GENEL - 26 Nisan 2012 Perşembe 17:00

AFYONKARAHİSAR`DA KARANTİNA

A
A
A
AFYONKARAHİSAR`DA KARANTİNA

Afyonkarahisar`ın merkezine bağlı Salar beldesinde bir köpek tarafından iki kişinin ısırılmasının ardından karantina uygulaması başlatıldığı bildirildi. Beldeye hayvan giriş çıkışının yasaklandığı bildirilirken, aşılama çalışmalarının ise hızla sürdüğü açıklandı. Yaklaşık 15 bin kişinin yaşadığı alanın iki ay boyunca karantinada tutulacağı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, Afyonkarahisar`ın Salar beldesinde 23 Nisan 2012`de Muharrem M.`ye ait olduğu iddia edilen köpek, iki kişiye saldırdı. Saldırıdan ağır yaralı olarak kurtulan Suna Çakır (55) ve Güler Karaaslan Afyonkarahisar Devlet Hastanesi`ne kaldırıldı. Olayın ardından beldede Sağlık Müdürlüğü ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri çalışma yaptı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından beldedeki hayvan sayısı tespit edilerek bu hayvanlarla ilgili aşılama çalışması
yapıldı. Beldede günde yaklaşık 200 hayvana aşı yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri, karantina sahasını da belirledi. Geçici olarak beldeye her türlü hayvan giriş çıkışının durdurulduğu belirtildi.
Beldedeki hayvanların aşılama çalışmasını yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü`nde görevli sağlık teknisyeni Abdullah Umurhan, günde yaklaşık 200 tane hayvana aşı uyguladıklarını belirterek, "Şu ana kadar önemli bir şey yok. Bir tane kuduz vakası laboratuvar teyidi var. Onun dışında herhangi bir sıkıntılı bir durum yok. İlk tedbirler zaten alındı. Seyrine göre daha farklı idari tedbirlerin alınıp alınmayacağını Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü karar verecek. Şu anda korkulacak durum yok.
Ama yarın için ne söylenir bilmiyoruz" dedi. Umurhan, karantina bölgesinin hatlarının belirlenmesi için çalışmaların hızla sürdüğünü, Salar dışında da civar beldelerde bu aşılamanın sürdüğü kaydedildi.
Köpeğini aşılatmaya gelen Kemal Kahraman ise kuduzdan korktuklarını ve köpeklerine aşı yaptırdıklarını söyledi. Tedbir için aşı yaptırdıklarını ifade eden Kahraman, "Daha önce aşı yaptırmamıştım. Uygulamada iyi oldu. Keşke her yıl olsa bu çalışma" dedi.
KÖPEОİN ISIRDIОI KADIN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Muharrem M.`ye ait olduğu öne sürülen köpek tarafından ısırılarak yaralanan Suna Çakır ise yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Annemin evine gidiyordum. Sırtımda da odun çuvalı vardı. Karşılaştığım köpeğin her yeri kanlıydı. Bana saldırdı. Yere düştüm. Elimden kaptı. Elimden, kolumdan ve belimden de ısırdı. 4 yerimden ciddi yara aldım. Köpek azgın olunca kimse bana yardıma da gelemedi, komşular yaklaşamadı. Beni korumak için elinde kürek ile bekleyen diğer kadına da saldırdı. Onun da omzundan ısırmış. Sonra da kaçmayı başardım."
Kendilerine köpeğin kuduz olup olmadığı ile ilgili bir açıklamanın yapılmadığını söyleyen Çakır, yaşananların ardından hakkını aramak için savcılığa başvurduğunu söyledi.
"PANİОE GEREK YOK HER TÜRLÜ TEDBİR ALINDI"
Konuyla yakından ilgilendiğini aktaran Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, "Salar beldemizde bir sokak köpeğinin kuduz olduğu anlaşıldı. Kanun gereği bölge karantina altına alındı. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü gerekli idari ve fenni tedbirlerin tamamının alındığını bize rapor etti. Valilik olarak da olaya el koyduk. O bölgede ne kadar hayvan varsa aşılanması gerekiyor. Bu iş için de İl Özel İdaresi`nden aşı alımına destek olacağız. Vatandaşların herhangi bir panik göstermesine gerek yok.
Her türlü tedbirler alındı" şeklinde konuştu.
Olayın yaşanmasının ardından ise köpekten alınan bir örneğin incelenmesi için Konya`ya gönderildiği belirtildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 117 yıllık gelenekte ustalara vefa: 50 yıllık keşkekçiler ödüllendirildi Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır imece usulüyle sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneğinde, yıllardır kazan başından ayrılmayan ustalar bu yıl da unutulmadı. Aralarında 50 ve 30 yıldır keşkek pişiren isimlerin de bulunduğu ustalar ile organizasyona katkı sağlayan vatandaşlar plaketlerle ödüllendirildi. Her Ramazan Bayramı’nda sürdürülen asırlık gelenekte, sabahın erken saatlerinde ateş başına geçen keşkek ustaları, hem geleneği yaşatıyor hem de kendilerinden sonraki kuşaklara örnek oluyor. Yarım asra varan tecrübeleriyle kazan başında yer alan ustalar, geleneği sürdürmenin gururunu yaşıyor. Mahallede her bayram yaklaşık 32 kazan keşkek pişirilirken, hazırlanan yemekler on binlerce vatandaşa ikram ediliyor. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan bu köklü gelenek, imece usulüyle yaşatılmaya devam ediyor. Bu çerçevede kazan başında duran ve organizasyonlara katkı sağlayan 18 kişi plaketle ödüllendirildi. "Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir" Yaklaşık 50 yıldan beri kazan başına geçen 78 yaşındaki Mustafa Akdağ, "Belki 50 seneden beri kazan başındayım. Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir. Bizden sonrada arkadaşlarda devam ettiriyor. İyi bir gelenek Allah razı olsun bütün arkadaşlarımızdan" derken Sefer Ulusoy, "İmece usulü olarak yapıyoruz ve maddiyatı mahalle sakinlerimizden topluyoruz. Büyük katılım oluyor yaklaşık 10 gün devam ediyoruz imece usulüyle pişiriciler, hazırlanmalar var ve bunlarda bütün vatandaşların katkısı oluyor. Bu gelenek Trabzon’dan gelme bir gelenek. Bizlerde dedelerimizden kalma geleneği devam ettiriyoruz. Birlik ve beraberlik olduğu müddetçe ölene kadar bu geleneği devam ettirmek istiyoruz. 18 arkadaşımıza da plaket vereceğiz. Herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ligi ilk 5 sırada bitirip Avrupa Kupalarına gitmek için kalan 8 maçın tamamını kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor’u evinde ağırlayacak Samsunspor’da Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Milli arayı iyi değerlendirdiklerini ifade eden Fink, Konyaspor mücadelesiyle ilgili şunları söyledi: "Konyaspor, yeni hoca değişikliğinden sonra çok güçlü bir takım haline geldi. Top onlardayken çok etkili oynuyorlar. Güçlü oyunculara sahip bir rakibe karşı oynayacağız. Eğer bu maçı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermemiz gerekiyor. Geldiğim günden beri oynayacağımız en zor karşılaşmalardan biri olacak. Sadece oyun anlamında değil, taktiksel anlamda da farklı varyasyonlar deneyen bir rakibe karşı oynayacağız. Bu karşılaşmayı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermeliyiz." "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor" Gelecek sezon Avrupa’da oynamak için kalan 8 maçı da kazanmaları gerektiğini vurgulayan Fink, "İlk beş ile aramızda 8 puan fark var. İlk beşte olmak istiyorsak öncelikle bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor. Ama elbette ki maç maç, hafta hafta ilerlememiz lazım. Her maçı oynadıktan sonra bir sonraki maça en iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. İlk beşe girme şansımız olursa bunu istiyoruz. Bunu canı gönülden istiyoruz. Sadece lig değil, Türkiye Kupası’nda da hedefimiz var ve kendi evimizde Trabzonspor’a karşı oynayacağız. Ama öncesinde ligdeki karşılaşmalarımıza odaklanmamız gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasına en iyi şekilde odaklanmalı ve pozitif enerjiyle oynamalıyız" dedi. "1 yıl elde edilmiş başarı, başarı değildir" Başarının uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Fink, "Başarı uzun vadeli bir süreçtir. Kısa vadede ya da bir maç özelinde elde edilen başarı, gerçek başarı değildir. Benim için başarı, genç bir oyuncuyu A takıma kazandırmak ve sonrasında başka kulüplere transferini gerçekleştirmektir. Şu an 7. sıradayız ama hedefimiz ilk 5’te olmak. Sezonun genelinde fena bir performans göstermedik. Avrupa’da takım çok iyi bir performans sergiledi. Ben uzun vadede elde edilen başarıya inanıyorum. Sadece 1 yıl için elde edilmiş bir başarı yeterli değil; bunu yıllara yaymak önemli. Sezon sonuna kadar kaç puan toplarız bilemiyorum ama gelişimimiz devam ediyor. Daha fazla gelişmek, uyum ve becerilerimizi artırmak istiyoruz. Sezon öncesi kampına kadar kendimizi geliştirerek daha güzel bir futbol ortaya koymayı hedefliyoruz. Ben hoca olarak daha fazla maç kazanmak istiyorum. Avrupa’daki performansımızı sürdürürken, Türkiye Kupası maçlarını da en iyi şekilde oynamak zorundayız. Sezon öncesi kampından sonra oyun sistemimizin tam olarak oturacağını düşünüyorum. Ön tarafa oynayıp gerektiğinde sakin kalmalıyız. Duran toplarda da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda duran topların önemi çok büyük, Arsenal örneğini verebilirim. Takımımın gelişiminden dolayı çok mutluyum. Daha fazla topa sahip olacağız ve geçiş oyununu etkili oynayacağız, bunu Avrupa ve büyük maçlarda da başardık. Fenerbahçe karşılaşmasında da bunu iyi gösterdik. Gelişimimizi sürdürüyoruz ama biraz daha zamana ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesinden mutluyum" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını da değerlendiren Fink, "Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını tebrik etmiştim. Bu sadece milli takım için değil, ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir başarı. Türkiye bir futbol ülkesi ve bu gelişmeden dolayı çok mutluyum. Milli Takım Teknik Direktörü Montella’yı birkaç hafta önce tebrik ettim. Bu başarı Türkiye’deki tüm hocalar için çok değerli. Ben de çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.