ASAYİŞ - 11 Kasım 2025 Salı 17:35

Ağrı’da ayçiçeği tarlasında feci kaza: 14 yaşındaki Nursefa hayatını kaybetti

A
A
A
Ağrı’da ayçiçeği tarlasında feci kaza: 14 yaşındaki Nursefa hayatını kaybetti

Ağrı’da ayçiçeği hasadı sırasında meydana gelen feci kazada 14 yaşındaki Nursefa Samur hayatını kaybetti.


Olay, Ağrı il merkezine bağlı Aşkale Köyü’nde meydana geldi. Tarım işçiliği yapan ailesiyle birlikte köye ayçiçeği hasadına giden 14 yaşındaki Nursefa Samur, hasat sırasında traktöre bağlı biçerdöverin altında kaldı. Diğer tarım işçilerinin durumu fark etmesi üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen genç kız kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Nursefa Samur’un cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Ağrı Eğitim ve Araştırma Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Ağrı’da ayçiçeği tarlasında feci kaza: 14 yaşındaki Nursefa hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Prof. Dr. Ersan Başar: "Antarktika dünyanın kara kutusu" Prof. Dr. Ersan Başar, Antarktika’nın dünyanın kara kutusu olduğunu belirterek "Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" dedi. 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne de katılan Prof. Dr. Ersan Başar, Avrasya Üniversitesi’nde "Küresel Isınma ve Kutuplar" konulu söyleşi programına katıldı. Ömer Yıldız Yerleşkesi konferans salonunda gerçekleşen programda konuşan Prof. Dr. Ersan Başar, "Antarktika öyle bahtsız bir yer ki 2 milyon yıldır yağmur yağmamış kuru bir kıta. Antarktika o kadar büyük bir yer ki Türkiye’nin 17 katı ve Avrupa’nın yaklaşık bir buçuk katı büyüklüğünde bir kıtadan bahsediyorum. Siz dünya haritasına baktığınızda ülkenizin 17 katı büyüklüğünde bir kıtanın dünyanın altında bulunduğunu fark ettiniz mi? Öyle bir kıta ki üzerinde bulundurduğu yapı itibariyle 2 bin metre ortalama yer kürenin üzerinde buz var ve bu buz yaklaşık 24 milyon kilometreküplük bir buzula tekabül ediyor. Dünya tatlı su rezervi burası; dünyadaki tatlı suyun yüzde 92’sine karşılık geliyor. Antarktika bir kara kutu, dünyanın kara kutusu. Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" diye konuştu. "Yukarıda yani kuzey kutbunda ise buzul yok; yukarıda deniz buzu var, kıta yok" diyen Başar "Orada deniz donuyor ve buz oluşuyor. Arktik ve Antarktika’yı karşılaştıracak olursak, Antarktika var olduğundan beri hiçbir zaman bir halk yaşamamıştır. Hâlen yaşayan kimse yok; burada sadece bilim insanları ve lojistik personeli var. Türkiye’nin 17 katı büyüklüğünde bir kıtada maksimum yaz döneminde 4 bin, kış döneminde ise bin kişi bulunuyor. Arktik’te ise İnuitler, Eskimolar gibi çeşitli halklar yaşamaktadır. Penguen Antarktika’nın olmazsa olmazıdır. Penguenlerle kutup ayıları arasında ilginç bir denge vardır: Penguenler yukarı çıkmıyor, kutup ayıları aşağı inmiyor. Antarktika çok ciddi mineraller, birçok element ve maden barındırıyor. Uzaydan elde edebileceğimiz bazı madenleri Antarktika’da bulabiliyoruz. Bunlar uzay çalışmalarında, askeri çalışmalarda ve elektronikte çok önemli malzemeler. Arktik’e baktığımızda ise burada kıyıdaş devletler var. Bu devletlerin kıta sahanlıkları, ekonomik münhasır alanları bulunuyor. Bu bölgede buzun altında çok ihtiyaç duyulan madenlere ulaşabiliyorlar. Ayrıca çok ciddi petrol ve doğalgaz yatakları mevcut ve bunlara ulaşabiliyorlar. Antarktika’da ise nükleer çalışmalar, hidrokarbon, petrol ve doğalgaz faaliyetleri, madencilik çalışmaları ve araştırmaları tamamen yasaktır" ifadelerini kullandı.
Kayseri Mesleğini yaşatacak çırak bulamıyor Kayseri’de ahşap oymacılığı yaparak ürettiği oyuncaklarla çocukları sevindiren Mehmet Can Leblebici; mesleğini kendisinden sonra yaşatacak çırak bulamıyor. Kayseri’de 5 yıldır 15 metrekare dükkânda ahşap oymacılığı yapan 75 yaşındaki Mehmet Can Leblebici; ilk başlarda çocuk oyuncakları üretmek için başladığı işinde taleplere yetişemediğini söyledi. Mesleği için yetiştirebileceği bir çırağının olmadığını belirten Lelebici, gençlerin teknolojiden sıyrılarak mesleklere yönelmesi gerektiğini söyledi. Leblebici; teknoloji ile çok fazla zaman harcayan gençlere, ahşap oymacılığının en azından hobi olarak da yapılabileceğini belirterek; "Bu işe başlamadan önce temizlik aparatları ve temizlik maddeleri üretmekteydik. Pandemi döneminde bu işe başladım. İlk başlarda çocuk oyuncakları üretmek için başladım ama şuanda çok farklı yerlere ulaştı. Siparişlere yetişemiyorum. Bunun yanı sıra çırak, yardımcı bulamıyorum. Arkamızdan çırak yetişmiyor ve gençliği teknolojinin bağlı prangasından kurtarmak istiyorum. Çocukları plastiklerden kurtarmak için oyuncaklar yapmaya başladım. Çocuklara yönelik oyun alanları, kreşlere gerekli malzemeleri imal ediyorum" dedi. "Teknolojiden kurtulun, en azından hobi olarak bu işi yapın" Gençlerin teknoloji ile fazla vakit geçirdiğini, en azından hobi olarak da olsa bir mesleğe yönelmeleri gerektiğini ifade eden Leblebici; "Gençliğe veya emeklilere kim olursa olsun bu iş öneriyorum. Getirisi güzel fakat işin üzerine eğilmek gerekiyor. Gençlerin okul döneminde bizim çocukluğumuzdaki gibi bir zamanları kesinlikle yok, beton yığınları arasındalar. Kendilerini telefona, bilgisayara vermişler, hiçbir işle ilgilenemiyorlar. En azından hobi olarak dahi yapılabilir ve zamanın nasıl geçtiğini de bu işte anlamaları mümkün değil" şeklinde konuştu.