TEKNOLOJİ - 21 Mayıs 2024 Salı 10:04

Vestel marka sıfır çamaşır makinesi hasarlı ve kullanılmış çıktı

A
A
A
Vestel marka sıfır çamaşır makinesi hasarlı ve kullanılmış çıktı

Adana'da sıfır teşhir ürünü çamaşır makinesi alan kadın, aldığı makinenin kullanılmış ve hasarlı olduğunu fark edince şikayetçi oldu.

Evindeki çamaşır makinesini yenilemek isteyen Fulya Örtücek (40), yeni bir çamaşır makinesi almak üzere bir bayiye gittiğini belirterek, "Bir Vestel çamaşır makinesi aldım. Evime gelip teslim aldıktan sonra detaylı incelediğimde camında ve çeşitli bölgelerinde kırıklar olduğunu gördüm. Ayrıca iç yüzeyinde deterjan kalıntıları olduğunu, kapak lastiğinde kullanıma bağlı gevşeme olduğu da fark ederek bununla ilgili şikayetlerimi oluşturduğumu bayiye bildirdim. Şikayetim devam ediyor. Bayi ile ilgili bir çözüm yok. Ayıplı ve kusurlu, kullanılmış bir ürün. Sıfır diye aldım, kullanılmış ürün olarak geldi ve hiçbir çözüm bulamadım" dedi.
Ürünü satın alırken bayideki satış temsilcisinin makinenin sol üst tarafında küçük bir çiziğin olduğunu ve bu nedenle kendisine 8 bin TL'lik bir indirim sağlanacağının söylendiğini iddia eden Örtücek, "Makinenin asıl değeri 23 bin TL iken bana makineyi 15 bin TL'ye satabileceklerini söylediler. Sadece köşesinde bir çizik kusuru var dediler. Ben de sadece çizik olacağı için bu tip indirimden faydalanarak belirli bir tutarda indirim tekliflerini kabul ettim. Ama gelen üründe çizik bir yana, ürünün kullanılmış ve ikinci el olduğunu fark ettim" şeklinde konuştu.

"Ben indirim yaptıklarını düşünüyordum"
Makineyi 15 bin TL'lik bedel ile aldığını kaydeden Örtücek, "Ben indirim yaptıklarını düşünüyordum. Daha sonrasında gerekli internet araştırmalarını yaptığımda ürünün pazarlamasının zaten bu fiyatta olduğunu ve ürünün bu fiyatta satıldığını gördüm. Ancak bana bayide çizik dolayısıyla yaklaşık 8 bin TL daha indirimli olduğunu söylemişlerdi, o yüzden makul gelmişti bana. Aldıktan sonra inceleyerek baktığımda internet pazarında veya diğer bayiliklerde arada bir fark olmadığını gördüm. Aslında hiçbir fiyat farkı da yokmuş. Bayinin samimiyetine güvenerek köşesindeki çiziğe rağmen almıştım ben. O da doğru çıkmadı. Ben ürünü istemiyorum. Hijyen dolayısıyla bunu kullanmak istemiyorum. Tercihim ikinci el olsaydı ikinci el bulurdum" ifadelerini kullandı.

Örtücek ayrıca, ürünün ayıplı ve kullanılmış çıkması sonrasında ürünü eve teslim eden yetkili servis ile iletişime geçerek geri dönmeleri talebinde bulunduğunu, birçok kez telefonda yetkililerle görüşmesine rağmen servisin, 'gün içerisinde tutanak tutmak için geliriz' diyerek gelmediklerini iddia etti.

Mehmet Umut Bakay - Furkan Sabrican Ünlü

Vestel marka sıfır çamaşır makinesi hasarlı ve kullanılmış çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.