SPOR - 01 Kasım 2024 Cuma 11:11

Dağcılar, Sultandağları zirvesine tırmandı

A
A
A
Dağcılar, Sultandağları zirvesine tırmandı

AFDOS ve ÇAYDOS Spor Kulüpleri, Cumhuriyet Haftası etkinlikleri çerçevesinde Sultandağları zirvesine tırmandı.


Türkiye Dağcılık Federasyonu Afyonkarahisar İl Temsilciliği tarafından hazırlanan yıllık faaliyet programı kapsamında düzenlenen “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Sultandağları Gelincikana Zirve Tırmanışı” başarıyla gerçekleşti. Etkinliğe, Afyonkarahisar Doğa Sporları Kulübü (AFDOS) ve Çay Doğa Sporları Kulübü (ÇAYDOS) sporcuları katıldı. Etkinlik, Cumhuriyetin kuruluşunun 101. yılına özel olarak planlandı.


Ege ve Marmara Bölgelerinin en yüksek zirvesi olan, 2675 metre yükseklikteki Sultandağları’nda bulunan Gelincikana Zirvesi’ne yapılan tırmanış, sabahın erken saatlerinde başladı. Katılımcılar, dağcıların dayanıklılık ve azim gerektiren zorlu tırmanış rotasını aşarak zirveye ulaştı. Zirveye varıldığında Cumhuriyet’in 101. yılı onuruna sembolik bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu kapsamda, zirvede bulunan bayrak yenisi ile değiştirilirdi.


AFDOS kulübünün genç sporcularından Yüsra Naz Balamut, etkinlikteki performansıyla dikkat çekti. Yüksek dağ koşusu branşında yer alarak, zirveye koşarak ulaştı.



Dağcılar, Sultandağları zirvesine tırmandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."