GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 14:21

6 Şubat depreminde 10 yakınını kaybedip Aksaray’a yerleşen ayakkabı imalatçısı o sabahı anlattı

A
A
A
6 Şubat depreminde 10 yakınını kaybedip Aksaray’a yerleşen ayakkabı imalatçısı o sabahı anlattı

6 Şubat depreminde 10 yakınını kaybeden ve deprem sonrası Aksaray’a gelerek yaşamını burada devam ettiren 55 yaşındaki depremzede, açtığı ayakkabı dükkanı ile geçimini sağlıyor. 6 Şubat sabahını anlatan Okurlar, "Kıyameti yaşadık" dedi.


6 Şubat 2023 tarihinde sabah saat 04.17’de meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremde 10 yakınını kaybeden Şükrü Levent Okurlar (55), depremin 3. yıldönümünde yaşadıklarını anlattı. Ayakkabı imalatıyla uğraşan ve Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Okurlar, 6 Şubat 2023 sabahında kıyameti yaşadıklarını söyledi. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü korkuyu yaşadıklarını söyleyen Okurlar, "Biz o kıyamet gününde Antakya’daydık. Gece saat 04.17’de büyük bir gürültü ile neye uğradığımızı şaşırdık. Evler, duvarlar, eşyalarımızın hepsi üzerine döküldü. Canımızı kurtardık ama kaybettiklerimiz de var. Yani tam anlamıyla kıyameti yaşadık. Uyku halindeydik, bir an böyle sallantıdan sonra gökyüzünün beyaz ışıklı olduğunu gördük. Aşırı derecede şiddetli gök gürültülü ışıklar vardı, gördük. Bu arada biran önce bulunduğumuz yerden kaçma umuduyla kendimizi sokağa attık. Binadan çıkınca da karşımdaki binanın yıkıldığını gördüm. Depremde sayı olarak kaybımız çok ama ilk etapta abim ve ailesi, amcamın oğlu ile ailesi olmak üzere toplam 10 kişiyi tek parça halinde mezara bıraktık geldik. Abimleri depremin 13. günü çıkarttık enkazdan. Amca oğullarını 16. gün çıkarttık. Defin işlemlerini yaptıktan sonra kendimize yakın olarak Aksaray’a gelmek zorunda kaldık. Ailem ve annemlerle beraber Aksaray’a geldik. Bir müddet burada ortamın düzelmesini bekledikten sonra artık şartların, durumların uygunluğuna göre burada ikamet etmeye başladık. Anneannem 93 yaşında enkazdan sağ çıktı onun tedavisiyle ilgilendik. Kendimizi burada bulduk ve yaşamımızı idame ettirmeye çalışıyoruz" dedi.


Ayakkabı üretimi yaparak yaşamını idame ettiriyor


Ayakkabıcılık mesleğinin dededen geldiğini ve bu mesleğe devam ettiklerini söyleyen Okurlar, "Bizde ayakkabıcılık dede mesleğidir. Babam 3 metre 13 santim boyunda dünyanın en büyük ayakkabısını yapıp rekorlar kitabına girdi. Aynı zamanda Antakya’da imalatla uğraştığımız için burada da ayakkabı satış işi yapıyoruz. Elimizden geldiği kadar ayakta durmak zorundayız. Ev ve iş yerlerimiz orada yapılıyor, biran önce bittikten sonra memleketimize dönmek zorundayız. Devletimiz bize bu konuda gerekli işlem ve yardımları yaptı. Gerek maddi gerek manevi yardımda bulundu. Ancak mecburen hayat şartları devletin de bir yere kadar desteği oldu. Daha sonra biz kendi mücadelemizle hayatımızı idame ettirmeye başladık" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de kazada hayatını kaybeden keman sanatçısı Laçin Akyol unutulmadı Mersin’de 18 yaşında trafik kazasında hayatını kaybeden keman sanatçısı Laçin Akyol, ‘Müziğin Sonsuzluğunda Yarım Kalan Bir Beste’ adlı anma konserinde, eserlerin kemanla icra edilmesiyle anıldı. Anma konseri, Mersin Kültür Merkezi Şeref Salonunda yapıldı. Konserde, genç yaşta hayatını kaybeden Akyol’un anısına sanatçılar tarafından eserler icra edildi. Programda Johann Sebastian Bach’tan ’Marcello Adagio’, ’Air ve Erbarme Dich’, Heinrich Baermann’dan ’Adagio Re Maj’, Tomaso Albinoni’den ’Adagio 2’, Sergei Rachmaninoff’tan ’Vocalize’ ile Azerbaycan Halk Şarkısı ’Laçin’ kemanla çalındı. Eserler, solistler Ezgi Arman, Helin Can, Kayahan Karaca, Nilay Karakaş, Marina Kvlividze ve Çiğdem Manolya Arslan tarafından icra edildi. Mersin Devlet Opera ve Balesi Orkestrasının da eşlik ettiği anma konseri, vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. "Onun bıraktığı mirası taşımaya devam edeceğiz" Programda konuşan Laçin’in Babası Mahmut Akyol, üzerlerindeki yükün ağırlığını taşımakta zorlandıklarını ifade ederek, "Bugün bu tarz bir sanatla kızımızın anılması, buruk bir sevinç oluyor. Aslında kızımızı kaybedeli bir yıl oldu. Camiamız, dostlarımız her zaman yanımızda oldular. Tüm Türkiye, hatta tüm dünya kan ağlıyor. O kanayan yara durmayacak tabii ama Laçin’i anarak, konserlerle, böyle anma geceleriyle ve yarışma düzenledikten sonra onu anacağız ve onun bıraktığı mirası taşımaya devam edeceğiz" dedi. Olayın geçmişi Kaza, 25 Ocak 2025 tarihinde Mersin’in Yenişehir ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte yolun karşısına geçmeye çalışan 18 yaşındaki keman sanatçısı Laçin Akyol, İ.H.Ç. (27) yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Akyol, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak 6 Şubat’ta hayatını kaybetti. Genç sanatçının organları ailesinin kararıyla bağışlandı. Kazanın ardından tutuklanan sürücü İ.H.Ç., Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme heyeti, sanığı ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. (FVZ-HSK-
Giresun Giresun Özel Ada Hastanesi’ndeki sağlık skandalı Sağlık Bakanlığı raporuna yansıdı Giresun’da Özel Ada Hastanesi’nde kalp krizi şüphesiyle acil servise başvuran Salih Aydın’ın yüzeysel değerlendirme sonrası taburcu edildiği, dakikalar sonra kalbinin durduğu ve kırmızı kodla yeniden hastaneye alındığı iddia edildi. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü raporlarında hekim kusuru tespit edildiği öne sürülürken, olay kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Giresun’da yaşayan Salih Aydın, göğüs ağrısı, sol kol uyuşması, mide bulantısı ve terleme şikayetleriyle Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Kalp krizi açısından tıp literatüründe "kritik uyarı belirtileri" olarak kabul edilen bu şikayetlere rağmen hasta iddiaya göre yüzeysel bir değerlendirme sonrası "kas ağrısı" denilerek taburcu edildi. Hasta yakınlarının iddialarına göre Salih Aydın taburcu edildikten yalnızca dakikalar sonra hastane çıkışında aracın içinde fenalaştı ve kalbi durdu. Aynı hastaneye bu kez "kırmızı kod" ile geri getirilen Aydın’a elektroşok ve kalp masajı uygulandı. Acil anjiyo yapılarak stent takılan hasta, yoğun bakıma alındı. Ailenin iddiasına göre, Salih Aydın’ın bugün hayatta olmasının nedeni doğru bir ilk değerlendirme değil, zamanla yarışta şans faktörü oldu. Hastane yönetiminin açıklaması tartışma konusu oldu Olayın kamuoyuna yansımasının ardından hastane yönetimi yaptığı açıklamada, "Hastanın taburcu edildikten dakikalar sonra kalp krizi geçirmesi mümkündür" ifadelerini kullandı. Ancak hasta yakınları bu açıklamanın bir savunma değil, riskin bilindiğinin kabulü anlamına geldiğini savunarak, "Risk biliniyorsa, hasta neden taburcu edildi?" diyerek tepkilerini dile getirdi. Resmî raporlarda "kusur" tespiti iddiası Ailenin paylaştığı bilgilere göre, Sağlık Bakanlığı ve Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan resmi raporlarda acil serviste görev yapan hekimin hasta değerlendirmesinde kusurlu olduğu, tıbbi evraklarda eksiklik ve çelişkiler bulunduğu ifade edildi. Raporda, hastanın şans eseri hayatta kaldığına da yer verildiği öne sürüldü. Kamuoyunda tartışılan bir diğer önemli konu ise Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’nin ruhsat durumu oldu. Aile, acil servisin hangi yetkiyle hizmet verdiği sorusuna hastane yönetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve CİMER üzerinden net bir yanıt alamadıklarını ileri sürdü. Hasta yakınları, ruhsatı tartışmalı olduğu iddia edilen bir acil serviste resmi raporlarla kusur tespiti yapılmış bir hekimin görevine devam etmesinin toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu savundu. "Bu dosya bireysel değil, kamusal bir mesele" Hasta yakınları, yaşananların yalnızca kendi ailelerini ilgilendirmediğini, kamu sağlık güvenliği açısından ele alınması gerektiğini vurguladı. Aynı hastane hakkında sosyal medya ve resmi başvurular yoluyla çok sayıda benzer şikayetin bulunduğu da hatırlatıldı. Aile, hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirterek, "Bu dosya kapanmadı. Bu mesele bizim değil, kamunun meselesidir" açıklamasında bulundu.