YEREL HABERLER - 25 Nisan 2012 Çarşamba 17:56

ADIYAMAN`DA AŞI HAFTASI ETKİNLİKLERİ

A
A
A
ADIYAMAN`DA AŞI HAFTASI ETKİNLİKLERİ

23-27 Nisan Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında Adıyaman`da eğlenceli bir program düzenlendi.
Adıyaman Sağlık Eğitim Merkezi bahçesinde gerçekleştirilen programı Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kutlu, sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı. Halkoyunları gösterileriyle başlayan programda, şiirler okundu, şarkılar söylendi. Öğrenciler düzenlenen müzik-eğlence programının ardından aşı oldular.
Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kutlu, ülkemizde yüksek aşılama oranlarına ulaşıldığını belirterek, "2011 yılı sonu itibariyle her bir antijen için yüzde 97 olarak belirlenen hedefe ulaşılmış olup, ilimizde de aşılama yüzdeleri bu başarı çizgisi civarındadır. Problem, aşıların takvimine uygun zamanda yapılmaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocukluk çağı aşılamalarında dikkat etmemiz gereken en önemli durum, aşıların çocuğun yaşına göre öngörülen zamanlarda yapılmasıdır. Özellikle bir yaşta ve okul
çağında yapılması gereken aşıların en az bebeklik döneminde gösterilen hassasiyet korunarak tamamlanmasıdır. Rapel dozlarının tamamlanamaması, hastalığa karşı bağışıklık durumunda istenmeyen zafiyetlerin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır" dedi.
1 Nolu Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlusu Dr. Emine Dilek Çağ ise, aşının faydalarından bahsetti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bebeği üşümesin diye annesine taşındı, döndüğünde evinin kül olduğunu gördü Eskişehir’de evi sobalı evi yeterince ısınmadığı için eşi ve bebeği ile birlikte annesinin yanına kışı geçirmek için taşınan Sezer Karakaya, kontrol için geldiği dairesinin yanıp kül olduğunu ve kimsenin bu yangından haberdar olmadığını fark etti. Fabrikada işçi olan Sezer Karakaya, evinin tadilatını nasıl yapacağını kara kara düşünüyor. Odunpazarı ilçesi Emek Mahallesi Gezi Sokak üzerinde bir apartman dairesinde, 1 buçuk yıl önce evlendiği eşi ve bebekleriyle birlikte ikamet eden 27 yaşındaki Sezer Karakaya’nın başına talihsiz bir olay geldi. Kiraladığı ev sobalı olan Karakaya, bebekleri üşümesin diye annesinin kaloriferli evine kışı geçirmek üzere taşındı. Arada evini kontrol eden 27 yaşındaki adam geçtiğimiz ay gördüğü manzara ile şok oldu. Evinin kapısını açan Sezer Karakaya, içerinin tamamen yandığını gördü. Bacadan çıktığını tahmin ettiği yangının, kendi kendine yanıp sönen alevden komşularının da haberi olmayan talihsiz adam durumu itfaiyeye bildirdi. Karakaya’nı iddiasına göre, yangının üzerinden 72 saat geçmesinden dolayı itfaiye ekipleri bir işlem yapamayacaklarını bildirdi. Evi kül olan fakat bunu rapora dökemeyen asgari ücretle geçinmeye çalışan adam, ne yapacağını adeta kara kara düşünüyor. "Hiçbir hak talebinde bulunamadık" Konuyla alakalı konuşan Sezer Karakaya, "Normalde evde ben, eşim ve bir de bebek var. 1 buçuk senelik evliyiz. Kışın soba olduğu ve yakamayacağımız için annemlerin evinde kalıyorduk. Kışın arada böyle eve bakıp geliyoruz. Eve en son geldiğimizde manzara bu şekildeydi. Sanırım bacadan ateş girmiş. O gün de bayağı bir lodos fırtınasının olduğu gündü. Görmeyen komşularımın da dediği gibi durum buydu. İşte biz geldik, manzara ve olay buydu. İtfaiyeyi aradık ama itfaiye gelmedi. ’Hani yanıyor mu?’ dediler. Yok, sönmüş. Kendiliğinden, artık nasıl bir oksijensiz kaldıysa sönmüş. İtfaiyeyi aradık, itfaiye de gelemeyeceğini bildirerek kolluk kuvvetlerini yolladı. Kolluk kuvvetlerini aradık, ambulans yolladı. Ambulansı aradık, yani hiçbir sonuç alamadık. Ondan sonra karakola gittik. Karakolda 72 saat boyunca itfaiyenin bir şey yapmadığını söyleyince, ’Bizim de elimizden bir şey gelmiyor.’ dediler. Sonuç bu. Biz oraya gittik, buraya gittik. Herkes rapora baktı ama evimiz perişan halde. Koltuklar olsun, televizyonum olsun; hiçbir şey yapamadık, hiçbir hak talebinde bulunamadık. Baca açıktı, bacayı zaten ben kapattım. Bezle kapalıydı, herkes öyle düşünüyor; biz de öyle düşündük. Yani geldiğim zaman zaten belliydi. Ateş buradan başlamış. Bunun sıcaklığı üzerine her tarafı zift gibi yapmış, siyah gibi malzemeleri kullanılmaz hale getirmiş. Yani itfaiye de bize çözüm olmadı. Biz de mağdur duruma düştük ve ne yapacağımızı bilemedik. Hiç kimse haber vermedi, aradan iki gün geçti. yangın bitmiş, biz nasıl olduğunu yukarıdaki komşumdan öğrendik. O da dumanın geldiğini, çatıya baktığını, sonra içeri girdiğini bildirdi. Kimse görmemiş, zaten bunun karşı tarafı boş arsalar. Yani ev veya bina olsa hani camdan falan görürlerdi" dedi. "72 saat geçip ihbarda bulunulmadığı için işlem yapılmadı" Yangın sonrası evinin tadilatını kara kara düşünen Karakaya şöyle devam etti: "Nereden baksanız zararım yine 150 bini geçer. Çünkü koltuk yok, televizyon yok. Ben bunları taksitle almıştım ve taksiti yeni bitti. 1 buçuk senelik evliyim, eşyaları bir senelik taksitle almıştım; bir sene içinde taksiti bitti. Ben fabrikada asgari ücretle çalışıyorum. Duman duymuşlar ama o gün fırtınanın etkisiyle duman merdiven başına artık. Biz de tahmin yürütüyoruz. Sanırım duman tepeye, çatıya falan çıkmış. Onlar da ‘Acaba alttaki kattan mı geliyor, acaba sorsak mı?’ diyememişler, bilememişler. Ateşin bacadan girdiğini zaten kimse göremez ama besbelli. Bacadan girmiş; odanın kapısı ve diğer odaların da kapısı açıktı. Rutubetlenmesin diye, evde kalmadığımız için odaların kapısını açık bıraktık ama camlar kapalıydı. O gün Allah’tan o gün evde değildik. Belki gece başlamıştır, kimse bilemiyor. Belki gece olmuştur; biz olsaydık gece ufak çocukla zehirlenir ölürdük. Kimse de kalkıp itfaiye diyemezdi. ‘Yanmış, sönmüş’ dediler. Yangın üzerinden 72 saat geçip ihbarda bulunulmadığı için işlem yapılmadı. ’İlla yanacak, biz söndüreceğiz; ona göre işlem olacak’ dediler. Biz de ortada kalakaldık. Gene annemlerde kalmaya devam ediyoruz. Tabii şimdi benim babam diyaliz hastası. Biz onların evinde kalıyoruz. Onlar da enfeksiyon kapmamak için soba yakıyor. Tek katlı müstakil bir ev; onlar da soba yaktığı için hepimiz aynı yerde yatmak zorunda kalıyoruz. Öbür türlü babam soğuk yerde yattı mı diyaliz hastası olduğu için hasta oluyor. Sürekli hastanelerle uğraşıyoruz; iki böbreği de bitik zaten. Biz onlarda kalınca onlar da mağdur duruma düşüyor. Bir çare bulunmasını istiyorum." "Ailemiz için destek istiyorum açıkçası" Emek Mahalle Muhtarı Sibel Akıl konuyla alakalı, "Vallahi ben duruma çok üzüldüm açıkçası. Benim de yeni haberim oldu. Keşke böyle bir şey olmasaymış ama olmuş. İyi ki eşi ve bebek evde yokmuş. Kullanılamaz hale gelmiş yani. Hani kendi kendine hava almayınca demek ki alevlenmemiş. Bunu is şeklinde her yere yayılmış. Yanması gereken yerler yanmış zaten. Tavan falan da bayağı düşmüş aşağıya. Yani çok üzüldüm. Bu nedenle de ben buradan gerekli büyüklerimizden, gerekli birimlerden destek ve yardım istiyorum. Çünkü ailemiz zaten yeni evde bir aile. Zaten hani ödemeleri gereken düğün borçları, eşyaları, taksitleri falan varken tekrardan her şeyin yanması hiç güzel olmamış yani. O nedenle de ben ailemiz için destek istiyorum açıkçası" diye konuştu.
Gaziantep Her gün 3 paket sigara içiyordu, sigarayı bıraktı hayatı değişti Ablasının ısrarı sonucu uzun yıllardır kullandığı sigara alışkanlığından kurtulmak için Gaziantep Şehir Hastanesi’ndeki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuran 55 yaşındaki Türkan Yıldız, poliklinikte görevli Uzman Doktor Mustafa Soylu’nun uyguladığı ilaçlı tedavi ile kısa sürede sigara bağımlılığından kurtuldu. Azim ve gayret ederek sağlıklı yaşama merhaba diyen Yıldız, sigara içtiği yılların pişmanlığı ile 35 yıl tiryakisi olduğu sigaradan kurtulmanın sevincini yaşıyor. 35 yıl boyunca her gün 3 paket sigara içen Yıldız, sigarayı bıraktığı günden beri yaşadığı sağlık sorunlarından da kurtuldu. Sigarayı bıraktıktan sonra hayatı değişen ve sağlıklı bir yaşamla hayatını sürdüren Yıldız, artık nefes sorunu yaşamadan daha rahat uyuyabiliyor, yemek yiyebiliyor ve saatlerce yürüyüş yapabiliyor. Yıllardır sigaranın hem maddi hem de sağlık açısından çok büyük zararlarını gören Yıldız, artık sigarasız yaşamın keyfini çıkarıyor. "Sigarasız hayattan çok memnunum" Sigarayı bıraktıktan sonra hayatının olumlu yönde değiştiğini belirten Yıldız, "19 yaşından beri sigara içiyordum. 35 yıl içinde sağlığımı kaybettim. Sonra sağlığımdan oldum. Ablam doktor, onun tavsiyesi üzerine Gaziantep Şehir Hastanesinde sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenler için hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyorum. Sağlığıma kavuştum, huzurluyum ve çok rahatım. Uykularım düzene girdi. Bu şekilde sigarasız hayattan çok memnunum ve doktorumuzun sigarayı bırakmamda büyük katkısı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Artık çok rahat nefes alıp veriyorum" dedi. "Sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım" Sigara içtiği için çok büyük pişmanlık yaşadığını dile getiren Yıldız, "Hem ilaç kullanıyordum hem sigara içiyordum. Oluru yoktu, artık çaresizdim. Onun için Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Artık çok iyiyim. Sağlığıma kavuştum. Nefes alıp vermem, merdivenden inip çıkmam çok rahat oldu. İyi ki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurmuşum. Komşularımın, arkadaşlarımın ve oğlumun da sigarayı bırakması için mücadele ediyordum. Oğlum sigarayı bıraktı. Uygulanan ilaç tedavisiyle ve profesyonel destekte alarak sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım. Herkese sigarayı bırakmalarını öneriyorum" şeklinde konuştu. "Sigarayı bırakmak zor değil çok kolay" Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen herkesi polikliniğe davet eden Uzman Doktor Mustafa Soylu ise, "Türkan hanımın bir yakını daha önce bize müracaat etmişti. Sigarayı bıraktığını söyleyince Türkan hanımda randevu aldı ve polikliniğimize geldi. Kendisiyle konuştuk. Kendisiyle 10-15 günlük bir tedavi planı belirledik. Türkan hanım plana sadık kaldı. Belirlediğimiz hedefler çok kolay ve öyle zor hedefler vermiyoruz. Yapılamayacak hedefler değil. Sigarayı bırakmak aksine çok kolay. Danışanlarımız planına sadık kalmaları halinde biraz gayretle bu iş tamamıyla kökünden çözülür. Türkan hanım belirlenen hedefleri uyguladı ve sigarayı bıraktı. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyor" diye konuştu.
Düzce Rekor seviyede hastaya bakıldı, en fazla ilgi acile oldu DÜZCE(İHA) – Nüfusu 412 bin olan Düzce’de 2025 yılında 6 milyon 527 bin 22 hasta doktora başvurdu. En çok ilgi acil serviste yaşanırken, dahiliye ve ortopedi sırasıyla takip etti. Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, milyonlarca hastaya hizmet verildiğini söyledi. Düzce’de sağlık sektöründeki gelişmeler vatandaşların doktora başvuru sayılarına da yansıdı. 2025 yılında 412 bin nüfuslu şehirde, 6 milyon 527 bin 22 hasta Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlara başvuru yaptı. Sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayıları hakkında bilgiler veren Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "2018 yılından bu yana hekim ve personel sayımızı belirli bir seviyede artırdık. Artan hekim sayımız ile birlikte baktığımız hasta sayısı da artış gösteriyor. Sağlık Müdürlüğümüze bağlı hizmet veren sağlık tesislerimize 2025 yılında toplam 6 milyon 527 bin 22 hasta başvurusu gerçekleşti. Bu hastaların 3 milyon 17 bin 514 tanesi polikliniklere muayene olurken, 3 milyon 352 bin 508 kişi ise aile hakimlerinden, 969 bin 583 hastaya da hastanelerimizin acil servislerinde hizmet verildi. Ayrıca geçen yıl il dışından ilimize binlerce hasta kabulü yapıldı" dedi. "65 bin 412 kişi ameliyat oldu" Dr. Yasin Yılmaz, binlerce hastaya görüntüleme hizmeti verildiğini belirterek "İlimizde bir yılda toplam 65 bin 412 hastanın ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Güler yüzlü ve tecrübeli personellerimiz ile son teknoloji görüntüleme cihazlarımızla hizmet verdiğimiz sağlık tesislerimizden hastanelerimize başvuran hastalarımıza bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, olmak üzere toplamda binlerce hastaya görüntüleme hizmeti verildi. 300 bin 978 kişi Ağız ve diş sağlığı hastanemizden tedavi aldı" ifadelerinde bulundu. "3 bin 160 doğum gerçekleşti" 2025 yılında 3 bin 160 doğum gerçekleştiğini bildiren Yasin Yılmaz "İlimizde sağlığın korunması, hastalıkların tedavisi ve Rehabilitasyonu için yürüttüğümüz çalışmalarla vatandaşlarımızın nitelikli, ferah ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşması amacına müzahir planlama ve çalışmalarımızı, mesleğimizin kutsallığına inanan tüm sağlık çalışanlarımız ile birlikte, gece gündüz demeden özverili bir şekilde yürütüyoruz. Türkiye yüz yılında ilimizi ülkemizde ve bölgemizde sağlık alanında marka bir şehir olması noktasında desteğini bizlerden esirgemeyen Sağlık Bakanlığımız yetkililerine, devlet büyüklerimize ve her daim yanımızda olan çok kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.