GÜNDEM - 05 Eylül 2024 Perşembe 10:56

Acılı anne, 18 yıl önce öldüğü söylenen kızının yaşadığına inanıyor

A
A
A

Adıyaman’da bir kadın, 39 günlükken ‘öldü’ denilerek herkesten habersiz toprağa verildiğini iddia ettiği kızının her gün rüyasına girerek, “Anne ben ölmedim, yaşıyorum” dediğini söyledi. Acılı anne, mezarın açılarak DNA testi yapılmasını istedi.

Edinilen bilgilere göre, Kıymet Şahin, 2006 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesinden Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesine gitti ve burada Kader Şahin isimli kız çocuğunu dünyaya getirdi. İddiaya göre, anne doğumdan 1,5 gün sonra taburcu edilerek Adıyaman’a gönderilirken bebek ise burada kuvöze alındı. Adıyaman’a geldikten sonra şeker rahatsızlığından dolayı fenalaştığını ve bundan dolayı yaklaşık 1 hafta Adıyaman’da tedavi gördüğünü belirten Kıymet Şahin, 39 gün sonra Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinden arandıklarını ve bebeğin ölüm haberini aldıklarını söyledi. Ölüm haberinden bir gün sonra Malatya’ya gittiklerinde bebeklerinin kendilerinden habersiz bir şekilde toprağa verildiğini iddia eden anne Kıymet Şahin, defalarca DNA testi için başvuruda bulunduklarını ama başvuruların sürekli reddedildiğini söyledi.

Acılı anne, 18 yıl önce öldüğü söylenen kızının yaşadığına inanıyor

"DNA testi için ilgili kurumlara ve makamlara başvuru yapmama rağmen bütün başvurularıma ret cevabı veriliyor"

Çocuğunun ölmediğine ve yaşadığına inandığını vurgulayan anne Kıymet Şahin, “Şekerim biraz yükselmişti diye beni Malatya’ya sevk etmişlerdi. Benim doğumunun orada gerçekleşti ve çocuk hasta diye kuvöze konuldu. Doğumdan 1,5 gün sonra bizi apar topar Adıyaman’a gönderdiler. Hastaydım narkoz etkisindeydim, geldim Adıyaman’a. Burada bir hafta tedavi gördüm, 39 gün sonra haber geldi, dediler ’başınız sağ olsun, bebeğiniz ölmüştür.’ Biz gittiğimizde de bebek yoktu, defnedilmişti. Artık yapacak bir şey yok dedik. Okuma yazmam yok, cahil biriydim, sorgulamadım, çocuğumu kaybetmenin acısını içime gömdüm. Ben çocuğumu kaybettikten 7 yıl sonra okuldan aradılar, dediler ki ’neden çocuğu okula göndermiyorsun’, bebeğimin öldüğünü söyledim. 2006 yılında bebeği doğduktan birkaç gün hemen sonra bebeğin kimliğini çıkartmıştık, 39 gün sonra ölünce de o acıyla o durumlardan dolayı bebeğin öldüğünü de nüfusa giderek kayıtlardan düşürmemiştik. Okuldan gelen telefon aramasından sonra nüfus müdürlüğüne gittim ölüm, raporlarını aldım. Ama ben bebeğimin öldüğüne inanmıyorum. Her gece rüyalarıma giriyor, ‘Anne ben ölmedim, yaşıyorum’ diyor. Ben defalarca DNA testi için ilgili kurumlara ve makamlara başvuru yapmama rağmen bütün başvurularıma ret cevabı veriliyor. Ben mezarın açılmasını ve DNA testinin yapılmasını istiyorum. Bu acılarıma artık son verilmesini istiyorum” diye konuştu.

Acılı anne, 18 yıl önce öldüğü söylenen kızının yaşadığına inanıyor

Cihan Kizir - Yusuf Mert Işık

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da kiralık evde kaçak göçmen ağı polis operasyonuyla çökertildi Bursa’da düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar sonucu, kiralık ev görünümü altında faaliyet gösteren bir göçmen kaçakçılığı merkezi polis ekiplerince ortaya çıkarıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik ve fiziki takip sonucunda Yıldırım ilçesinde bulunan bir adrese operasyon düzenlendi. Adreste yapılan baskında toplam 7 yabancı uyruklu kişi yakalandı. Yapılan kontrollerde yakalanan kişilerden 6’sının herhangi bir kimlik belgesinin bulunmadığı ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptıkları belirlendi. Bir kişinin ise Bursa’ya kayıtlı Geçici Koruma Kimlik Belgesi taşıdığı tespit edildi. Aylık 15 bin TL’ye barındırılmışlar Polisin yürüttüğü soruşturmayı derinleştirmesiyle dikkat çeken detaylar da ortaya çıktı. Yakalanan göçmenlerin, organizatörler tarafından aylık 15 bin TL karşılığında söz konusu evde barındırıldığı öğrenildi. Organizatörler yakalandı Göçmenlere kalacak yer sağlayarak süreci organize ettiği belirlenen 2 şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi. Öte yandan, kimliksiz olduğu belirlenen düzensiz göçmenler, sınır dışı işlemlerinin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" İstanbul Valisi Davut Gül, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. 2 polisimiz hafif yaralı. Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, İsrail Konsolosluğu önünde yaşanan çatışmanın ardından olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Davut Gül yaptığı açıklamada, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Başta İstanbul Emniyet Müdürümüz olmak üzere bütün ekibini tebrik ediyorum. Bu büyük saldırıyı polisimiz tedbirleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar" ifadelerini kullandı. Polisin olayla ilgili çalışmasının sürdüğünü söyleyen Vali Gül, "Şahısların kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Provokasyon kokan bir hareket. Biliyorsunuz bu bölgede bankalar ve iş yerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta yaklaşık 2.5 yıldır herhangi bir faaliyet yok. Konsoloslukta herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Emniyetimiz tüm yönleri ile çalışıyor" diye konuştu. Saldırıyı 3 kişinin gerçekleştirdiğini söyleyen Vali Gül, şahısların olay yerine araçla geldiklerini ve uzun namlulu silah kullandıklarını ifade etti.
Samsun Canik’te atığı getirene nakit iade Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na atıklarını teslim eden vatandaşlara nakit iade sağladıklarını, ayrıca gıda ve temizlik paketi hediye ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla sıfır atık konusunda farkındalık oluşturduklarını ve aile bütçesine katkı sunduklarını söyledi. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na ’CanAtık’ mobil uygulama üzerinden atık teslimi gerçekleştiren vatandaşlara nakit iade işlemi gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, ayrıca Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’na ve Canik Sıfır Atık Marketi’ne 10 kilogram ve üzeri geri dönüştürülebilir atık getiren vatandaşlara gıda ve temizlik paketi hediye ettiklerini ifade etti. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla mahallelerde vatandaşların atıklarını teslim almaya devam ettiklerini, atık yönetimine dair uygulamalarla sıfır atık kültürünü yaygınlaştırırken aile bütçesine katkı sunmayı sürdürdüklerini dile getiren Başkan Sandıkçı, "Canik’te aile bütçesine katkı sağlıyor, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakma hedefiyle çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Atığı getirene peşin nakit Atık teslimi gerçekleştiren vatandaşların nakit iade işlemlerini anında gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atık alanında örnek projelere imza atmaya devam ediyoruz. Geri dönüştürülebilir atıkların yeniden kazanımlarını sağlarken ayrıca aile bütçesine katkı sunuyoruz. Canik Mobil Sıfır Atık Aracımıza ve Canik Sıfır Atık Marketimize evlerinde biriktirdiği atıkları getiren hemşehrilerimize nakit iade işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Her iki atık teslim noktamıza evlerinde biriktirdikleri geri dönüştürülebilir atıkları getiren hemşehrilerimizin, CanAtık isimli mobil uygulamamız üzerinden nakit iade sürecini tamamlıyoruz. CanAtık mobil uygulamasına nakit iadeleri tamamlanan hemşehrilerimiz, buradaki bakiyesini kendi banka hesaplarına transfer ediyor ve dilediği ATM üzerinden para çekme işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Canik’te atıkları ekonomiye kazandırıyor, aile bütçesine destek olmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Canik Mobil Sıfır Atık Aracı’yla sokak sokak vatandaşlardan atıkları teslim almaya devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, vatandaşların talepleri doğrultusunda mobil uygulama üzerinden ayrıca Canik Sıfır Atık Marketi alışveriş puanı da tanımladıklarını sözlerine ekledi.
Yozgat Yozgat, UNESCO Öğrenen Şehirler zirvesine ev sahipliği yaptı UNESCO Öğrenen Şehirler zirvesinde Yozgat kültürel değerleriyle ev sahipliği yaptı. Programa Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ve il protokolü katıldı. Programın, yerel kalkınma ve hayat boyu öğrenme kültürünün güçlendirilmesi amacıyla düzenlendiği belirtildi. Program boyunca Yozgat’ın köklü kültürel değerleri sergilenirken, etkinliğin temel odak noktası öğrenen bir toplum inşa etmek olarak belirlendi. Katılımcılar, şehrin sahip olduğu potansiyelin uluslararası standartlarda nasıl geliştirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulundu. Sergi alanında ise Yozgat’a özgü ürünler katılımcılarla buluştu. Akdağmadeni Belediyesi’nin standında yer alan Serhat Yolcu, Akdağmadeni salebinin özelliklerinden söz etti. Yolcu, "Türkiye’nin en kaliteli salebi olan Akdağmadeni salebini biz genellikle şehir dışında fuarlarda, festivallerde, programlarda bugün olduğu gibi hem anlatmaya hem tanıtmaya çalışıyoruz. İnşallah ilerleyen zamanlarda UNESCO programlarına dâhil olup Akdağmadeni salebini en iyi şekilde anlatmaya çalışacağız" dedi. Salebin topraktan çıkarılış ve işleniş sürecini de anlatan Yolcu, "Akdağmadeni salebi toprakta doğada kendiliğinden çıkan endemik bitkiler grubuna giriyor. Mayıs Haziran aylarında salep topraktan çıkmaya başlayacak. Çıktıktan sonra biz bunu yıkıyoruz. Yıkadıktan sonra kara kazanlarda kaynatıyoruz ve kurutma aşamasına geçiyoruz. Kuruduktan sonra taş değirmenlerde öğütüyoruz ve paketlemesini yapıyoruz. Dondurmanın hammaddesi saleptir. Maraş dondurmasına aromasını veren bizim Akdağmadeni salebidir. Son zamanlarda Türkiye’deki dondurma yapım aşamasındaki kafeler ve pastanelere satışları yapıyoruz. Bu da Yozgat’ın ve ilçemizin tanıtımına çok katkı veriyor" diyerek konuya dikkat çekti.