GÜNDEM - 23 Nisan 2026 Perşembe 09:00

Tedaviye, ‘Sinema’ molası

A
A
A
Tedaviye, ‘Sinema’ molası

Adana’da lösemi tedavisi gören çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hastane bünyesinde düzenlenen sinema etkinliğiyle tedavi süreçlerine kısa bir mola vererek bayramın coşkusunu yaşadı.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Acıbadem Adana Hastanesi’nde lösemi tedavisi gören çocuklar, hastane bünyesinde düzenlenen sinema etkinliğiyle, tedavi süreçlerine kısa bir mola verdi. Çocuklar, kendilerini gerçek sinema salonunda hissetmeleri içinde salon özenle hazırlandı. Girişte patlamış mısır ve içeceklerini alan çocuklar, daha sonra görevliler tarafından biletlerinde yazan koltuk numaralarına oturtturuldu.


Çocuklar, kendileri için seçilen animasyon filmi izlerken bayramın coşkusunu doyasıya yaşadı. Çocuklar, kahkahalarıyla ortamı şenlendirdi.


"Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi"


Tedavi sürecinin zorluklarına rağmen çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçladıklarını belirten Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, "23 Nisan için kemik iliği nakli olmuş çocuklarımız buradalar. Çok uzun zamandır buna hasretler ve böyle bir etkinliğin içerisinde olamadılar. İzole bir hayat yaşadılar, yaklaşık 30 gün hapishane hayatı yaşadılar. Çok büyük kısıtlamalar yaşadılar. Onlar eğlenmeyi hak ediyorlar. Hepsinin kendine özgü hastalıkları vardı, hepsi başarıyla bu uzun ve zorlu dönemi atlattılar. Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi, sosyalleşme dönemi. Biz de biraz katkı olabilmek için 23 Nisan’ı onlarla kutlamak için bugün burada bir film gösterisi hazırladık" ifadelerini kullandı.


"En büyük sıkıntımız kök hücre bağışı"


Kök hücre bağışının önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Antmen, "Bu çocuklarımızın bir çoğu kök hücre bağışı ile bu donörlere ulaşıyor. TürkKök’te 1 milyon 200 bin bağışçımız var. Bu bağışçılara teşekkür ederiz ama bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum; bağışçılarımızın telefonları çaldığında bir ihtiyacı olan insanımıza doku tipi uyumlu bağışçı olmak istiyor musunuz dendiğinde "Evet, ben bir insanın hayatını kurtarmayı çok istiyorum" demelerini bekliyorum. Şu anda en büyük sıkıntımız, bu donörlerin bir sebepten, çekinmekten bağışçılıktan vazgeçmeleri. Tüm Türkiye’deki herkesin bir çocuğun hayatını kurtarabilmek için bağışçı olmalarını rica ediyorum. Ben bağışçıyım; hem korneam için hem böbreklerim için hem TürkKök’e kök hücre vermek için bağışçıyım. Bu zevki ve süper kahramanlığı tatmalarını istiyorum" diye konuştu.



Tedaviye, ‘Sinema’ molası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakırlı öğrencilerden önemli başarı Elazığ’da düzenlenen ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu illerini kapsayan yöresel yemekler yarışmasında, Diyarbakır’ın Çermik ilçesinden katılan öğrenciler büyük bir başarıya imza attı. Çermik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yiyecek içecek hizmetleri bölümü öğrencileri Damla Özekinci, Sultan Koç, Sümeyye Çiçek ve Nazlı Balıkçı, hazırladıkları özgün ve yöresel lezzetlerle jüri üyelerinin beğenisini kazanarak altın madalya almaya hak kazandı. Bölgenin zengin mutfak kültürünü yansıtan yemeklerin kıyasıya yarıştığı organizasyonda, öğrencilerin hem sunum hem de lezzet açısından sergilediği yüksek performans dikkat çekti. Kısıtlı süre içerisinde hazırlanan yemeklerde kullanılan yerel malzemeler, geleneksel tariflere sadık kalınarak modern dokunuşlarla harmanlandı. Bu yaklaşım, jüri tarafından özgünlük ve kültürel mirasa katkı açısından tam not aldı. Yarışmaya danışman öğretmenleri eşliğinde hazırlanan ekip, sürece uzun bir çalışma döneminin ardından katıldı. Öğrenciler, haftalar süren hazırlık aşamasında hem teorik hem de pratik anlamda yoğun bir eğitimden geçerek yarışmaya hazır hale geldi. Bu disiplinli çalışma süreci, elde edilen başarıda önemli rol oynadı. Öğrenciler ’’Kendi yöremizin lezzetlerini en iyi şekilde tanıtmak istedik ve başardık. Bu ödül bizim için büyük bir motivasyon oldu" dedi. Öğrencileri başarıya götüren yemekler ekşili yarpuz çorbası, gırık, burma kadayıf oldu.
Kocaeli Kartepe’nin nadide türü objektiflere yansıdı Kartepe Kuzuyayla’da düzenlenen foto safari etkinliğinde doğaseverler, dünyada yalnızca bu bölgede yetişen endemik Keltepe Çiğdemi’ni doğal ortamında görüp fotoğraflama fırsatı buldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen foto safari etkinliğine katılan doğaseverler, dünyada sadece Kartepe’de yetişen "Keltepe Çiğdemi"ni yakından görme ve fotoğraflama imkanı elde etti. Baharın en zarif habercilerinden biri olarak bilinen bu özel tür, ince yapısı ve erken çiçeklenmesiyle Kartepe’nin yüksek kesimlerinde doğanın uyanışını simgeleyen en değerli güzellikler arasında yer aldı. Dünyada sadece Kartepe’de yetişiyor Kartepe zirvesinde, eski adıyla Keltepe olarak bilinen bölgede yer alan Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sabahın erken saatlerinden itibaren alana gelen katılımcılar Keltepe Çiğdemi’ni doğal ortamında gözlemleme fırsatı yakaladı. Doğanın kalbinde gerçekleşen bu özel buluşmada, çiğdemin zarif görüntüsü katılımcılara görsel şölen sundu. Fotoğraf tutkunları, dünyada yalnızca Kartepe’de yetişen bu nadide türü en etkileyici karelerle ölümsüzleştirmek için büyük özen gösterdi. Endemik türün doğadaki yolculuğu anlatıldı Etkinlik kapsamında alanında uzman isimler tarafından yapılan bilgilendirmelerde, Keltepe Çiğdemi’nin ekolojik değeri ve endemik yapısı detaylarıyla aktarıldı. Ayrıca Kuzuyayla Tabiat Parkı’nın zengin flora ve faunası hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi. Bitkinin toprak altındaki yaşam döngüsünden yüzeye çıkış sürecine kadar uzanan hassas gelişimi, doğanın kusursuz işleyişini gözler önüne sererken; bu özel türün korunmasının bölge ekosistemi açısından taşıdığı kritik önem de vurgulandı. Keltepe çiğdemi karelerle ölümsüzleşti Foto safariye katılan fotoğrafçılar ve doğaseverler, Kuzuyayla’nın eşsiz atmosferinde Keltepe Çiğdemi’ni en estetik açıdan kadraja almak için adeta yarıştı. Ortaya çıkan her kare, yalnızca bir bitkiyi değil, Kocaeli’nin saklı kalmış doğal zenginliğini de gözler önüne serdi. Katılımcılar, doğayla iç içe keyifli deneyim yaşarken, Keltepe Çiğdemi’ni yakından görme ve fotoğraflama imkanı bulmanın ayrıcalığıyla etkinliği tamamladı.
Denizli Denizli Valisi Köşger, makam koltuğunu minik İpek’e devretti Denizli’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümü, çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Valilik Makamı’nı İncilipınar İlkokulu 4. sınıf öğrencisi İpek Seyyar’a temsili olarak devretti. İncilipınar İlkokulu 4. sınıf öğrencisi İpek Seyyar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, okul müdürü Ahmet Fatih Sulubey, anne ve babası ile Denizli Valiliğini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında temsili vali olarak Valilik makamına oturan Seyyar, büyük bir heyecan ve gurur yaşadı. Geçici olarak makamı devralan İpek Seyyar, tüm halkı içindeki çocuğunun elinden tutarak 23 Nisan kutlamalarına davet ettiği konuşmasında, "Bu güzel günü biz çocuklara armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere onun silah arkadaşlarına ve bağımsızlık için canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi saygıyla anıyoruz, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Valimiz Yavuz Selim Köşger’e ve kıymetli ekibine bu güzel günde bizleri misafir ettiği için şahsım ailem ve Denizli’nin çocukları adına size çok teşekkür ediyorum. İlelebet payidar kalacak Türkiye Cumhuriyeti’nin güzel çocukları sizler barışın teminatı yarınların mimarlarısınız. Hepimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun" dedi. "Hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyoruz" Vali Yavuz Selim Köşger, valilik koltuğunu devralan İpek Seyyar’ın geleceğin yöneticileri olarak çocukların ülkenin yarınlarında söz sahibi olacağının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu coğrafyada hiç azımsanmayacak bir noktada olduğunu vurgulayan Vali Köşger, "Ecdadımızın, büyüklerimizin bizden öncekilerin yaptıkları fedakarlıklarla bu noktaya geldi. Biz de bu bayrağı genç yöneticilerimize, genç öğretmenlerimize bırakacağız. Hiç gözümüz arkada kalmadan bu bayrak yarışı devam edecek. Hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyoruz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Okuldaki saldırıdan kurtulan öğrenci annesiyle okula gelip eşyalarını aldı Kahramanmaraş’ta ortaokulda gerçekleşen silahlı saldırı sonrası okula kızının eşyalarını almaya gelen Esna Selaldı, "Her sabah alışmışız zil sesini duymaya. Bir boşluk oldu ve farklı oluyoruz" dedi. Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda düzenlenen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci hayatını kaybetmişti. Olay sonrası ortaokul geçici olarak kapatılırken, aileler çocuklarının kalan eşyalarını almak için okula geldi. Kızıyla birlikte okula gelen anne Esna Selaldı, evinin okula yakın olduğunu ve okulun zil sesinin sustuğunu söyleyerek, "Her sabah alışmışız zil sesini duymaya. Bir boşluk oldu ve farklı oluyoruz. Çok şükür benim çocuklarım iyiler. Allah’ım Ayla öğretmenimiz ve şehit olan çocuklarımızın mekanlarını cennet eylesin. Yan taraftaki apartmanda oturuyoruz. Ama okula uzun süre gelemedik. Ben çalışıyordum, o sırada küçük oğlum evdeydi. Sonra onunla görüntülü konuşurken ’Anne silah sesleri geliyor’ deyince ben işten çıkıp geldim. Ben ona, ‘Pencereden çıkma’ dedim. Oğlum da ’Sesler okuldan geliyor’ deyince kızım aklıma geldi, koştum geldim. İnşallah bir daha yaşanmaz böyle bir olay" dedi. 5. sınıf öğrencisi Esma Selaldı ise, saldırıda çok korktuğunu ve öğretmeni tarafından okuldan çıkarıldığını söyledi. Ölen arkadaşlarını gördüğünü söyleyen Esma, "Öğretmenimizin bir hamlesi ile kaçtık, çok korkunçtu. Biz en alt katta olduğumuz için hızlı kaçabildik ama Ayla öğretmenimiz okulda kaldı. Bizim dersimize girmiyordu ama güzel bir öğretmendi. Soru getirince anlayışlı bir şekilde çözüyordu. Ben ölen arkadaşlarımı gördüm. Biz kaçarken arkadaşım sınıfta kalmıştı, tekrar arkadaşımı kurtarmak için sınıfa gittim ve o sırada öğretmenimiz bizi dışarı çıkardı. Öğretmenimiz buradaki bir binaya götürdü, uzaklaştırdılar, güvenliğimiz için yanımızda durdular. Silah seslerini duyunca aşırı korktuk. Yeni okulumuz da çok güzel, büyük. Öğretmenlerimiz de güzel. Yeni okulumuzda ilk derslerimize rehberlikler ve psikologlar geliyor. Onlar bizi anlayışla dinliyorlar, onlara da çok teşekkür ederiz" diye konuştu.