SAĞLIK - 30 Aralık 2018 Pazar 12:34

Afyonkarahisar’da çamur ile gelen iki bin yıllık şifa

A
A
A
Afyonkarahisar’da çamur ile gelen iki bin yıllık şifa

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bulunan Hüdai Kaplıcalarında iki bin yıllık geçmişe dayanan çamur banyoları, vatandaşlara şifa olmaya devam ediyor.

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bulunan Hüdai Kaplıcalarında iki bin yıllık geçmişe dayanan çamur banyoları, vatandaşlara şifa olmaya devam ediyor.


Dünyaca ünlü çamur banyoları ile diğer kaplıcalardan ayrılan Sandıklı Hüdai Kaplıcası, şifalı sularıyla da dikkat çekiyor. Kaplıcanın şifalı suları 500 metre derinlikteki jeolojik bir çatlaktan çıkarken, yer üzerinde bulunan çamurla 45 derece sıcaklıktaki suyun mayalanmasıyla oluşan çamur banyoları da birçok hastalığa iyi geliyor. İki bin yıldır kullanılan kaplıca suyu ve şifalı çamurun, romatizma, nevralji (Sinir boyunca yayılan iltihaplar), nevrit (Sinir ucu iltihapları), polinevrit (Birden fazla sinirin iltihapları), tendinit (Tenden iltihabı), periartrit (Eklem zarı iltihabı), artroz (Eklem kireçlenmeleri), romatoit artrit (Ateşli romatizma hastalıkları), selülit (Yumuşak doku romatizması), siyatik (Siyatik sinirinin sıkışması), spondilit (Omurganın kireçlenmesi), mialji (Kas ağrıları), kadın hastalıkları (Kronik dönemlerde), polio sekeli (Çocuk felci sekeli), hemipleji (Vücudun bir yerinin felci), parapleji (Her 2 bacağın felci), kırık çıkık sekelleri, kazalardan ve ameliyatlardan kalan sekeller, ruhi yorgunluklar, dimağ yorgunluğu, bağırsak hastalıkları, böbreklerde taş ve kumların düşürülmesi gibi hastalıklara derman olduğu biliniyor.



“Çamur kürü 7-8 dakika uygulanıyor”


Kaplıcaya gelen misafirlere çamur kürünün günde 7-8 dakika uygulanmasının yapıldığını belirten Hüdai Kaplıcaları Termal Otel Müdürü Ahmet Yavuz Yılmaz, “Sandıklı huzurun, sağlığın, çamurun başkentidir. Şu an hava sıcaklığı eksi 3’ün de altında, etraf bembeyaz kar ile kaplı. Misafirlerimizin birçoğu termal suya ve çamur banyolarına girerek termal suyun faydalarından yararlanmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.



“Hüdai Kaplıcalarının tarihi 2 bin yıllık geçmişe dayanıyor”


Hüdai Kaplıcalarının termal suları ile çamur banyoları ile ünlü olduğunu belirten Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, “Hüdai Kaplıcalarımız 2 bin yıllık bir geçmişe dayanan tarihi ile muhteşem termal su ve çamur banyosu ile ünlü ülkemizin termal tesislerinden bir tanesidir. Bölge termal tesis olarak ciddi manada bir üne sahiptir. Hem dünya coğrafyasından hem de ülkemiz ve ilimizden, ilçemizden misafirlerimiz şifa bulmak için çamur banyolarına geliyorlar. Tabii ki Turizm Bakanlığı onaylı bir tesis Sandıklı Hüdai Kaplıcaları. Bizi diğerlerinden ayıran en önemli özellik de çamurun kaplıcalarımızda bulunmasıdır” dedi.



“Termal su ile mayalanan çamur şifa dağıtıyor”


Çamur banyolarının kürünün 7-8 dakika uygulandığını belirten Başkan Çöl, “Akşamdan sabaha kadar termal sular ile mayalanan çamur, sabahın erken saatlerinde yüzlerce kişinin sıraya girerek şifa kaynağı olan yaklaşık 8 dakikalık bir kürdür. Bu kür 7-8 defa hastalığın bulunduğu bölgeye uygulanmaktadır. Birçok hastamız da şifasını bularak bölgemizden ayrılmaktadır. Bölge gerçekten turizmde bir çığır atlamıştır. 3 tane 5 yıldızlı otelin bulunduğu tesisler mevcuttur Sandıklı’da. Bir de Türkiye’nin en büyük termal otelinin bulunduğu bir yerdir Hüdai Kaplıcaları. Yine belediyemize ait 300 apartın bulunduğu ve belediyemize ait iki otelin bulunduğu bir alandır burası. Ülkemizin ilk termal oteli Sandıklı’da mevcuttur. Bu vesile ile tüm şifa bulmak isteyen vatandaşlarımızı Sandıklı’mıza davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.



“Sömestr için yoğun bir talep var”


Sömestr tatili için kaplıcalara yoğun bir talebin olduğunu ve rezervasyonlar ile otellerin dolduğunu belirten Başkan Çöl, “Yaklaşan 15 tatil sürecinde Sandıklı’da inanılmaz derecede bir yoğunluk var. Otellerimizde ve apartlarımızda yerimiz kalmadı. Şu an olağanüstü bir yoğunluk var. Tüm şifa bulmak isteyenleri Sandıklı’ya ve Hüdai Kaplıcalarımıza davet ediyor onları burada ağırlamaktan mutluluk duyacağımızı belirtiyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.