DÜNYA - 24 Ocak 2026 Cumartesi 16:40 | Son Güncelleme : 24 Ocak 2026 Cumartesi 16:49

ABD'de bir ilk: Türk polis Hammutoğlu, New York Metro yönetiminde

A
A
A

ABD'de Türk kökenli polis memuru Ali Hammutoğlu, teğmen rütbesine yükselerek New York Metro ağında yönetici pozisyonuna getirilen ilk Türk oldu.

ABD'nin en büyük polis teşkilatlarından biri olan New York Polis Departmanı'nda (NYPD) Türk toplumu adına bir ilk yaşandı. ABD'de Türk kökenli polis memuru Ali Hammutoğlu, teğmen rütbesine yükselerek NYPD'ye bağlı New York Metro ağında yönetici pozisyonuna getirilen ilk Türk oldu. Türk polis memuru Hammutoğlu, ABD'ye uzanan hayat hikayesini, NYPD'deki kariyer basamaklarını ve toplumsal çalışmalarını İHA'ya değerlendirdi. Teğmen Ali Hammutoğlu, polislik serüvenine ilişkin verdiği röportajda, "İsmim Ali Hammutoğlu. NYPD'de teğmen olarak görev yapıyorum. 1997 senesinde ABD'ye geldim. Bir süre sonra 2005 senesinde polis teşkilatına katıldım. Polis memuru olarak göreve başladım. Yaklaşık beş sene sonra toplum polisi, ‘Community Affairs' bölümüne geçtim. Orada da belli bir süre çalıştıktan sonra ‘Internal Affairs Bureau' yani teftiş kurulunda dedektif olarak görev yaptım. Ardından terfi sınavlarına girdim. Çavuş dedikleri ‘Sergeant' rütbesine çıktım. Ondan sonra bir terfi sınavı daha alıp ‘Lieutenant' dedikleri teğmen rütbesine yükseldim. Ve şu an bulunduğumuz mekanda çalışıyorum" dedi.

ABD'de bir ilk: Türk polis Hammutoğlu, New York Metro yönetiminde

NYPD Müslüman Polisler Derneği'nin kuruluş süreci

NYPD bünyesinde kurulan Müslüman Polisler Derneği'ndeki görevine ilişkin soruyu yanıtlayan Hammutoğlu, "NYPD Müslüman Polisler Derneği. Biz bunu yaklaşık 20 sene önce 2005 senesinde ben yeni göreve başladığım zaman 15 kişilik arkadaş grubuyla bir araya geldik. Şimdi polis teşkilatında değişik ırklardan, dinlerden gelen insanlar kendi aralarında sırf kaynaşmak için halkla, polis teşkilatıyla kaynaşmak adına dernekler kuruyorlar. Biz de tabii değişik ülkelerden işte Türk ya da Orta Doğu, Arap ülkelerinden Pakistan olsun, Bangladeş olsun bu ülkelerden gelen arkadaşlarla bir araya geldik. Ve dedik ki biz de bir dernek kuralım. Ama biz azınlığız tabii. Türklerden 10-15 kişi, Pakistanlılardan 30-40 kişi, Araplardan 30-40 kişi. Dernek dediğiniz birkaç yüz kişi olması lazım ki bir şeye benzesin. Biz dedik ki o zaman Müslüman Polisler Derneği kuralım, beraberce ve onu sunalım" diye konuştu.

Teşkilat tarafından onaylandıktan sonra faaliyet yapmayı düşündüklerini belirten Ali Hammutoğlu, "2005 senesinde öyle bir kuruluşa tevekkül ettik. Yaklaşık 3-4 sene sonra teşkilat bizi kabul etti, onayladı. Sağ olsunlar. Ondan sonra üyelerimiz çoğaldı tabii. Hani biz çıkıp işte camilerde olsun yahut da kültür merkezlerinde olsun NYPD'yi teşvik etmeye çalıştık gençlerimize. Katılımlar çoğaldı her kesimden. Türklerden de var. Yani şu an yaklaşık tahminim 100 kişiye yakın bir Türk polis kardeşimiz var görevde. Sonra tabii yani şu an 2026'ya girdik. Bizim üye sayımız 3 bin 500'ü buldu. Ben derneğe üye olarak başladım. Ondan sonra faaliyetlerde sürekli bulundum. Sonra derneğin yönetimine girerek, belirli kademelerle yükselip, şu an başkan yardımcılığını sürdürüyorum" ifadelerini kullandı.

"Müslüman olmayan arkadaşlarımıza Ramazan'ın başlangıcını göstermek adına girişimde bulunduk"

Geçen sene gerçekleşen ilk Hilal Yakma Ramazan etkinliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk polis memuru Ali Hammutoğlu, "Şimdi ilk olarak yapıldı. Tabii ben biliyorum İslam'da normalde hilal yakma diye bir şey yok. Hani arkadaşlarımız yanlış anlamasın bizi. Fakat biz bunu Müslüman olmayan bir ülkede diyelim, Müslüman olmayan arkadaşlarımıza, halka bir nevi Ramazan'ın başlangıcını göstermek, tanıtmak, kendi kültürümüzü, dinimizi anlatabilmek adına öyle bir girişimde bulunduk. Ve bu girişimde, Hristiyan olsun, Yahudi olsun, diğer dinlere mensup olan arkadaşlar olsun, katılımda bulundular. Hem biz onların bayramlarına, etkinliklerine katılıyoruz, hem onlar bizim etkinliklere katılıyor. Bu durumda tabii bir kardeşlik içerisinde, kardeşçe yaşayabilip, herhangi bir sıkıntı, toplumda herhangi bir sıkıntı olduğu zaman beraberce bir araya gidip, o olaya müdahale edip, ortalığı sakinleştirmek için elimizden geleni yapıyoruz" sözlerine yer verdi.

ABD'de bir ilk: Türk polis Hammutoğlu, New York Metro yönetiminde

Emniyet Genel Müdürlüğü'nde iftar

İftar organizasyonlarının geçmişine değinen Ali Hammutoğlu, "Şimdi biz iftarlara yaklaşık 2010 senesinde başladık. Polis olan üyelerimizi davet ettik. Üst düzey yetkilileri davet ettik. Ondan sonra geleneksel olarak her sene o iftarları biz dışarıda yapıyorduk. Yani bir yer tayin edip kiralıyorduk. Restorant, lokanta gibi bir yer, büyük bir yer. O zaman böyle 100-200 kişi falan geliyordu. Sonra bu 2019 senesinde ilk o zamanki Emniyet Genel Müdürü sağ olsun bize ruhsat verdi. Ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nde büyük bir salonda ilk iftar yaptık. İlk ezanı orada okuduk. İlk Kur'an-ı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yani NYPD'nin tarihinde bir ilk. Kur'an okundu. İftar açıldı" şeklinde konuştu.

"Ortalama 800 kişi katılım oluyor"

Düzenlenen iftara üst düzey yetkililerin, belediye başkanının, emniyet genel müdürünün, üst düzey ve birinci sınıf emniyet müdürlerinin katılım sağladığını aktaran Hammutoğlu, "Ondan sonra halkı da davet ettik tabii. Gittik camilerde, kültür merkezlerinde bulunan herkesi davet ettik. İnternet üzerinden davetiyeler yolladık ve o günden bugüne her yıl Emniyet Genel Müdürlüğü'nde yapıyoruz. Ve yaklaşık 800 kişi, yani ortalama 800 kişi katılım oluyor. Ben de tabii her sene Türk yemeğini getiriyorum oraya" dedi.

New York metrosunun başındaki ilk Türk kökenli Teğmen

Görev yaptığı bölgeye ilişkin bilgiler veren Ali Hammutoğlu çalıştığı bölgeyi göstererek, "Şurası giriş yeri bu binada. Burada bir komiser ya da bir çavuş ya da teğmen oturuyor genelde ve bu binadaki yönetimi sağlıyor, öyle diyeyim. Şimdi ben burada temel olarak çalışıyorum dediğim gibi. Akşam vardiyesinden sorumluyum. Altımda çalışan çavuşlar var. Onların altında da polis memurları, dedektifler ve tren istasyonlarındaki emniyeti sağlıyoruz. Bu tabii bütün New York metrosu değil, bölüm bölüm kesit kesit. Hani Türkiye'de olduğu gibi muhit olarak diyelim. Bölgesel olarak aynen öyle bir bölge bakıyoruz. Burası da tabii Queens bölgesine ait bir yer" ifadelerini kullandı.

ABD'de bir ilk: Türk polis Hammutoğlu, New York Metro yönetiminde

ABD'de yaşayan Türk gençlerine polislik çağrısı

ABD'de yaşayan Türk gençlerine yönelik mesajını da paylaşan Hammutoğlu, "Yani biz bu konuda aslında bayağı etkinliklerimiz oldu, bir dernek olarak yaptık. NYPD'nin kendine has bir de bir bölümü var. Belirli kültür merkezlerini yahut da işte alışveriş merkezlerine gidip gençleri teşvik etmek adına broşürler dağıtıyorlar. Ben bunu toplum polisliğinde çalıştığım zaman da yaptım. Hem o konuda hem de değişik konularda broşürler falan dağıttık halka. Biz tabii daha çok Türk görmek istiyoruz. Yani ben bu göreve başladığım zaman herhalde bir 15-20 Türk ya var ya yoktuk. Şu an bildiğim kadarıyla 100 kişi falan var. Bu tabii bir de ABD'de bulunan Türk toplumunun aslında sayısının az olmasından da kaynaklanıyor. Fakat görev olarak güzel, tavsiye ederim" diye konuştu.

Hammutoğlu NYPD'ye başvuru sürecini anlattı

Başvuru şartlarını da ayrıntılı şekilde anlatan Hammutoğlu, "Şartları, ABD vatandaşı olmanız gerekiyor. Son yapılan değişikliklerde, yani üniversiteden 24 kredi almanız, mezun olmasanız bile, yeterli oluyor aslında. Tabii İngilizceyi de akıcı bir şekilde konuşabilmeniz lazım. Yazıp okumanızın iyi olması lazım. Bunun yanı sıra bir sınava giriyorsunuz. Sınav çok zor değil, yazılı sınav. Onu başardıktan sonra akademiye girmek için tabii bu beden eğitimi gibi dediğimiz fiziksel bir işte taramadan. Türkiye'de de öyledir büyük ihtimalle. Sağlık taramasından falan geçiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

ABD'de bir ilk: Türk polis Hammutoğlu, New York Metro yönetiminde

Yazılı sınavda 35 yaş sınırı olduğuna vurgu yapan Ali Hammutoğlu, "Ondan sonra akademiye gidiyorsunuz bunların hepsini geçtikten sonra. Akademi 6 ay bir eğitim. Altı aydan sonra bir merkeze, karakola tayin oluyorsunuz. New York şehri içerisinde. Orada da yaklaşık 2 yıllık bir eğitim var. Yani siz polis olmuşsunuz ama 2 yıllık bir eğitim var. O eğitim sırasında da başarınızı göstermeniz gerekiyor. Aksi takdirde işinizden olabilirsiniz. İkinci yıldan sonra da tam yani teyitli olarak devam edebiliyorsunuz" şeklinde konuştu.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.