GÜNDEM - 21 Ekim 2024 Pazartesi 09:15

‘Ağrı Dağı Solunum Zirvesi’ Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde gerçekleştirildi

A
A
A
‘Ağrı Dağı Solunum Zirvesi’ Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde gerçekleştirildi

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin (AİÇÜ) ev sahipliğinde, Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şubesi ve Iğdır Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenen “Ağrı Dağı Solunum Zirvesi-2”, Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde gerçekleştirildi.


Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Iğdır Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Selahattin Çelebi, Ağrı İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Coşkun Daharlı, AİÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Akgün, Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Köktürk, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.


Sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, AİÇÜ’nün gelişim süreci, Tıp Fakültesi’nin 2018 yılında kurulmasından bu yana elde edilen başarılar hakkında bilgi verdi, bu yıl ilk mezunları vermiş olmaktan dolayı mutlu olduklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl Ağrı’da ilk kez öğrencileri ağırlayan Tıp Fakültesinin, bu yıl birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin eğitimlerini Ağrı’da sürdürdüğünü kaydeden Prof. Dr. Karabulut, tuz terapisi ve yüksek rakımın sağlık üzerindeki etkilerinin tartışıldığı bu özel sempozyumda, bölgenin coğrafi ve doğal kaynaklarının sağlık bilimleri açısından sunduğu fırsatlara ışık tutulduğunu ifade etti.


Prof. Dr. Karabulut, “Sevgili genç araştırmacılara bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Bu yıl Nobel Fizik Ödülü, Yapay Sinir Ağlarıyla Makine Öğrenimini mümkün kılan keşiflerine verildi. Yani yapay zekanın temelini oluşturan modelleme çalışmalarına verildi. Yapay Zekâ, Kuantum bilgisayarlar ve Tıp bilimleri arasında devrim niteliğinde gelişmeler olacağına inanıyorum. Yapay Zekâ, Kuantum Hesaplama ve Toraks Alanları arasında, tıp teknolojilerinin daha hızlı, daha hassas ve kişiselleştirilmiş hale gelmesini sağlayabilir. Kısaca Kuantum bilgisayarlar, Yapay Zekanın işleyişini hızlandırarak tıbbi görüntüleme, ilaç keşfi, simülasyonlar ve tahmin modellerinde yeni gelişmeler gösterebilir” diye konuştu.


Prof. Dr. Karabulut, sempozyum başkanı AİÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Akgün’e, Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Köktürk’e, Ağrı İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Coşkun Daharlı’ya, Iğdır Üniversitesi yönetimine ve sempozyumun gerçekleştirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ettiğini söyledi.


Sempozyumda konuşan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akgün, AİÇÜ ve Iğdır Üniversitesi’nin katkıları ile Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde ikincisini gerçekleştirdikleri sempozyumda, tuzun akciğer sağlığı üzerindeki olumlu etkileri üzerine bilgi paylaşımı yapılacağını kaydetti. Prof. Dr. Akgün, “Sempozyumda, yüksek rakımın insan sağlığına, uyku kalitesine ve KOAH hastalığına etkileri değerlendirilecektir. Bu bilimsel bulguların, özellikle bölgenin coğrafi özellikleriyle ilişkili sağlık sorunlarına ışık tutacağına inanıyorum” dedi.


Türk Toraks Derneği’nin önceki başkanlarından, ülkemizi uluslararası birçok platformda başarıyla temsil eden ve Avrupa Parlamentosu Aktif ve Sağlıklı Yaşlanma Projesi (EIP on AHA) Türkiye sorumlusu ve şu anda dünya genelinde astım tedavisine rehberlik eden Küresel Astım Girişimi (Global Initiative for Asthma,- GINA) Dünya BOARD Başkanı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, da astım tanı ve tedavi merkezlerinde kaydedilen en son gelişmeler hakkında bilgi verdi.


Sempozyumda, Ağrı İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Coşkun Daharlı ve Iğdır Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Selahattin Çelebi de düzenlenen sempozyumla ilgili birer konuşma gerçekleştirdi.


Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oya İTİL ile Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Leyla Sağlam’ın oturum başkanlığı yaptığı sempozyumda, Iğdır Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Tekin Sancar “Tuz Mağaralarının KOAH Hastaları Üzerine Etkisi”, AİÇÜ’den Dr. Öğr. Üyesi Funda Ekimci Deniz “Yüksek İrtifanın İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi”, Acıbadem Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu “Yüksek İrtifa ve Uyku”, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nurdan Köktürk “Yüksek İrtifa ve KOAH”, Celal Bayar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu “GINA 2024. Astım Tanı ve Tedavisinde Güncel Gelişmeler” başlıklı birer sunum yaptı.



‘Ağrı Dağı Solunum Zirvesi’ Tuzluca Tuz Terapi Merkezi’nde gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da jandarma 31 şüpheliyi yakaladı: 19 tutuklama Ordu’da jandarma ekiplerince son bir haftada yürütülen asayiş faaliyetleri kapsamında yakalanan 31 şüpheliden 19’u tutuklandı. Jandarma Asayiş Timleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde 22 bin 100 şahıs sorgulandı. Yapılan sorgulamalar neticesinde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 31 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 19’u tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Trafik faaliyetleri kapsamında Trafik Jandarması Timleri tarafından 17 bin 841 araç kontrol edildi. Narkotik suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen 30 operasyonda 30 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden biri hakkında ’uyuşturucu madde imal ve ticareti’, 28’i hakkında ’uyuşturucu madde kullanmak için satın almak, kabul etmek ve bulundurmak’, 1’i hakkında ise ’uyuşturucu madde kullanımını özendirme’ suçundan işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 99 gram esrar, 6 gram skunk, 15 gram sentetik kannabinoid, 2 gram kokain, 11 adet ecstasy hap, 6 kök skunk bitkisi ve 5 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen operasyonlarda 14 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 2 adet gümrük kaçağı otomobil, 2 adet plaka, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet tabanca şarjörü, 420 adet tabanca mühimmatı, 136 bin 600 adet boş makaron, 12 adet elektronik sigara, 7 bin 480 adet dolu makaron, 3 kilogram nargile tütünü ve 75 kilogram tütün ele geçirildi.
Gaziantep Gaziantep’te ‘süper hücre’ tarım alanlarını vurdu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan ‘süper hücre’ fırtınası ve şiddetli sağanağın ardından tarım alanlarında ciddi zarar meydana geldi. Pazar günü öğleden sonra başlayan ‘süper hücre’ fırtınasıyla adeta felaketi yaşayan Gaziantep’te aniden bastıran şiddetli sağanak, ceviz büyüklüğündeki dolu ve yer yer oluşan hortumlar, cadde ve sokakları kısa sürede göle çevirirken, binaların çatılarını uçurup ağaçları söktü. Gaziantep’te sadece 20 dakika içerisinde metrekareye yaklaşık 60 kilogram yağış düşerken, fırtınanın şiddetiyle çok sayıda araç kullanılamaz hale geldi ve özellikle Antep fıstığı bahçeleri başta olmak üzere tarım arazilerinde büyük çaplı hasar meydana geldi. Felaketin ardından Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Şehitkamil, Şahinbey, Oğuzeli, Nizip, Karkamış, Araban ve Yavuzeli ilçelerinde tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Meteorolojik olaylar sonucu tarım alanlarında yapılan ön tespit çalışmaları ile ilgili bilgi veren Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, "3 Mayıs 2026 tarihinde Gaziantep’te meydana gelen şiddetli meteorolojik olaylar, çok kısa sürede aşırı yağış, sel, dolu, kuvvetli fırtına ve hortum şeklinde gerçekleşmiştir. Yaşanan süper hücre fırtınası tarımsal üretimi doğrudan etkilemiştir. Bu olaylar kendisini Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Araban ve Şehitkamil ilçelerimizde daha çok hissettirmiştir. Meteorolojik olayların yaşanmasının hemen akabinde tarım alanlarındaki tahribatı görmek ve genel bir fizibilite çıkarmak için 9 ilçemizde, 21 ekip, 21 araç ve 60 teknik personel ile sahada ön tespit çalışmalarına başlanmıştır. Meteorolojik olaylardan etkilenen 5 ilçemizde bulunan 433 köy ve 114 mahallede tarım alanları etkilenmiştir" dedi. Antep fıstığı alanları başta olmak üzere zeytin, arpa ve buğday bahçelerinin de dolu, sel ve fırtınadan etkilendiğini belirten Sağlam, "Özellikle Antep fıstığı bahçelerinde dal kırılmaları, taze meyve sürgünlerinin kopması, ağaç devrilmeleri öne çıkan zarar şekilleri olmuştur. Hasar tespit çalışmaları devam etmektedir" diye konuştu.
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.