GÜNDEM - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 16:39

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Yargıtay, ses kayıtları nedeniyle beraat kararını bozdu

A
A
A

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan günler sonra dere kenarında ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay, sanıklar hakkında verilen beraat kararını, dosyaya sonradan sunulan ses kayıtlarının dikkate alınmaması ve eksik araştırma yapılması nedeniyle bozdu.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021 yılında sanıklar Ayşe A., Besim D., Hatun D., Mehmet Ali A., Musa A., Yıldırım A. ve Yusuf A. hakkında "nitelikli kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından beraat kararı vermişti. Kararın istinaf incelemesini yapan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise beraat kararlarını onamıştı. Ancak Yargıtay, dosyada eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bu kararı bozdu. Kararda, olayla ilgili bazı sosyal medya paylaşımlarının kim tarafından yapıldığının araştırılmadığı ve bir CD kaydında yer alan kişilerin tespit edilmediği belirtildi.

"Ses kayıtları dosya için hayati önem taşıyor"

Leyla Aydemir’in ailesinin avukatı Erdoğan Tunç, Yargıtay’ın bozma kararının gerekçesini 2021 yılında dosyaya sunduğu ses kayıtlarının oluşturduğunu söyleyerek, "Yargıtay Birinci Ceza Dairesi geçen ay verdiği kararda Leyla Aydemir davasının yeniden görülmesine karar verdi. Bu kararın sebebi, dört yıl önce dosyaya sunduğum iki adet ses kaydıydı. Bu sonradan dosyaya sunduğum ses kayıtlarında çok önemli bilgiler yer alıyordu. Bu bilgilerde arama çalışmaları sırasında AFAD ekibinden bir kişinin Leyla’yı canlı olarak bulmuş olabileceği, daha sonrasında sanıklardan birinin kendisine müdahale ettiği ve konunun kapatıldığına dair ifadeler bulunuyor. Yerel mahkeme bu kayıtları hukuka aykırı delil olarak görmüştü. Ancak Yargıtay bu kararı hatalı ve hukuka aykırı buldu. Dolayısıyla bu ses kayıtlarında geçen AFAD görevlisinin konuyla ilişkisinin aydınlatılmasını istedi. Bunun üzerine dosya yeniden Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi. Eksik kalan araştırmalar tamamlanarak yeniden bir hüküm kurulacak. Sanıklar ile olayın gerçekleşmesi esnasında çalışmalara katılan AFAD görevlileri arasında o ses kayıtlarında geçen durumun aydınlatılması dosya için hayati önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.

Tunç, ses kayıtlarının içeriğine ilişkin de şunları söyledi:

"Bu kayıtlara bakacak olursak iki önemli şey görüyoruz. Birincisi, Leyla’nın bir kilerde tutulmuş olduğu ve ağlama seslerinin duyulduğu. Bunun üzerine AFAD görevlisinin bunu fark ettiği ve olay yerine gittiği, bu esnada sanıklardan birinin ‘Biz nasıl olsa bırakacağız, köy abluka altında olduğu için bırakamıyoruz. Çocuğa zarar verme niyetimiz yoktur’ şeklinde sözlerle AFAD görevlisini ikna ettiği iddia ediliyor. Ses kaydının devamında başka bir AFAD görevlisi ‘Bizimkiler ilk gün bulmuşlar ama bırakacaklarını düşünerek olaya müdahale etmemişler’ beyanında bulunuyor. Bu kayıtların incelenmesi, ilgili kişilerin tespit edilmesi, tanık olarak dinlenmesi ve gerekli soruşturmanın yapılması gerekir. Bu deliller, dosyadaki mevcut delil durumuna eklendiğinde sanıkların cezalandırılmasını temenni ediyoruz."

"Anne Şükran Aydemir hiçbir zaman şikayetinden vazgeçmedi"

Avukat Tunç, kamuoyunda yanlış bilinen bazı hususlara da değinerek, "Birincisi, anne Şükran Aydemir hiçbir zaman şikayetinden vazgeçmedi. Davanın başından beri tutarlı ve kararlı bir biçimde şikayetçi oldu ve davanın görülmesi konusunda ısrarcıdır. İkinci olarak, Leyla’nın cinsel istismara uğradığına dair bazı haberler yer almaktadır. Ancak dosya kapsamındaki raporlar cinsel istismar bulgusunun olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla yeni bir durum oluşana kadar dosyada cinsel istismarın olmadığını kabul etmemiz gerekiyor" dedi.

"Adalet umudumuz tazelendi"

Sanıkların yurt dışına çıkış yasağının halen devam ettiğini belirten Tunç, "Sanıkların bir koordinasyon halinde bu süreci yürüttüklerine dair bilgilerimizi mahkemeye sunduk. Bunların tamamı yeniden yargılanacak ve tamamı ya da bir kısmı ceza alacaktır diye düşünüyoruz. Yargıtay’ın bu dosyayı bozmasının en önemli sebebi, 2021 yılında sunduğum ses kayıtlarıdır. Eğer bu kayıtlar olmasaydı dosya Yargıtay’da onanacak ve bütün sanıklar beraat edeceği için dosya faili meçhul bir cinayet olarak kalacaktı. Bu kayıtlar sayesinde dosyanın yeniden görülmesi, delillerin değerlendirilmesi ve soruşturmanın genişletilmesi mümkün oldu. Bu sayede adalet umudumuz tazelenmiştir. Çabamız ve hukuki mücadelemiz devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Yargıtay, ses kayıtları nedeniyle beraat kararını bozdu

Dava dosyası, yeniden yargılama yapılmak üzere Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Yeni duruşma tarihinin adli tatilin ardından belirlenmesi bekleniyor.

 

Merve Gökbakan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ergin Ataman: "Namağlup serimiz devam etmek istiyoruz" A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, Sırbistan maçının hazırlıklarını yaptıklarını söyleyerek, "Çok fazla teknik ve taktiksel çalışma yapacak fırsatımız olmadı. Elimizde kadroyu en iyi şekilde kullanarak, namağlup serimize devam etmek istiyoruz" dedi. FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 1. Tur C Grubu 4. maçında A Milli Erkek Basketbol Takımı yarın saat 21.00’de Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde Sırbistan ile mücadele edecek. Hazırlıklarını sürdüren millilerde Başantrenör Ergin Ataman, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Saha avantajını kullanmak istediklerini belirten Ataman, "Yarınki Sırbistan maçı çok önemli. Belgrad’daki maçı kazandık. Karşılaşmanın büyük bir bölümünde de çok iyi oynadık. Son periyotta ise Sırbistan, sonuna kadar direndi. Son 1 dakikada maçı kazandık. Saha avantajını kullanmak istiyoruz. Önceki iç saha maçlarında olduğu gibi coşkulu ve agresif bir savunma ile taraftar desteği ile karşılaşmayı kazanmak istiyoruz. Sırbistan için de önemli bir maç. Üst üste 2 mağlubiyet, onlar için durumu kritik hale getirir. Hazırlığımız yaptık. Çok fazla teknik ve taktiksel çalışma yapacak fırsatımız olmadı. Elimizde kadroyu en iyi şekilde kullanarak, namağlup serimize devam etmek istiyoruz" şeklinde konuştu. "Bu grubu lider bitirip bir üst gruba çıkmak önemli" Ergin Ataman, Sırbistan karşılaşmasının zor olacağına dikkat çekerek şunları söyledi: "İlk maçı kazanmamız, bizi biraz rahatlattı. Bunun anlamlı hale gelmesi için yarın da kazanmamız lazım. Bu grubu lider bitirip bir üst gruba çıkmak önemli. Bu puanları taşıyarak üst gruba çıkmak istiyoruz. Zor bir maç bizi bekliyor. İlk maçta oynamayan oyuncular vardı. Onların oynamasını bekliyoruz. Özellikle Aleksa Avramovic, Sırbistan’ın en iyi oyun kurucularından bir tanesi. Çok iyi konsantre olmamız lazım. Belgrad’daki maçı unutup, yarına odaklanmamız lazım. Sırbistan, oluşturduğu atmosferle çok net kazanacağımız maçı elimizden alıyordu. Üstünlüğümüzü sahaya yansıtmalıyız. Karşımızda iyi bir koç ve kaliteli oyuncular var. Sırbistan’ın en iyi kadrosuyla oynamayacağız. Bu, bizim de en iyi kadromuz değil. En iyi kadromuzda Avrupa Şampiyonası’nda onları yenmiştik. Kendimize güveniyoruz. Sert bir maç, bizi bekliyor." "Tarık’ın bir süre sonra Türk olarak oynamasını bekliyoruz" Tarık Biberovic’in takıma iyi katkı verdiğine değinen Ergin Ataman, "Tarık, Fenerbahçe Beko’da gösterdiği Avrupa Ligi performansıyla en iyi oyunculardan biri oldu. Hafif bir sakatlığı vardı. Malachi Flynn’ı da takıma adapte etmek istiyoruz. Tarık’ın bir süre sonra Türk olarak oynamasını bekliyoruz. Federasyonun çabaları var. Tarık’ı Türk yapabilirsek, Flynn’ın devşirme hakkını kullanacağız. Bu yüzden Flynn’i de kadroya davet ettik. Tarık, büyük bir fedakarlıkla Belgrad’da oynadı. İyi de oynadı. Maçtan sonra sakatlığı vardı. Ben kendisi ile konuştum. Büyük bir özveri ile yarın oynayabileceğini söyledi. Kendisi uzun yıllardır Türkiye’de oynuyor. Ligde de Türk statüsünde oynuyor. Hepimiz kadar kendisi bir Türk çocuğu. Takımı da yalnız bırakmadı. Fenerbahçe de bu konuda iyi niyet gösterdi. Şimdiki Fenerbahçe yönetimine teşekkür ediyorum. Milli takım hepimizin. Bu takımı Dünya Kupası’na taşımak, en büyük hedefimiz" diye konuştu.
İstanbul Trendyol 1. Lig: Ümraniyespor: 1 - Bandırmaspor: 2 Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Ümraniyespor, konuk ettiği Bandırmaspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 11. dakikada Benny’nin pasında ceza sahası içinde topla buluşan Ali Turap Bülbül’ün sağ çaprazdan vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 29. dakikada ceza sahası içi sağ tarafında topla buluşan Benny’nin içeri çevirdiği top savunmadan dönüp tekrar önünde kaldı. Bu oyuncunun sağ çaprazdan vuruşunda kalecinin müdahalesinin ardından direğe de çarpan top kornere gitti. 41. dakikada sağ kanattan Fall’ın ortasında ön direkte Amaral kafayla topu ağlara gönderdi. 1-1 78. dakikada Soukou’nun kullandığı serbest vuruşta top kaleci Akın Alkan’da kaldı. 85. dakikada Enes Çinemre’nin pasında Emirhan Acar, ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı uzak köşeden filelere yolladı.1-2 Stat: Ümraniye Şehir Hakemler: Kadir Sağlam, Haydar Avcı, Furkan Ulu Ümraniyespor: Cihan Topaloğlu, Ali Turap Bülbül, Yusuf Kocatürk, Glumac (Burak Öksüz dk. 46), Emre Kaplan, Djokanovic, Atalay Babacan (Hoti dk. 72), Jurgen Bardhi (Serkan Göksu dk. 41), Benny (Barış Ekincier dk. 88), Soukou (Yusuf Deniz Şaş dk. 88), Batuhan Çelik Yedekler: Übeyd Adıyaman, Mustafa Eser, Kubilay Aktaş, Kosoko, Oğuz Yıldırım Teknik Direktör: Levent Açıkgöz Bandırmaspor: Akın Alkan, Oğuz Ceylan (Hikmet Çiftçi dk. 19), Kerim Alıcı, Atınç Nukan, Mücahit Albayrak, Abdulkadir Parmak (Enes Çinemre dk. 80), Muhammed Gümüşkaya, N’Dongala (Badji dk. 46), Amaral (Emirhan Acar dk. 76), Fall (Kehinde dk. 77), Tanque (Yasin Midiliç dk. 90+1) Yedekler: Arda Özçimen, Yiğit Zorluer, Yusuf Can Esendemir Teknik Direktör: Mustafa Gürsel Goller: Ali Turap Bülbül (dk. 11) (Ümraniyespor), Amaral (dk. 41), Emirhan Acar (dk. 85) (Bandırmaspor) Sarı kartlar: Glumac (Ümraniyespor), Mücahit Albayrak, Hikmet Çiftçi (Bandırmaspor)
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "1 Mart Tezkeresi geçmiş olsaydı bugün Türkiye’de en az 6, belki çok daha fazla Amerikan üssü olacaktı" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "1 Mart Tezkeresi geçmiş olsaydı bugün Türkiye’de en az 6, belki çok daha fazla Amerikan üssü olacaktı" dedi. Nebil Özgentürk’ün çektiği "1 Mart 2003 Direnişi" adlı belgeselin gösterimi, Mamak Belediyesi Kültür Merkezi Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Belgesel gösterimine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu, CHP’li milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte konuşan Özgür Özel, "İyi ki yapılmış bir iş. Tabii çok zor bir konu. Kapalı oturumda yapılmış bir meselenin belgeselini yapabilmek ve halen daha da siyasi sonuçları olan ve olmasından ürkülen bir tutum üzerine yapılan bir belgesel. Biz bu hafta bir kez daha 1 Mart oylamasının bütün tutanaklarının, tüm eklerinin aleniyet kazanması için bir teklifte bulunacağız. Bu bir kez daha oylanacak. Emin olun bir kez daha reddedilecek. Çünkü mesele tabii parlamento tekniği açısından ve gündelik kullanımla aradaki farklardan dolayı biraz anlaşılması güç hale gelebiliyor. Örneğin oylama gizli oylama değil. Oylama tezkere olduğu için işari oylama. Ancak bu oylamanın işari olduğunda kimin ne oy kullanacağı bilinmeyeceği için oylama 20 AK Parti milletvekilinin önerisiyle önce açık oylamaya dönüyor. Meclis Başkanı açık oylamanın şeklini sorunca da elektronik yapalım diyorlar. Böyle olmasa pusula olmaz. Böyle olmasa bakanlar vekaleten oy kullanmaz. Meclis içtüzüğüne baktığınızda oylamanın AK Parti tarafından açığa çevrildiği ve ardından da pusulaların da kabul edildiği ve vekaleten oy kullanıldığı için elektronik bir açık oylama yapıldı" ifadelerini kullandı. 1 Mart Tezkeresi’nin yapıldığı günün bugünlerde ABD ve İsrail tarafından bir başka Müslüman ülke olan İran’a yapılan saldırılara denk geldiğini söyleyen Özel, "Yine uçaklar, yine havadan bombardıman. Rejim değişikliği göze bile alınabilecek kara harekatı ve yine dünya kadar masumun kanı dökülecek. Irak’ta nükleer silahları vuracaklardı. Başka yerde narkoterörü durduracaklardı. Şimdi İran’ın güya elindeki nükleer kapasiteyi ortadan kaldıracaklar. Ama sonuçta bir ülkenin geleceğine ilişki kararları o ülkenin halkının vermesi yerine İsrail’in ve Amerika’nın vermesine olanak sağlayan bir durumdayız. Ve burada yine dönüp baktığınızda Irak’ın işgali sırasında kim ne diyordu? Bugün İran’ın işgaline ya da İran’da rejim değiştirilsin umuduyla yapılan tarihin en büyük hava hakaretı adına kim ne tepki veriyor derseniz aslında saflar değişmemiş ama bazı saflarda saflaşma olmuş. Belki bugün Irak’a getirildiği gibi İran’a karşı benzer bir tezkere getirseniz Türkiye’ye bu sefer buna Mecliste hayır diyecek saflar yine değişmemiş. Hayır diyecek bir CHP var. Ama AK Parti grubunun içinde buna hayır diyecek kimseyi bulabilir misiniz? 2002’deki gibi 100 tane altın adam oradan bulunur mu? Vatansever bulunur mu? İşte meselenin orası çok şüpheli" diye konuştu. "1 Mart Tezkeresi geçmiş olsaydı bugün Türkiye’de en az 6, belki çok daha fazla Amerikan üssü olacaktı" 1 Mart Tezkeresi kabul edilseydi Türkiye’nin fiilen işgal altında olacağını söyleyen Özel, "1 Mart Tezkeresi geçmiş olsaydı bugün Türkiye’de doğusunda ve güneydoğuda en az 6, belki çok daha fazla Amerikan üssü olacaktı. Fiilen ülke işgal altında olacaktı. O gün Irak bahane edilmişti. Sonra Suriye bahane edilecekti. Sonra İran bahane edilecekti ve Amerika burada kalıcı olarak duracaktı" dedi.