EKONOMİ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 07:56

Poşusunu takan Kaymakam Kuran üreticilerle birlikte kekik dikti

A
A
A
Poşusunu takan Kaymakam Kuran üreticilerle birlikte kekik dikti

Denizli’nin gönüllere dokunan Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, poşusunu takıp kekik tarlasına indi. Bağcılık ve kekik üretimiyle öne çıkan ilçede, üreticiyle omuz omuza verilen görüntü takdir topladı.



Denizli’nin üretim gücüyle öne çıkan ilçesi Çal, bağcılık ve kekik üretimindeki liderliğini bir kez daha sahada gösterdi. Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran, başındaki poşusuyla tarlaya inerek üreticilerle birlikte kekik dikti.



Türkiye’nin önemli kekik üretim merkezlerinden biri olan Çal’da gerçekleşen kekik dikimi, sadece bir dikim çalışması değil; aynı zamanda üretime verilen desteğin sahadaki yansıması oldu. Kaymakam Kuran, çiftçilerle birebir sohbet ederek hem sorunları dinledi hem de üretimin önemine dikkat çekti.



Bağcılık ve kekik üretiminin merkezi Çal


Bağcılıkta yıllardır adından söz ettiren Çal ilçesi, kekik üretiminde de bölgenin lokomotifi olmayı sürdürüyor. Verimli toprakları ve üretici gücüyle dikkat çeken ilçe, tarımsal kalkınmanın önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Tarlada ortaya çıkan samimi görüntüler ise vatandaşlardan büyük beğeni topladı.



Poşusunu takan Kaymakam Kuran üreticilerle birlikte kekik dikti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Çoruh Nehri üzerindeki asma köprüler tarihe meydan okuyor Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde yer alan asma köprüler, zorlu coğrafyaya rağmen yıllardır bölge halkının ulaşımını sağlamayı sürdürüyor. Artvin’de Çoruh Nehri üzerindeki asma köprüler, yıllara meydan okuyarak hem ulaşımı sağlıyor hem de kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor Sarp ve dağlık yapısıyla dikkat çeken Çoruh Vadisi’nde mahalle ve köyler arasındaki ulaşım, uzun yıllar çelik halatlı asma köprülerle sağlandı. Günümüzde modern köprüler ve viyadükler inşa edilse de asma köprüler özellikle yaya ulaşımında önemini koruyor. Çoruh havzasında yapılan barajlar nedeniyle bazı asma köprüler sular altında kalırken, ayakta kalan köprüler bölge halkı tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. Artvin merkez ve Borçka ilçesinde bulunan asma köprüler, mahalleleri birbirine bağlayarak günlük yaşamın önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Borçka ilçesinde yer alan 105 metre uzunluğundaki asma köprü Karadeniz’in en uzun asma köprüsü olurken, yine aynı ilçedeki 90 metrelik köprü ikinci sırada yer alıyor. Özellikle öğrencilerin okul yolunu kısaltan köprüler, şehir trafiğinden uzak güvenli bir yaya geçişi sunarken, bölgeye gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Bölgede yaşayan İsmail Demirhan ise köprülerin geçmişten bugüne önemini anlatarak, "ben doğmadan önce yapılan bir köprü. Eskiden beri bilirdim. Sadece tahtaları değişti. Burası yerel halkın geçiş noktası. Biz küçükken yüzmek için de gelirdik. Halk ulaşım için kullanıyor, dışarıdan gelenler ise fotoğraf çektiriyor’ ifadelerini kullandı.
Erzurum Ragıp Topçu Erzurum’da anıldı Erzurum’da kültürel mirasın yaşatılması adına anlamlı bir program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülğünde "Erzurum’un Kültürel Değerleri" başlığı altında gerçekleştirilen "Ragıp Topçu Anma" programı, sanatseverlerin yoğun katılımıyla yapıldı. Program, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı tarafından organize edildi. Geceye Kültüre ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ve Erzurum protokolü de katıldı. Etkinlik, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Sanat Merkezi büyük salonda düzenlendi. Gecenin sunuculuğunu TRT İstanbul sanatçısı Yavuz Değirmenci üstlendi. Anma gecesinde sahne alan sanatçılar; Metin Solmaz, Salih Turan, Nurullah Akçayır, İsmail Hakkı Gerçek, Hüsamettin Ceylan, Mustafa Acar, Vahit Alkır, Mahmut Kıvanç ve Mustafa Akgül birbirinden güzel türküler seslendirdi. Sanatçılar, türkülerin yanı sıra merhum Ragıp Topçu ile yaşadıkları hatıraları da paylaşarak geceye anlam kattı, ailesi ve çocukları da konuşma yaptı. Duygusal anların yaşandığı programa, Ragıp Topçu’nun eşi ve çocukları da katıldı. Aile fertleri zaman zaman gözyaşlarını tutamazken, salondaki izleyiciler de bu anlamlı anlara ortak oldu. Yoğun katılımın olduğu gecede, katılımcılar Erzurum’un kültürel değerlerine sahip çıkmanın önemi bir kez daha vurgulanırken, sanatçılar bu tür programların kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. (CD-NK)
Konya Akşehir Gölü 8 yıl aradan sonra su tutmaya başladı Türkiye’nin bir zamanlar en büyük beşinci gölü olan, Nasreddin Hoca’nın ’Ya Tutarsa’ diye maya çaldığı Akşehir Gölü 8 yıl aranın ardından su tutmaya başladı. Bölgede bu yıl beklenenin altında kar yağışı olurken, son aylardaki yoğun yağmurlar nedeniyle çayların ve derelerin getirdiği sularla Akşehir Gölü yüzeyinde su tabakası oluştu. Yörenin en önemli ihracat ürünü olan tescilli Akşehir kirazına aromasını veren gölün tekrar su tutması üreticiler için de büyük önem taşıyor. Tescilli Akşehir kirazına eşsiz aromasını veren Akşehir Gölü mikroklima etkisi oluşturarak bölgedeki nem dengesini ve gece-gündüz sıcaklık farkını düzenleyerek kirazın kalitesini artırıyor. Yöredeki üreticiler gölün tekrar su tutmasının ardından bu yıl kiraz üretiminde lezzet ve aroma artışı olacağını belirtti. Akşehir Gölü’ndeki su tutma gelişmesi sevindirici olsa da bölge halkı bu suyun yeterli olmayacağını, gölün kurtarılması için acil çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti. "Kirazın lezzetine doğrudan etki ediyor" Akşehir Gölü kenarındaki yerleşim birimlerinden biri olan Gölçayır Mahallesi’nin Muhtarı Berat Demirkapu (33), yaklaşık 7-8 yıldır su olmayan Akşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte su tutmaya başladığını belirterek, "Gölümüzde şu an bir canlılık oluştu. Gölümüzde şu anda az da olsa bir su bulunmakta, derelerimiz, çaylarımız akmakta. İnşallah yağışların devam etmesiyle bu suyun giderek artmasını temenni ediyoruz. Tabii ki burada en önemli faktörlerden birisi tescilli Akşehir kirazımız. Kirazın aroma yönünden gölümüze bağlılığı var. İnşallah su miktarı giderek artar ve gölümüz eski günlerine döner" dedi. "Yıllar öncesinde Akşehir Gölü’nde insan boyunda balıklar vardı ve zıpkınla balık avlardık" Akşehir Gölü’nün geçmiş dönemlerdeki ihtişamlı günlerini bilen Gölçayır Mahallesi sakinlerinden 66 yaşındaki Zekeriya Gök de, 2006 yılında gölün tamamen kuruduğunu, sonrasında tekrar canlanıp 2012 yılında tekrar kuruduğunu belirtti. Yıllar öncesinde Akşehir Gölü’nde insan boyunda balıkların olduğunu ve zıpkınla balık avladığını belirten Zekeriya Gök, "10-12 kiloluk turna balığı, sazan balığı çıkardı. Eskiden gölümüze binlerce yaban kazı gelirdi. Kış aylarına biz burada av yapardık. Seneler sonra bu yıl tekrar biraz canlılık olmasıyla bayağı bir sevindik. Yağışlarla, derelerin akmasıyla bütün kanallardan göle su gelince biraz su birikimi oldu. Göl su tutmaya başlayınca kuşlar tekrar geldi" şeklinde konuştu. Gölün eski haline tekrar kavuşması için destek verilmesi gerektiğini belirten Zekeriya Gök, "Göldeki su oranının artması için su kaynakları bulunması gerekir. Bu şekilde devam ederse inşallah göl kurumadan kışa kadar kurumadan durur" ifadelerini kullandı. Eskiden Nasreddin Hoca Şenlikleri’nde temsili Nasreddin Hoca’nın bulundukları noktadan göle maya çaldığını hatırlatan Gök, o zamanlar gelen yerli ve yabancı konukların göle hayran kaldığını, balıkların kenarlara geldiğini belirterek, "Dünyada anılan Nasreddin Hoca’nın maya çaldığı Akşehir Gölü’müzün devamı olması, yaşaması için devletimizin konuya el atması, su kaynağı bulması, yoğurdu tekrar burada çalmamız gerekiyor" diye konuştu.