ASAYİŞ - 18 Haziran 2025 Çarşamba 10:38

Acılı anne, kızı İrem Su’nun ölüm yıldönümünde açıklamalarda bulundu

A
A
A
Acılı anne, kızı İrem Su’nun ölüm yıldönümünde açıklamalarda bulundu

Adıyaman’ın Samsat ilçesinde geçen yıl baraj göletinde suya düşerek hayatını kaybeden 9 yaşındaki İrem Su’nun annesi Sevda Taştan, sorumluların cezalandırılmasını istedi.


Samsat ilçesinde 19 Haziran 2024 tarihinde ailesiyle birlikte Kurban Bayramı tatili kapsamında yemek yemek için gittikleri işletmenin bulunduğu alanda Adıyaman Atatürk Barajı Göleti’nde suya düşerek boğulan İrem Su İnan’ın ailesi, olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen acılarını unutmadı. Açıklamalarda bulunan anne Sevda Taştan, kızının ölümünün ihmal sonucu olduğunu ifade ederek, "Hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Oturma alanının hemen yanında çocuklar için büyük tehlike oluşturan derin su varmış ama bizleri kimse bu konuda uyarmadı ve buraya yakın olan masaya işletmenin görevlileri oturabileceğimizi söyledi" dedi.


Sevda Taştan, sadece kızının değil, benzer durumların yaşanmaması için tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Gözyaşları içerisinde konuşan Taştan, "Benim evladım geri gelmeyecek ama başka anneler yanmasın. Bu davanın peşini hiçbir zaman hiçbir şekilde bırakmayacağım. 19 Haziran 2025 tarihinde görülecek olan ilk duruşmada sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.



"Hiçbir önlem alınmamıştı"


Olayı anlatan Sevda Taştan, "Kızım o alanın etrafında oynuyordu. Beton zemin üzerine iki masa atılmıştı ve bu masaların bulunduğu yerde, gözle görülür şekilde sadece yaklaşık 10 santim derinliğinde su vardı. Ancak bu sadece gözle görülebilen kısımdı. Biz, suyun birden derinleştiğini bilmiyorduk. Masalardan bir metre sonra su bir anda 5 metre derinliğe ulaşıyormuş. Fakat bu alanda hiçbir şekilde güvenlik tedbiri yoktu, uyarı levhası bulunmuyordu. İşletme sahibi de bizleri bu konuda uyarmadı. Aksine, o masalara bizi kendisi yönlendirdi. Hiçbir önlem alınmamıştı. Dediğim gibi, kızım tamamen ihmaller nedeniyle hayatını kaybetti. Benim kızım 9 yaşında bir çocuktu, çok akıllı ve çok başarılı bir öğrenciydi. Her şeyi kavrayabilecek bir yaştaydı. Eğer orada bir uyarı levhası olsaydı ve biz bunu görmüş olsaydık, zaten çocuğumuzu o alana götürmezdik. O gün hepimiz çocuğumuzun yanındaydık. Olay günü, kızımın dışında aynı alanda, suyun içinde yaklaşık 20 çocuk daha vardı ve onlar da orada oynuyordu. Kızım asla yüzme bilmezdi. Zaten sudan çıkardıklarında, şapkası bile hala kafasındaydı. Yüzme gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildi" diye konuştu.



"Kızım tamamen ihmaller sonucu hayatını kaybetti"


Sevda Taştan şöyle devam etti:


"Biz oraya sadece yemek yemek için gittik. İşletme sahibi de o masaları, gelen vatandaşlar yemek yesin diye o alana yerleştirdiğini söyledi. Yani tamamen kâr amacıyla yapılmış bir uygulamaydı. Biz de o alana gittikten yaklaşık 20 dakika sonra bu olayı yaşadık. Her şey bir anda oldu, hiçbir şeyin farkına varamadık. O gün bayram günüydü ve ortam çok kalabalıktı. Bayram nedeniyle insanların fazla olması ve çocukların da çok olması dikkatimizi dağıttı. Kızım tamamen ihmaller sonucu hayatını kaybetti. Ben adalet istiyorum, adaletin yerini bulmasını istiyorum. 1 yıl oldu, 2 gün sonra kızımın ölüm yıldönümü. İlk duruşma ise 19 Haziran 2025 tarihinde, tam da kızımın ölüm yıldönümünde görülecek. Ben adalet istiyorum. Bir anne olarak ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın istiyorum."



"İmar planına aykırı yapılar varmış"


"Olaydan sonra yaptığımız şikayetler sonucu, bu alanın tamamen kaçak yapı olduğunu öğrendik" diyen Taştan, "İmar planına aykırı yapılar varmış. Herhangi bir ruhsat, işletme izni ya da faaliyet belgesi yokmuş. Bunları biz sonradan öğrendik. Şu an alan mühürlenmiş durumda. Elimize ulaşan tutanaklarda bu açıkça belirtiliyor. Baraj parkı içerisinde bulunan tüm kafelerin, Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait baraj aynası sınırları içinde kurulu olduğu ve yeşil kuşaklama alanı olması sebebiyle burada hiçbir şekilde faaliyete izin verilmediği belirtiliyor. Buna rağmen bu alanda kaçak şekilde iş yerleri açılmış, halka hizmet vermeye başlamış ve tanıtımı da Samsat Belediyesi tarafından yapılmış. İşletme sahibinin ifadesinde, olayın yaşandığı alanda hiçbir güvenlik tedbiri olmadığını kendisi de beyan ediyor" ifadelerini kullandı.


Sorumlu yetkililer hakkında idari işlem da başlatılmasını isteyen Taştan, "Ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. Kızım yok yere gitti, tamamen ihmaller yüzünden öldü" dedi.



Acılı anne, kızı İrem Su’nun ölüm yıldönümünde açıklamalarda bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ATP, Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu olarak hazırladığı Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Teknoloji ve yazılım sektörünün önde gelen şirketlerinden ATP, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu olarak hazırladığı Entegre Faaliyet Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda şirketin finansal performansı ile birlikte iklim, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanındaki çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Bugüne kadar finansal ve operasyonel performansını faaliyet raporuyla, sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerini ise ayrı bir sürdürülebilirlik raporuyla paylaşan ATP, bu yıl raporlama yaklaşımında önemli bir adım attı. Şirket, faaliyetlerini Entegre Faaliyet Raporu yaklaşımıyla tek bir çatı altında birleştirdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ATP CEO’su Ümit Cinali, şunları söyledi: "TSRS ile GRI Standartlarına uyumlu olarak hazırladığımız Entegre Faaliyet Raporu ile finansal, çevresel ve sosyal alanlardaki performansımızı şeffaf bir şekilde paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Raporumuzun sektörümüz açısından da yol gösterici bir örnek oluşturacağına inanıyoruz. Sürdürülebilirliği iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve faaliyetlerimizle geniş bir paydaş ekosistemine değer üretirken, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda ilerlemekteyiz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon ve Ar-Ge odaklı çalışmalarımızla sorumlu ve sürdürülebilir büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz." ATP, entegre raporlama yaklaşımıyla finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik stratejisini, risk ve fırsat alanlarını ve paydaşları için oluşturduğu değeri şeffaf bir şekilde ortaya koymayı hedefliyor. Şirket, önümüzdeki dönemde de uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu, şeffaf ve bütüncül raporlama yaklaşımını sürdürmeyi planlıyor.
Ordu Ordu’da heyelan, 80 haneyi etkilemişti: Vatandaşlar yeni evlerine kavuşuyor Ordu’nun Aybastı ilçesinde 2019 yılında meydana gelen ve yaklaşık 80 hanenin zarar gördüğü heyelanın ardından mağdur olan vatandaşlar, yeni yuvalarına kavuşmaya başladı. İlçenin Sağlık Mahallesi’nde 2019 yılında yaşanan heyelan sonrası yaklaşık 80 hanenin konutları zarar görmüş, evler güvenlik gerekçesiyle tahliye edilmişti. Afetin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen 36 konut, kura ile hak sahiplerine teslim edildi. "Ülkemizdeki en büyük heyelanlardan birisiydi" Aybastı Belediye Başkanı bulunan İzzet Gündoğar, 2019 yılı mayıs ayında yaşanan ve o dönem ülkedeki en büyük afetlerden birisi olan heyelan sonrası yaklaşık 80 ailenin yaşadığı mahallenin heyelan nedeniyle oturulamaz hale geldiğini hatırlattı. O tarihten sonra İçişleri Bakanlığı, AFAD, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Aybastı Belediyesi olarak mağdur olan vatandaşların yeni yuvalarına kavuşması için ciddi bir mücadele verildiğini belirten Gündoğar, vatandaşların bir kısmının ise kendi imkanlarıyla konutlarını yaptığını kaydetti. "Sevindirecek tarafı can kaybının olmamasıydı" Gündoğar, mülkü olmayan vatandaşlar için ise AFAD ve TOKİ aracılığıyla 36 konutun ihale edilerek yaklaşık 1,5 yıllık çalışmayla tamamlandığını belirterek, konutların yaklaşık 20 gün önce yapılan kura çekimiyle hak sahiplerine teslim edildiğini aktardı. Heyelanın yaşandığı 15 Mayıs 2019 tarihinin ilçede büyük bir üzüntüye neden olduğunu ifade eden Gündoğar, "O gün gerçekten çok kederliydik. Ancak sevindirici tarafı herhangi bir can kaybının yaşanmamasıydı. Heyelanda mağdur olan vatandaşlarımızın yeni yuvalarına kavuşması bizleri mutlu ediyor. Bu vesileyle tüm hemşerilerimize yeni yuvalarında sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum" dedi.
Niğde Niğde’nin projelerine Bakan Bolat’tan tam not Bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye gelen Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Niğde Belediyesi’nin projelerini yerinde inceledi. Belediye önünde sergilenen yerli elektrikli otobüsün direksiyonuna geçen Bakan Bolat, Niğde Belediyesi projelerine ise tam not verdi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, çeşitli programlara katılmak ve şehrin ekonomik dinamiklerini yerinde incelemek amacıyla Niğde’ye kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir tarafından karşılanan Bakan Bolat, Niğde Belediyesi Proje Tanıtım Ofisi’ni ziyaret etti. Kentin çehresini değiştirecek çalışmalar hakkında detaylı sunumlar alan Bolat, belediye şeref defterini imzalayarak şehirdeki değişimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Özdemir ile makamında bir araya gelen Bakan Bolat, belediyenin yürüttüğü kentsel gelişim ve ticaret hacmini artırmaya yönelik faaliyetler hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Niğde Belediyesi’nin çevreci ulaşım vizyonu kapsamında şehre kazandırdığı elektrikli otobüsleri yakından inceleyen Bakan Bolat, şoför koltuğuna oturarak aracı test etti. Bakan Bolat, resmi temaslarının ardından belediye önünde kurulan geleneksel Ramazan Sokağı’nı ziyaret etti. Ramazan ayının manevi atmosferinde esnaflarla tek tek selamlaşan Bolat, yoğun ilgiyle karşılaştı. Bakan Bolat, Niğdelilerle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Aydın Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasına CHP’li vekillerden tepki Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, bugün sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle gözaltına alındı. Başkan Ömer Günel’in gözaltına alınmasına CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamayla sert tepki gösterdi. Olayı ‘kumpas’ operasyonu olarak nitelendiren CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel, sabah gözaltına alınmıştır. Kuşadası’nın iradesi gözaltına alınamaz. Başkanımız Ömer Günel derhal serbest bırakılmalıdır" ifadelerini kullandı. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise, "Şafak operasyonları ile halk iradesini gözaltına alma operasyonu sürüyor. Kuşadası Belediye Başkanımız bu sabah gözaltına alındı. Başkanımız Ömer Günel derhal serbest bırakılmalıdır" dedi. CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz da, "Kuşadası Belediye Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekilimiz Ömer Günel’e yönelik bu sabah gerçekleştirilen operasyon, demokrasiye ve halkın iradesine yapılmış bir darbedir. Halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını durdurmaya çalışmak, milli iradeyi yok saymaktır. Bu hukuksuz sürece derhal son verilmeli, Ömer Günel Başkanımız bir an önce görevinin başına dönmelidir" ifadelerine yer verdi.
Hatay Alevlere teslim olan evde ailenin 50 yıllık hatıraları küle döndü Hatay’da kömür sobasından kaynaklı olduğu düşünülen yangında yaşlı çiftin alevlere teslim olan 50 yıldır yaşadıkları ev kullanılmaz hale geldi. Olay, Arsuz ilçesi Madenli Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf ve Semiha Delik çiftine ait müstakil ev alevlere teslim oldu. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi üzerine evdeki çift kurtarıldı. İhbarla adrese gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, evde maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için ekiplerin inceleme başlattığı öğrenildi. Delik ailesi, evden hiçbir şeyin sağlam kurtulamadığını söyledi. "Annem-babam çok üzgün, sonuçta burada bütün yıllarını geçirdiler ve 50 yıl kadar bir zaman bu süreç" Yaşananları anlatan yaşlı çiftin kızları Gül Delik, kömür sobasından kaynaklı olarak yangının başladığını tahmin ettiklerini ifade ederek, yangında anne ve babasının 50 yıllık hatıralarının yandığını belirtti. Delik, "Annem gündüz vakti uykudan kalkıp yemek hazırlamak istemiş. O sırada işte yemeği ocağa koyup bir de sobayla ilgileneyim demiş. Bizim odunlu sobamız var. Muhtemelen odunlu sobayı temizlerken kömürün düştüğünü düşünüyoruz. Ama tabii bu kesin bir bilgi değil. Elektrikten çıkmış olma ihtimali de var. Araştırılınca net bir bilgi verecekler bize de. Annem mutfağa girmiş. Ondan sonra işte oradan bir ateşin çıktığını görmüş. Önce kokuyu almış, söndüreyim derken dışarıya çıkmış ve yardım için bağırmış. Herkes gelene kadar zaten alevler bayağı bir yükselmiş çünkü içeride eski eşyalar var. Yani ev biraz eski. Annemle, babam burada tek başına yaşıyor. İşte önce elbiseler falan tutuşmuş. Masa vardı, yataklar vardı. İçeride hiçbir şey kalmadı şu anda. Evdeki eşyalar tamamen yandı. Ama annemle babam çok şükür iyiler. Ancak çok üzgünler, sonuçta burada 50 yıl kadar bir zaman geçirdiler. Hayatta oldukları için tabii ki çok mutluyuz. Yapacak bir şey yok. Yani Allah kimsenin başına vermesin yılların emeği " dedi.