GÜNDEM - 10 Nisan 2026 Cuma 13:04

Adıyaman’da gençler ve ailelere yönelik projeler değerlendirildi

A
A
A
Adıyaman’da gençler ve ailelere yönelik projeler değerlendirildi

Adıyaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mesut Polat, Yeşilay Adıyaman Şubesi ile Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ni ziyaret ederek yıl içerisinde yürütülmesi planlanan çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


Adıyaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mesut Polat, Yeşilay yetkilileriyle bir araya gelerek kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik istişarelerde bulundu. Gerçekleştirilen toplantıda özellikle bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler, önleyici eğitim programları ve toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik projeler ele alındı.


Görüşmede, yıl içerisinde düzenlenmesi planlanan eğitim faaliyetlerinin hedef kitleleri, uygulanma yöntemleri ve kurumlar arası koordinasyon süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca gençlere ve ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması, dezavantajlı gruplara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sahada yürütülecek ortak projelerin kapsamı üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.



Adıyaman’da gençler ve ailelere yönelik projeler değerlendirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yıkılmaya çalışılan bina sebebi ile zarar görenler artıyor Eskişehir’de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı süren binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin mutfak duvarı yıkılıp başka bir odanın camları kırılırken, evde kiracı olarak oturan sahibi Dilara Nur Tuna, büyük korku yaşadıklarını anlattı. Duvarın yıkıldığı esnada içeride bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek korkup aşağıya indiklerini anlattı. Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi üzerinde bulunan 8 katlı bir binanın kentsel dönüşüm kapsamındaki, çevresindeki birçok binaya zarar verdi. Yıkım esnasında dün bir dükkânın duvarı yıkılmış, esnaf duruma tepki göstermişti. Devam eden çalışmalar sırasında yıkımın gerçekleştirildiği binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin de mutfak duvarı, yatak odasının camları ve alt komşusunun balkon duvarı kepçe darbeleri ile yıkıldı. Duvarın yıkıldığı esnada içerde bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek aşağıya korkarak indi. Çalışanlara duvarı göstererek tepki gösteren abla kardeş, yıkımın başından beri evlerinin sallandığını, şimdi evsiz kaldıklarını anlattı. "Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu" Kirada oturduğu evin duvarı yıkılan Dilara Nur Tuna, "Olay anında aslında mutfaktaydım. Sonra bir anda çok değişik sesler gelmeye başladı. Korktum ve arka odaya, ablamın yanına koştum. Ablama içeriden çok acayip sesler geldiğini söyledim, ama ablam pek ciddiye almadı. Sürekli ses geliyordu, ev sürekli sallanıyordu ve biz artık bu duruma alışmıştık. Ancak ben sesler kesilmeyince buraya geri gelmeye korktum. Bir süre sonra ortalık biraz durulur gibi olunca tekrar mutfağa girdim. Girdiğimde üst tarafın bu şekilde yıkılmış olduğunu gördüm. Tabii o an çok korktum, hemen aşağı indim çünkü evin yıkıldığını sandım. Aşağı indiğimde sesler hala devam ediyordu. Muhtemelen yukarıda bir şeyler olmaya devam ediyordu. Biz aşağıdan seslendik, bağırdık, sonunda bizi duydular. Daha sonra görevlilerle birlikte hep beraber yukarı çıktık. Mutfak tam olarak bu haldeydi. Aslında biz evden çıkarken mutfak bu kadar kötü durumda değildi, olay devam ettiği için sonradan bu hale gelmiş. Sarsıntıdan dolayı muhtemelen yıkılmış. Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu. Zaten sürekli bir sallantı vardı, ama bu seferki seslerle birleşince çok daha korkutucu oldu. Bu durum ayın 6’sından beri, yani başladığından beri bu şekilde devam ediyor. Yetkililerle görüştüğümüzde, onlar da böyle bir şeyin başlarına geleceğini bilmediklerini ve durumun kendileri için de şok edici olduğunu söylediler. Masrafları karşılayacaklarını belirttiler. Şu an için bekleyişimiz sürüyor" dedi. "Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını istiyoruz" Konuyla alakalı Dilara’nın anneannesi Şenel Ünder ise, "Bizi evimizden çıkardılar, dışarıda beklettiler, ama hiçbir bilgi vermediler. Sürekli bir belirsizlik içindeydik. ’Şimdi gireceksiniz, birazdan gireceksiniz’ diyerek bizi oyaladılar. Ancak her geçen dakika sarsıntılar daha da şiddetlendi ve korkumuz arttı. Kimse gelip net bir açıklama yapmadı, ne olacağını söylemedi. Kızım içeride o sesleri duyup korkuyla yanımıza geldiğinde durumu anladık. Mutfak tavanı resmen yarılmıştı. O an binanın çökeceğini düşündük. Kendimizi dışarı attık ama yetkililerin tavrı bizi daha çok üzdü. Biz burada can güvenliğimizden endişe ederken, bize sadece ’bekleyin’ denildi. Yetkililerle konuştuğumuzda ise olayın boyutunu tam olarak kavrayamadıklarını hissettik. ’Hallederiz, bakarız’ tarzı yaklaşımlar bizi tatmin etmiyor. Burada sadece bir ev hasar görmedi, bizim huzurumuz ve güvenliğimiz de yok oldu. Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını ve evimizin, hayatımızın eski haline dönmesini istiyoruz. Masrafları karşılayacaklarını söylüyorlar, ama bu psikolojik yıkımı nasıl karşılayacaklar, onu bilmiyoruz" diye duruma tepki gösterdi.
Manisa Parkinson’da erken tanı hayat değiştiriyor Manisa Şehir Hastanesi’nde, Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının belirtileri ve erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Manisa Şehir Hastanesi’nde Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme etkinliğinde, Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz vatandaşlara Parkinson hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Parkinson hastalığının, beyinde dopamin üreten hücrelerin zamanla azalmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, hastalığın en sık görülen belirtilerinin titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri olduğunu ifade etti. Hastalığın yalnızca bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Göz, "Uyku sorunları, depresyon ve koku kaybı gibi farklı belirtiler de Parkinson hastalığında görülebilmektedir." dedi. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak doğru tedavi ve destekleyici yaklaşımlarla hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabildiğini belirten Göz, ilaç tedavileri, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemelerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını kaydetti. Erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, "Erken tanı, düzenli takip ve güçlü bir sosyal destek, Parkinson ile yaşayan bireylerin hayatında büyük fark oluşturur. Bugün, onların yanında olduğumuzu hissettirelim." ifadelerini kullandı.