerine haşlama, fırınlama veya ızgara tercih edilmelidir. Etin kendi yağıyla pişirilmesi yeterli olduğundan ekstra yağ eklenmemeli, böylece günlük yağ alımı kontrol altında tutulmalıdır" ifadelerini kullandı. Kesimden sofraya hijyen zinciri Kurban Bayramı’nda en kritik konulardan birinin hijyen olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, kesim aşamasından başlayarak etin sofraya gelene kadar geçen tüm süreçte hijyen kurallarına uyulmamasının, gıda kaynaklı enfeksiyon riskini ciddi şekilde artırdığını söyledi. Kesim işleminin mutlaka uygun, temiz ve mümkünse bu iş için ayrılmış alanlarda yapılması gerektiğini ifade eden Kurtuluş, kesim sonrası etlerin en kısa sürede parçalanarak küçük porsiyonlara ayrılmasını ve uygun saklama alanlarına alınmasını önerdi. Su tüketimini ihmal etmeyin Artan et tüketimiyle birlikte su tüketiminin çoğu zaman ihmal edildiğine dikkat çeken Kurtuluş, metabolik dengeyi korumak için günlük en az 2-2,5 litre su içilmesi gerektiğini belirtti. Tatlı tüketimi konusunda da küçük porsiyonların ya da meyve içerikli alternatiflerin tercih edilmesini tavsiye etti. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Kurban Bayramı’nı sağlıklı bir şekilde geçirmek aslında küçük ama etkili önlemlerle mümkündür. Dengeli beslenme, doğru pişirme teknikleri ve hijyen kurallarına dikkat edildiğinde hem bayram sofralarının keyfi çıkarılabilir hem de sağlık korunabilir."
Bursa Efkan Ala’dan CHP’ye sert eleştiri..."Muhalefetin içi Orta Doğu kadar karışık" AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Âlâ, Kurban Bayramı programında yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi’ni sert sözlerle eleştirdi. Muhalefetin kendi iç sorunlarını çözmesi gerektiğini söyleyen Âlâ, "Muhalefetin içi Orta Doğu kadar karışık. Şikayet eden CHP’li, şikayet edilen CHP’li ama karşılarında bizi görüyorlar" ifadelerini kullandı. AK Parti’nin Bursa teşkilatı tarafından düzenlenen bayramlaşma programında konuşan Âlâ, CHP’nin sürekli iktidarı suçladığını belirterek, "Bir mesele ile karşılaştığında kafasını kaldırıp baksa bizi görüyor, bizi suçluyor. Bizi suçlama, çare ara. Şikayet eden CHP’li, şikayet edilen yine CHP’li. Devletin kurumlarını mahkemeye götürmüşler. Kim götürmüş? Cumhuriyet Halk Partili götürmüş. Kimi götürmüş? Cumhuriyet Halk Partiliyi götürmüş. Kardeşim dön partinin içine bak ve orayı düzelt" dedi. "Doğru dürüst bir muhalefete ihtiyacımız var" Türkiye’nin gerçek meselelerine odaklanılması gerektiğini ifade eden Âlâ, güçlü ve proje üreten bir muhalefete ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Bizim gerçekten doğru dürüst ülke meselelerini mesele edinen bir muhalefete de ihtiyacımız var. Elbette yarışırız, en iyi projelerimizi milletimizle paylaşırız. Arzu ederiz ki hayırda yarışan partiler olsun, belediyeler hizmette yarışsın" diye konuştu. CHP’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Âlâ, "İnsan okumaya haya ediyor, izlemek istemiyorsunuz. Yolsuzluktan başka gayrimeşru ilişkilere kadar insanların görmesini arzu etmediğimiz şeylerin olmasından kimseye fayda yok. Bizi suçlamayın, bizim işimiz gücümüz var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi ile uğraşamayız. Kendi içine dönsün, meselelerini çözsün, milletle paylaşsın" ifadelerini kullandı. "Kardeşlerimiz sıkıntı içerisinde bayramı buruk kutluyoruz" Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinen Âlâ, bayramı buruk kutladıklarını belirterek, "Bizim Gazze’de sorunumuz var. Kardeşlerimiz acı içerisinde. Dünyanın dört bir yanında kardeşlerimiz sıkıntı içerisindeyse biz buruk kutluyoruz bayramımızı. Bizim büyük meselelerimiz var" dedi. AK Parti’nin siyasi anlayışına da vurgu yapan Âlâ, "Bizim siyasi genetiğimiz böyle. Biz oradan buradan devşirme fikirlerle hareket etmiyoruz" şeklinde konuştu.