KÜLTÜR SANAT - 27 Ocak 2026 Salı 16:59

Adıyaman’da, Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı

A
A
A
Adıyaman’da, Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı

Atatürk Barajı’nda sular çekilince, Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’deki gibi ‘T’ şekilli taşlar ortaya çıktı. Taşların M.Ö. 9 bin yıl öncesine, yani 11 bin yıl öncesine ait olduğu açıklandı.


Adıyaman Atatürk Barajı’nda ki sular çekilince, bilim insanlarını heyecanlandıran bir tarihi yapı ortaya çıktı. Bulunan ‘T’ şeklindeki heykellere yaklaşık 150 metre uzaklıkta, baraj suyu içerisinde aynı döneme ait olduğu tahmin edilen taş duvarlar tespit edildi.


Bir balıkçının ihbarı üzerine Atatürk Baraj kenarında incelemede bulunan Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, barajın Samsat ilçe kıyısında 11 bin yıl öncesine ait tarihi yapıyı tespit etti. Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer’in bilimsel danışmanlığında kurtarma kazısı yapan ekipler, iki adet ‘T’ şekilli taşı çıkartarak, Perre Antik Kentte sergilemeye başladı. Tespit edilen bölge, kurul kararı ile SİT alanı ilan edilirken, bilim insanlarının bölgede yüzey araştırması yapması bekleniyor.


Adıyaman’da 1965 yılında yine Göbeklitepe’deki heykellere benzeyen ‘Kilisik heykeli’ ismi verilen bir heykelde köylüler tarafından bulunmuş ve Adıyaman Müzesine teslim edilmişti.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer, "Bu alan bizi tabi çok heyecanlandırdı, çok ta önemli bir yerleşim olduğunu düşünüyoruz. Son yıllarda çok popüler olan Göbeklitepe ile birlikte açığa çıkartılmış olan, Göbeklitepe kültürü olarak anılan şimdilerde Taştepeler kültürü olarak lanse edilen dönemle çağdaş ve aynı kültüre ait arkeolojik izler elimizde mevcut. Tabi ki şu anda bulduğumuz iki adet küçük yapı bize ön bilgi veriyor. Daha geniş çaplı araştırmaya ihtiyacımız var. Onunla ilgileneceğiz zaten. Burada iki tane çukur tabağını, etrafı levha taşlarla kapatılmış. O levha taşların arasında da bir tane ‘T’ biçimli küçük dikilitaşında kullanıldığını görüyoruz. Bütün bunlar bize Urfa’daki Taştepeler’de ortaya çıkartılan kültürün aynısının burada da olduğunu bize kanıtlıyor. Çok küçük iki tane yapıdan bahsediyoruz. Ama hemen arkamızda duran 150 metre mesafede fakat şu anda baraj suları altında bulunan bir yerde suların altında taş duvarlar tespit ettik. Orada birazcık içine inebildik. Müsait olan alanlarda oradaki balçığı karıştırdık ve herhangi bir çanak çömlekle karşılaşmadık. Bu çok erken, net bir şey söylememiz ama o çanak çömleğin bulunmaması o çanak çömleksiz neolitik döneme yani şimdiki bu bahsettiğimiz Milattan Önce 9 binlere tarihleyebileceğimiz yani günümüzden işte 11 bin yıl öncesine ait, buradaki yapıların ana yerleşimi acaba orası mıydı diye düşünüyoruz. Dediğimiz gibi ileriye dönük geniş kapsamlı arkeolojik yüzey araştırması ve muhtemel belli bir yerlerde jeofizik çalışma bize buradaki asıl yerleşimi tespit etmemize imkan sağlayacak" dedi.


Adıyaman Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise konuşmasında, "Balıkçı bir vatandaşımızın bildirimi üzerine biz bu alanda bir çalışma gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmada direk yüzeyde 1 T formu gördük. Göbeklitepe’de bulunan formlara benzer bir yapıdaydı. Söz konusu alan aslında orijinalinde yaklaşık 2 veya 3 metre toprak altındaydı. Ancak baraj sularının yükselip alçalmasıyla, burada oluşan dinamik etkiden dolayı üsteki toprak örtü çekilince bizim burada bulunan mevcut formlar ortaya çıkmış oldu. Amacımız şu anda suların yükselmeden önce mevcuttaki yapıları kurtarmaya çalışmak" diye konuştu.



Adıyaman’da, Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti. "Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız" Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu. En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması Sektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi. "Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı" Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz." "Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir" Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı. "2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır" Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu. Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi. "Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık" Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı. "Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak" Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi. "Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur" Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu. "Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz" Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz." "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı" Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
Bursa Karacabey Belediyesi’nden amatör spora güçlü destek Karacabey Belediyesi, amatör spora verdiği güçlü destekle yeni sezona iddialı bir giriş yapıyor. Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın öncülüğünde voleybol ve basketbol branşlarında altyapıdan bölgesel takımlara uzanan kapsamlı bir yapılanma hayata geçirilirken, artan takım sayıları ve elde edilen başarılar Karacabey’in spor vizyonunu her geçen gün daha da ileri taşıyor. Altyapıdan yetişen sporcularla kurulan bölgesel takımlar, gençlerin sporla gelişimini desteklerken ilçede amatör sporun geleceğine umut oluyor. Karacabey Belediyesi, amatör spor ve altyapı çalışmalarına verdiği önemi yeni sezonda da somut adımlarla ortaya koyuyor. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, voleybol ve basketbol branşlarında oluşturulan güçlü yapılanmayla Karacabeyli gençlerin sporla buluşmaya devam edeceğini vurguladı. Yeni sezon öncesinde açıklamalarda bulunan Başkan Karabatı, hem mevcut altyapı takımlarının sayısındaki artış hem de bölgesel düzeydeki hedeflerin ilçedeki spor vizyonunu ileri taşıdığını ifade etti. Voleybolda altyapıdan bölgesel takıma uzanan yapılanma Karacabey Belediyesi, voleybol branşında bu sezon 5 kız ve 1 erkek olmak üzere toplam 6 altyapı takımıyla liglere katılıyor. Altyapıya yapılan yatırımların meyvesini vermeye başladığını belirten Belediye Başkanı Fatih Karabatı, bölgesel kadın voleybol takımının da yine altyapıdan yetişen sporcularla kurulduğunu açıkladı. Bölgesel takımın müsabakalarının da çok yakında başlayacağı, altyapı ve bölgesel yapılanmanın maçlarının önümüzdeki hafta itibarıyla start alacağı bildirildi. Başkan Karabatı, "Amacımız sadece bugünü değil, yarını da inşa etmek. Altyapımızdan yetişen sporcularımızla bölgesel düzeyde rekabet eden takımlar oluşturmak, Karacabey’in spor kimliğini güçlendirmek istiyoruz" dedi. Basketbolda başarı devam ediyor Basketbol branşında ise Karacabey Belediyesi, 3 kız ve 1 erkek olmak üzere toplam 4 altyapı takımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Geçtiğimiz sezon elde edilen önemli başarıya da değinen Başkan Karabatı, U10 Minik Kız Basketbol Takımı’nın Bursa ikinciliği başarısının gurur verici olduğunu belirterek sporcuları, antrenörleri ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Bu başarının, doğru planlama ve disiplinli çalışmanın sonucu olduğunun altını çizdi. Sporla gelişen nesiller Yeni sezon öncesinde sporculara da mesaj veren Belediye Başkanı Karabatı, "Hem voleybol hem de basketbol branşlarımızda mücadele edecek tüm sporcularımıza sağlıklı, centilmence ve başarılı bir sezon diliyorum. Gençlerimizin sporla gelişmesi, disiplinli, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi en büyük hedefimiz." ifadelerini kullandı. Sahada inceleme, öğrencilerle buluşma Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Gençlik ve Spor İşleri Birimi tarafından yürütülen voleybol ve basketbol amatör spor çalışmalarını yerinde inceledi. Antrenman alanlarını gezen Başkan Karabatı, sporcular ve öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti, onların görüş ve beklentilerini dinledi. Ziyaret sırasında antrenörlerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Karabatı, belediye olarak amatör spora desteğin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Karacabey Belediyesi, yeni sezonda da altyapı odaklı yaklaşımı, artan takım sayıları ve hedef büyüten projeleriyle ilçede sporun yaygınlaşmasına ve gençlerin çok yönlü gelişimine katkı sunmaya devam edecek.
İstanbul Çöp konteynerinde cesedi bulunan kadın cinayetinde 2 şüpheli tutuklandı Şişli’de, çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında yabancı uyruklu 2 şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, 1 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. İstanbul Şişli’de 24 Ocak’ta Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova’nın bıçakla öldürülerek üzerindeki değerli aksesuarların yağmalandığı ve cesedinin parçalara ayrılıp bavullara koyulmuş vaziyette çöp konteynerinde bulunduğu iddiasına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında 2’si Özbekistan uyruklu 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılığa ifade veren yabancı uyruklu şüpheliler Gofurjon K. ile Dilshod T., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ’kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ ve ’beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma’ suçlarından tutuklandı. Diğer şüpheli Ekrem K. ise ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’imza atmak’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan Ekrem K.’nın olayın medyada haber olması sonrası ölen kadının telefonunu, kadının eşini arayan şahıs olduğu olduğu ortaya çıktı.