EKONOMİ - 14 Ocak 2023 Cumartesi 11:33

Türk ve Çinli ortağın kurduğu çakmak fabrikası Ağrı’dan dünyaya açılacak

A
A
A
Türk ve Çinli ortağın kurduğu çakmak fabrikası Ağrı’dan dünyaya açılacak

Türk ve Çinli ortakların kurduğu çakmak fabrikası ile Doğubayazıt’tan dünyaya ihracat yapılıyor.

Türk ve Çinli ortakların kurduğu çakmak fabrikası ile Doğubayazıt’tan dünyaya ihracat yapılıyor.


Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Doğubayazıtlı iş insanı Bekir Karaaslan, Çinli ortağı ile devletin sağladığı yatırım teşvikinden faydalanarak günlük 400 bin çakmak üretim kapasitesi olan Koko Çakmak Fabrikası’nı kurdu. Kadınların da istihdam edildiği 250 çalışanı ile Türkiye’nin birçok bölgesine çaKmak satışı yapılırken; Kıbrıs, Gürcistan ve Ukrayna’ya da ihracat sağlıyor. 20’den fazla çakmak modelinin üretildiği fabrikaya yapılacak olan ek bina ile hem üretimin hem de istihdamın artırılması hedefleniyor.



"Hem iç hem de dış pazara önemli bir satış hacmi var"


Koko Çakmak Fabrikası’nı ziyaret eden Ağrı Valisi Dr. Osman Varol, fabrikanın hem iç hem de dış pazarda önemli bir satış hacminin olduğunu belirterek, "Bu fabrikada yaklaşık 250 tane kardeşimiz istihdama katılmış durumda ve üretim gerçekleştiriyor. Buradaki girişimcimiz ticaret erbabı. Bu işi ülkemizde ve yurt dışında uzunca bir süre yaptıktan sonra neden kendi memleketimizde yapmayalım diye yola çıkıp burada bu girişimi hayata geçiriyor. Kendisinin Çinli ortakları da var ve beraberce bu fabrikayı açtılar. 20’den fazla çakmak modelini üretiyorlar. Hem iç hem de dış pazara önemli bir satış hacimleri var. Ukrayna’ya, Kıbrıs’a ihracat yapan bir firmadan bahsediyoruz" ifadelerine yer verdi.


Fabrika sayesinde özellikle kadınların iş hayatına katıldığını vurgulayan Vali Varol, "Kadın istihdamı açısından da çok önemli çünkü iş niteliği itibarıyla aslında kadınlarımızın da çok rahat yapabileceği ince işler içeren bir sektör. 250 tane insan bu fabrika sayesinde memleketlerinde kalıyorlar ve memleketlerinde hayal kurabiliyorlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.