ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 10:39

Trafik uygulamasında ceza yiyen sürücü polisi tehdit etti

A
A
A
Trafik uygulamasında ceza yiyen sürücü polisi tehdit etti

Adana’da trafik uygulamasında ceza yiyen bir sürücü önce polisi tehdit edip ardından basın mensuplarına kızarak kameraya vurdu.


Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Küçüksaat Meydanı’nda toplu taşıma araçlarına yönelik trafik uygulaması gerçekleştirildi. Uygulamada trafik kuralı ihlali yapan sürücüler dron ile havadan tespit edilirken, uygulama noktasındaki ekipler tarafından araçlar durdurularak sürücülere cezai işlem uygulandı.


Denetimlerde cam filim kullanan 5 sürücüye, araç üzerinde teknik değişiklik yapmaktan 3 sürücüye, muayenesiz araç kullanmaktan 1 sürücüye, ehliyetsiz araç kullanmaktan 2 sürücüye, yetersiz ehliyetten 2 sürücüye, standartlara aykırı korna sisteminden 4 sürücüye, cep telefonu ile konuşmaktan 2 sürücüye ve emniyet kemeri kullanmamaktan 2 sürücüye cezai işlem uyguladı.


Ceza yedi çılgına döndü


Uygulama sırasında araç üzerinde teknik olarak degisikik yapmaktan 2 bin 719 lira ceza yazılan bir sürücü, aracına doğru giderken polise dönerek "O plakayı yazdım görüşürüz" diyerek tehditte bulundu. Polis memuru ise sürücüye "Görüşürüz" diyerek karşılık verdi.


Daha sonra sürücünün aracının ön koltuğunda bir çocuğun oturduğunu fark eden ekipler, çocuğun arka koltuğa alınmasını istedi. Bunun üzerine sürücü, "Arkadaşınızla konuşunca bana cephe aldınız" diyerek tepki gösterdi ve çocuğu arka koltuğa aldı. Polis ekipleri çocuğa emniyet kemeri takılması yönünde uyarıda bulununca sürücü araçtan inip kendisini görüntüleyen basın mensuplarına da tepki gösterdi. Sürücü, kameraya vurarak saldırıda bulundu. Yaşanan gerginliğin ardından sürücü, çocuğa emniyet kemeri taktıktan sonra bölgeden ayrıldı.


"Kazandığımızı cezaya ödüyoruz"


Öte yandan, uygulamada ceza yazılan bazı sürücüler ise duruma tepki gösterdi. Toplu taşıma sürücüsü Recep Aydeniz, sık sık ceza yazıldığını öne sürerek, "Üç günde bir ceza yiyoruz. Kazandığımızı cezaya ödüyoruz. Kornadan ceza yiyoruz, yapacak bir şey yok. Çarşıda onlarca araç park etmiş, onlara ceza yok ama toplu taşıma araçlarına var" dedi.


Aracında havalı korna bulunduğu için ceza yazılan İbrahim Eyi ise kornanın kendisinden önce takıldığını belirterek, "Her zaman ceza yiyoruz. Kornayı daha önceki arkadaş taktırmış. Benim bilgim yok. Korna takılmış artık. Sökmenin bir anlamı yok. Artık biz cezaya alıştık. Toplu taşıma araçlarına hep ceza yazılıyor" diye konuştu.


Kırmızı ışık ihlali nedeniyle ceza yazılan Soner Yüzsan da ilk kez ceza yediğini söyleyerek, "Kırmızı ışıkta geçmişim ama farkında bile değilim. Ben ilk defa ceza yiyorum. Çok dikkat ediyorum ama cezayı yemişim" ifadelerini kullandı.


Polisin toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerinin devam edeceği öğrenildi.



Trafik uygulamasında ceza yiyen sürücü polisi tehdit etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.
Zonguldak 16 yıllık sırrı "özel ekip" çözdü: Barajda kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 2 tutuklama Zonguldak’ta 2008 yılında "arkadaşıma gidiyorum" diyerek evinden ayrılan ve 2 yıl sonra baraj gölünde kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 16 yıl sonra dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldı. Bir daha kendisinden haber alınamadı. Biri henüz bir aylık, diğeri 5 yaşında olan iki çocuk babası Yılmaz’ın annesi Sare Yılmaz, o dönem gözyaşları içinde oğlunun hayatından endişe ettiğini belirterek yetkililerden yardım istedi. 2 yıl sonra barajda kemikleri bulundu Kayıp ihbarından 2 yıl sonra, 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kalktı. Polisin titiz takibi 16 yıl sonra sonuç verdi Zonguldak Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 16 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyasını yeniden açtı. Fiziki ve teknik takibi derinleştiren ekipler, elde edilen yeni deliller ışığında operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma kapsamında K.A., T.Y. ve E.İ. isimli şahıslar gözaltına alındı. 2 tutuklama, 1 ev hapsi Emniyetteki 3 günlük sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.A. ve T.Y., çıkarıldıkları mahkemece "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli E.İ. hakkında ise ev hapsi kararı verildi.