ASAYİŞ - 20 Şubat 2026 Cuma 14:52

Hapis cezaları ile aranan 2 kişiyi polis yakaladı

A
A
A
Hapis cezaları ile aranan 2 kişiyi polis yakaladı

Afyonkarahisar’da uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hapis cezaları ile aranan 2 kişi polis tarafından yakalandı.


Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü tarafından aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı. Yapılan incelemelerde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlamasıyla 5 yıl 5 ay hapis cezası ile aranan R.O. ve yine aynı suçtan 5 yıl 10 ay hapis cezası ile aranan A.O., isimli şahıslar polisin takibi sonrası kent merkezinde yakalanarak gözaltına alındı. Şahıslar işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemeler tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak MÜDEK, BEUN’da saha ziyaretlerini tamamladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesinde, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) tarafından gerçekleştirilen akreditasyon sürecine ilişkin saha ziyaretleri, başarıyla tamamlandı. Ulusal ve uluslararası akademik camiada her geçen gün nitelikli çalışmalarını bir yenisini ekleyen BEUN, kalite odaklı akademik eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla lisans programlarının akreditasyonu konusunda hedeflenen faaliyetlerini kararlıkla sürdürüyor. Bu çalışmalar kapsamında Mühendislik Fakültesi, Yükseköğretim Kalite Kurulunca (YÖKAK) lisans programlarını değerlendirmek üzere yetkilendirilen MÜDEK tarafından ziyaret edildi. Bu kapsamda Mühendislik Fakültesinde, 16-18 Şubat 2026 tarihleri arasında MÜDEK tarafından yapılan akreditasyon sürecinin saha ziyaretleri aşaması başarıyla gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği takım üyeleri; Üniversite üst yönetimi, ilgili fakültenin akademik ve idari personeli, öğrencileri ve dış paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, süreçle ilgili yaptığı değerlendirmede üniversitenin köklü geçmişine ve kalite odaklı vizyonuna dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Kökleri 1924 yılında kurulan Yüksek Maden Mühendis Mektebine dayanan Üniversitemiz, geçmişinden aldığı güçle sürdürülebilir ve nitelikli çalışmalarını artırmaya, kalite odaklı öğretim misyonunu daha da güçlendirmeye devam etmektedir. Kalite kültürünü benimsemiş olan Üniversitemizin tüm birimlerinde sürekli geliştirme ve iyileştirmeye yönelik faaliyetler titizlikle yürütülmektedir. Bu çerçevede, tüm fakültelerimizde olduğu gibi Mühendislik Fakültemizde de nitelikli eğitim sistemimizin tescillenmesi amacıyla yürütülen akreditasyon çalışmalarının saha ziyaretleri aşamasının başarıyla tamamlanmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Mesleki programlarımızın kalite standartlarını sürdürülebilir kılmak ve öğrenci ile mezunlarımızın sektördeki rekabet gücünü artırmak açısından bu tür değerlendirmeler kritik öneme sahiptir. Akreditasyon sürecinde programlarımızın güçlü yönlerinin ve gelişime açık alanlarının belirlenmesiyle birlikte eğitim kalitemizi daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bu vesileyle saha ziyaretleri sürecini hassasiyetle yürüten MÜDEK değerlendiricilerine ve sürecin başarıyla tamamlanmasına katkı sunan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum."
Aydın Çakaloğlu çiftinin cinayet şüphelisi suçunu itiraf etti Aydın’ın Efeler ilçesinde evlerinde bıçaklanarak öldürülen Turgut ve Nuran Çakaloğlu çiftinin cinayetiyle ilgili gözaltına alınan yabancı uyruklu şahsın emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf ettiği öğrenildi. Olay, 8 Şubat Pazar günü Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi üzerindeki müstakil bir evde saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, doktor olduğu öğrenilen Ahmet Çakaloğlu, bir süredir haber alamadığı anne ve babasının yaşadığı eve gitti. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Turgut (80) ve Nuran Çakaloğlu’nun (80) vücudunun çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleri sonucu hayatlarını kaybettiğini belirledi. Turgut Çakaloğlu’nun vücudunda 15, Nuran Çakaloğlu’nun vücudunda ise 10 bıçak darbesi tespit edildi. Çakaloğlu çiftinin cansız bedenleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Suçunu itiraf etti Yaşanan cinayetin ardından polis ekipleri çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında incelenen kamera kayıtlarından yabancı uyruklu Ş.H. (39) isimli kişi şüpheli olarak tespit edildi. Şüpheli düzenlenen operasyonda yaşanan kovalamaca sonucu yakalanarak gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Ş.H. isimli şahsın emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf ettiği öğrenildi. Para için cinayet işledi iddiası Sorgusunda Ş.H.’nin Turgut Çakaloğlu’ndan para istediği ancak olumsuz yanıt alınca cinayetleri işlediği bilgisine ulaşıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hatırlayın. Şu kavram fakire aittir; ’Çöp, çukur, çamur’ bunu biz hallettik. Kötü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç’i tekrar boğazın incisi haline getirdi" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. ’Çöp, çukur, çamur’. Bunu biz hallettik. Haliç’i tekrar Boğaz’ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul’u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı’nın 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirterek, "Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini değil; aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti; özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca ’Benim sadık yarim kara topraktır’ diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel’deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" dedi."İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil"Bugün tüm dünyanın çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları; insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım. İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kainatla kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız, gerekse medeniyetimizin özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. ’Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik’ buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz" diye konuştu."Çevre bilinci bir vatan bilincidir"Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensupları olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz. Kültürümüzde kurdun kuşun, dağın taşın, börtü böceğin, çiçeğin ağacın, suyun havanın, toprağın tabiattaki her varlığın hakkı vardır, bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek. Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" ifadelerini kullandı."Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62’ye çıkardık"Gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakmak için çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah’ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. ’Çöp, çukur, çamur’. Bunu biz hallettik. Haliç’i tekrar Boğaz’ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul’u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. İstanbul’daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye’ye teşmil ettik. Sadece 5 ilimizde kullanılan doğalgazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük. Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62’ye çıkardık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan Avrupa’da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladık. Kalanların inşası hızla devam ediyor. Yerli otomobil markamız Togg’u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz" ifadelerini kullandı."Çevreyi korumanın partisi olmaz"Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nınkapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde bizim kapımız; ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin özellikle önündeyiz. Paris İklim Anlaşması’nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu’nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi, bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz, oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP 31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak. İnşallah artık ’söz değil eylem zamanı’ diyeceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.
Adana 82 kişinin öldüğü İhsan Bayram Sitesi davasında karar açıklandı Adana’da 6 Şubat 2023’teki depremlerde 82 kişinin hayatını kaybettiği İhsan Bayram Apartmanı C Blok’un yıkılmasına ilişkin açılan davada mahkeme, "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül’ü 22 yıl 6’şar ay, eski Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan’ı ise 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. 6 Şubat depremlerinde Adana’nın Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi’ndeki İhsan Bayram Sitesi C Blok’un yıkılması nedeniyle 82 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi de yaralandı. İnşaat mühendisi Ferit Işık, müteahhit Celal Gül ve eski Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül, cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz yargılanan eski Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan ile taraf avukatları ve müştekiler ise duruşma salonunda hazır bulundu. Savcı, sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmasına karar verilmesi yönünde görüş sundu. Yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğunu ve inşaatın teknik uygulama sorumlusu olmadığını savunan inşaat mühendisi Ferit Işık, "Bu inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu yapmadım. Suçlu değilim. Bu binanın inşaat alanına dahi gitmedim. Arsa sahiplerinden hakkımda aleyhe tanık beyanı yoktur. İhmali bir davranışım olmamıştır. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim" dedi. Sanık Celal Gül de binanın yıkılmasında kusurunun olmadığını iddia edip beraatını istedi. Eski Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan de hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül’ü 22 yıl 6’şar ay, eski Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan’ı ise 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanıkların mevcut hallerinin devamına ve Alim Erdoğan hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasına hükmetti. Ailelerden açıklama Mahkemenin kararı sonrası aileler adına avukat Nazan Akça açıklamalarda bulundu. Avukat Akça, "Biz biliyoruz ki 22 yıl 6 ay hapis cezası maalesef çok cezaevinde kalmasını gerektirmeyecek. Bu şahısların müebbet hapis cezası alması gerekiyordu. Başka insanlar ölmesin diye gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz" dedi.