KÜLTÜR SANAT - 26 Mart 2025 Çarşamba 09:24

Kur’an-ı Kerim ve hadislerden etkilenerek minyatür cami ustası oldu

A
A
A
Kur’an-ı Kerim ve hadislerden etkilenerek minyatür cami ustası oldu

Afyonkarahisar’da yaşayan 85 yaşındaki Ali İhsan Kocaçay, ömrünü adadığı hobisi sayesinde şimdiye kadar 150 adet minyatür maket cami yaptı. Ünlü camilerin, türbelerin ve ibadethanelerin maketlerini el işçiliği ile yapan Kocaçay, bu işe bir hadis-i şeriften ilham alarak başladığını söylüyor.


Ali İhsan Kocaçay, görenleri mest eden el emeği göz nuru eserlerini küçük bir dükkanda sergiliyor. Kocaçay, gidip görebildiği camileri tüm detayları ile inceleyip tasvir ederken, daha önce hiç görmediği camilerin maketlerini ise fotoğraflarını büyüterek yapıyor. Ali İhsan Kocaçay, cami maketlerini 3 farklı çeşitte hazırlıyor. Taş, ahşap ve plastik malzemelerle maketler yapan Kocaçay, hat sanatına da ilgi duyuyor.


Mest eden yeteneğiyle ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Kocaçay, "Benim çocukluğumdan beri cami yapma sevgisi var. Şöyle bir hadisi şerif var Peygamber Efendimizin, ‘Kim Allah rızası için cami yaparsa cennette bir köşk verilecektir.’ O hadisi şerif çocukluktan beri benim kafamda. Ben 2 şeye aşığım. Birisi Kur’an-ı Kerim yazılarını şekillendirmek, ikincisi cami yapmak. Camiye de muvaffak oldum hat yazılarına da muvaffak oldum. Afyon’da yaptım Türkiye’de başka var mı bilmiyorum" dedi.



"150 tane eserim var"


Bugüne kadar 150 tane cami maketi yaptığını ifade eden Kocaçay açıklamalarını şöyle sürdürdü:


"Şu an burada 90 tane eser var. Çocuklarımın ve torunlarımın evleriyle 150 tane eser var. Mescid-i Aksa, en çok sevdiğim İstanbul’da Eyüp Sultan, Fatih İstanbul’daki camilerden 13 tane var. Türkiye’de tanınmış camilerden hepsinden bir tane var. İstanbul’da veya başka yerlerde gidip gördüğüm camileri görerek yaptım ama görmediğim diyelim ki Şam’da Emevi Camii, Hindistan’da Tac Mahal Camii, İmam-ı Azam Camii var. Onları görmedim ama fotoğrafları büyüterek yaptım. Yer gösterilseydi bu camiler 2 metre büyüklüğünde olacaktı, orijinal olacaktı. Her şeyi tam olacaktı ama bunları küçülterek yaptım. Mesela bir kenarda 8 tane pencere var. Ben bunun ancak 5’ini yapabildim. 8 yaparsam küçük küçük oluyor biçimsiz oluyor. Onun için orijinali büyük olduğu zaman yapılır."



"3 çeşit şekilde cami yapıyorum"


Yaptığı cami maketi işine bugüne kadar kimsenin rağbet göstermediğini ancak birkaç ay önce bir kadının kendisine ulaştığını ve Antalya’dan öğrenmek için geleceğini belirten Kocaçay, bunun kendisini çok mutlu ettiğini vurguladı. Kocaçay "Afyon’dan öğrenen çıkmadı. Şimdi bir hanım kızımız var o öğreniyor cami ve hat yazılarını. Nasip olursa Antalyalı bir kardeşimiz var o çok heves ediyor. Antalya’da sergi yapacağım diyor. O gelecek Ramazan’dan sonra ona öğreteceğim. 3 çeşit cami yapıyorum. Birisi Osmanlı’dan kalma ahşap çivisiz geçme olarak. Orijinali neyse o şekilde ikincisi önü taş görünüyorsa onlara da ytong taşı deriz denilen taştan yaptım. Üçüncüsü mermer kaplı ve ya sıvalı ise onları da plastikten yaptım" diye konuştu.



"Mescid-i Resulullah’ı 10 minaresiyle 8.5 ayda yaptım"


Eserlerini satın almak isteyen çok kişi olduğunu fakat kendisinin müze yapmak için satmadığını dile getiren Kocaçay, "Ben Afyon’a bir müze yapmak istedim. Afyon değerlendirmedi şimdi bunu. Satışını yapmıyorum. Ancak İstanbul’dan doktor olan bir hanım istedi onlara sipariş olarak yapıyorum. Antalya’dan istediler onlara sipariş yaptım. Çünkü kendilerini tanıdığım için yaptım. Yapımı caminin büyüklüğüne minarenin sayısına göre değişir. Bunun projesi 15 gün ile bir ay içerisinde yapılıyor. Kolay bir şekilde değil. Resmi büyütmek kolay bir şey değil. Makine ile büyütülen bir şey değil. Yapım içi kubbe ve minaresine göre 2 ay 3 ay hatta mesela 8,5 ay süren cami oldu. Nedir o? Peygamberimizin bugünkü Mescid-i Resulullah’ı 10 minaresiyle 8.5 ayda yaptım" şeklinde konuştu.



Kur’an-ı Kerim ve hadislerden etkilenerek minyatür cami ustası oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.