MAGAZİN - 03 Haziran 2008 Salı 14:23

Serdem Coşkun İha'ya konuştu

A
A
A
Serdem Coşkun İha'ya konuştu

Evlendikten sonra eşiyle birlikte Amerika'ya yerleşen besteci ve şarkıcı Serdem Coşkun eşinden ayrıldığını söyledi.

Evinin kapılarını İhlas Haber Ajansı kameralarına açan Coşkun, "Şimdi oğlum ile birlikte Türkiye'ye döndüm. Yepyeni bestelerimden oluşan bir albüm hazırlıyorum" dedi.

Besteci Serdem Coşkun, uzun yılladan sonra döndüğü Türkiye'de İhlas Haber Ajansı muhabirinin sorularını yanıtladı. Eşinden ayrıldıktan sonra İstanbul'a kesin dönüş yaptığını söyleyen Coşkun, "Ben pire için yorgan yakarım.

Gerekirse bu işi bırakırım. Oğlumu daha önemli. Yiyecek soğan ekmeğimiz var. Şimdi yepyeni bestelerimden oluşan bir albüm hazırlıyorum.

Eğer kısmet olursa Eylül ayında piyasada olacak. 12 yaşından beri müzikle uğraşıyorum. Çok küçük yaşalarda evde rahat durmadığım zamanlar annemler beni Bülent Ersoy, Emel Sayın ve rahmetli Zeki Müren'in resimlerin göstererek korkutup uyuturlardı.

Onların makyajlarından ve duruşlarından çok korkardım. Son olarak Bülent Ersoy ile görüştük. Benden bir beste istedi. Yeni albümüne bir beste yapacağız" dedi

EBRU YAŞAR VEFASIZ ÇIKTI
Yazdığı bestelerle bir çok sanatçıya şehretin kapılarını araladığını söyleyen Serdem Coşkun, "Ebru Yaşar başta olmak üzere, Kader, İntizar, Sibel Can, Hilal Özdemir, İbrahim Erkal, Azeri Kızı Güner bunlardan bazıları.

Ama her sanatçının bir bestecisi vardır. Ebru benim şarkılarımla şöhreti yakaladı. Yeni albümü için bana yine geldi. Ama artık ona beste vermeyeceğim. Çünkü Geçmişte 'O beni Sırtımdan Vurdu', 'O gitti' ve daha bir çok beste vermiştim. Beste vermediğim için tartıştık.

O bana terbiyesizlik yaptı terbiyesizlikte geçmişe dayanan bir olay. Ben peynir ekmek gibi şarkı yazmıyorum. Zaten öyle olsam kalp taşımıyor olurum. Az ve öz yapıyorum.

Şarkınız ve sesiniz güzel ise zengin sevgili bulmanız ya da paraya pula gerek kalmaz. Sevgili Fatma Girik ile aynı kanalda program yapıyorduk. Ona ulaşamayanlar bana, bana ulaşamayanlar ona ulaşıyordu.

Yazdığım aşk şarkıları hep damardan olduğu için bir çok sevenim bana mektuplar yazarlardı. Aşk yüzünden intihar edeceklerini falan söylerlerde ben üşenmeden hepsine cevaplar yazardım.

Ama bundan 9 yıl önce ikisine engel olamadım. İntihar ettiler. Şimdi piyasada herkes şarkıcı oldu. Bu yaz bir konser için Kıbrıs'a gitmiştik. Kadromda hiç tanıdığım sanatçı yoktu. Hepsi yeni, asistanıma dedim ki biz burada ne yapıyoruz. Bildiğim şarkı da yoktu" diye konuştu

MUAMMER YAŞAR - İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Ayvalık Zeytinyağı’na karekodlu takip sistemi Ayvalık Ticaret Odası tarafından Ayvalık zeytinyağının marka değerini ve kalitesini korumak amacıyla karekod uygulaması başlatıldı. Ayvalık’ın zeytinyağında hem başkenti hem de sektörün vitrini konumunda olduğunu belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, uygulamanın ürün kimliği oluşturmak ve izlenebilirliği sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini ifade etti. Yeni sistemle birlikte coğrafi işaret hologramlarının yanında karekod da yer alacak. Karekodu okutan tüketiciler, Ayvalık Ticaret Odası’nın internet sitesi üzerinden ürünün kimyasal ve duyusal analiz sonuçlarına ulaşabilecek. Kadastro sistemi üzerinden zeytinin toplandığı bahçe ve parsel bilgileri görüntülenebilecek. Ayrıca ürünün üretim miktarı, kaç adet üretildiği, ambalajlama şekli, tonajı ve hologram üzerindeki seri numarasının doğrulaması da sistem üzerinden kontrol edilebilecek. Uygulamanın en önemli amaçlarından birinin tüketicinin aldatılmasının önüne geçmek olduğunu kaydeden Uçar, üreticilerin de rekabet ortamında ürünlerini daha premium bir kalite segmentinde sunabilmelerini hedeflediklerini söyledi. Türkiye’de benzer bir uygulamanın bulunmadığını dile getiren Uçar, yurt dışındaki örneklerin incelendiğini ve sistemin geliştirilmeye devam edildiğini belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin katma değerinin yüksek olması gerektiğine dikkat çeken Uçar, Avrupa Birliği ülkelerinde coğrafi işaretli ürünlerin benzer ürünlere göre yaklaşık iki kat fiyatla satılabildiğini ifade ederek, Ayvalık’taki butik üreticilerin katma değerini artırmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
Malatya Yaklaşık 200 yıllık han, zamana direniyor Malatya’nın Arapgir ilçesindeki tescilli Millet Han, tarihi dokusuyla ayakta kalmayı sürdürüyor. Arapgir ilçesinde bulunan yaklaşık 200 yıllık Millet Han geçmişten günümüze uzanan mimarisiyle dikkat çekiyor. Kitabesi bulunmayan yapının 1850’li yıllarda inşa edildiği tahmin ediliyor. Kesme taşlardan iki katlı olarak yapılan ortasında avlu ve şadırvan bulunan tarihi yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 2009-2011 yılları arasında aslına uygun şekilde restore edilerek belediyeye teslim edildi. Restorasyonun ardından hanın üst katı butik otel alt katı ise ilçeye özgü yöresel yemeklerin üretildiği restoran olarak kullanılmaya başlandı. Çarşı altında yer alan yapı ilçenin önemli kültürel mirasları arasında bulunuyor. Arapgir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mesut Kavas, yapının kitabesinin bulunmadığını belirterek hanın yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Yapının ana taşıyıcılarının taş duvarlardan oluştuğunu ifade eden Kavas, ara bölmelerde kerpiç, döşemelerde ise ahşap malzeme kullanıldığını kaydetti. Millet Han’ın geçmişte üreticiler ve esnaf tarafından konaklama ve ticaret amacıyla kullanıldığını aktaran Kavas, hanın uzun yıllar bölge halkına hizmet verdiğini belirtti. Yapının ahşap yapı olması nedeniyle son dönemde müşteri kabulünü durdurduklarını belirten Kavas, buna rağmen hanın Arapgir turizmi açısından önemli bir durak olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Bölgeye gelen ziyaretçilerin hanı gezdiğini ifade eden Kavas, misafirlerin özellikle yöresel lezzetler ile reyhan çayı ve reyhan şerbetine yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Millet Han’ın tescilli bir yapı olduğunu hatırlatan Kavas, restorasyon çalışmalarının koruma kurulu kararları doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi.