ÇEVRE - 18 Kasım 2025 Salı 09:53

Uzmanından korkutan uyarı: "Kuraklık senaryolarına hazır olmalıyız"

A
A
A
Uzmanından korkutan uyarı: "Kuraklık senaryolarına hazır olmalıyız"

Tüm yurtta soğuk hava etkisini gösterirken Adana’da ve Mersin gibi şehirlerde sıcak hava devam ederken Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, kuraklığa dikkat çekti. Prof. Dr. Başıbüyük, "Bu sene ‘Kara kış’ geçecek yorumları yapılıyor, bu sene kış kara geçebilir ancak her sene durum kötüye gidiyor. Karşılaşmamız muhtemel kuraklık senaryolarına önceden hazırlıklı olmalıyız" dedi.


Son yıllarda artan iklim değişikliği etkileri Türkiye’nin büyük bir bölümünde hissedilirken bu sene kuraklık hat safhaya ulaştı. Özellikle Bursa’da barajların kurumasıyla kuraklık sonucu yaşanabilecek senaryolar gündeme geldi. Ayrıca geçtiğimiz aylarda Güney Kore’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, Türkiye’de bazı iller önümüzdeki yıllarda içme suyunun tamamen tükeneceği ‘Sıfır Günü Kuraklığı’ riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Araştırmada Adana ve Mersin’in 2030, İstanbul ve Diyarbakır’ın ise 2050 yılına kadar bu tabloyla karşılaşabileceği uyarısı yapıldı.



Bu sene ‘Kara kış’ geçecek


Bazı uzmanlar Türkiye’de bu sene ‘Kara kışın geçeceğini söylerken özellikle Çukurova bölgesinde bu durumun pek gerçekleşmesi yakın gelecekte gözükmüyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre geçtiğimiz hafta bir miktar yağış alan Adana’da hava sıcaklığının yeniden 28 derecelere kadar yükselmesi bekleniyor. Konuyla ilgili Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.



"Yeterli kar yağışı yok ve hava sıcak"


Prof. Dr. Başıbüyük, meteorolojik verilerin pek iç açıcı olmadığını anlatarak, "Güney Kore’deki araştırmayı çok ciddi anlamda incelemedim ancak meteorolojik veriler ortada. Adana için hangi senaryo üzerinden bu yorum yapılmış bilemiyoruz. Ancak vatandaşlarımız son 10-20 yılda hatırladıkları derelere, çaylara, akarsulara bakıp artık hiçbirinin akmadığını gözlemleyebilirler. Dağlarda çıkan pınarlar artık yok. Çünkü yeterli kar yağışı yok ve hava sıcak. Bazı dönemlerde kar yağışı oluyor ancak kar yağdıktan sonra ise gelen sıcak hava dalgası, kar sularının yer altı sularını beslemesine imkan sağlamıyor" ifadelerini kullandı.



"Önceden senaryolara hazır olmalıyız"


Gelecek yılların geçmiş yıllara oranla daha kurak geçeceğini aktaran Prof. Dr. Başıbüyük, "Bölgemizde Toros dağları aldığı kar yağışlarıyla su kaynaklarımızı besliyor. Bu sene ‘Kara kış’ geçecek yorumları yapılıyor ancak gelecek senelerde durum daha kötü olacak. Çünkü meteorolojik veriler her sene, bir önceki seneye oranla daha kötüye gittiğini görüyoruz. Bizim karşılaşacağımız kuraklık ve birçok senaryoya önceden hazır olmamız lazım. Ortaya çıkacak ve çıkması muhtemel yeni durumlara kendisini hazır hale getirmeliyiz" diye konuştu.


Adana başta olmak üzere sıcaklık ile mücadele eden illerde çalışanların da dikkat etmesi gerektiğini hatırlatan Başıbüyük, daha sonra şunları söyledi:


"Adana gibi sıcak olan ve yüksek rutubeti olan illerde çalışanlar için bazı hususlara dikkat edilmeli. Bu sıcak hava dalgaları iş güvenliği açısından ciddi bir problem. Maalesef iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı önlemlerimiz yok. Hissedilen sıcaklığın 60 dereceyi aştığı zamanlarda gerek tarla, gerekse inşaatlarda insanları çalıştırıyoruz. Bu konuda herkesin dikkatli olması lazım. Çünkü sıcak hava dalgası en fazla can kaybına neden olan meteorolojik afetlerin başında geliyor."



Uzmanından korkutan uyarı: "Kuraklık senaryolarına hazır olmalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Arazi anlaşmazlığı yüzünden kuzenler mahkemelik oldu Kayseri’nin Hacılar İlçesi’nde dayı ve yeğenin arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşandığı iddia edilen kavga nedeniyle kuzenler mahkemelik oldu. Savcılık dayısının iki oğlunu bıçakla yaralayan Ö.D.’nin ayrı ayrı öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasını istedi. Kayseri’nin Hacılar ilçesinde dayısı M.B. ile aralarındaki arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşandığı iddia edilen kavgada dayısının oğulları T.B ve M.O.B.’yi bıçakla yaralayan Ö.D., Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu duruşmaya tutuklu sanık Ö.D., dayısı M.B. ile oğulları T.B., M.O.B., ve M.Ş.B. ile taraf avukatları katıldı. Mahkemede dinlenen M.B. ve oğulları Ö.D.’nin akşam saatlerinde küfür ederek elinde kalas ile evlerine geldiğini, T.B.’nin kalası almaya çalıştığını yaşanan arbede T.B. ve M.O.B.’nin aldıkları bıçak darbeleri ile yaralandığını belirterek, kendilerinin Ö.D.’yi darp etmediğini söyledi. Ö.D. ise olayın ani geliştiğini, M.B.’nin bahçesine girmediğini elinde de kalas olmadığını belirterek, karşı tarafın elinde değnek olduğu ve T.B.’nin vurmasıyla yere düştüğünü, darp edildiğini ve dişinin kırıldığını söyledi. Yaşananlardan dolayı pişman olduğunu belirten Ö.D., konuşmak için gittiğini kendisinin darp edildiğini bu esnada iş için sürekli yanında bulundurduğu bıçağını kendini korumak için rastgele salladığını ifade etti. Savcılık ceza istedi Savcılık Makamı Ö.D.’nin T.B ve M.O.B.’ye yönelik bıçaklı saldırıdan dolayı ayrı ayrı öldürmeye teşebbüs, 4 kişiye karşı ayrı ayrı hakaret ve tehdit suçundan cezalandırılmasını; M.B. ve oğullarının da haksız tahrik altında basit yaralamadan cezalandırılmalarını istedi. Mahkeme heyeti eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
Ankara Plakasının yazı sitili standartlara aykırı olan sürücüler ceza yememek için plaka basım atölyesinde uzun kuyruklar oluşturdu Yürürlüğe giren yeni düzenleme gereği ‘APP’ plaka olarak bilinen standartlara aykırı plakalarını 140 bin lira ceza yememek için değiştirmek isteyen sürücüler, plaka basım atölyeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren Trafik Ceza Kanunu uygulaması nedeniyle araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için sürücüler, Ankara’daki plaka basım atölyesine akın etti. Uzun kuyruklar oluşturan sürücüler, yaşanan yoğunluktan dolayı işlemleri ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. "Kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" APP plakaların standart dışı kabul edilmesini anlamsız bulduğunu ifade eden Efkan Seyyar, "Aracımın plakası standart değil. Ben de ceza yememek için geldim. Cezalar arttı. 140 bin lira ceza yiyenler varmış. Bundan çekindiğimiz için buradayız. Çok fazla sıra var. İşimiz uzun. Önce onay almamız, ardından da plakayı bastırmamız gerekecek. Bir süre daha burayız. İşlemler kısa sürmüyor. Bugüne yetiştirmeye çalışıyoruz. Bence yararlı bir uygulama değil. Araçtaki plaka yazısının farklılığı trafiği tehlikeye atan bir durum. Bu sadece araç daha güzel görünsün diye yapılan bir şey. Özel plaka yaptırıp yüksek miktarda para ödeyenler var ve tek amaçları bunu sergilemek. Bu plakaların yazı sitili daha kalın ve daha okunaklı. Buna rağmen kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" dedi. "Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor" Çok fazla beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Ayhan Özdemir, "Dün de buradaydık ama sıradan dolayı işimizi halledemedik ve bugün de gelmek zorunda kaldık. Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor. Çok fazla sıra var ve insanlar oruç. Bu uygulamayı daha kolay bir şekilde yapabilirlerdi. Böyle çok anlamsız. 140 bin lira ceza yazıldığı söyleniyor. Korktuğumuz için geldik biz de. Sürekli sıraya giriyoruz. Cezalar çok yüksek. İnsanlar nasıl ödeyebilir ki bu miktarları" diye konuştu. "Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız" Sürücülerden Arif Doğan ise, "Biz aracımızı aldığımızda plakanın farklı olduğunu ve yasadışı olduğunu bilmiyorduk. Değiştirmeye geldik. 140 bin lira cezası olduğu söyleniyor. Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız. Çok fazla plaka bastıran var" ifadelerine yer verdi.
Antalya Antalya turizmi bayrama hazır: Otellerde yüzde 100’e yakın doluluk bekleniyor Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi Antalya turizminde hareketliliğin başladığını belirterek, "Açık olan otellerde doluluk oranının yüzde 95 ila yüzde 100’e ulaşmasını bekliyoruz" dedi. POYD Başkanı Saatçioğlu, Ramazan Bayramı öncesi Antalya’daki otellerin doluluk oranları, erken rezervasyon hareketliliği ve sektörün nitelikli turist hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bayram dönemlerinin turizm sektörü açısından her yıl önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle Antalya’daki tesisler için bu dönemin verimli geçtiğini ifade etti. Türkiye’de yılda iki kez bayram döneminde turizm hareketliliğinin arttığını kaydeden Saatçioğlu, yakın destinasyonlardan gelen turistlerin Antalya’yı tercih ettiğini dile getirdi. Saatçioğlu, "Türkiye’de senede iki defa bir bayram şöleni oluyor. Bu nedenle her bayram turizmciler için kısa da olsa uzun da olsa oldukça verimli geçiyor. Özellikle Antalya’daki oteller için önemli bir dönem. Yakın bölgelerde yaşayan insanlar ağırlıklı olarak gelebiliyor. Bir saatlik uçuş mesafesinde bulunan destinasyonlardan Antalya tercih ediliyor. Ramazan Bayramı’nın çok verimli geçeceğinin sinyalini şimdiden almış durumdayız" şeklinde konuştu "Açık otellerde yüzde 95-100 doluluk bekliyoruz" Antalya’nın sezonluk bir destinasyon olduğunu hatırlatan Saatçioğlu, kentte turizm sezonunun genellikle 1 Nisan’da başladığını ve 31 Ekim’e kadar sürdüğünü dile getirdi. Bu dönem dışında otellerin büyük bölümünün kapalı olduğunu ifade eden Saatçioğlu, bayram döneminde açık olan tesislerde yoğunluk yaşanacağını belirtti. Saatçioğlu, "Antalya sezonluk bir yer. Genelde 1 Nisan’da sezonu açarlar, 31 Ekim’de kapatırlar. Bu dönem dışında işletmelerin yaklaşık yüzde 70’i otellerini kapatıyor. Ancak açık olan otellerde yüzde 95, hatta yüzde 100’e ulaşabilecek doluluk oranlarını- yakalayacağımızı düşünüyoruz. Bayram tatilinde misafirlerimiz ağırlıklı olarak iç pazardan olacak" diye konuştu. "Hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" Ramazan Bayramı tatilinin 19 Mart itibarıyla başlayacağını hatırlatan Saatçioğlu, tatilin uzama ihtimalinin turizm açısından avantaj oluşturabileceğini de sözlerine ekledi. Bayramın ardından Paskalya tatilinin başlamasının da sektöre olumlu yansıyacağını belirten Saatçioğlu, "Bayram tatilinin muhtemelen uzayacağını ve bir hafta ya da bir buçuk haftaya yayılacağını düşünüyoruz. Hemen ardından Paskalya Bayramı’nın gelmesi turizmciler açısından sevindirici bir gelişme. Bu nedenle hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Erken rezervasyonlar geçen yılın üzerinde Erken rezervasyonların sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, bu yılki rezervasyonların geçen yılın üzerinde seyrettiğini söyleyerek, "Şu anda aldığımız erken rezervasyonlar tatmin edici seviyede. Geçen yılın yaklaşık yüzde 5 ile yüzde 10 üzerinde seyrediyor. Bu durum bizi sevindiriyor" dedi. "Daha fazla değil, daha nitelikli turist" Turizm sektöründe artık yalnızca turist sayısının değil, turist başına harcamanın da önem kazandığını belirten Saatçioğlu, sektörün hedefinin nitelikli turisti artırmak olduğunu belirtti. Saatçioğlu, "Türkiye’nin fiyat politikasını, euronun stabil kalmasını ancak Türk lirasının enflasyon baskısı altında olmasını dikkate aldığımızda artık daha çok turistten ziyade ortalama harcaması yüksek olan nitelikli turisti ağırlamayı hedefliyoruz. Bu nedenle geçen yılın rakamlarını yakalasak bile ortalama fiyatımızı yükselttiğimizde hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.