- 25 Mayıs 2023 Perşembe 15:48

Adıyaman’ın kadim yemekleri tanıtıldı

A
A
A
Adıyaman’ın kadim yemekleri tanıtıldı

Adıyaman’ın asırlardır sofralarında yer alan kadim yemekler sergilenerek ikram edildi.

Adıyaman’ın asırlardır sofralarında yer alan kadim yemekler sergilenerek ikram edildi.


Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanının eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabı hazırlandı. 21-27 Mayıs Türk Mutfakları Haftası çerçevesinde Kadim Adıyaman yemekleri ikram edildi. Beşpınar Eğitim Kampı’nda düzenlenen etkinlikte, Adıyaman’ın çiğköftesi, sarımsaklı bulgur pilavı, Adıyaman Tavası, bademli irmik helvası ve cacığı sergilenerek davetlilere ikram edildi. Adıyaman Vali Yardımcısı Mehmet Ali Uzun, Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse başta olmak üzere çeşitli kamu kurum ve kuruluşların temsilcileri etkinliğe katıldı.


Adıyaman Vali Yardımcısı Mehmet Ali Uzun gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tüm dünyada ve ülkemizde kutlanan 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası’nın kutlanması, milli karakterimizin bir yansımasıdır. Değerli bir hazine olan Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı Kitabı şifa içeren pek çok yemek tarifini içermektedir. Kitapta yer alan yemeklerin hazırlanması ve ikram edilip tanıtımının yapılması, ulusal ve uluslararası arenada ses getirebilmesi, zaman ve kaynak israfının engellenmesi açısından da çok önem arz etmektedir. Yiyecek- içecek sektörü yerel tatları deneyimlemek için bir araç olup şehrin tanıtımına ve turizminin gelişimine de katkı sunar.


Adıyaman mutfağı gerek çiğ köftesi gerekse tavuklu bulgur pilavı, bademli irmik helvası, tavası kendisine has nice yemekleri ile Anadolu gastronomisine Güneydoğu’dan göz kırpmaktadır. Nitekim şu anda gerçekleştirdiğimiz etkinlikler de yerelde Adıyaman mutfağının tanıtılması, genelde ise Türk mutfağının daha iyi algılanması adına iyi bir araç ve etkili bir farkındalık artırma faaliyetidir” dedi.


Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, yeni nesile kadim mutfak kültürünü yansıtılması gerektiğini belirterek, “Fast Foot kültürünün hakim olduğu günümüzde obezite hızla yayılıyor. Obezite beraberinde ciddi hastalıkları getiriyor. Kadim medeniyetin kadim yemekleri, özellikle bu bölgenin mutfağının hem sağlığa hem de damak tadına hitap ediyor” şeklinde konuştu.


Adıyaman İl Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse ise yaptığı açıklamada, “Kültürel değerlerimiz kaybolmaya başlamış, bundan yemeklerimiz de nasibini almıştır. Asırlardan beri ocaktan tüten bir bilgelik birikimini içeren Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı Kitabında yer alan yemeklerimizin hazırlanması, kültürel değerlerin korunması ve gelenekselleştirilerek gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacaktır.


İlk kez geçen yıl kutlanan ’Türk Mutfağı Haftası’ bu yılda 81 ilimizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. İnşallah bu gelişme, coğrafyamızın lezzetlerle dolu güzergahlarında, muhteşem yolculukların vesilesi olacak, Türk mutfağından en kısa zamanda, büyük ve uluslararası markalar doğmasına katkı sağlayacaktır.


Bu yıl deprem sebebiyle, Adıyamanlı depremzede öğrencilerimizle birlikte mütevazi bir etkinlikle kutladığımız “Türk Mutfağı Haftası” umarım şehrimizin gastronomi alanında sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmasına vesile olur.


Bugün sergilenen ve ikram edilen yemek ve içecekler Kadim Adıyaman Mutfağının temsili örneklerindendir. Adıyaman Tavası, Sarımsaklı Bulgur Pilavı, Çiğköfte, Bademli İrmik Helvası ve Cacık Adıyaman’ımızın zengin mutfağından bugün için aşçılarımızın geleneksel yöntemlerle, özenle hazırladığı yemek ve tatlılarımızdır” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.