ÇEVRE - 02 Ağustos 2025 Cumartesi 13:25

Bakan Yumaklı: "Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz"

Adıyaman’da bulunan Çetintepe Barajında incelemelerde bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz" dedi.


Bir dizi program ve açılış törenine katılmak üzere Adıyaman’da bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çetintepe Barajını incelemesinin ardından basın açıklaması yaptı. Bakan Yumaklı, "Cumhuriyetimizle yaşıt olan DSİ, hizmete aldığı eserlerin yaklaşık yüzde 60’ını son 23 yılda gerçekleştirmiştir. Bu çalışma ve eserlerden birkaç istatistik ve örnek paylaşmak istiyorum. 2002 yılına kadar 504 depolama tesisi varken, 23 yılda bin 298 depolama tesisi inşa ettik. Böylece depolama kapasitemizi 133 milyar m’ten yüzde 38 artışla 183,4 milyar m’e çıkardık. 2028 yılına kadar ise bu kapasiteyi 9,5 milyar m daha artırmayı hedefliyoruz" dedi.


"Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz"


Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Su Hayattır’ sözünde ilham alarak, ülkemize su ve sulama eserleri kazandırmaya devam ediyoruz. Bugün de ülkemiz ve özellikle Adıyaman’ımız için son derece önemli bir projenin, Çetintepe Barajı’nın Su Tutma aşamasıvesilesiyle bir aradayız. Bu eserimizin Adıyaman’ımıza ve sektörümüze hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Türkiye Akdeniz Havzası’nda olması nedeniyle iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz. Bu durum, su ve sulama yatırım politikalarının proaktif olarak ele alınarak suyun verimli kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bakanlığımızın bünyesinde yer alan DSİ Genel Müdürlüğümüz, kurulduğu günden bu yana dünyada ses getiren birçok eseri ülkemize kazandırdı. Bu minvalde DSİ, faaliyette bulunduğu süreç içerisinde rakamlarla 5,4 trilyon liralık yatırım ile 18 bin 168 eseri halkımızın hizmetine sundu" ifadelerini kullandı.


"2002 yılına kadar 504 depolama tesisi varken, 23 yılda bin 298 depolama tesisi inşa ettik"


Bakan Yumaklı, "Altını özellikle çizerek ifade etmek istediğim bir husus var: Cumhuriyetimizle yaşıt olan DSİ, hizmete aldığı eserlerin yaklaşık yüzde 60’ını son 23 yılda gerçekleştirmiştir. Bu çalışma ve eserlerden birkaç istatistik ve örnek paylaşmak istiyorum. 2002 yılına kadar 504 depolama tesisi varken, 23 yılda bin 298 depolama tesisi inşa ettik. Böylece depolama kapasitemizi 133 milyar m’ten yüzde 38 artışla 183,4 milyar m’e çıkardık. 2028 yılına kadar ise bu kapasiteyi 9,5 milyar m daha artırmayı hedefliyoruz. Şehirlerimizin uzun vadeli su problemini çözdük. Tarımsal sulamaya açtığımız alanlarla üretimi ve verimi arttırdık. Taşkın koruma tesisleri ile vatandaşlarımızın can ve mal kaybını koruyoruz. Ülkemizin kuraklıktan en az seviyede etkilenmesini sağlıyoruz. Ayrıca, Ilısu Barajı ve HES, Yusufeli Barajı ve HES gibi devasa projelerin, su kaynakları yönetimindeki vizyoner yaklaşımımızın en somut örnekleri olduğunu özellikle vurgulamak isterim. İşte son 23 yılda bu vizyoner yaklaşımla toplam 3,4 trilyon liralık yatırımla 11 bine yakın eser kazandırdık. Birbirinden değerli binlerce su ve sulama yatırımı gerçekleştirirken, Adıyaman da bu yatırımlardan nasibini aldı. Son 23 yılda şehrimize 41 milyar lira tutarında yatırımyaparak, 95 su ve sulama tesisi kazandırdık. Bu yatırımlar sayesinde; Depolama kapasitesi 473 milyon metreküp arttırıldı. İçmesuyu kapasitesi 175,9 milyon metreküpe yükseltildi. 180 bin dekar arazi daha sulamaya açıldı. Adıyamanlı çiftçimiz bitkisel üretimini, sulama yatırımlarıyla beraber yüzde 18 arttırdı. Bu artışla birlikte Adıyaman, ülkemizde tütün ve badem üretiminde 1., Antep fıstığında 3., Trabzon hurması, dut ve nohut üretiminde de 4. sıraya yükselmiştir. Yem bitkileri üretiminin artması ile de büyükbaş hayvan varlığı yüzde 34, süt üretimi de yüzde 145 oranında arttı. Böylece bu yatırımlar sayesinde Adıyamanlı çiftçilerimize 1,8milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Bunun yanı sıra Adıyamanlıların gündeminde ve takibinde olan bazı su ve sulama yatırımlarımızdan da bahsedecek olursak: 6 Şubat 2023 depreminden sonra Koçali Barajı’nda gerekli olan proje revizyonları yapıldı. Proje aynı yerinde ve aynı baraj tipinde yapılmaya devam edecek. Yüklenici firmaya çalışmalara başlaması talimatı verildi. 2028 yılında barajın tamamlanmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu.


"Çetintepe Barajı ile 3 ilde toplamda 600 bin dekar alan sulanacak"


Bakan Yumaklı, "Göksu Araban Projesi kapsamında bugün su tuttuğumuz Çetintepe Barajı ile 3 ilde toplamda 600 bin dekar alan sulanacak. Öncelikli olarak Adıyaman’da yer alan 220 bin dekarlık alanın sulanması için gerekli çalışmalar başlatılacak. Adıyaman’ın 2071 yılına kadar içme suyu problemini çözecek olan Atatürk Barajı’ndan Adıyaman’a İçmesuyu Temini İşinin Proje yapım ihalesini 18 Ağustos’ta yapıyoruz. 5 bin 860 dekar sulama faydası bulunan Bebek 1 pompaj sulamasını yıl sonunda tamamlıyoruz. Aynı zamanda bu projenin ikinci aşaması olan ve 53 bin 750 dekar sahayı sulayacak Bebek 2 Projesi’nin pompa istasyonunu da bu iş kapsamında tamamlıyoruz. Toplam proje tutarı 8,5 milyar TL olan Gömükan Projesi kapsamındaki Gömükan Barajı ve 73 bin dekarlık Gömükan sulamasını 2026 yılı sonunda hizmete alıyoruz. 13 bin dekar sulama sahasına sahip Çelikhan (Çat) Barajı Sulamasını 2026 yılı sulama sezonunda hizmete alıyoruz. Taşkın koruma tesisleriyle birlikte 69 yerleşim yerini ve 5 bin 340 dekar alanı taşkınlardan koruduk. 850 bin dekar alanda da toplulaştırma çalışması yaparak, çiftçimizin parçalı arazisini, tek parça haline getirdik. Dolayısıyla, masraflarda tarımsal girdi kullanımını azaltarak, maliyetleri düşürdük. Bugün de Adıyaman’a bir eser daha kazandırmanın heyecanın yaşıyoruz. 61 milyar liralık Göksu Araban Projesi’nin ilk etabı olan 6 milyar lira maliyetli Çetintepe Barajı’nda su tutma aşamasını sizlerle gerçekleştiriyoruz. Bu barajda 460 milyon metreküp su depolayacağız. Ayrıca, Çetintepe Barajı Cansuyu HES Projesi ile yıllık 24 milyon kWh enerji üretimide sağlanabilecektir. Baraj, başlangıçta sulama amacıyla planlanmış olsa da eklenen enerji ve içme suyu fonksiyonlarıyla artık; sulama, içme suyu + enerji maksatlarına da hizmet edecek. Çetintepe Barajı’nın en önemli özelliği, tamamen cazibeli sulama imkanı sunmasıdır. Bu proje kapsamında, herhangi bir enerji tüketimi olmayacağını özellikle vurgulamak isterim. Bu proje, bölgenin tarımsal kalkınma potansiyelini zirveye taşıyacak, suya erişimi garanti altına alacak ve enerji ihtiyacımızın karşılanmasına destek olacaktır" diye konuştu.



Bakan Yumaklı: "Türkiye olarak su stresi çeken ülkeler kategorisindeyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.