ÇEVRE - 12 Mayıs 2026 Salı 09:59

Bu köyde adeta normal ölüm unutuldu

A
A
A

Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali, çevre köyler için tehdit oluşturmaya devam ediyor.

İnsan sağlığını olumsuz etkileyen kül dağları nedeniyle Hamal köyünde 300 haneden geriye 30 hane kalırken köy sakinleri, artan kanser vakalarını santralde kullanılan kömürden kalan küle bağlamıştı. Yaklaşık 30 köyün etkilendiği kül dağlarından en çok etkilenen ikinci köy ise Mağara köyü. Bu köyde son yıllarda artan özellikle gırtlak kanseri ve solunum yollarına bağlı ölümler adeta normal ölümleri unutturdu. Köye yaklaşık 1 km mesafedeki kül dağının boyu köyü sarmalayan diğer tepeleri aştı. Rüzgârlı havalarda nefes almanın mümkün olmadığı köyde ağaçlarda artık meyve vermez oldu. 30 haneli köyden geriye sadece birkaç hane kaldı. Kış aylarında köylerini terk eden köy sakinleri yazın vakit geçirmek için döndükleri köylerinde sadece birkaç gün geçirebiliyor.

Bu köyde adeta normal ölüm unutuldu

"Cennet gibiydi şimdi köy demeye şahit ister"

Köy sakinlerinden Hatun Kahveci 1979 yılında Mağara köyüne gelin geldiğinde köyün cennet gibi bir yer olduğunu, ancak şimdi köy demeye şahit gerektiğini belirterek, "Köyümüze geliyor, ekip biçemiyoruz. Ben 79’da bu köye gelin geldiğimde köy cennet gibiydi. Şimdi köy demeye bin şahit gerek. Her yanı meyve acıydı, bağ bahçeydi. Köyümüz kalabalıktı, iki öğretmen vardı. Şimdi hiç giren çıkan yok, misafir yok. Ev sahipleri bile gelip gidemiyor. Arazi sahipleri gelemiyor, çünkü ekim biçim yok. Ürün yok, ağaçlar artık meyve vermiyor, olan meyve de yenmiyor. Eski muhtarımız kanserden gitti. Ondan önceki muhtarın kızı kanseri oldu. Bütün köyün 3’te 2’si kanser. Bu kül bizi mahvetti. Rüzgârlı havalarda pencere açamıyoruz, nefes alamıyoruz. Kar yağıyor üstünde 4 parmak kül oluyor. Karın üstünde 4 parmak kül olursa bu yaşantıya ne diyebilirsin? O kadar müracaat edildi. Hiç kimse de ilgilenmedi. Kimse ilgilenip, gelip buraya bir el atmadı. Kül burada insan hayatını tamamen bitirdi" dedi.

Bu köyde adeta normal ölüm unutuldu

"Köyde normal ölüm kalmadı"

Köy sakinlerinden Serkan Karadeniz, adeta köylerinde normal ölüm kalmadığını ifade ederek, "Bu kül dağı köyümüzde hayatı bitirdi. Ürettiğimiz ürünün yarısını alamıyoruz. Tamamen terk edemiyoruz, mecbursunuz işte yaşadığınız doğduğunuz, büyüdüğünüz topraklar. İş imkânı olsa insanlar burada yaşamaz. Bu durumdan sadece bizim köyümüz değil, 60’a yakın köy etkileniyor. En çok Hamal köyü ve bizim köyümüz etkileniyor. Kanser, koah gibi solunum yolu hastalıkları çok fazla. 10-15 yıl önce bile köyden çıkıp gidenlerin kanser olduklarını duyuyoruz. Artık bizim köyde normal ölüm kalmadı dersek yeridir" şeklinde konuştu.

Bu köyde adeta normal ölüm unutuldu

Cumhurbaşkanı emri ile faaliyetleri durdurulmuştu

Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker’e devredildi. Yıllık 1 milyon 908 bin 229 MWh elektrik üretim gücüne sahip olan santral, 2020 yılında filtresiz bacalarıyla gündem oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla santralde üretim 1 Ocak 2020 tarihinde filtre ile ilgili şartları sağlayamadığı gerekçesiyle durduruldu. Bacalarda gerekli filtre işlemlerinin tamamlanmasıyla 30 gün sonra tek türbinde, 6 ay sonra ise tam kapasite olarak elektrik üretimine yeniden başlandı. Termik santralde kullanılan kömürlerin atığı olan küller, çevre köylerin sınırları içerisinde biriktirildi. Yıllar içerisinde açıkta biriktirilen küllerden adeta kül dağı oluşurken, kül tabakası rüzgârlı havalarda çevreye yayılarak köyleri tehdit ediyor.

Rahmi Meyveci - Tufan Özyaşın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
Bursa "Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı Marmara Kariyer Fuarı, Bursa Uludağ Üniversitesinin (BUÜ) ev sahipliğinde başladı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Oğuzhan Yıldırım, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, çok sayıda kurum ve kuruluş temsilci katıldı. Programın paydaşlığını üstlenen 22 üniversitenin rektörleri, rektör yardımcıları ve temsilcilerinin de katıldığı törende BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri tarafından sunulan konser davetlilerden büyük beğeni topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa’nın üretim kapasitesi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğundaki öncü rolüne dikkat çekti. Genç istihdamını milli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Aydın, temel odak noktalarının genç işsizlik oranını çok daha aşağılara çekmek olduğunu vurguladı. Bakanlık olarak son 24 yılda İŞKUR aracılığıyla milyonlarca kişinin istihdamına katkı sağladıklarını belirten Aydın, hedeflerinin gençleri sadece bir işe yerleştirmek değil, onları dijital dönüşüme uyumlu, katma değer üreten ve kalıcı kariyer imkanlarıyla buluşturmak olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerin geleceği için devasa bir kaynağı seferber ettiklerini kaydeden Bakan Yardımcısı, savunma sanayisinden teknolojiye kadar her alanda dünya ile rekabet eden bir gençlik için yatırımların süreceğini belirtti. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla düzenlenen fuarın, Türkiye’nin geleceğine dair stratejik bir vizyonu yansıttığını ifade etti. Günümüz dünyasında kalkınmanın en temel unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunun altını çizen Ayyıldız, bilgi üreten ve sorumluluk üstlenen gençlerin güçlü Türkiye’nin en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Kamu kurumlarını, akademik dünyayı ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Vali Ayyıldız, fuar sayesinde öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak kariyer hedeflerini çok daha bilinçli ve sağlam temeller üzerine inşa etme fırsatı yakalayacaklarını vurguladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da dijital teknolojilerin tüm meslek gruplarını yatay bir düzlemde etkileyerek köklü bir dönüşüm başlattığını; bu yeni dönemin büyük fırsatlarla birlikte çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Geçmişin konvansiyonel kariyer basamaklarının aksine, günümüzde mesleki süreçlerin teknolojinin hızıyla çok daha dinamik bir hal aldığına dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu sürece gerek iş dünyasının gerekse üniversitelerin çevik bir şekilde adapte olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin üniversiteleşme hamlesinin ve araştırma üniversitelerinin küresel sıralamalardaki yükselişinin stratejik bir başarı olduğunu belirten Yılmaz; BUÜ olarak öğrencilerini milli değerlerle donatmanın yanı sıra onları küresel rekabette fark oluşturacak teknik yetkinliğe ulaştırmak için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda gençlerin bu teknolojik dönüşüme öncülük edecek büyük bir potansiyele sahip olduklarını dile getiren Yılmaz, tüm paydaşlara teşekkür ederek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış töreninde konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının temsilcileri olarak böylesine kapsamlı bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir onur duyduklarını kaydetti. Sanayi ve üretimin başkenti Bursa’da, üniversite ve sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirten Burkay, gençlerin iş gücüne katılımını destekleyen her türlü projede yer almaya devam edeceklerini vurguladı. Spor Bilimleri Fakültesi, merkezi derslik binası ve Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi fuaye alanı olmak üzere 3 ana konumda gerçekleştirilen fuar, yarın sona erecek.
Sivas Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.