ASAYİŞ - 26 Ekim 2024 Cumartesi 08:21

Gıda sahtekarlarına yönelik operasyon: 75 TL’ye sucuk yapan şahıs yakalandı

A
A
A
Gıda sahtekarlarına yönelik operasyon: 75 TL’ye sucuk yapan şahıs yakalandı

Afyonkarahisar’da gıda sahtekarlığı yapan firma ve şahıslara yönelik gerçekleştirilen operasyonda mide bulandırıcı görüntüler ortaya çıkarken, bir şahsın 75 TL’ye mal ettiği sucuğu sosyal medyadan 250 TL’ye sattığı bir başka şahsın ise pamuk ve soya yağlarını kullanarak sahte zeytin yağı elde ettiği ortaya çıktı.


Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından gıda sahtekarlığı yapan firma ve şahıslara yönelik operasyon gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen operasyonda bir şahsın insan sağlığını hiçe sayarak 75 TL’ye mal ettiği sağlıksız sucukları 250 TL’den, sosyal medya hesapları üzerinden sattığı belirlendi. Operasyonda bir başka şahsın ise pamuk ve soya yağlarının içerisine aroma ve renklendirici katarak sahte zeytinyağı ürettiği ve satışa sunduğu tespit edildi.



Operasyonda uyuşturucu maddelerde ele geçirildi


Ardından şahıs ve firmaların adreslerine baskın düzenleyen ekipler yaptıkları aramalarda 380 kilogram içeriği değiştirilmiş, etiketsiz sucuk, 5 litrelik 80 şişe halinde toplamda 400 litre zeytin yağı, 324 gram kubar esrar ve 40 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.


Olayın ardından gözaltına alınan şahısların olduğu bildirildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."
Malatya Malatya’da dalbastı kirazı ve diğer meyve türlerinde umutlu tablo Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, Malatya’da dalbastı kirazı başta olmak üzere elma, ceviz ve üzüm gibi meyve türlerinde bu yıl için olumlu bir sezon beklendiğini söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, 2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle kayısının yanı sıra kentte dalbastı kirazı ve diğer meyve ağaçlarının da zarar gördüğünü ve o yıl ürün alınamadığını hatırlattı. Yunus Kılınç, bu yıl ise ağaçların kendini toparladığını belirtip üretim potansiyelinin yeniden yükseldiğini ve bahçelerde toparlanma sürecinin belirgin şekilde devam ettiğini ifade etti. Başkan Kılınç, kayısının çiçeklenme ve yapraklanma sürecinin diğer meyvelerden farklı ilerlediğini belirtti. Kılınç, kayısının önce çiçek açıp ardından yapraklandığını, diğer meyve türlerinde ise bu sürecin genellikle önce yaprak sonra çiçek şeklinde gerçekleştiğini ifade etti. Dalbastı kirazında bu yıl çiçeklenme döneminin iyi geçtiğini ifade eden Kılınç, yüksek verim beklentisi bulunduğunu söyledi. Elma ve diğer meyve türlerinde de genel durumun olumlu olduğunu kaydeden Kılınç, "Şu anda elmada, dalbastı kirazında ağaçlar çiçek durumunda. Güzel bir meyve olacağını bekliyoruz. İnşallah bundan sonra herhangi bir afet yaşamazsak diğer meyve türlerinde sıkıntı olmayacaktır" dedi. Malatya’nın birçok ilçesinde yetişen ürünlerin kendine özgü lezzet taşıdığını ifade eden Kılınç, "Akçadağ armudu, Yeşilyurt kirazı, Hekimhan cevizi, Arapgir üzümü ve Doğanşehir elması ayrı bir değerdir. Malatya bir lezzetler şehridir" diye konuştu.