SAĞLIK - 05 Mart 2025 Çarşamba 09:56

Sahurda karbonhidrat ağırlıklı tüketim yapılmamalı

A
A
A
Sahurda karbonhidrat ağırlıklı tüketim yapılmamalı

Ramazan ayında doğru beslenmenin önemine dikkat çeken Diyetisyen Hande Demir, "Sahurda hamur işi, kek, pasta, börek, poğaça gibi besinler yerine peynir, yumurta, mevsimine uygun yeşillikler ve ekmek olarak daha lifli olan çeşitler tercih edilmelidir" dedi.


Ramazan ayının başlamasıyla beraber oruç tutan vatandaşlara iftar ve sahurda doğru beslenmeyle ilgili uyarılarda bulunan Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi diyetisyenlerinden Hande Demir, "Ramazan ayı ile birlikte oruç tutmaya başladığımızda ruhsal ve bedensel anlamda arınma sürecine giriyoruz. Bu arınmanın sağlıklı olabilmesi için yeterli ve düzenli beslenmeye dikkat etmemiz gerekiyor" diyerek önerilerde bulundu.



"Sahuru atlamamakta fayda var"


Öğünlerin çok önemli olduğunu ve özellikle sahuru atlamamak gerektiğine dikkat çeken Demir, "Sahurda peynir, yumurta, bol yeşillik, mümkünse kepekli, çavdar veya tam buğday ekmek tüketmek bizim için faydalı olacaktır. Bu şekilde beslenmek hem daha uzun süre tok tutacaktır hem de gün içerisinde enerjimizin daha yüksek olmasını sağlayacaktır. Bununla beraber sahurda çok yağlı, çok baharatlı, çok tuzlu yiyecekler tüketmek, tüm gün boyunca mide hazımsızlıkları ve rahatsızlıklara sebebiyet vereceği için tuttuğumuz orucun biraz daha zor geçmesine sebep olacaktır. Bu nedenle sahuru daha hafif yiyeceklerle, kahvaltı öğünü şeklinde veya hafif zeytinyağı ve sebze olacak şekilde tüketmenizi öneriyorum" diye konuştu.



"İftarda olabildiğince kontrollü tüketim öneriyoruz"


Ramazan ayının bolluk bereketle beraber zengin iftar sofralarını beraberinde getirdiğini belirten Demir, "Orada da ölçüyü çok kaçırmamakta fayda var. Çünkü vücut 12-13 saatlik açlığın ardından besin alımına geçiyor. Çok hızlı bir şekilde çok fazla besin tüketirsek, iftar sonrasında karında şişlik, gaz, ağrı, mide bulantısı gibi problemlerle karşılaşabiliriz. Bu nedenle iftarda olabildiğince kontrollü tüketimi öneriyoruz. Orucumuzu açarken en başta iftariyelik dediğimiz kuru hurma ve zeytin gibi besinlerle başlamak, arkasından bir kase çorba tüketip bir süre ara verdikten sonra, ızgara, haşlama ya da fırında pişirme yöntemleriyle hazırlanmış et ya da sebze yemeğimizi, yanında kepekli, tam buğday ya da tam tahıl gibi bir karbonhidrat grubu tüketmek faydalı olacaktır. İftar sonrasında ise çok şerbetli tatlı, ağır kızartılmış tatlılar tüketilmesini önermiyoruz. Bunun yerine meyveli tatlıları veya güllaç gibi sütlü tatlılar tüketebiliriz. Sonrasında hareketsiz kalmayıp, hafif tok karınla yavaş tempoda yürüyüşler ya da egzersizler, metabolizmayı hızlandırmak ve kilo kontrolü sağlamak açısından bize yardımcı olacaktır" şeklinde konuştu.



"Sahurda karbonhidrat ağırlıklı tüketim yapılmamalı"


Sahurda çok fazla karbonhidrat ağırlıklı tüketim yapılmaması gerektiğini de kaydeden Demir, "Hamur işi, kek, pasta, börek, poğaça gibi besinler yerine peynir, yumurta, mevsimine uygun yeşillikler ve ekmek olarak daha lifli olan çeşitler tercih edilmelidir. Yanında süt, ayran, cacık gibi gıdalar tüketmek hem daha uzun süre tok kalmaya, hem de gün içerisinde enerjimizin yüksek olmasına yardımcı olacaktır" ifadelerini kullandı.


Yemeğin muhakkak yavaş tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Demir, "Beyin, yemek yemeye başladıktan 15-20 dakika sonra ’doydum’ sinyalini vermeye başlıyor. Biz 12-13 saatlik açlığın arkasından hızlı bir şekilde yemek yemeye başladığımızda 15-20 dakika içerisinde normal zamanda tükettiğimiz miktardan çok daha fazla besin tüketiyoruz ve bu bizim enerji alımımızı artırmış oluyor. Sonrasında akşamı dinlenerek geçirirsek enerji verimi olmamış oluyor ve bu açık kiloya sebebiyet veriyor. Ayrıca Ramazan ayı ile değişen besin düzeni ve azalan öğün sayısı metabolizmamızın yavaşlamasına sebebiyet veriyor. Bu nedenle metabolizmanın yavaşlaması için kendi besin tüketimimizi azaltmamız gerekiyor. Biraz daha dikkatli yemek yiyoruz, daha uzun süre çiğneyerek yiyoruz. Yavaş yavaş ve miktarını kontrol ederek tüketim yaptıktan sonra hafif tok karın ile hafif bir yürüyüş veya egzersiz öneriyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.



Sahurda karbonhidrat ağırlıklı tüketim yapılmamalı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da 17 yaşındaki Sude Gelen son yolculuğuna uğurlandı Manisa’nın Salihli ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 17 yaşındaki lise öğrencisi Sude Gelen, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesi’nde kontrolden çıkan motosikletin kamyonetin altına girmesi sonucu hayatını kaybeden Salihli Necip Fazıl Kısakürek Sosyal Bilimler Lisesi 11. sınıf öğrencisi Sude Gelen için cenaze töreni düzenlendi. Genç öğrencinin cenazesi, helallik alınmasının ardından Cumhuriyet Camii’ne getirildi. Salihli İlçe Müftüsü Ali Çebi tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Sude Gelen’in naaşı, Karaağaç Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze töreninde ailesi, yakınları ve arkadaşları gözyaşlarına hakim olamazken, duygusal anlar yaşandı. Törene Uşak Valisi Serdar Kartal, Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Uşak İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç, Salihli İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, Salihli İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Olayın geçmişi Kaza, dün akşam saatlerinde Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Sude Gelen (17) yönetimindeki 45 AKS 460 plakalı motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı yönden gelen E.C. yönetimindeki 09 UR 742 plakalı kamyonetin altında kaldı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Gelen’in olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Salihli Necip Fazıl Kısakürek Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi olduğu öğrenilen Sude Gelen’in cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı. Öte yandan kazada hayatını kaybeden lise öğrencisinin motosikletini kaydırarak karşı yönden gelen kamyonetin altında kaldığı anlar, çevredeki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilmişti.
Ankara İletişim Başkanlığı: "Yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, yaşanan okul saldırılarına ilişkin, "Yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir" dedi. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yaşanan okul saldırılarına ilişkin gelişmelerin kamuoyunda hassasiyetle takip edildiğine dikkat çekilerek, sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocukların psikolojik güvenliğinin gözetilmesinin önem arz ettiği vurgulandı. Medya kuruluşlarının yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerektiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir. Bu nedenle yayınlarda ölçülülük, hassasiyet ve etik ilkeler temel alınmalıdır. Kamu kurumlarımız, başta Adalet, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet birimlerimiz sahada gerekli güvenlik tedbirlerini artırırken, eğitim kurumlarımızda da rehberlik ve psikososyal destek süreçleri titizlikle yürütülmektedir. Kurumlarımızın iletişim süreçlerinde şeffaflık, doğruluk ve zamanında bilgilendirme esas alınmakta, kamuoyunun doğru bilgiye erişimi sağlanmaktadır." "Yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir" Bu tür olayların dezenformasyona son derece açık bir zemin oluşturduğuna işaret edilen açıklamada, "Resmi kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmi kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek, toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz" denildi.