ASAYİŞ - 21 Ekim 2025 Salı 17:28

Kadının sahte altın oyunu kapalı çarşıda bozuldu

A
A
A
Kadının sahte altın oyunu kapalı çarşıda bozuldu

Aksaray’da kolundaki sahte bileziklerle kuyumcuya gelen kadın, kuyumcudan bakmak için istediği gerçek altın bileziklerle kolundaki sahte bilezikleri değiştirdi. Oyunu anlayan kuyumcu kadına fark ettirmeden alarm butonuna basarak polis çağırdı. Kısa sürede kuyumcuya gelen polisler kadını sahte bileziklerle birlikte suçüstü yakalarken, avukat "Tutuklu yargılanması için elimden geleni yapacağım" dedi, kadın ise "Çoluğum çocuğum var abi yapma" diye yalvardı.


Olay, Aksaray’ın şehir merkezinde bulunan kuyumcular kapalı çarşısında bir kuyumcuda yaşandı. Edinilen bilgiye göre, K.Ş. (28) isimli kadın koluna taktığı altın sarısı 2 adet sahte burma bilezikle kapalı çarşıda bir kuyumcuya geldi. Kuyumcudan kolundakileri gösterip aynısını almak istediğini söyleyen kadın, kuyumcunun aynı model verdiği altın bilezikleri incelerken, kolundaki sahteleri çıkarıp kuyumcunun bakması için verdiği gerçek altın bilezikleri koluna taktı. Kolundan çıkardıklarını ise kuyumcuya verdi. Durumu fark eden kuyumcu durumu belli etmeden iş yerinde bulunan alarm butonuna bastı. Emniyete giden ihbar üzerine polis kısa sürede adrese geldi. Kadın, kuyumcuya verdiği sahte bilezikler ve koluna taktığı gerçek bileziklerle suçüstü yakalandı.


Polis kadını kuyumcudan çıkarırken, olay yerinde bulunan ve kendisini avukat olarak tanıtan bir kişi polis ekiplerine dönüp, "Ben avukatım, tutuklu yargılanması için elimden geleni yapacağım" dedi. Bunun üzerine kadın, "Benim çoluğum çocuğum var abi yapma, hasta çocuğum var yapma kurban olayım" diye yalvardı. Polis ekipleri kadını gözaltına alırken, kuyumcu kendi bileziklerini alıp sahte bilezikleri polise teslim etti.


Olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.



Kadının sahte altın oyunu kapalı çarşıda bozuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.