GENEL - 12 Nisan 2012 Perşembe 12:01

BARAJIN KAPAKLARI AÇILDI, VATANDAŞ MAОDUR OLDU

A
A
A
BARAJIN KAPAKLARI AÇILDI, VATANDAŞ MAОDUR OLDU

Afyonkarahisar`ın Şuhut ilçesindeki Selevir Barajı`nda kapakların açılması sonucu tarım arazilerinin sular altında kaldığını belirten köylüler, zararlarının karşılanmasını istedi.
Afyonkarahisar`ın Şuhut ilçesine 12 kilometre uzaklıkta bulunan Selevir köyü yakınlarındaki Kali Çayı üzerine 1960-1964 yılları arasında sulama ve taşkın önleme amacıyla yapılan Selevir Barajı, karların erimesi ve yağan yağmurlarla doldu. Bunun üzerine barajın kapakları açılarak tahliye edilen sular, dere yatağına verildi. Yaşanan taşkın sonucu dere çevresindeki İnli, Karacaören ve Pazarağaç beldelerinin tarım arazileri sular altında kaldı. Duruma tepki gösteren Karacaörenliler, arazilere en az 2-3 ay ekim-dikim yapılamayacağı yönünde Çay Kaymakamı Hayati Taşdan`a dilekçe verdi. Karacaören sakinleri, sorunun çözümü için Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`ndan destek istediklerini söylediler. Yaklaşık 5 bin kişinin yıllarca mağdur edildiğini ancak bugüne kadar kimsenin hakkını aramadığını söyleyen Yaşar Çiçek, hak aramak için 7 Nisan`da Çay Kaymakamlığı`na dilekçe vererek ilk adımı attıklarını ifade etti.
``ZARARIMIZIN KARŞILANMASINI TALEP EDİYORUZ``
7 Nisan öncesinde arazilerinin gölü andırdığını anlatan Çiçek, nedeninin ise baraj kapaklarının açılması olduğunu savundu. Bunun durdurulması için kaymakamlığa dilekçe verdiklerini, 11 Nisan`da su seviyesinin düştüğünü aktaran Çiçek, arazilerinden verim beklemediklerini söyledi. Çiçek, ``Fazla su araziye taştıktan sonra arazide devir daim yapmayıp kaldığında ekili mahsule zarar veriyor. Zararımızın karşılanmasını talep ediyoruz. Deniliyor ki ``˜Kapaklar açık değildi.` 7 Nisan`da akan su ile şimdiki akan su aynı, neden taşkın olmuyor? Sorunun çözümü için tahliye kanalları kullanılabilirdi. Daha önce önlem alınsaydı Karacaören, İnli ve Pazarağaç beldelerinin arazileri zarar görmezdi`` dedi.
Devletten zararlarının ödenmesini beklediklerini dile getiren Çiçek, vatandaşların bir araya gelerek bir avukat tutma güçlerinin olmadığını ancak bir çözüm bulunmazsa avukat tutarak haklarını aramayı düşündüklerini ifade etti.
Mevlüt Uyar da, bütün arazisinin sular altında olduğunu söyledi. Uyar, ``Bu kadar insan mağdur oldu. Köylü çok mağdur durumda. Yetkililerden yardım talep ediyoruz. Şu anda tüm mahsul suyun altında. Çiftçi, arpa buğday ya da diğer ürünlerini alamayacak. Ekim de yapamayacağız. Bu arazilere 2-3 ay da girilmez. Zararlarımızın devlet tarafından karşılanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
1999-2000 YILLARINDA KALİ ÇAYI`NDA BİR DÜZENLEME YAPILDI
Devlet Su İşleri (DSİ) 183. Şube Müdürü İbrahim İşbilen ise, Selevir Barajı dolu olduğu için suyun kontrollü olarak bırakıldığını söyledi. Suyun denetiminin Selevir Barajı Sulama Birliği`nde olduğunu ifade eden İşbilen, bilginin buradan alınması gerektiğini söyledi.
Selevir Barajı Sulama Birliği Başkanı Ali Ünlü, aşırı yağışlar nedeniyle barajdaki fazla suyun azaltılması için kapakların 2 ay önce açıldığını kaydetti. Sulama kanalı ile tahliyenin yapılamayacağını ifade eden Ünlü, 1999-2000 yıllarında Kali Çayı`nda bir düzenleme yaptıklarını ancak vatandaşların çayın etrafını açtıklarını, bu yüzden suyun arazilere gittiğini belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıkıyor Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da yola çıkan ancak Akdeniz’de İsrail’in müdahalesine maruz kalan "Global Sumud Filosu"nun 54 teknesiyle, yarın Marmaris’ten yola çıkacakları duyuruldu. 10 Mayıs’ta Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaşan toplam 38 tekneden oluşan filo, Marmaris Limanı’nda gerçekleştirilen teknik kontrollerin ardından Marmaris açıklarına demirledi. Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemleri ise güvenlik birimlerinin koordinasyonunda, gümrüklü limanda kurulan karakol ve sağlık birimi aracılığıyla kontrollü şekilde gerçekleştirildi. 4 gündür Marmaris’te bulunan aktivistlerin, İsrail ve Yunan askerleri tarafından maruz kaldıklarını belirttikleri müdahalelerle ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmalarının ardından resen soruşturma başlatıldı. "Yarın yola çıkacaklar" Global Sumud Filosu üyeleri bugün Marmaris’in Adaköy Mahallesi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla Gazze’ye yönelik dayanışma mesajı verdi. Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, GSF Tıbbi Filosu temsilcisi Dr. Imane El Makhloufi, kısa süre önce İsrail’de gözaltına alınıp serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek, Rohingya toplumu temsilcisi Ko Tinmaung, İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly’nin açıklamalarda bulunduğu toplantıda çok sayıda uluslararası gazeteci, aktivist ve destekçi katıldı. Daha önce İsrail askerleri tarafından alıkonulan ve sonrasında serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Thiago vila ise toplantıya çevrim içi bağlandı. "Hiçbir şey yapmamanın riski daha büyük" Toplantıda Türkçe konuşan ve İngilizce yapılan açıklamaları da Türkçe’ye çevrilmesine yardımcı olan Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, Filistin’e yönelik uluslararası dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü belirterek özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Brezilya’dan gelen desteğin arttığını söyledi. İsrail’in müdahalelerinin giderek daha sert hale geldiğini ifade eden Ordu, "İsrail’in şiddeti her seferinde bir seviye daha artıyor. Yaralanan, kötü muameleye uğrayan arkadaşlarımız oldu. Ancak tüm riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz. Çünkü hiçbir şey yapmamanın riski çok daha büyük" dedi. Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Ordu, dünyanın birçok ülkesinden insanların aynı amaç etrafında birleştiğini belirterek mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi. Toplantıda Myanmar’dan katılan temsilci de söz alarak, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile kendi ülkelerinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunduğunu ifade etti. Filistin meselesinin artık yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın insan hakları sorunu olduğu vurgulandı. "Hukuki süreç başlatıldı" GSF hukuk ekibi üyesi İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly tarafından yapılan açıklamada ise İsrail müdahalesi sırasında yaralanan aktivistlerin ifadelerinin alındığı, adli tıp başvurularının yapıldığı ve elde edilen tüm belgelerin İsrail’e karşı yürütülecek hukuki süreçlerde kullanılacağı belirtildi. Aktivistler ayrıca, 38 tekneden oluşan filoya 16 teknenin daha katıldığını açıkladı. Yarın itibarıyla 54 tekne olarak yeniden yola çıkacaklarını belirten filo üyeleri, yolculuk sırasında 6 teknenin daha kendilerine katılmasının beklendiğini ifade etti. "Gazze ablukası hala devam ediyor" İsrail tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek ise Gazze’ye yönelik ablukanın hala sürdüğünü ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi gerektiğini söyledi. Abukeshek, "Organizatörlerden biriyim, aynı zamanda yürütme komitesi üyesiyim. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak için diğer hareketler ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımızı sürdürmek amacıyla geçen yıldan bu yana seferber olmuş durumdayız. Bu, filonun son ayağı. Yarın buradan Gazze’ye doğru yola çıkıyoruz. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerini sürdürdü. Filistin halkına karşı işlediği suçları sürdürdü. Soykırım durmadı, abluka sona ermedi. Çocuklar, kadınlar ve erkeklerden oluşan 9 binden fazla Filistinli mahkuma yönelik suçlar devam ediyor. Bu insanlar cezaevlerinde işkence görüyor, aç bırakılıyor ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. Bu yüzden seferber olmaya devam etmek zorundayız ve tüm bu çalışmaları desteklemeliyiz. Burada bulunma nedenimiz bu" ifadelerini kullandı. Kendisinin yaşadığı gözaltı sürecine ilişkin de konuşan Abukeshek, yaşadıklarının Filistinli tutukluların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, "Benim yaşadıklarım, Filistinli mahkumların yaşadıklarıyla kıyaslandığında önemsiz kalır. Cezaevlerinde 9 binden fazla tutuklu var ve her gün işkence görüyorlar. Onların tanıklıklarını dinledik. Birçoğunun sivri cisimlerle tecavüze uğradığını duyduk. Bazılarının köpeklerle saldırıya uğradığını duyduk. Kadınların toplu şekilde cinsel saldırıya maruz bırakıldığı anlatılıyor. İşte konuşmamız gereken hikayeler bunlar. Anlatmamız gereken hikayeler bunlar" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda ise halen İsrail hapishanelerinde bulunan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. "Mektup yarışmasında seçilen mektuplar cam şişelerle Gazzeye uğurlanacak" Global Sumud Filosu aktivistlerinin yaptığı toplantıya İstanbul ve Samsun’dan gelen PTT Derneği üyeleri geçtiğimiz ay düzenlenen Gazze’ye mektup yarışmasından 10 mektubu Türkçe’den Arapça’ya çevirerek cam şişelere koyup, Gazze’ye ulaştırılmak üzere Filoya teslim edeceklerini onların da orada bu mektupları ileteceklerini belirttiler. İçlerinde dualar ve insani dileklerin yazılı olduğu belirtilen mektuplar da yarın filo ile birlikte Gazze’ye yola çıkacak.