GÜNDEM - 20 Ağustos 2023 Pazar 12:55

Aksaray’da 5 katlı binanın çatısında ölüme meydan okurcasına çalıştılar

A
A
A

Aksaray’da 5 katlı inşaat halindeki bir binanın çatı katında hiçbir güvenlik önlemi almadan ölüme meydan okurcasına çalışan işçiler, görenleri hayrete düşürdü. Uzmanlar işçilerin güvenlik önlemi almadan çalışma yapmalarının iş cinayeti olduğunu söyledi.

Aksaray’da hiçbir güvenlik önlemi almadan 5 katlı inşaat halindeki bir binanın çatı katında çalışma yapan inşaat işçileri görenleri hayrete düşürdü.Hacılar Harmanı Mahallesinde bulunan bir inşaatta kameraya yansıyan görüntülerde, eğimli bir çatıda hiçbir güvenlik önlemi almadan çalışan inşaat işçilerinin adeta canlarını hiçe saydığı görülüyor.

Hava sıcaklıklarının 43 dereceye kadar ulaştığı Aksaray’da sıcaklıkların da getirebileceği olumsuzluklara rağmen tehlikeli çalışmayı sürdüren inşaat işçileri, zaman zaman çatının ucuna kadar gelerek zorlanarak çalıştı. Tüm bu yaşananlar kameralara yansıdı.

Aksaray’da 5 katlı binanın çatısında ölüme meydan okurcasına çalıştılar

“Bu bir iş cinayetidir”

İşverenlerin az sayıda olan kalifiye işçilere yaptırım uygulayamadığından bahseden İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran (44), yasaların ve kanunların çok güzel olmasına rağmen mekanizmanın çalışmadığını ve bunun bir iş cinayeti olduğunu söyledi. İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran, bir önlem alınmazsa bu iş cinayetlerinin devam edeceğini belirterek, “Bizlerde iş güvenliği uzmanı olarak bu konudan mustaribiz. Yapılması gereken en önemli şey şu, öncelikle şehrimizde daha sonra ülkemizde birçok ’iş kazası’ diye geçen süreçlerin asıl adı iş kazası değil iş cinayeti olduğunu söylüyoruz. Bu bir iş cinayetidir. Aslı cinayettir. Onun için adli makamlarla beraber başlıyor bu süreçler. İşverenler iş güvenliği tedbirlerini almamakla ve aldırmamakla yükümlü olmakla beraber işçilerde uymakla yükümlü olmasına rağmen bu mekanizma çalışmamakta. Sebebi şu; işçilerin bulunmaması. Yani piyasada kalifiye işçilerin az olmasından kaynaklı işverenler işçilere yaptırım uyguladıklarında iş güvenliği kurallarına uymadıklarında otomatik olarak inşaatlarda veya diğer sektörlerde işçi bulamıyorlar. Bu döngü devamlı olduğu sürece de iş kazası değil iş cinayeti olmaya devam edecek” dedi.

Aksaray’da 5 katlı binanın çatısında ölüme meydan okurcasına çalıştılar

“Güvenlik değil, danışman rolünde çalışmaktayız”

Denetlemeler hakkında bilgiler veren İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran, “Denetleme mekanizması şöyle; bizler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bağlı olmakla beraber çalışmaktayız. Bununla birlikte İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğümüz bizleri ve kendi müfettişlerini denetim amacıyla sahaya göndermekte. Fakat sahayla ilgili yaptırımlar ceza ile beraber ortaya çıkıyor. Bu süreçte de bizler daha çok danışman rolünde çalışmaktayız. İşverene danışman, danışan olmaktayız. İşçinin de aynı şekilde. Bu yaptırımların, eğer ki bu işin çözülmesi için ortak sağlık güvenlik birimleri ile işverenlerin arasındaki para hususunun kaldırılması gerekir” şeklinde konuştu.

“Yasalarımız çok güzel fakat uyulmuyor”

Yasalara uyulmadığının da altını çizen Duran, “6331 sayılı iş kanunu, 4857 SGK kanunu ile beraber yasalarımız çok güzel, fakat işleyiş ve yasalara uyma ile ilgili sorunlar yaşandığı için zaten iş kazaları ve iş cinayetleri oluyor. Eğer ki bunlara uyulursa, işveren bunları uygulayıp işçi de uyduğunda hiçbir sorun çıkmayacağı kanaatindeyiz. Yasalarımız var fakat uygulama yok, uygulamamız sıfır. Aynı zamanda denetleme mekanizmamızda çalışmıyor. İş cinayetleri de bu noktadan devam ediyor” diye konuştu.

Yasin Can

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta asfalt çalışmaları Kahramanmaraş’ta alt yapısı tamamlanan yollarda sıcak asfalt serim çalışmalarına başlandı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde sürdürdüğü alt ve üstyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bir yandan altyapı modernizasyon çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Büyükşehir Belediyesi, altyapı imalatları tamamlanan bölgelerde de üstyapı uygulamalarını eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. Vatandaşların daha güvenli, konforlu ve modern ulaşım imkânına kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin farklı noktalarında asfalt seferberliği aralıksız sürüyor. Üstyapı çalışmaları kapsamında ekiplerin çalışma gerçekleştirdiği adreslerden biri de Yavuz Selim Mahallesi oldu. Mahallede bulunan 73015 sokakta altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sıcak asfalt serimine geçildi. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki arterde sürdürülen çalışmalarla yol baştan sona yenileniyor. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında arter, toplam 2 bin ton sıcak asfaltla kaplanıyor. Yoğun iş makinesi ve personel desteğiyle sürdürülen çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Altyapı imalatları sırasında deforme olan ve sürücüler açısından konfor kaybına neden olan arter, gerçekleştirilen üstyapı yatırımıyla daha modern bir görünüme kavuşuyor. Toplam 5 Milyon TL’lik yatırımla yenilenen sokakta, ulaşım standardının önemli ölçüde artırılması amaçlanıyor. Asfalt seriminin tamamlanmasının ardından yolun hem sürüş güvenliği hem de ulaşım konforu açısından bölge sakinlerine daha kaliteli bir hizmet sunması hedefleniyor.
Adana Şehit annesi: "Benim oğlum burada yatarken Anneler Günü gelmiş neyimize bizim" Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 2016 yılında PKK’lı teröristlerin yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Orçun Kubat’ın annesi Şükriye Kubat, "Acısı ilk günkü gibi. Benim oğlum burada yatarken Anneler Günü gelmiş neyimize bizim? Anneler Günü’nde acılarımız daha çok depreşiyor" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Şehit annesi Şükriye Kubat, Anneler Günü’nde oğlunun Adana Asri Mezarlığı Şehitliği’ndeki kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden anne Kubat, mezar taşındaki fotoğrafını sevip uzun süre gözyaşı döktü. 2016 yılında Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde şehit olan oğlunun acısının yıllardır dinmediğini söyleyen anne Kubat, "2016 yılında Yüksekova’da şehit oldu. Acısı aynı, ilk günkü gibi; değişen bir şey yok. Anneler Günü ama çok buruk geçiyor. Her anımda onun yokluğunu hissediyorum" dedi. Anneler Günü’nde oğlunun kendisine sürpriz hediyeler gönderdiğini anlatan acılı anne, "Anneler Günü’nde internetten hediye gönderip sürpriz yapardı. Bütün annelerin günü kutlu olsun ancak şehit annelerinin günü pek kutlu değil. Anneler Günü’nde acılarımız daha çok depreşiyor" ifadelerini kullandı. Oğlunun nişanlandıktan kısa süre sonra şehit düştüğünü belirten Şükriye Kubat, "Nişanlanıp gitmişti, aradan 2 ay geçmedi; şehit oldu" diyerek mezar başında gözyaşı döktü.
Bursa Ayıları bal peteğindeki ayak izleri ele verdi Bursa’da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi. Edinilen bilgiye göre olay Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesinde meydana geldi. 17 senedir arıcılıkla uğraşan 58 yaşındaki Abdullah Çalı orman arazisi içerisine arılarını bıraktı. Geçtiğimiz gün arı kovanlarının bulunduğu bölgeye gelen anne ayı ve 1 yaşlarındaki 2 yavrusu 21 kovanı parçalayıp içindeki balı yediler. Bal olmayınca gıdasız kalan milyonlarca arı kovanlar parçalandığı için geceyi parçalanan kovanların önünde dışarıda geçirince soğuktan öldü. Bal peteğindeki ayak izinden anlaşıldı Sabah arılara bakım için gelen Abdullah Çalı gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Önce parçalanan kovanları toplayan Çalı bir bal peteği üzerindeki ayak izlerinden olayın failinin anne ve yanındaki yavru ayılar olduğunu tespit etti. Parçalanmış petekleri ve ölen arıları toplayan Çalı bal petekleri üzerine çıkan ayıların ayak izlerini gösterip her birinin içerisinde 70 bin arı barındırdığı 21 adet kovanının telef olduğunu söyledi. Çalı, "Bir kovandan daha az bir arı kalmış ama onlarında anne babaları var mı yok mu bilmiyorum" dedi. Öte yandan, Abdullah Çalı’nın 5 kovan arısının da geçtiğimiz yıl hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi.
Çankırı Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. "Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir" Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, "Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800’lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde ‘Tatlı Su Çamaşırhanesi’ olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından ‘Tarihi Çamaşırhane’ olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
Bursa Işıltılı bir cilt için bol su tüketin Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu. Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi. Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; "Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir."
Antalya Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.’nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. Kaza anı güvenlik kamerasında Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. 46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu