GÜNDEM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 15:14

Ağrı’da yeni emniyet binasında çalışmalar hızlandırılıyor

A
A
A
Ağrı’da yeni emniyet binasında çalışmalar hızlandırılıyor

Ağrı Valisi Önder Bozkurt, İl Emniyet Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.


Vali Bozkurt, inşaat sürecinin mevcut durumu, fiziki gerçekleşme oranı ve planlanan takvime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Binanın Eylül ayı içerisinde tamamlanarak en kısa sürede hizmete alınmasının önemine dikkat çekti.


Yeni hizmet binasının kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağını belirten Bozkurt, yapım sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Çalışmaların yakından ve titizlikle takip edileceğini ifade etti.



Ağrı’da yeni emniyet binasında çalışmalar hızlandırılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Aydın Doğaseverler Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan ve Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin görüldüğü doğal alanlardan olan Bahçecik Boğazı’nın, çevre kirliliği ve artan yangın riski nedeniyle ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çeken Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Doğal güzelliklerin tanıtılması ve korunması adına çalışmalar yürüten Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin yer aldığı alanlardan olan Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti. Yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riskinin arttığını ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alanın kirletildiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yetkililere ’koruma’ çağrısında bulundu. Bölgede gerekli önlemlerin alınmaması halinde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş ile değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabileceğine dikkat çeken Sürücü; "Doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından Kuşadası’nın en özel alanlarından biri olan Bahçecik Boğazı, çevre kirliliği ve yangın tehdidi altındadır. Kuşadası’ndaki sivil toplum örgütleri tarafından, alanın ’Tabiatı Koruma Alanı’ ve ’Tabiat Parkı’ statüsüne alınması amacıyla, 4 bilim insanının hazırladığı raporlar da eklenerek Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yapılmıştır. Bugüne kadar olumlu bir yanıt gelmemiştir. Ancak yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riski artmakta ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alan kirletilmektedir. Belediye temizlik işleri atılan atıkları temizlese de bunu alışkanlık haline getirenler yine kirletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Selçuk yangınında, alevler Bahçecik Boğazı’ndaki işletmelere ve Efes’e su taşıyan antik su kemerlerine kadar yaklaşmış, daha büyük bir felaket helikopter müdahalesiyle son anda önlenmiştir. Mesire alanı olmamasına rağmen doğal alanda piknik ateşleri yakılmakta, ormanlık alanın hemen yanında dökülen atıkların yakıldığı açıkça görülmektedir. Bahçecik Boğazı, Kuşadası’nın doğal kalmış son ormanlık ve maki alanlarından biri olup, biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Geofit türlerinin yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkileri barındırmaktadır. Ayrıca oklu kirpi, çakal, tilki, sansar, porsuk ve yaban domuzu gibi memeliler için önemli bir yaşam alanı olup, bu canlılar için son doğal sığınaktır. Sürüngenler, böcekler ve kelebekler açısından da zengin olan bu bölge, aynı zamanda balıkçıllar ve diğer su kuşlarının geldiği bir gölete ev sahipliği yapmaktadır. Ormanlık ve makilik alanlarda puhu, şahin, yılan kartalı ve atmaca gibi yırtıcı kuşlar da gözlemlenmektedir. Bu eşsiz doğa alanının korunabilmesi için ilgili tüm kurumların kontrolsüz ve tehdit oluşturan faaliyetlere karşı etkin önlem alması gerekmektedir. İnşaat ve tadilat molozları, çöpler, ev eşyaları gibi pek çok atık, alanın bakir ve ıssız olması nedeniyle doğaya gelişigüzel dökülmektedir. Oysa bu tür ihlallerin tespiti ve cezalandırılması mümkündür. Bahçecik Boğazı’nın tek girişi olan yola yerleştirilecek bir kamera sistemiyle, alana giren araçlar kolaylıkla tespit edilebilir ve caydırıcı yaptırımlar uygulanabilir. Kuşadası’nın hemen yanı başındaki bu doğal zenginliğin yok olmaması için alana ivedilikle koruma statüsü verilmelidir. Aksi halde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş, bu değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabilir. İlgili kurumlardan, moloz ve çöp atıklarının temizlenmesini, ateş yakılmaması için uyarı tabelalarının yerleştirilmesini ve kaçak dökümlerin önlenmesi amacıyla giriş-çıkış noktalarına kamera sistemi kurulmasını talep ediyoruz" dedi.
Manisa Manisalı öğrenci Türkiye birincisi oldu Manisa’nın Salihli ilçesinde eğitim gören lise öğrencisi Ayşegül Üçkazan, su tasarrufu ve iklim bilinci temalı yarışmada şiir dalında Türkiye birincisi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde, su kaynaklarının tasarruflu kullanımı ve iklim bilinci oluşturmak amacıyla 81 ilde gerçekleştirilen 1215 eser arasındaki yarışmada, şiir dalında Türkiye birincisi olan Salihli Anadolu Lisesi öğrencisi Ayşegül Üçkazan, duygularını paylaştı. "Katılmayı planlamamıştım" Yarışmada elde ettiği başarıdan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Ayşegül Üçkazan, "Çok mutluyum. Beklemiyordum ve ilk başta Türkiye geneli olduğunu bilmiyordum. Katılmayı planlamamıştım. Daha önce ilçede yapılan birçok yarışmada ödül almıştım ama ben lirik tarzda yazdığım için su verimliliğinde yazmak benim için zor olacaktı. Bu yüzden katılmayı düşünmemiştim. Sonra edebiyat öğretmenim ve arkadaşlarımın da ısrarı üzerine denedim. Zorlandım dediğim gibi ama 2 günde bitirdim şiiri. Öğretmenime verdim, düzenlemelerini yaptı sonra yarışmaya gönderdik. İlçede birincilik geldi. Daha sonra Şubat’ın sonuna doğru ilde birincilik geldi. Ondan sonra öğretmenim ‘Türkiye’ye gideceğini’ söyledi. Bize, ‘dereceye girdiği, kaçıncı olduğu’ söylenmedi. Onu bekledik. 2 hafta önce söylendi bize Türkiye birinciliği olduğu. Sonra Ankara’ya gittik. Ödül törenine gittik. Farklı bir atmosferdi, güzeldi. Orada yaşadığım şehrin, okulumun, benim adımın geçmesi insanı heyecanlandırıyor" dedi. Üçkazan, şiirinde su kaynaklarının dikkatli ve tasarruflu kullanılması gerektiğine vurgu yaparak önemli bir mesaj verdi. Yaşadıkları gururu dile getiren anne Elvan Üçkazan, "Çocuğumuzla gurur duyuyoruz. Yarışmaya katıldığını ilk başta bize söylemedi. İlçe birincisi olduktan sonra haberimiz oldu. Salihli’ye böyle bir başarı getirdiği için mutluyuz, gururluyuz" ifadelerini kullandı. Baba Abidin Üçkazan ise, "Kızımız bize güzel bir duygu yaşattı. Hem bize hem de Salihli’ye büyük bir gurur yaşattı. Bahtının ve yolunun açık olmasını diliyoruz. Öğretmenlerine de desteklerinden dolayı teşekkür ederiz" dedi.